TOPRAK DA DOYURMAZ GÖZLERİNİ!...
Gönderen Fakir - Temmuz 26 2013 - 10:05:59
TOPRAK DA DOYURMAZ GÖZLERİNİ!...

Alper Akçam SIRA GELDİ KÖYLÜNÜN OTLAĞINA;
GECE YARISI ÇIKARILAN TORBA YASAYLA OTLAKLAR YENİDEN İMARA AÇILDI
Son yıllarda binlerce HES kurma, maden arama ruhsatı verildi; Anadolu’nun dereleri, dağları, ovaları, yerli-yabancı parababalarının yağmasına sunuldu. 12 Eylül 2010 tarihindeki Referandum ile yapısı değiştirilen yüksek mahkemelerin verdiği yürütme durdurmaların, ruhsat iptallerinin önüne geçilmiş, torba yasalarla mimar mühendis odalarının, anıtlar kurullarının denetim yetkileri ellerinden alınmıştı.
Yetmedi…
17 Ağustos 2011 tarihinde çıkartılan 648 sayılı KHK ile İmar Kanunu’na bir madde eklenerek, "Mera, yaylak ve kışlakların uygun görülen kısımlarının, tapuda Hazine adına tescillerinin yapılması ve kamu hizmetleri için gerekli olanlar dışındakilerin, talep sahiplerine bedeli karşılığında 29 yıla kadar tahsis edilmesine" olanak sağlanmıştı. Böylece, yağmalanan, beton yığınlarıyla kapatılıp halkın kullanımından kaçırılan, parası olanlara peşkeş çekilen kıyılara, HES’lerle zincir vurulup kurutulan derelere, ormanları kesilip siyanürle kirletilen dağlara, dinamitle dağıtılan kırlara, vadilere, köylünün hayvanını otlatarak karnını doyurduğu, köy ortak malı olan meralar da katılmıştı.

Her şeye karşın, yargıda yargıçlar vardı…29 Kasım 2012 tarihinde Anayasa Mahkemesi CHP’nin başvurusu ile kararnamenin ilgili iki hükmünü iptal etmişti.

Yılmadı “usta”lar… 13 Temmuz 2013 tarihinde çıkarılan, TMMOB’nin yetkilerini kaldıran torba yasaya meraların imara açılmasıyla ilgili gerekli hüküm de eklendi. Bu kez “29 yıllığına” kira karşılığı otlağa yapı kuracak olanların o yerleşim bölgesinde oturma koşulu da kaldırılmıştı.

Ye Memet ye!...

Anadolu köylüsünün toprakta özel mülk tanımayan kan kardeşlik, göçerlik tarihinden Osmanlı’nın “Beytülmali Müslimin” ortak malı olmuş, yoksul köylünün hayvanını otardığı, iyi kötü karnını doyurduğu otlaklar da iki sözden birini “Din – Allah – Kitap” olmaksızın etmeyen iktidar temsilcilerimizin “ustalık” manevralarına yem edildi… Aynı yasaya eklenen bir başka maddeyle köyde otlaklara kurulacak yapılara ruhsat da istenmeyecek.
RedHack tarafından ele geçirilip TBMM’ne taşınan ses kayıtlarıyla kanıtlanan, gazete haberlerine “AKP’li Ethem Sancak’ın Bakan Eker’e olan aşkı” olarak yansıyan gerçekler, iktidar partisi milletvekillerini etkileyemezdi elbette. Ethem Sancak, ilgili ses kayıtlarında şunları söylüyordu: “Çok şükür Tarım Bakanımız geçen ay çok büyük bir devrim gerçekleştirdi. Bence sessiz bir devrim. Ve merayı çitlenebilir hale getiren kanunu çıkarttılar. Bunu nasıl başardılar bilmiyorum ama anayasal bir sorundu. Ama yaptılar bunu sonuçta. Şimdi ben çok umutluyum. Bu kanun çıktıktan sonra petrolden de daha önemli zenginliğimiz olan meralarımız el birliğiyle işleriz. Bunları servete dönüştürürüz.
Sayın Bakan'a bir tarım gönüllüsü olarak şükran borçluyum."

Servetleri az gelmiş olmalı beyzadelerimizin. Yatları, katları, şehir caddelerinde askerlikten parayla ya da sahte raporla kaçmış çocuklarının altında terör estiren jipleri, gemicikleri yetmemiş…
“Durmak yok, yola devam”, meydanları doldurup alkışa da…

Zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış da, sonunda otlağı da elinden alınan züğürt karar versin artık bu devranın daha ne kadar süreceğine…
18 Temmuz 2013, Alper AKÇAM