COĞRAFYAM KARIŞTI
Gönderen Fakir - Eylül 01 2008 - 03:58:42
COĞRAFYAM KARIŞTI/Sezer Nişancı

Sezer Nişancı Ben ilk okuldan liseye kadar hep aynı atlası kulandım. Benim o kadar sene kullanmam normal elbette ama benim atlasımın ön yüzünde kimlerin adı yazmazdı ki.
Aynen şöye bir liste uzanmıştı atlasımın ilk sayfasında.
Demir Kılıç /Müjgan Kılıç/ Sevil Kılıç/Sema Kılıç/ Serap Kılıç/ ve nihayet ben Sezer Kılıç
Tam altıncı kullanıcıydım o atlasa.
Amcamdan başlayıp, halama, oradan biz dört kardeşi gezdi geldi bana atlasım. Senede bir kez dış kabını değişirdik.Bazen takvim yaprağı bazen de yağlı kağıtlarla yıllarca korunmuştu o atlas. Ve bizlerle kaç il, kaç okul gezmişti o.
Sahiden emekçiydi benim atlasım. Şimdilerde içerlerde biryerlerde bir kolide tıkılı olmalı eğer halamın oğluna gitmediyse benden sonra.
O zamanlar, Türkiye'nin komşularını say dediğinde öğretmen, Kuzeyde S.S.C.B, Doğuda İran -Irak, Güneyde Suriye ve Akadeniz, Batıda Ege denizi . Bir de sınır komuşularımız Yunanistan, Bulgaristan dedik mi tek cümlede biterdi. Öğretmen bunların nüfuslarını ve km2 lerini soracak olursa başlardık hık/mık demeye ama gene de öğrenirdik zorla da olsa. Ardından başkentlere gelirdi sıra. Azıcıkda orada ıkın-sıkın yapsak da 10 luk sistem de 5 i alır da geçerdik o dersten. Ama ille de geçerdik. Matematik dersi miydi bu? Ne vardı komşularımızı ezberlemeyecek değil mi?
En başta ana babalarımız öğretirlerdi bak yavrum çok kolay diye...

Sonra zaman değişti, atlas değişti. Benim iki çocuğum aynı atlası kullanamadı sanki. Durmadan değişti coğrafya ve tabiiki atlaslar. Yugoslavya dağıldı, kaç ülke oldu, sonra Soveyetler Birliği. Bunlar dağıldıkça değişti atlas. Kimbilir, benim bilmediğim daha kaç ülke sınır çizdi ve bağımsızlık ilan etti zaman içinde?
Ülkeler sınır çizdikçe atlaslar da değişti ve mecburen müfredat. Eminim şimdilerde öğrencilere, nerde ne ülke var, kaç km2, nufüsu kaç ve başşehri neresidir? diye sormuyorlardır öğretmenler.
Sorsa ne fayda? Öğretmenler yetişemez ki bu hızlı değişime. Öğretmen okuluna girerken 35 komşu varsa, mezun olurken 47 oldu mesela)))
Şaka bir yana da ben işin, siyasal - tarihsel yanından değil ekonomi yanından baktım ve gördüm. Tam da okullar açılmak üzereyken, yeni bağımsızlık ilan ülkeleri tanıdık-tanımadık/ tanıdılar ya da tanımadılar...
Hemen dibimizde olan savaştan ve sonucundan en çok etkilenen ülke olarak, ekonomimiz alak bullak olmuşken bir kez daha, diyorum ki bazı çıkar çevreleri bu işten tekrar para kazanacak. Ne mi yapacaklar? Atlas basacaklar efendim, atlas.
Düşünsenize, okul kitaplarını devlet dağıtalı alt üst olmuştu yayınevleri. Çoğu kapanmıştı.
Halen ayakta kalabilenler bassın yeni atlası. Bakın bir atlas basımından para kazanacak olanları, aklıma geliverenlerle sıralayayım hemencecik.
a)Kağıtçılar
b)Mürekkepçiler
c)Zımba teli satıcıları
d)Nakliyeciler dolayısıyla şöförler
e)Hamallar
f)Harita çizimciler
g)Ölçüp biçiciler
ğ) Bilgisayar hizmeti verenler
h) İşçiler-emekçiler
ı) İ) j) k) vs vs gider bu...

Tabii bu işten en büyük kar işverenin ve pazarlamacıların olacak. Büyük para bu iş. Öyle böyle demeyin sakın.
Ama şunu bilir şunu söyerim, eğitim kazanacak, eğitim.
Haydi ana babalar, yeni atlaslar için ayırın cebinizden birkaç lira daha. Herşey eğitim için değil mi? Çocuklarımızın yarını için.
Hatta YARINLAR BİZİM

30 Ağustos 2008 İzmir
sezer.nisanci@hotmail.com