Yorgun Haberci-3
Gönderen Fakir - Şubat 26 2010 - 14:34:47
YORGUN HABERCİ-3/Nazmi Sevin

O yorulur mu?.. Coğrafyasının büyük bir bölümü geniş ovalarla kaplı olan bölge, tarım alanlarının boşluğu nedeniyle ekonomik kaynak sağlamama sancısı çekmektedir. İklimin elverişsiz olması, yatırım alanlarının başka ihtiyaç dışı yerlere harcanması nedeniyle toprakların çoğu tarım alanından mahrum ediliyor.
Haberci, günün haberlerini kâğıda dökmeye, gazete kâğıtlarını hazırlamak için elemanına talimat verdi.
Daha sonra baskıya verilmek üzere "Ne yazılmalı ki silinip gitmesin ne söylenmeli ki unutulup bitmesin" sözünden yola çıkarak doğru ve kaliteli haber yayınlamayı ilke edinmiştir.
Kendini içinden geldiği halka ve halkın temel sorunlarını ifade etme ilkesini temel alan habercilik anlayışında kendini yetiştirmiştir.
Çorak toprakların, mevsimin acı tarafından sıyrılıp halkın sıcak gündemine temas eden, gerçek gündemi yansıtan haberci anlayışı.
Babası gibi gazetecilik yapmaya karar veren haberci, amcasının yanında öğrendiği baba mesleğini artık kendi matbaasında yürütecekti.
Gazeteyi ilk bastığında o günün imkânlarıyla bölgede bir ilk olan matbaa, zamanla bölgede 11 tane yerel gazete 6 tane de matbaa kurulmuştur. Bu da bölgenin yerel olarak çok sıcak bir gündeme sahip olduğunu gösteriyor.
Haberci, gazeteyi basan elemanlara hızlı bir şekilde dağıtmalarını söyledi ve elinde 2 büyük desteyle çıktı elemanlardan Barış adlı yetenekli gazeteci. Barış da haberci gibi atik ve habere koşan bir elemandı.
Diğer eleman da talebeydi ama gazete dağıtıyor matbaadaki işlere bakıyordu.Yeri geldiği zaman haber, yazı ve diğer işleri yapardı o da. Aktif beyinlerden olan talebe, bölgenin ne kadar geride kaldığını anlamış, sadece oranın gelişebilmesine katkı sunuyordu kendi nezdinde.
Aktif beyinler, bölgenin daha iyi bir kalkınma şehri olabildiğince aktivitelerde bulunuyordu. Ama bölgede söz sahibi olanların aktif beyinlerin çalışma sahasını genişletmeyip, onlar gibi bölgeyi geliştirme programları düzenlemeye çalışmıyorlardı. Yüksekokuldan sonra Fakülte geldi.
Geldi ama yas ve figan dolu seneler başladı talebeler için. Konut sıkıntısı, sağlık sorunları, alışveriş yerlerinin küçük olması ve bunun yanında maksimum fiyatların hizmette olması gelen talebenin yöre hakkında pek fazla bilgi edinmesine yeterdi zaten. Talebe en çok konut sıkıntısından şikâyet ediyordu, hem soğuk hem de pahallı konut şeklindeki barakalara yerleşmek zorunda kalan onlarca talebe, halkın da bilinçli durumundan çok şikâyetçi oluyorlardı.
Sıcak, rahat ve sakin bir ortamda çalışmanın verimli olmadığını, kendilerinin hem sağlıkları açısından da birçok hastalık arasında olduklarını ifade ediyorlardı. Haberci, bütün bu olanları yani bir talebe gözüyle gündemde tutuyordu. Bölgenin gelişmesine hayatlarını adayan haberci ve ailesi; bir iş hanı, petrol ofisi. Tüp bayisi, kahvaltı salonu, Gsm bayii ve bir tane de konaklama oteli ile bölgedeki halkın hizmetinde olduklarını yineliyorlardı.
Habercinin kendisi gibi çalışkan olamasa da bir tane abisi ve dört tane kardeşi vardı. Onlarda diğer işleri yürütmekle meşgullerdi. Tek amaç uğruna içinde büyüdükleri halkın ve bölgenin durumunu düzeltmek için uğraşıyorlardı.
Her akşam rakı masalarında meze karıştıran, kendini halktan soyut bir şekilde nitelendiren gerici siyasetçiler gibi değil gücünü halkın acılarından kederlerinden alan bir düzenin yapımcılarıydılar. Her biri kendi dalında halktan destek alan ve halkın değerlerine sahip çıkıyorlardı. Habercinin başka bir matbaası daha vardı o da merkezden hemen bir saat uzaklıktaydı. O matbaa da Emrah adlı bir gencin emeği vardı. Gerçi öyle bir matbaa da daha çok çalışma beklenirdi ama nedense bir çalışmadan aşırı bir şekilde bahsedilemezdi. Çünkü eleman sıkıntısı vardı orada ona rağmen günlük gazete çıkarmayı başaran Emrah adlı genç gazeteci, bölgedeki halkın tek temsilcisi konumunda olduğu için daha çok çalışması gerekliydi. Bunu da zamanla daha çok yapacak ve belki haberci gibi sevilen başarılı bir gazeteci olacaktı. Ama daha da önemlisi oradaki halkın onu takdir etmesi en büyük tescildi onun için. Emrah ın yanında çalışan elemanın okuma oranı pek yüksek olmadığı için ona sadece dağıtım işini devrediyordu. Henüz genç yaşta olan eleman gazeteleri ivedilikle esnafa ulaştırıp matbaaya gelirdi yeni haberlere yardımcı olmak için.
Merkez de durum farklı değildi, gazeteler dağıtıldığı esnada da haber niteliğinde olan anları yakalardı Barış.
Diğer matbaa da emek veren Emrah ve elemanı kendi kurdukları http://www.golegozlem.com sitenin bütün haberlerini günlük olarak veriyorlardı. Aslında büyük bir kalkınmanın işaretleri doğar gibiydi, çünkü bütün sorunları dile getirecek olan bir basın medya kuruluşu yerel olarak çalışıyordu.
Gözlem gazetesinin habercisi Emrah, esnafın büyük ilgisini almış bütün reklâmları ona vermişlerdi. Kendisi de bunun altında kalmayarak gece gündüz onlara layık olabilmek için elemanıyla yedi gün yirmi dört saat çalışıyor çıtalarını yükseltiyorlardı.
Onlar yükselirken bölge de yerin durmuyor onlarla beraber kalkınıyordu. Yıllardır dile getirilemeyen sorunların üzerine giden bir habercilik anlayışını dayatmışlardı onlara haberci.
Gözlem gazetesi bu başarılarıyla isim değiştirip Yeni Gözlem adını aldı. Haberci, diğer matbaasına hafta da bikaç giderek Emrah ve diğer elemanı ziyaret ediyordu. Oradaki olan eksikleri tamamlayabildiğini tamamlayıp geri dönerdi merkezdeki matbaasına. Bununla yetinmeyen haberci http://www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com sitesinin üzerinden yapılan radyo ve televizyon yayını da yapıyordu.

**Devam edecek ..