İthal Avukat
Gönderen Fakir - Haziran 03 2009 - 18:07:34
Ardahan’a İthal Avukat Gönderilmemelidir ..

Mustafa Küpeli Ardahan ve çevresinde Türkiye’ye yönelik haber yapan ve meslektaşım Kuzey Anadolu Gazetesi’nin İmtiyaz Sahibi Semli Yılmaz ve Yazı İşler Müdürü Fakir Yılmaz’ın Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Dilek Şen ile Cumhuriyet Savcısı Emrah Ünal
Mahkeme sırasında kayıtlara geçmeyen/geçirilemeyen sert sohbetlerini gazeteye yansıtmasıyla 20 bin TL tazminat davası açmasını üzülerek okudum.
"Reddi Hâkim mi yapsaydım?" yazısında sert tartışmaları anlatırken yazının bitiminde de ben yine de şüphe etmeyip, yaşananları günün yorgunluğuna bağışlayıp, hakkım olan ‘reddi hakim’ demeden, bunlarda gelir geçer, yeter ki, düşündüklerini yazıya döküp, inadına direnip, baskılara karşın güzeli, iyiyi istemek karşısında ezilmek olsa da diyerek saygısını bozmadan basın özgürlüğü çerçevesinde mahkeme salonunda yaşadıklarını kendi gazetelerinde dile getirmişlerdir.
Basın her zaman doğru muhalefetle birlikte hareket edip, haksızlığı önleme adına garibin, yoksulun yanında yer alıp, haksızlığa uğrayanı haber yapıp, gelişen olayları kamuoyuna taşırken zaman zaman saldırılara, tehditlere, darplara maruz kalmış ve zarar görmüştür.
Yargıda aynı yolda haksızın karsında, haklının yanında yer almıştır. Suçluya gereken cezayı verip, adaleti sağlamıştır
Yargı bununla da kalmayıp, bu haksızlığı yazıp kamu oyuna taşıyan gazetecilere yapılan saldırıları yapanları yargılayıp cezalandırarak medyayı koruma altına almıştır. Zaten yargı basını koruma altına almazsa basın görevini yapamaz ki.
Yargı bazen basının yanında haksızlığın üzerine birlikte yürürken, bazen basın yoluyla hakaret içerikli haberleri yazan gazetecileri de yargılamış, haksızlığa uğrayan mağdur vatandaşı da koruma altına almıştır.
Biz akşama kadar adliyedeyiz. Hâkim ve savcının karısındayız. Aramız açılır diyerek, bu davayı alamayız deyip, Yılmaz ailesini savunmayı kabul etmeyen Ardahan’daki Avukatlar hem görevini yapmamış, hem de Ardahan’daki hukukçu denen mesleğe gölge düşürmüştür.
10.05.2009 günü Ardahan Adliyesinin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülecek davanın komşu ilde görülmesi doğru ve adil olur gibi sözcüklerin sitelerde dolaştığı bunun kanıtıdır. Bana göre Ardahan’ın Adaleti Ardahan’da Sağlanmalı
İkinci olarak; Bazı yazarlar, avukatlar görevlerini yapmaz ise bizde Ardahan’a ithal avukat göndeririz söylemleri de Ardahan’daki avukatların kimliğini zedelemiştir.
Ardahan adliyesinde mahkeme salonunda yaşanan sert bir tartışmanın ülke gündemine taşınması oldukça üzücü bir durumdur.
Saygı ve güven duyduğumuz hukukçularımızın, bizim hakım ve savcılarla davlarımız oluyor deyip davaları üstlenmemesi sonucunda zor durumda kalan Yılmaz ailesinden 20 Bin TL. Tazminat isteyen Ardahan Adliyesi Hâkimi Dilek Şen ile yine Ardahan Adliyesi Savcısı Emrah Ünal hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna şikâyete bulunulacak olması ayrı bir gelişme
Bana göre devletin politikası, halkın bilinçlenmesini engellemek olmamalı. Sorunların ikinci plana atılmaması için basında rahat bir zemin hazırlamalıdır. Şöyle ki, basın yapılan haksız saldırılara karşı kanunu gösterip onlara rahat bir zemin hazırlamalı. Koruma altına almalı.
Gurbetteki dernekler bu konu hakkında basına sahip çıkıp, İstanbul’dan ithal avukat göndermeliler.
Konu hakkında açıklama yapan Gazeteci Fakir Yılmaz, ‘hâkim ve savcının sadece düşüncelerimi ele aldığım eleştiri yazıma dava açıp, tazminat istemelerinin basına ve gazetecilere yönelik yapılan baskılardan öte bir şey olmadığını, yine Ardahan adliyesinde, Yargıtay’da gerekirse AHİM’de er geç ortaya çıkacaktır. Bu nedenle bizde haklılığımızı savunup, tamamen gazetecilik çerçevesi içinde, düşünce suçu olarak algılanan yazıma karşı açılan dava karşısında dimdik ayakta duracağız.
Şimdi 10.06.2009 günü Ardahan Adliyesinin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülecek davada eğer avukatlar meslektaşlarımızı savunmazsa mahkemeye avukatsız girip kendi kendilerini savunmak zorunda kalacaklar. Biz bu süreçte meslektaşımızın yanında yer alıp yalnız bırakmayacağımızı herkesin bilmesin isteriz.
Anayasanın ilk maddelerinden olan “Basın hürdür sansür edilemez” maddesine güvenerek haberlerimizi yapmaktayız. Kaldı ki yazımıza konu olan haber değil, dünyanın önünü açmaya çalıştığı düşüncelerin gazete sayfalarına aktarılmasıdır. Yanı bu dava da köşesinde düşünüp, düşüncelerini gazete sayfalarına aktaran Fakir Yılmaz bir düşünce suçlusu konumuna getirilmek istenmektedir/istenmiştir ..
Bu maddeye dayanarak insan haklarına saygılı basın ilkelerine bağlı kalmak kaydı ile haberlerimiz her zaman yapılacaktır.
mustafakupeli36@gmail.com