BİZ İŞİMİZİ YAPIYORUZ, YA SİZ?
Gönderen Fakir - Mart 01 2012 - 03:16:48
BİZ İŞİMİZİ YAPIYORUZ, YA SİZ?/İlyas YILDIZ

İlyas Yıldız ARDAHAN GÜNDEM adı ile hizmet verdiğimizinternet gazeteciliğinde pek yakında 5’inci yılımızı geride bırakacağız. Bizimle aynı ve bizden daha üstün kriterlerle yola devam eden meslektaşlarımızı yürekten selamlıyoruz.

Gazeteciliği hakkıyla icra edenleri tenzih ederiz. İki kelimeyi birbirine bağlayabilenlerin gazeteci geçindiği, bu alanda son yıllarda her türlü ahlaksızlığın mübah sayıldığı bir süreçten geçtiğimizi, heleki Ardahan yerelinde (Özellikler İstanbul’da) üstelik Ardahanlı olan tek bir zat tarafından bunun ne denli basite indirgendiğini görmek bizleri üzmekte, deyim yerindeyse kahretmektedir.

İki kelimeyi birebirine bağlayan yüzsüzlerin gazeteci geçindiği İstanbul gibi bir metropolde iki duble rakıya haber yaptığı günümüzde, her geçen gün artan naylon işadamı sayısıyla birlikte, içine edilen dernekçiliğide sorgular hale gedik…

Nasıl sorgulamayalımki!

Sorguladığımız birçok tabela ve cep derneklerinin başında bulunan birçok insanın içler acısı hallerini ve onların sözde dernekçiliğini sorgulamak gerekir elbette ancak, bunlardan önce şikâyet edilen durumun kaynağını sorgulamak gerekmezmi?

Geçen yazımdada belirttiğim üzere garson bulaşıkçı ve çamaşırcıları tenzih ederim… Öncelikle iki duble rakıya garsonu bulaşıkçıyı ve çamaşırcıyı işadamı ilan eden naylon gazetecilerin asıl orgulanması gerekenler olduğunu vurgulamak zorundayım.

Kuşkusuz bu meslekte bizden daha ileri olan yoldaşlarımız önünde saygı ile eğiliyoruz. Bugüne kadar hiçbir menfi çıkar gözetmeksizin Ardahan ve siviltoplum kuruluşları ağırlıklı olmak üzere metropolde yerele yönelik verdiğimiz haberlerde kimi zaman kişi ve kurumları şiddetle eleştirdik, kimi zaman yaptıkları hizmetleri takdir edip teşekkür ettik.

Eleştirel bazda verdiğimiz hizmetler bazen kırıcı olsada özür dilemeyi bilerek kırgınlık ve dargınlığın kalıcı olmamasına özen göstermeye çalıştık.

Bugüne kadar yaptıklarımızla ‘’Bizi anlayan anlamıştır’’ disturundan hareketle bazen cehalet ve bilgisizlikten kaynaklı kendinden emin gibi hissedilen bıyıkaltı tebessümler olsada bunları yok sayarak samimi duygularla ifade edilen küçücük tebessümleri teşekkür bilerek yolumuza devam ettik.

ARDA-FED’in son yaptığı etkinliklerden biri olan Ardahan’ın Kurtuluşu ve bölgede yapımına başlanan Hidroelektrik Santrallerinin Çevresel Etkileri konulu panele ek Erzurumlu Sanatçı Güler Duman konserini birebir izleyen ve yaşayan biri olarak bu konudaki eksiklikleri ve noksanlıkları eleştirel mahiyette dile getirdik…

Anlayan anlar anlamayan bildiklerini okumaya devam eder!

Sözkonusu haberimiz üzerine bazı tırışkadan gazeteciler sözümona Ardahan’ın yararına ARDA-FED’i koruma bahanesiyle bize saldırılarına şahit olmaktayız…

Bunların asıl çabaları, Ardahan’ın yararını gözetme ve bu anlamda ARDA-FED’i koruma ve kollamanın aksine kendileri gibi küçük, basit menfi çıkarlar sağlamak olduğunu ve çarkları bozulacak korkusuyla saldırılarını anlıyoruz elbette!

Bunların değil ki ARDA-FED konusunda, genel olarak K.A.I üçgeninde yeralan tüm S.T.K, teneke işadamları ve dernekler üzerinde balon etkisi yapmak suretiyle menfi çıkar sağladıklarını aslında bilmeyen yoktur… Bunların süregelen ve engellenemez taktik manevraları yüzünden en ciddi ve köklü derneklerin bile aldıkları darbeler neticesinde bir takım kararların günlerce alınamadığını veya alınan kararları bir takım insanların bireysel çıkarlarına hizmetle yürüdüğünü bilmiyor değiliz!

Eleştirilerimize tahammül edemeyen unsurların önlerine atılan birkaç kemikten güç aldıklarını biliyoruz ve bunları yakından izlemeye devam edeceğiz…

Gazeteci geçinip restoran artıklarından beslenmek suretiyle bitakım insanları bu toplumun başına işadamı, dernek başkanı, diye bela eden bu safralar ayıklanıncaya kadar mücadeleyi ilke edindik…

Ya gazeteciliği hakkıyla adam gibi yapacaklar, ya da tarihin karanlık delhizlerinde lanetle anılacaklardır…

**İlyas Yıldız'ın Yorumuna Gazeteci Yorumu
Sevgili Yıldız..
Öncelikle böyle bir yazı yazacak kadar olgunlaşmandan dolayı, en önemlisi geçte olsa bazı gerçekleri görmenden dolayı seni kutluyorum.
Çünkü hatırlarsan eğer benim buna benzer bir yazıma başta sen olmak üzere bugün senin bahsettiğin gazeteci kılıklılar çok kızmıştılar..
Ki; O yazımda adına 'Pığas' dediklerimin örneklerini sadece İstanbul'da değil, burada, yani Ardahan'da olduğu gibi ülkenin birçok yerinde olduğunu da dile getirmiştim..
Bak eğer takip ediyorsan ulusal dedikleri basının büyük bölümü de bugün bu hale gelmiş, bir kişinin ağzından çıkan bir kelimeyi her gün 8 sütün yaparak okurlara servis edip duruyorlar..
Neyse ki 'geçte olsa' gerçek anlamda gazetecilik yapanlar öyle yada böyle anlaşılıyor ya o da bir umuttur..
Sevgili Yıldız..
1994 Yılında İstanbul Cağaloğu'nda verdiğimiz gazetecilik örneği ile bahsettiğin kişi ve kurumları tanırken ve senin bugünkü sert eleştirin gibi eleştiriler yaptığımız için çokta sevilmemiş, hatta bugünkü gibi sivri dilli olarak algılanarak bu ayno tango ekibi tarafından dışlanmıştık. Ama orada senin bugün istediğin şekilde verdiğimiz mücadelede hiç geri atmamış, ısrarla yanlışların üzerine gitmiş ve pala bıyıklı iş adamı diye yutturanların gerçek yüznü ortaya dökmüş, onlara yalakalık yapanları okurun gözü önünde yerle bir etmiş ve bu sahada uzun süre kalmalarına engel olmuştuk..
Ancak başta Marmara depremi olmak üzere birçok olumsuz gelişmeler dolaysıyla İstanbul'u istemeyerekte olsa terk etmek zorunda kalınca bugün bahsettiğin tür gazeteciler, kıytırıktan iş adamları, dernekler, STK'lar maalesef alan bulmuş, boş sahada cırtık atmış, başta dernekçiliğin olmak üzere iş adamlığın, KAI'liğin, Ardahanlılığın içine etmiştirler.. GAZETECİ