İBADET BAHÇESİNİN GÜLÜ NAMAZ
Gönderen Fakir - Temmuz 21 2012 - 13:24:59
Yazarlarımızı okuyor musunuz?
İBADET BAHÇESİNİN GÜLÜ NAMAZ

Ardahan Namaz Rahmet ayının girmesiyle birlikte Yüce yaratıcının emirlerinden birisi olan Namaz konusunu ayet ve hadis-i şeriflerin ışığında anlatmak istiyorum. Yüce Allah namaz hakkında şöyle buyurmaktadır: " sen de aralarında bulunup kendilerine namaz kıldırdığın zaman onların bir kısmı seninle birlikte namaza dursun." (nisa,102). Bu konuda da efendimiz(sav) şöyle buyurmuşlardır: " kişinin başka biri ile kıldığı namaz, tek başına kıldığı namazdan daha parlak ve üstün derecelidir ki , iki kişi ile birlikte kıldığı namazda bir tek kişi ile birlikte kıldığı namazdan daha parlak ve üstün derecelidir. Cemaat ne kadar çok olursa Allah nezdinde daha sevimlidir."( müslim).
Namaz, dinin direği, iman ağacının en olgun meyvesidir. Ulu Allah'ın Mü'min kullarının önüne kurduğu zengin bir ziyafet sofrasıdır. Namaz, hele cemaatle birlikte camide kılındığı takdirde Allah'ın öz evine misafir olmak fırsatını veren bir ibadettir. Namaz, mü 'minin miracı, kalbe imansızlık zehri akıtan mikropların öldürücü ilacıdır. Namaz, amel defterlerinin en uzun sevap satırları ve amel terazisinin iyilik kefesine oturacak en ağır mükâfat kaynağıdır. Namaz, mü'minin etrafını çeviren ve şeytanın sokulmasını engelleyen iman kalesinin kat kat kayalarla örtülü hisarıdır. Her yeni rekatlık namaz bu kale duvarına yerleştirilen kayaların sayısını, dolayısıyla günden güne kalenin kalınlık ve sağlamlığını arttırır. Nihayet devamlı namaz kılan Müslümanın öyle bir günü gelir ki etrafını çeviren iman kalesinin azamet ve heybeti karşısında şeytan, korku ve ümitsizliğe düşerek onun semtine bile yaklaşacak cesareti içinde bulamaz olur. Namaz, Allah'ın o derece hoşuna giden mü'mine sevap kazandıran bir ibadettir ki; iki rekat hulusi kalp ile namaz kılan bir kula, Ulu Allah(c.c) şöyle seslenir: " ey kulum! Sen güçsüz aciz bir kulsun. Bununla birlikte yüreğinle karşımda durup benim rızam için iki rekat namaz kıldın. Ben ise sonsuz gücün sahibi ve kainatın çekip çeviren üstün iradenin malikiyim. Sıcak rahmetim, canlı - cansız bütün varlığa ateşe tutulan mum gibi eritebilecek derecede geniştir. Şüphen olmasın ki, acizliğine rağmen huzuruma dikilerek benim için kıldığın namazın karşılığını kat kat fazlasıyla en muhtaç anında sana verecek ve sen ölçüsüz bir sevince boğacağım. Sana hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği, hiçbir aklın alamayacağı ve hiçbir geniş muhayyilenin önünde canlandıramayacağı kadar bol, değerli ve çeşitli nimetler vereceğim. Ey kulum; cehennem ateşi sana haramdır; sen, cennetlik kullarımdan olacaksın. Ayrıca en sonunda ulu varlığımı görmek bahtiyarlığına erecek bir kulun kavuşabileceği derecelerin en yüksekliğine çıkacaksın. Ey kulum!... bütün bu rütbe ve nimetler senin öz hakkındır. Çünkü, varlığıma eş ve ortak koşanlar Allah diye bir aciz bir takım putlara taparken sen beni tanıdın, varlığı bir ve ortaksız bildin. Üstelik bu temiz ve eksiksiz imanını ibadetlerin en güzeli ile süslemek üzere huzuruma dikilerek benim hoşnutluğum uğruna namaz kıldın. Benim emrime uymak için dakikalarca ayakta dikilerek benim kelamımı okudun; bana olan saygını ifade etmek üzere önümde eğildin; nihayet benim karşımda haddini bilerek yerle bir oldun ve topraklara yüz sürdün; arkasından rahmet kapıma el açarak sıcak bir yüreğin dili ile bana dua ettin. Ey kulum!... iyi bilmelisin ki ben bütün insanları, hatta canlı- cansız bütün varlıkları işte senin yaptığın gibi beni tanısınlar ve ortaksız ululuğumu saygı dolu bir kalbin dili ile ifade etsinler diye yarattım. Bu namazla bana karşı yeterince ispat ettin. Elbette ki bende ne cömert bir yaratıcı olduğumu sana sırası geldikçe sana fazlasıyla ispat edeceğim." Buyuracaktır.
Yüce rabbim kıldığımız ve kılacağımız tüm namazlarımızı dergah-ı izzetinde kabul etsin.
Halis Hoca