ARDAHAN’DAKİ ARDAHAN’LILAR NE YAPIYOR?
Gönderen Fakir - Ekim 29 2011 - 08:21:02
ARDAHAN’DAKİ ARDAHAN’LILAR NE YAPIYOR?

Ramazan Tan Ardahan da bunca sorun yaşanırken uzun zamandan beri Ardahan da yaşayan bire bir havasını teneffüs eden orada kazanan ancak kazandıklarını Ardahan dışında yatırımlara dönüştüren bununla da kalmayıp Ardahan a gidildiğinde gidenlerin gözünün içine bakarak siz neden geldiniz siz gidin yaşadığınız şehirlerde kendi işinize bakın bizim buradaki rahatımıza çomak sokmayın diğercesine alaylı bir tavırla bakanlar nerdeler.?
Tabii ki bunları söylerken Ardahan da yaşayan Ardahan da sadece tüm yapılanlar ve yapılacaklar yalnızca kendisini ilgilendiriyormuşçasına duyarlı davranan ve tek başına bunca sorunlara ve haksızlıklara karşı direnen direndikçe sıkıntı yaşayan Sevgili Fakir Yılmazı tenzih ederek söylüyorum.
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde kaderine terk edilen, unutulan görsellik olarak bir mezrayı andıran bir il Ardahan.
Evet, evet aynen öyle Halep ordaysa arşın burada inanmayanlar gidip baksınlar ve görsünler.
Eğitimde dibe vuran, tarım ve hayvancılığa dayalı coğrafi yapıya sahip olmasına rağmen tarım ve hayvancılığı bile yapamayan, bal festivalini balsız, kaşar festivalini kaşarsız geçiren doğalgaz içinden geçmesine rağmen tezekle ısınan büyük şehirlerde işini gücünü bırakarak festivallere destek sunmak için memleketlerine giden derneklere söz hakkı bile veremeyen beş ilçesi ve altı belediye başkanı olan bir sürü odası ve oda başkanları bulunan duyarsız, tepkisiz ve hayatından memnun bir toplumun yaşadığı bir il Ardahan.
Bulunduğu coğrafi yapısına hayat veren Kura nehri kaşla göz arasında buharlaşıp uçmaya başladığı noktada bile yine gurbette bulunan duyarsız toplum içerisindeki bazı duyarlı insanlar ve dernekler kısık ses dahi olsa sesini duyurmaya çalışıyor.
Peki, Kura nehri buharlaştığı zaman bire bir bundan etkilenecek, malına davarına ot bulamayacak büyük kuraklıklardan rızkı kesilecek olan Ardahan da yaşayan sivil toplum kuruluşları, belediyeler, değerli oda başkanları muhtarlar ve emekçi köylüler nerede?
Bu duyarsızlıktan şunu anlayabiliriz!!
Ardahan da yaşayanlar duyarsız, umutlu ve mutlu yaşıyorlarsa o zaman gurbettekiler neden bu kadar sıkıntılı gözüküyorlar?
Büyük şehirlerde yaşayan özellikle İstanbul da yaklaşık dört yüz bin Ardahan lı yaşamaktadır.
Oysaki İstanbul da yaşayan Ardahan lılar Ardahan da yaşayanlar kadar mutlu ve umutlu değillerdir. Sebebi ise hep ben sadece ben diyen bazı sivil toplum örgütlerinin başında bulunanlardır.
Gerçek bir birlikteliği yıllardan beridir başaramayan egoistler ve onların uzantıları bazı siyasilerdir.
Öyleyse büyük şehirlerde yaşayanlar öncelikle kendileriyle barışık olmalı ve yaşadığı bölgelerdeki hemşerileriyle bir bütünlük içinde olmalıdır.
Bireysel egolardan uzak sağlam zeminlerde bölgemizin tüm ilçe ve köylerini kapsayacak geniş katılımlı sesi gür çıkan konuştuğu zaman ciddiye alınan sivil toplum örgütleri olmadığı sürece sadece sivrisinek misali saz çalmaktan öteye gidemeyiz.
Sonuç olarak büyük şehirlerde yaşayan topluluğumuzu temsilen kurulan sivil toplum örgütleri bana göre öncelikle yönlerini yaşadıkları şehirlere çevirsinler.
Yaşadıkları şehirlerde birlikteliklerini kuramayan, güçlü bir lobi oluşturamayan, İhtiyaç sahiplerine destek olamayan, maddi imkânsızlıklardan dolayı burs alamayan, üniversiteyi bitirmiş ancak bir dayısı olmadığından iş ortamına giremeyen tüm sıkıntılı toplum olduğu sürece Ardahan a ya da Ardahan lı lara fayda sağlayamaz…
Bırakın Ardahan daki sivil toplum örgütleri biraz elini taşın altına koysun da yaşadıkları ilin sorunlarını kendileri yaşasın ve çözsünler.
Büyük şehirlerde yaşayanlarda büyük şehirlerde yaşamanın zorlukları altında ezilen insanlarına önce sahip çıksınlar.
Bunlar yapılmadan davulun sesi uzaktan hoş gelir ama kesinlikle arkasıda boş gelir…..
Saygılarımla