Yargı ile basının takışması
Gönderen Fakir - Haziran 05 2009 - 09:28:27
GÜNÜN YORUMU
Yargı ile basının takışması…

Kasım Tırpancı Ardahan Türkiye`nin en küçük ve bütün olumsuzluklara rağmen, yine de en huzurlu ili konumundadır. İlimizin İdarecisi, Yargı, Gazetecisi ile halkının birçok sosyal imkanlardan yoksun olmaları nedeniyle, herkes yaşamında bazen stresli anlarla karşı-karşıya gelmekte, hiç gerek yokken ters düşülmekte ve beklenmeyen tartışmaların meydana gelmesi kaygı verici olmaktadır.
Ardahan`da 7-8 yıl önce Adliye`nin kendi içinde, İl idarecileri, Avukatlar, Gazeteci ve halkla tam bir çatışma ortamı vardı. Şikayetler başını almış gidiyordu. İki Avukat ceza almış, Müfettiş gelip, soruşturma başlatmış ve bazı Yargıçlar tenzili sınıfla başka yerlere gitmişlerdi. Sonrasında o zamanki Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı görevden el çektirilmişti. Bu durum Ardahan`da herkesi son derece huzursuz etmişti. Zaman içerisinde oluşan değişimler sonucu, geçmişteki çatışmalar yumuşama atmosferine girmiş, yaratılan tahribatlar onarılmaya yüz tutmuştur. Son olarak Cumhuriyet Başsavcısı Cemil Akdeniz`in Ardahan`a gelmesi ile birlikte Yargı ve diğer çevreler arasındaki çelişki tam manasıyla giderilmiş, her yönüyle taktire şayan bir kaynaşma sağlanmıştır. Son günlerde bazı Yargıçlar ile basın mensupları arasında meydana gelen tartışmalar, oluşan yapıcı kaynaşmalara gölge düşürme konumuna gelmiş ve herkes için gerekli olan Yargıç ile basın mensupları arasında yapılan bir yargılama sırasında yaşanan küçük tartışmaların büyütülerek, şahsi kavgaya dönüştürülmesi halk arasında hiçte hoş karşılanmaz olmuştur. Herkesin görev ve yetkisini kullanırken, toplumsal değerleri dikkate alarak hareket etmesi gerekirken, görev ve yetkilerin kişisel amaçlar doğrultusunda kullanılması, bu görev ile yetkilere duyulan güvene gölge düşürücü olmaktadır. Kamu görevi yürüten Yargı ile basın, şahsi çelişkilerinde "Kamu adına" sahip oldukları yetki ve fırsatları hiçbir halde kullanma hakkına sahip olmadıklarını unutmuş duruma düştükleri görüntüsü vardır.
Ülkemiz genelinde olduğu gibi, Ardahan`da Yargı`ya yapılan şikayetlerin bir kısmı da gazeteci olarak bizlere geliyor. Çünkü, Yargı`dan dertlerine deva bulamayanlar, son umut olarak gazetelerimizden çare arıyorlar. Hatta kendilerini mağdur edenleri etkisiz hale getirmek için "Gazetelere gideceğim, yaptığınız haksızlıkları gazetelere yazdıracağım" diyerek savunmaya geçtikleri çokça görülmüştür. Bu durum, Yargı nasıl ki herkes için gerekli ise, basının da gerekli olduğunu göstermektedir.
Gazeteciler Adli Baskı Altında .. Son olarak Ağır Ceza Mahkemesi Başka-nımızın olduğu ortamda bir şahsın İngiliz anahtarı ile saldırıya uğradığı olayla ilgili olarak yapılan yanlış habere açıklık geti-rilmesi için basın mensupları Adliye`ye çağrılmış, haberdeki yanlışlığın giderilmesi için açıklamada bulunma gereği duyulmuştur. Yapılan açıklama gazetelere yazılarak, Yargı`nın saygınlığını zedeleyen iddiaların giderilmesi sağlanmıştır. Bu da Yargı kadar basına da ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır.
Yargıçların, vatandaşın şeref ve onurlarını rencide edici gerçek dışı haberler hakkında dava açarak, cezalandırma yoluna gitmeleri doğaldır. Ancak bir yargılama sırasında sert tartışmalara meydan verilmesi ve kavga ortamına girilmesi, Yargının tarafsızlıği ile basın özgürlüğünü tartışılır hale getirmektedir. Bu durum, Ardahan`da Yargı`nın saygınlığını ve tarafsızlığını tesis eden, halktan biri olarak herkesin sevgi-saygı duyduğu Başsavcımız Cemil Akdeniz ile diğer Yargı mensuplarına duyulan güvenin bozulmasına yönelik bir çekememezlik girişimi olduğu şeklinde yorumlara neden olmaktadır.
Bir Yargıç görevini yaparken, saygın konumuna göre hareket etmek mecburiyetinde olduğu gibi, hakkında açılan dava ile ilgili yargılanan basın mensubu da ölçülü hareket etmek zorundadır. Bir dava sırasında kimsenin karşısındakini aşağılamaya, hakaret etmeye ve davayı şahsileştirmeye hakkı yoktur. Kamu adına yapılan Yargılama ve aynı yetki ile yapılan gazetecilik görevi, tarafsızlık ölçüleri dahilinde olmalıdır. Bunu dışına çıkılırsa, görev ve yetkilerin sınırları aşılmış olunur ki, bundan toplumu her kesimi rahatsızlık duyar.
Maddi delillere dayalı olmayan, bilirkişi raporu alınmadan yapılan özel yargılama ile bir gazetecinin 20 TL. tazminata mahküm edilmek istenmesi, Yargıtay`ın onanımı beklenmeden tahsilata geçilmesi Hukuk kuralları ile pekte bağdaşan bir yaklaşım değildir. Cumhuriyet Başsavcımız, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanımız ile Adliye`de denetim yapan Adalet Bakanlığı Müfettişi`nin konuya eğilerek, Ardahan`da huzursuzluk yaratan Yargıç-Basın çatışmasına "Dur" demeleri beklenmektedir.