Dernekçilik ve Federasyon ..
Gönderen Fakir - Ekim 25 2008 - 14:07:16
Tuncer Dağ: ‘Elesine ve demekle federasyon kurulmaz ..’

Tuncer Dağ Federasyona katılacak derneklerin genel manada tüzükleri uyumlu hale gelmesi gerekir. Genel Kurulun Yönetim Kuruluna yetki vermesi gerekir.’ Diyen eski Dernekçilerden Tuncer Dağ, ‘öyle ha demekle federasyon kurulamayacağını belirtti.
Dernekçilik konusunda görüştüğümüz Göle Tuncer Dağ ile yapılan görüşmemizdeki notlar şöyle;

Dernekçilik ve Cemiyetçilik denince ilk akla gelen isimlerden birisi olan birçok Sivil Toplum Örgütünde Başkanlık ve Yöneticilik yapan Tuncer Dağ ile günümüzdeki dernekçiliği ve derneklerin oluşum içinde oldukları Federasyonları konuştuk.
Tuncer Dağ bilmediğimiz ve merak ettiğimiz konular hakkında sorularımı cevapladı.
 Dernekçiliğin dününü ve bu gününü değerlendirdiğimizde neler görüyoruz. Artısı nedir eksisi nedir?
 Şöyle özetleyelim 2908 sayılı yasa ve 5253 sayılı yasa diye ikiye ayıralım. 2908 Sayılı Dernekler Kanunu gereği yetkili birim Emniyet Müdürlüğü bünyesinde bulunan Dernekler Birimiydi. Yani derneklerin muhatabı polisti. Şimdi ise Valilik bünyesinde bulunan Dernekler İl Müdürlükleridir. Tamamen sivilleşti diyebiliriz. Ama bu sivilleşmenin demokratikleşme açısında faydası olduğu gibi dernekleri bir nevide sorumsuzluğa itti.
 Nasıl bir sorumsuzluk?
 Örneklerle açıklamak gerekirse Emniyet Müdürlüğüne bağlı iken en az yılda bir defa denetime tabii tutulurlardı. Maliye Memurları tarafında hesap kitapları incelenirdi. Genel Kurullarında kurallara uyup uymadıklarına dair Hükümet Komseri sıfatı ile kamu görevlisi atanırdı. Genel Kurullar daha disiplinli bir şekilde yapılırdı. Buda derneklerin kendilerine çeki düzen vermeleri açısında önemli bir durumdu. Ama şimdi daha laşka bir durum var. İnceleme denetim yok denecek kadar az. Genel Kurulların çoğu kuralına uygun yapılmıyor. Üye kayıtları düzenli değil. Defterler nizamı tutulmuyor.
 Sayın Dağ günümüzde dernekler sayısı bayağı arttı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz.
 Sivil Toplum Örgütlenmenin faydaları elbetteki var. Ama dernekçiliğin cılkını çıkardık sanırım. Zira günümüzde dernek kurmak farklı boyuta geldi. En fazla dernek en fazla göç alan illerde bulunmaktadır. Yani Yerel Dernekler sayısı hayli arttı. Şöyleki; Türkiye’de 201.650 dernek kurulmuş. Kurulan derneklerin 121.907 si kurulduktan sonra faaliyetini durdurarak kapanmıştır. Şimdi 79.643 dernek faaliyette bulunmaktadır. Faal durumda bulunan derneklerin içinde önemli bir oran resmiyette açık görünmekte ama atıl durumdadırlar. Bu derneklerin içinde Kamu Yararına olan dernek sayısı sadece 435 tanedir. En az Derneğin bulunduğu il Ardahan’dır. Ardahan’da sadece 77 dernek bulunmaktadır.
 Dernekler en fazla hangi alanda kurulmuş
 Türkiye’de en fazla dernek İstanbul’da kurulmuş. Türkiye’deki derneklerin %21,13 u İstanbul’dadır. İstanbul’da kurulan dernekleri guruplara göre ayırdığımızda 10.436 Yerel Hemşeri Derneği kurulmuş. Hemşeri Derneklerini 2131 dernekle Din Hizmetlerini Geliştirme Dernekleri takip etmektedir. En az dernek ise Eğitim ve Sağlık alanında kurulmuş. Bu tablo üstünde düşünülmesi gereken bir tablodur.
 Yerel Derneklerin konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz
 Başta da dediğim gibi yerel dernekler göç neticesinde artmaya başladılar. Derneklerde baş döndürecek şekilde artış oldu. İl, İlçe, Köy, mahalle hatta sülale dernekleri kurulmaya başlandı. Bu oluşum pek hayra alamet değil. Örgütlenme ve dayanışma amaçlı kurulan bu dernekler süreç içerisinde ciddi ayrışmaları beraberinde getirdi. Yerel şövenizmi körükledi. Derneklerin Federasyon çatısı altında toplanmaları bu ayrışmaların önüne ancak geçebilir. Nitekim bu konuda da ciddi sıkıntılar yaşanıyor.
 Federasyonlaşma açısındaki sıkıntılar nelerdir.
 Federasyonlar kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin bir araya gelmesi ile kurulurlar. Yerel Derneklerin hemen hemen hepsinin kuruluş amaçları aynıdır. Yalnız Federasyona katılacak derneklerin genel manada tüzükleri uyumlu hale gelmesi gerekir. Genel Kurulun Yönetim Kuruluna yetki vermesi gerekir. Federasyona üye olan dernekler kendi içinde bağımsızdırlar. Mevzuattın tam bilinmemesinden kaynaklı olarak mülkiyet sahibi olan dernekler oluşuma kuşku ile bakmaktadırlar. Sanki Federasyona katılınca tüm mal varlıkları federasyonun olacakmış gibi tereddütleri vardır. Oysa mal varlıklarına dokunulmaz. Federasyona katılan dernek istediği zamanda ayrılma hakkına sahiptir.
 Derneklerin Vergi açısındaki durumları nedir?
 Aslında bu çok önemli bir konudur. Birçok dernek henüz vergi dairesine kaydını yapmadığında cezalı duruma düşmüşlerdir. Derneklerin elde ettiği aidat ve bağış gelirleri vergiden muaftır. Yalnız gider kalemlerinden dolayı vergi sorumlulukları vardır. Ödedikleri kiraların stopajları veya çalıştırdıkları işçi vergi kesintileri muhtasar beyanı ile beyan edilmelidir. Ayrıca İktisadı işletmelerde Kurumlar Vergisine tabidir. Her derneğin muhakkak Vergi İdaresine kaydının yapılması gerekir.
 Derneklerin başka ne sorumlulukları vardır?
 Dernekler hemen hemen tüm işlemlerini elektronik ortamda aldıkları şifreler ile bağlı oldukları kuruma bildirmektedirler. Ayrıca internet ortamında yapılan işlemlerin evrak olarak en geç 30 gün içinde ilgili İl Müdürlüğüne bildirmeleri gerekir. Birçok dernek yıllık olarak vermesi gereken beyanlarını vermedikleri bilinmektedir. Bu durumda Dernek Başkanlarının cezai sorumluluğunu getirmektedir.
Röportaj: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com