Egemenlerin iktidarı/Erdal Durak
Gönderen Fakir - Nisan 13 2009 - 08:23:46
Poyraz Rüzgarı/Erdal Durak
Egemenlerin iktidarı

Erdal Durak Siyasetçilerimizin halkı kendisine benzettiklerini düşünüyorum.
Yani; koca halk yığınları, kendilerini temsil eden birkaç kişinin kurdukları düzenlere ayak uydurmaya çalışıyor.
Tepedekiler ne isterse o yapılıyor.
Oysa tam tersi yapılmayacak mıydı?
Bizim seçtiklerimiz;
Toplumun talep ve ihtiyaçları, insan hak ve özgürlüklerini; yasal düzenlemelerle daha aktif, daha kolay, daha geniş tabanlara ulaştırmak için bir düzen kurmayacaklar mıydı?
Geçen zaman içerisinde değişen ve gelişen, ,sadece zaman ve zamanın getirdiği teknolojik imkanlardır.
Yani günümüz Türkiyesinde köy yolları artık çamur olmayacak, her evde şebeke suyu akacak, köprü ve menfezler tamamlanacak, dereler ıslah edilecek vaadleri bitti mi?..
Bittiyse nerede bitti?
Hangi bölgeler gelişti, hangi bölgelerin üstün körü tamamlandı alt yapı hizmetleri.
İşte size bazı sorunlar ve o sorunların soruları,
Ekonomik kalkınma mı sağlanmıştır ülkemizde, yoksa kapitalizmin derin ve gizli işleyen çarkları ,insanları tabandan, tavana doğru bankaların faiz kapanına mı çekmiştir?
Bankalar kredi kartlarını dağdaki çobanın bile cebine kefilsiz koymadı mı?
Tüm bu sistem devletin gözleri önünde sömürü sisteminin uygulaması değil mi?
Bir ülkenin en önemli geçim kaynağı olan Tarım ve Hayvancılık geliştiriliyor mu?
İl ve ilçe tarım müdürlükleri görevlerini nasıl yapıyor, çiftçi bilinçlendiriliyor mu?
Yoksa başka hesaplar mı var...
Ya en önemli toplum ihtiyaçları.
Mesela Eğitim sistemimiz nasıl?
Dershaneye gidemeyen orta halli bir ailenin çocuğu üniversiteye yerleşebiliyor mu?
Eğitimde fırsat eşitliği söz konusu mu yoksa her geçen gün biraz daha Tüccar eğitimi mi veriliyor?
Sağlık sistemi?
Hastanelerde parasız tedavi var mı?
Varsa ve bu uygulamanın adı yeşil kartsa yeşil kart alanların tedavi giderleri, ücretli çalışanların ve esnaf sanaatkarın sırtına ek vergi olarak ayrıca bindirilmiyor mu?
Aile korunuyor mu?
Kadın sığınma evleri var mı?
Yaşlılar ve düşkünler için barınma ve beslenme evleri var mı?
Özürlülerimiz nerede, hangi durumda?
Tüm bunlara bağlı olarak, sosyal devlet ilkesi, hangi sisteme başarıyla yerleştirilmiştir diyebiliyoruz?
Bürokratlar halkın sorunlarını çözebiliyor mu, yoksa siyasal iktidarın ağır otoritesine mi bağlı herşey?
Elbette ki halkın yanında gözüküyorlar sadece, sonunda egemen gücün dediği oluyor?
Yargı bağımsız mı?
Yargı bağımsızsa Adalet bakanlığı diye bir bakanlık ne diye var?
Yoksa bu bakanlık Yargı mensupları kendisine bağlı çalışsınlar diye mi kurulmuş. Örneğin hakim ve savcıların, tayin ve atama işlemleri nasıl olurda siyasal iktidara bağlı olur?
Ve en nihayetinde dediğim gibi, gelişen ve değişen sadece teknolojidir.
Ülkemizde gelişen hiç bir şey yoktur.
Halkın denetim mekanizması, sivil toplum örgütlülüğü gelişmemiştir.
Ve Emekçilerin boğaz tokluğuna çalışmasından başka seçenekleri yoktur.
Tepeye çıkanlar geldikleri yeri yönetmek istedikleri gibi yönetiyor.
Ve kurdukları düzeni kendilerine göre ayarlıyorlar.
Sıra rejimi değil, sulta rejimi uyguluyorlar.

po_yr_azruzgar@hotmail.com