SELAM OLSUN ARDAHAN'IMIN SESİ BASINIMA
Gönderen Fakir - Ocak 14 2013 - 20:18:36
SELAM OLSUN
ARDAHAN'IMIN SESİ BASINIMA/Şemsettin Şenel

Şemsettin Şenel Değerli basın, sevgili okuyucular;
Kusurum varsa af ola. Hatam da varsa özür dilerim.. Çünkü ben Ardahan sevdalısı bir öğretmenim. Hızımı kesmeye, tahakküm altına almaya kimsenin ne haddine ne de tehdidine tahammülü olmayan sivil toplumlar içerisinde mücadele veren, ne makam isteyen ne de görev, toplumuna ve milletine kendini adamış bir garip yoldaşım.
Geçenlerde bir yazı yazdım. Yazımda ne kimseyi kıracak ne de üzecek bir kelimeye yer vermedim. Ancak gördüm ki yazımı kendine doğru yorumlayacak. Birileri de olsa sorumlusu aslı değilim, olamaz da… Bu bir öz eleştiridir, sakın kimse yanlış anlamasın. Yazım tamamen bizim yöresel ve de bölgesel basınımızı onure ve de gurure etme amaçlıydı ki tamamen tersi tezatla karşılaştım. Üzüldüm, eleştirildim. Kaygım da yok, endişem de… Sadece dediğim "basına sahip çıkayım" anlamında, onları onure ederek katkı sunma anlamında bir şeyler yapalım. Diyeceksin ki niye? Ben de derim ki işte öyle… Biz federasyon da olsak, vakıf da, kültür evi de, dernek de ancak basın olmadan bir yere taşınmamız mümkün mü? Tabi ki hayır, olmaz da… Yazımda demiştim ki 'basına sahip çıkalım!' , 'destek olup katkı sunalım' . Ancak gel gör ki yarardan çok zarar verdik galiba. Ne kadar STK kurumları olsak da bizleri tanıtan kim? Basın. Basını arkasına alamayan toplumlar kendi varlığından söz etmekte yoksundurlar. Her zaman bunu derim. Basın bir milletin sesidir, onurudur, gururudur, tanıtımıdır. Basının tanımladığı hiçbir kuruluştan söz edilemez. Hatta kaile bile alınmaz. Bu anlamda biz iş adamı olarak hangi reklamı verdik, kaç kuruş sunduk? Biz dernek kurduk, yazdık, çizdik basına ne kadar para ayırdık? Biz vakıf bile olduk basına neler sunduk? Peki, soruyorum size bizi tanıtan yazan basın, eeh o zaman basının değirmenini döndüren su nereden gelir? Tabi ki bizlerden gelmelidir. E bizler de suları hep kendimize akıtırsak ne olur? Tabi ki olmaz; olsa da dönemeyen değirmenden kepek olur. Kepeği de kimse yemez ki… Yemediği için de bizi tanımaz.
İşte bu kadar gerçek ve acı açıklamalardan sonra kimseye söyleyecek söz bulamam. O zaman ne olur ne kimse bizi kaile alır ne söz eder ne de tanır. Burada bize ne düşer? Her zaman dediğim gibi federasyon, dernek, kültür evi, vakıf gelin birlik olalım güç oluşturalım. Basınla buluşup dayanışma gecesi yapalım.
Sesimizi Ardahan gündemine de ülke gündemine de oturtarak kükreyelim. Buradan basıncı kardeşlerime seslenerek derim ki; birbirimizi tamamlamak noktasında ya hep bir ya da hiç olalım!
Ya hep bir ve de bireysellikten kaçınarak etki altında kalmamak basın birliği oluşturalım. Bir gül ile yaz gelmez. Gelen yazdan da hayır olmaz.
Gün ola devran ola… Sözlerim gide yerini bula, tanımayanlara ibret ola. Ardahan Valisi'ne, Belediye Başkanı'na ve de bürokrasisine örnek ola. Ezilen, ümmetine sığınmış halkıma da şifa ola. Yolumuz açık, bahtımız da şen ola…
Saygılarımla.
Şemsettin Şenel
ARFED Eğitim Sekreteri