Doğunun Kalkınması
Gönderen Fakir - Kasım 03 2007 - 18:31:47
Doğunun Kalkınması/Mustafa Küpeli

Mustafa Küpeli Zaman, Doğu’nun birlik zamanı

Erzurum’da yapılması kararlaştırılan 2011 Uluslararası Kış Olimpiyatları, sadece Erzurum'la sınırlı kalırsa ülkemize ve bölgeye gerekli katkıyı sağlayamayacak, fayda yerine zarar getirecektir. Ağrı-Kars-Iğdır-Erzurum-Ardahan ve Sarıkamış el ele verip ortak hareket etmedikçe Olimpiyatlar amacına ulaşamayacaktır.
Yöremizde uluslararası büyük organizeler yapılmadığı için hem yetkililer, hem de yöre halkının en azından birincisinde uyum sorunu yaşayacağını düşünüyorum. Ama her şeyin bir ilki var olur böyle hatalar dersek, yapılacak her eksiğin, yanlışın hem bölgemize, hem ülkemize büyük prestij kaybına neden olur.
15 yıldır bölgede gazetecilik yapan ve yöremizin insanı olan Mustafa Küpeli bölgenin temel sorunlarını gazetemize değerlendirdi.

Bu söyleşiyi yaparken bir düşünce rüzgarı, bir ışık, bir itici güç oluşturalım; yetkililere, ilgililere sesimizi duyuralım ve hatta "uyanın artık!" diyelim istedik.
İşte temel saptamalar...

—Ağrı dağı yıllar boyu bir tablo gibi sadece insanların gözlerini ve gurbette olanların zihinlerini süsledi.
—Ağrı’nın cazibesi herkesi büyülemiştir; görünmez, bilenmez bir çekiciliği vardır...
—Ağrı ve Ağrı Dağı bir hayal dünyası, bir sevdanın beşiği; tarihi kucaklamış ve başından beyaz leçeğini hiç indirmeyen Türkiye’nin nazlı gelini...
—Ağrı, bazan Nuh'u bulup cennetin yolunu arayanların inanç dağı, bazan da tepesine ulaşmak için hırsla tırmananların mezarı...
—Bazıları da haç vazifesi için ona koşuyor. Bir devlet, onda hak iddia ediyor, parasına puluna resmini basıyor, şirketine okuluna onun adını veriyor, Tüm dünyadan pek çok insan onu görmek, ona dokunmak ya da ona çıkmak için hayal kurdu..
—Adına türküler dizildi, ağıtlar yakıldı, destanlar yazıldı bir kahraman; sahibi çok; yüceliğine, yüksekliğine erişilmeyen, Türkiye’nin tek zirvesi...
—Bazan gidip gelemeyenlerin ısrarı, hırsı, erişilmez rüyasıdır. Zirvesi bembeyaz, yamaçları yemyeşil; koyunları, kuzuları, yaylakları ile bir başka dünyadır Ağrı...
—Kekik öbeklerinin baş döndürücü keskin kokuları ve güneşin batışı eşliğinde seyrine doyum olmayan ırmaklarında, derelerinde Gökkuşağı renginde ışıl ışıl, nazlı nazlı taşlarla oynaşır ırmaklarında suları ...
—Tarihi kaleleri, İshakpaşa Sarayı ile yürek yakar, bakanın gözlerini kamaştırır, her güzel aşk ile bakar Ağrı’ya. Düşlerde, masallarda, atıyor tüm yürekler. Ozanlar vardır omzunda sazı, gönülde sızı, hayalde yayla kızı söyler de söyler. Türkiye’nin zirvesi, erişilmez çatısıdır. Yüksekliğindeki doruktan bakıldığında nefes keser.
—Bazıları da haç vazifesi için ona koşuyor. Bir devlet, onda hak iddia ediyor, parasına puluna resmini basıyor, şirketine okuluna onun adını veriyor, tüm dünyadan pek çok insan onu görmek, ona dokunmak ya da ona çıkmak için hayal kuruyor.

