Ardahanlı alınmalıdır ..
Gönderen Fakir - Şubat 22 2009 - 20:34:30
Ensar Öğüt: 'Üniversiteye Ardahanlı alınmalıdır'

Öğüt üniversitenin yaşadığı sorunları dile getirdi .. Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan milletvekili Ensar Öğüt Meclis'te yaptığı konuşmada Ardahan Üniversitesine alınan elamanların Ardahanlılar olmasın gerektiğine dikkat çekti.
Öğüt, TBMM'si kürsüsünde konuyla ilgili yaptığı konuşmasının metni şöyle;
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunu üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlarım.
Değerli arkadaşlar, hayırlı olsun kanunumuz eksikleriyle beraber. İyi bir kanun diyemeyeceğim ama orta hâlli, idare eder. Şimdi, tabii, Anayasa'nın 27'nci maddesindeki eşitliği hiçbir zaman kapsamıyor, arkadaşlar. Belli bir üniversiteye yirmi beş yıl boyunca vergiden pay kesilerek belli bir üniversiteye pay aktarılması… Şunu söyleyeyim: Zaten vakıf üniversiteleri çok zengin çocuklarını okutuyor. Şimdi, gidin, doğu ve güneydoğudaki devlet üniversitelerine bakın; kimleri okutuyor, nasıl idare ediliyor? Bir kere, doğu ve güneydoğudaki üniversitelerin tabelası var kendisi yok, bütçesi yok. Şimdi, hem akademik kadrosu yok hem idari kadrosunda büyük sıkıntı var.
Örneğin, şimdi, akademik kadro, bir profesör, bir doçent doğu ve güneydoğuya gitmiyor. Gitmediği için de oradaki öğrenci doğru dürüst yetişmiyor. İdari personel olarak oraya… O bölgeden, diyelim ki işte, Kars'taki üniversiteye Kars'tan personel alınmıyor, Ardahan'daki üniversiteye Ardahan'daki personel alınmıyor. Nereden? Adana'dan, Mersin'den, işte Balıkesir'den gidiyor. Ondan sonra, bir müddet sonra uyum sağlayamadığı için personel diyor ki: "Kardeşim, ben artık burada uyum sağlayamıyorum. Buradaki kış şartları, iklim şartları veya aile sorunlarım elvermiyor. Beni yerime gönderin." Milletvekillerini araya koyuyorlar, bakanları araya koyuyorlar ve personel orada az oluyor, personel yetersizliği var. Hâlbuki şimdi, Ardahan Üniversitesine Balıkesir'den adam göndereceğine Ardahan'dan aldığın zaman, o zaman Ardahan'daki orada zaten ikamet ediyor, verim alınabiliyor, Kars'takinden verim alınabiliyor. O bakımdan, Sayın Bakanım, sizden istirhamım, yani yerinde hangi ildeyse o ilden personel alınarak çalıştırılsın. Bu çok önemli.
Şimdi, değerli arkadaşlar, burada, bakın, üniversite -ÖSS- sınavında Ardahan Türkiye sonuncusu. Ben, bir Ardahan milletvekili olarak utanıyorum. Büyük Millet Meclisine yalvarıyorum, diyorum ki Ardahan'a üniversite kurulduysa, Sayın Bakanım rica ediyorum, Ardahan'a kaç para bütçe gönderdiniz? Lütfen, şimdi bu kürsüden cevap verin. Ardahan Üniversitesinin hâlen binası yok. Tabela var, bina yok. İnanın, samimi söylüyorum, rektör elbiselerini arabasında taşıyor. Kızılay -Allah razı olsun- bir bina yaptı. Kızılay'ın binasını kiraya verdik üniversiteye, şimdi oraya öğrenci alınacak. Lojman yok. Akademik personel, yani doktor, doçent, profesör gelmiyor. Niye? Doğru dürüst ev bulamıyor, ev bulamadığı gibi lojman yok Sayın Bakanım. Bunu acilen sizden istirham ediyorum. Kış koşulları ağır, iklim koşulları ağır olan yerlere mutlak surette kampüsleri derhâl, acilen yapmanız lazım.
Şimdi, Ardahan'da üniversite kuruldu, yaklaşık altı ayı geçti. Hâlen arsa kamulaştırması olmadı Sayın Bakanım. Bu arsayı ne zaman kamulaştıracaksınız? Lütfen şuradan cevabını verin. Yani ne zaman olacak?
Şimdi, sınırda vatandaş bekçilik yapıyor. Bakın, size bir şey söyleyeyim. Bizim Ardahan Belediye Başkan Adayımız Yalçın Taştan esnafı dolaşırken şunu söylüyorlar insanlar: "Kardeşim, biz burada vatandaş değil miyiz? Vergi vermiyor muyuz? Askere gitmiyor muyuz? Niye yani bize bunu çok görüyor devlet, bir an evvel bu üniversiteyi hayata geçirmiyor?"
Bakın, 1991'de, tahmin ediyorum, Milliyet gazetesi bir manşet attı: "50 milyara satılık şehir Kars." Kars hakikaten hepimizin şehri. Bu bizi çok acı getirdi. Daha sonra harekete geçtik bütün dernekler, vakıflar. Kars'a üniversite kuruldu, Kafkas Üniversitesi. Şu anda 15 binin üzerinde talebesi var. Kars'ta göç durdu.