— Ağrı büyük yüce masalcını yazarın türkücünün şairin diline dolanmış adına Destanlar yazılmış, kızlar düğün halaylarında türküler, maniler söylemişler, Analar ağrı masallarıyla uyuttular çocuklarını.
—Herkes sahiplenmek istedi Ağrı'yı. Ancak biri var ki herkeslerden farklı. Tapusunu çıkarttırdı Ağrı Dağı'nın. "Servetimi verip tapusunu aldım. Ben aşığım ona, sarılır toprağına yatarım da vermem kimselere" der 32 köyün sahibi toprak ağası Ahmet Ağrılı...

—Kars’ı, Erzurum’u, Iğdır ve Ağrı’yı kucaklamış kollarına alıp sımsıkı sarılan kocaman yürekli bir anadır Ağrı.

###Ağrı’yı anlayamadık anlatamadık
Ağrı Türk tarafından gerektiği kadar anlaşıldığına inanmıyorum. Bizi kalsaydı Ağrı şimdi unutulmuştu.
Bakınız önemli bir örnek vererek Ağrı’yı anlatmak istiyorum Ağrı Dağı'nda tipi faciası yaşanırken, İskender gibi çok önemli bir sporcumuzu ve onun kadar tanınmış sporcularımızı kaybettik Bunun tek sebebi dağcılara önemli noktalarda baraka kulübe evleri yapıp katkı sunmadık Eğer bunu bile becerebilseydik tırmananları güvenceye alır, cesaret verirdik O zaman tırmanan sayasında büyük bir oranda artırmış olurduk.

### Yayla turizminin adresi Türkiye ve yüksek yaylalardır
Yaz Turizmi açısından turistlerin beğenisini kazanan Türkiye, dağ ve doğa yürüyüşü turizmine yönelik çalışmalarını da sürdürmeli ve yetkililer katkı sunmalıdır.
Reklam eksikliği var. Çünkü Yayla turizminin adresi yüksek yaylalardır
Tanıtım eksikliğimiz, reklam alt yapımız, konaklama tesislerimizin sayısı çok az. Halbuki Ağrı Dağı'na en yakın havaalanları, Ağrı (100 km), Kars (130 km) ve Erzurum (345 km) illerinde bulunmaktadır. Dağın dibindeki Iğdır'da havaalanı yoktur. Bu eksiklik telafisi olanaklı olmayan yaralara yol açmakta, ülkemiz her anlamda zarar görmektedir. Kimi karayolu taşıma şirketlerinin tekellerini kırarak bu yaraya artık merhem sürülmelidir.
Ağrı’nın tek başına tanıtılması, yatırımlar yapılması, kalkındırılması mümkün değildir. Dağın doruğunda bir örtü buzulu vardır. Doğu yüzünde Serdarbulak Yaylası ve 3896 m. yükseklikteki Küçük Ağrı Dağı yer alır. Dağın, % 65'lik kesimi Iğdır İli'nde, % 35'lik Dağ geniş bir alana egemendir. Ne acıdır ki Ağrı ve Iğdır, Ağrı Dağı için önemli projeler hazırlayıp bir araya gelememişlerdir. Sadece sözde sahiplenmişlerdir. Ağrı Dağı benimdir, senindir; sevgi eylem gerektirir, içi boş kuru laflar değil...

###Turizmin önü tıkanıyor Hz. Yakup Kilisesi bir haç merkezi olsun
Türk-Azerbaycan-Alman İşverenler Birliği Başkanı Mehmet Emin Kaya, Ağrı Dağı`na yapacakları 1 milyar euro yatırım için 3 yıldır bürokrasiyle uğraştıklarını söylüyor. Kaya, "1.3 milyar Hıristiyan için Ağrı Dağı'nda bulunan Hz. Yakup Kilisesi bir haç merkezi. Ağrı Dağı'nda festival yapmak istiyoruz. 3 yıldır bu iş için 300 bin euro harcadık. Ama bürokrasiyi aşamadık." Nuh'un Gemisi'ne benzer bir otelin de bulunduğu büyük tesisler yapmak isteyen Kaya, "Özkaynağımız yeterlidir. Devletten sadece alt yapı istiyoruz. Ama kimseden tık yok.

###Bu anlayışla Türkiye’nin kalkınması bölgede göçün durması mümkün olabilir mi?"
İshak Paşa Sarayı, iyi düzenlenir, alt yapısı, Otel ve konaklama sorunları çözüme kavuşturulur ve ulaşımı sağlanırsa başta Doğubayazıt olmak üzere bölge için inanılmaz bir potansiyeldir. Bu tarih tanığının en büyük eksikliği ise yetirince tanıtımının yapılamamış olmasıdır. İshak Pasa Sarayı sadece bir saray değildir; türbesi, camii, surları, iç ve dış avluları, divanhaneleri, divan ve harem salonları, çeşitli koğuşları, tavlaları ile bir Bey Kalesidir. Bir şatodur. Böylesine bir tarihi dokuyu turizme açmanın yollarını aramak lazım.

###Yasak büyük zarar verdi
Ağrı Dağı, ülkemizin ve Avrupa'nın en yüksek dağıdır. Bu nedenle birçok dağcının ve gezginin hayallerini süslemektedir. Bunun yanında Nuh'un gemisi mitolojisine ev sahipliği yaptığından dolayı da çok merak edilen bir dağdır. Kayıtlara göre Ağrı Dağı'na İlk tırmanış 9 Ekim 1829’da gerçekleşmiş. Ağrı'ya tırmanış 1990 yılında yasaklandı. 1998'de Dağcılık Federasyonu'nun bir grup dağcıya izin vermesiyle bu yasak kaldırıldı.
Yasak, Ağrı'dan bir milyon turisti uzaklaştırmış. Dünyanın aşık olduğu bir tarihi dokuyu incelemek için can çekişen, kimi inancına, kimi sevdasına zirveye ulaşmak için yarışırken, milyonlarca insana yasak konulmuş ve 10 yıl Ağrı Turizmi büyük bir yara almıştır. Verilere göre, bu yıl Ağrı'ya 100 bin turist gelmiş. Bunların her biri 200 dolar harcasa, 10 yılda milyar doları kaybetmişiz demektir.

###Gurbetteki Ağrılıların durumu
Ağrılar da diğer illerdeki insanlar gibi istemeden memleketlerinden ayrılmış, bir anlamda zorunlu göçe tabi olmuşlardır. Henüz kentli olamamışlardır. Bu öyle kısa sürede olmuyor, 25–50 yıl gerekebiliyor. Böyle olduğu için de Ağrılılar birbirlerinden kopmamışlar; dernekler, federasyonlar kurarak birliklerini sürdürmeğe çalışıyorlar. Bu, aynı zamanda bir başarıdır da. Gurbet-sıla birlikteliğini yaşatır. Duyarlı insanlar bu gibi etkinlikler içinde yer almaktan mutluluk duyarlar. Kendilerini kutlamak lazım. Adını, içinde bulunan Ağrı Dağı'ndan almıştır. 1834 yılında bucak, 1869 yılında ilçe olan Ağrı, 1927 yılında il olmuştur. Eski adı Karaköse'dir.

###Ağrı, Kars, Iğdır, Sarıkamış el ele vermeli
Ağrı Dağı'nda Kış Olimpiyatları araştırmasının başlaması İnsanın umutlarını yeşertiyor. Ağrı Kültür ve Turizm Müdürü Muhsin Bulut, İstanbul Ticaret Odası (İTO ) ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nin ortaklaşa yürüttüğü "Doğu Anadolu Bölgesi'nde Turizm Odaklı Bölgesel Kalkınma Projesi ve Kış Olimpiyatları" araştırması kapsamında, İTO ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nden bir ekip Ağrı Dağı'nda çalışmalarına başlamış durumdadır.
Kış Olimpiyat Komitesi'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nin kış turizmi potansiyelini araştırmak amacıyla Erzurum'da yapılan çalışmalarda, Ağrı'da uluslararası kış olimpiyatları yapılabileceği belirlenmişti. Şimdi Sarıkamış'a da Erzurum’a çok yakın olduğu ve dünyanın önemli pistlerine sahip olduğu için mutlaka ihtiyaç duyulacaktır.
Ağrı, Iğdır, Kars ve Erzurum el ele verip Kış olimpiyat komitesiyle sıkı bir çalışma içinde olmalıdır. Duyduğumuz kadarıyla Erzurum Palandöken Pistleri'nin yetersiz oluşu ve ağaç olmadığı için karın tutulamaması yüzünden yeni pistler arayışı içine girilmiş. Aslında bu pisleri Iğdır, Ağrı ve Kars Sarıkamış’ta mevcut. Erzurum, Uluslar arası Kış Olimpiyatları'nda tek başına hareket ederse cevap vermeyeceği ortada. Eksiklikler hem Türkiye, hem de bölgemiz büyük bir prestij kaybı olacak ve öte yandan büyük bir maddi kayıbımız da olacaktır. Söz konusu illerdeki yetkililerin acilen birlikte hareket etmek için harekete geçmeleri şarttır.

###Devlet doğuda yatırımcıyı kucaklamalıdır
Doğu Anadolu insanının tek geçim kaynağı tarım ve Hayvancılıktır. Iğdır'da sulu tarımı devlet desteklememiş, üretici zarar edince üretimden elini çekmiştir. 3 İl sınır kasabası olan Iğdır, Ilımlı iklimini de iyi değerlendiremediği için işsizlik artmış, insanlar göç etmiş. Bölge boşalmış ve Ağrı da aynı kaderi paylaşmıştır. Şimdi Ermenistan, Ağrı- Kars -Ardahan -Iğdır bizimdir diyor. Türkiye yatırım yapmıyor. Yatırım yapmak isteyen özel teşebbüsün önünü açmıyor. Ağrı'yı, Ardahan’ı, Kars'ı, Iğdır’ı göçe zorluyor, bölgeyi insansızlaştırıyor. Siyasal Birikim Gazetesi, Yaşam Gazetesi ve extrahaber.com başta olmak üzere yöremizin basını defalarca yazdık, sorduk, isyan ettik; duyan, şöyledir veya böyledir, doğrudur ya da yanlıştır diyene rastlamadık...
Bir İş adamı Ağrı dağı'nın sırrını çözmüş, kalkınmanın, Türkiye'ye milyar dalarlar getirecek dev bir yatır yapmak istiyor, ama Türkiye elinden tutmuyor. Doğu'nun, Türkiye’nin kalkınmasında Tarihi Turizm, İnanç Turizmi, Kış Turizmi ve Yayla Turizmi mutlaka gereklidir...
Ağrı Dağı'nın Milli Park olması için Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen çalışma tamamlandı. Bakanlığın konuya ilişkin yazısı Bakanlar Kurulu'na sunuldu. 105 bin 600 hektar alandan oluşacak bir park. Doğubayazıt’taki tarihi İshakpaşa Sarayı'nın restorasyonu iyi gelişmeler. Tarihi yapılara ve doğal zenginliklere sahip çıkmadan, onları korumadan ve tanıtmadan, insanlığın hizmetine sunmadan kalkınma olmaz.

###Siyasiler kalkınma fırsatı olarak görmeli
Erzurum merkezli yapılacak olan 2011 Uluslararası Kış olimpiyatlarından iyi kazançlar elde etmek ve Türkiye’nin yüzünü ak edip Türkiye’yi olimpiyatlar ülkesi yapmak için Ağrı, Erzurum, Kars, Iğdır ve Ardahan Milletvekillerinin; illerin valilerinin, belediye başkanlarının; ilgili kurum ve kuruluşlarının, bölge halkının bu proje etrafında birleşmeleri bölgeye yaymak için çalışmaların yapılması elzemdir. Bu proje Erzurum merkezli olsa da bölgeye mal edilmelidir.
Iğdır’ın 3 ülkeye kapısı var. Keza Ağrı yine sınır kapısı olan bir ilimiz. Gürcistan’a kapısı olan Ardahan’da Uğurlu Dağı Kayak Tesisleri 10 yıldır istimlâk yapılamadığı için faaliyete geçemiyor. Kars ve Sarıkamış yıllardır otelsizlikten müşterisini kaybetti. Ağrı, Kars, Ardahan ve Iğdır Gürcistan, Ermenistan, Nahçivan ve İran devlet sınırlarının kesişme noktasındalar ama turist çekmek için hiç bir çaba gösterilmiyor. Bölgede tarihi, yayla, dinsel ve kış turizminin önü açılmalıdır.
mustafakupeli36@gmail.com