Şimdi sizden rica ediyorum. Ardahan'ın mesela nüfusu 176 bindi 112 bine indi köyleriyle beraber. Göç var, boşalma var bölgeden. Üniversitenin kurulmasıyla orada 10-15 bin talebenin olması oradaki esnafı harekete geçirmesi demektir. Belediye Başkan Adayımız Yalçın Bey de şunu söyledi. Esnafımız diyor ki: "Fakülteler bir an evvel açılsın, üniversite bir an evvel harekete geçsin, kampüs olsun, öğrenci gelsin, Ardahan hareketlensin." Ardahan'ın merkezi 17 bin. 17 bin kişi sadece merkezi Sayın Bakanım. Buraya 5 bin-6 bin talebe giderse oradaki esnafın inanın yüzü gülecektir. Oradaki esnaf bırakıp bir başka şehre gitmeyecektir. Göç duracaktır.
Bu ülke bizim. Biz eğer Gürcistan ve Ermenistan sınırında sekiz ay karlar altında hizmet veriyor, orada vatan bekçiliği yapıyorsak, bayrağımıza sahip çıkıyorsak, devletimize sahip çıkıyorsak, bu ülkeye askerlik yapıp şehit veriyorsak, lütfen bu ülke de oradaki vatandaşlarına sahip çıksın.
Yani, çok bir şey istemiyoruz. Ne diyoruz? Üniversite kuruldu, kanun geçti. Üniversitenin binası yok, tabela var, lojman yok…
Bakın, size bir şey söyleyeyim. Değerli arkadaşlar, bakın, ben Ardahan'daki halkı size anlatayım. Ben Horozöttü köyüne gittim, hatta yol yoktu, atla gittim, belki görenler vardır. Horozöttü köyüne gittim, eve oturduk, sohbet ediyoruz, dedim ki niye yol yapılmamış, suyunuz da yok. Ağa Dede isimli bir insan dedi ki: "Ensar Bey, herhâlde devletin işi vardır, işi vardır, tahmin ediyorum bize de bir sıra gelir." "Ama" dedi "Allah'a çok şükür ki vatanımız var, bayrağımız var, Allah devlete zeval vermesin." Bakın, insanımız böyle; vatanına, milletine, devletine sadık bir toplum var. Sizden istirham ediyorum, o bölgeye bunu çok görmeyin.
Değerli arkadaşlar, Doğu ve Güneydoğu'daki üniversitelerin personel açığı var. Şimdi, şu anda, Ardahan'a KPS imtihanından personel gönderiliyor. Buradan giden personel orada olduğu zaman uyum sağlayamıyor, ev bulamıyor, lojmanı yok. Kars'ta da öyle, Erzurum'da da öyle, Ağrı'da da öyle, diğer illerde de öyle, Iğdır'da da öyle. O bakımdan Sayın Bakanım, hızlı bir şekilde bir an evvel, sizden istirhamım, bizim lojmanlarımız yapılsın.
Bakın, bir şey daha söyleyeyim Sayın Bakanım, şunu da not alın, ona göre cevap verin. Valilik binası üniversiteye verilecekti. Sizin talimatınızla üniversiteye verilmedi, 23 Şubat İlkokulunun talebeleri valilik binasına taşındı, 23 Şubat İlkokulu, üniversiteye tahsis edildi. 23 Şubat Okulu da "oturulmaz" raporu var bina çürük, oturulmaz diye. Çürük binayı üniversiteye nasıl veriyoruz Sayın Bakanım ya? Gelin, şuna da bir cevap verin bakayım. Yani hakikaten üzülüyorum. Ben o bölgenin milletvekili olarak, arkadaşlar, bunları dile getirmezsem ne olacak? Şimdi, işte Posof'ta olsun, Damal'da olsun, Hanak'ta, Çıldır'da, Göle'de gidin esnafa, perişan. Yani kar, kış kıyamet içerisinde insanlar orada sınırda bekçilik yapıyorsa bu insanlara çok şey istemiyoruz ki biz. Üniversite kurulmuşsa vakıf üniversitelerine verelim, TOBB'a daha da çok verelim, diğer üniversitelere daha da çok verelim ama devlet üniversitesi kuruluyorsa sınır kenti illere de, iklim şartları, yaşam koşulları zor olan bölgelere de lütfen imkânlar tanıyalım. Devletin imkânı çoktur, devletimiz çok şükür büyük bir devlettir. Bu devlet acze düşmesin, Doğu'ya, Güneydoğu'ya yardım götürsün. Şimdi, "PKK hortladı." Niye PKK hortladı? PKK'ya giden çocukların tahsil oranını biliyor musunuz? İlkokul terk veya ilkokul mezunu! Üniversiteye gidemiyor, okuyamıyor, imkân yok, iş yok, ondan sonra "Terör var." Ya, terör oluyor işte. Terörü durdurmanın yolu eğitimdir, eğitimdir, eğitimdir değerli arkadaşlar.
Ben sözü fazla da uzatmak istemiyorum. Çıkan kanunun ülkemize hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum.