Köylü ve çiftçinin sıkıntısı..
Gönderen Fakir - Nisan 17 2007 - 09:19:38
SİNEMADA GERÇEKLİK SORUNSALI/Dündür Aktaş


Köylü ve çiftçinin sosyal güvencelerine gelince. Köylünün, çiftçinin bir çoğu topraksız. Sosyal güvencesi yok. Hastalandıklarında hastanede rehin kalıyorlar. Binlerce sosyal güvencesiz insan yeşil kart çıkarıyor. İlaç bile alamadıkları görünmekte. Bunu başarsalar bile ceplerinden bir çok masraf yapıyorlar. Bir çoğunun parası olmadığı için borçlanıyorlar.
Köylüye, çiftçiye, tarıma, hayvancılıya destek vermek ülkeye zarar değil fayda getirir. Ülkede yetişen ürünlerin dışarıdan getirilmesi engellenirse ülke ekonomisine zarar değil yarar sağlar. Bu nasıl yapılır?
Köylüye, çiftçiye devlet desteği şart. Devlet ürünün ekiminden, satışına kadar üreticiye düşük faizle kredi vermeli ki üretici tefecinin eline düşmesin. Küçük çiftçilerin güçlerini bir araya getirmesi, maliyetin düşmesi için kooperatifleşme özendirilmeli, desteklemeli. Kooperatiflere tarım araçlarını ucuz kredi ile vermeli. Ülke içinde yeterli miktarda yetişen tarım ürünleri varken dışarıdan alınan tarım ürünlerinden yüksek vergi alınmalı. Tarım sigortası geliştirilmeli ve desteklenmeli. Çiftçilerin sosyal güvenceye kavuşması için çözüm bulunmalı. Tarıma dayalı sanayinin ürünlerin yetiştiği bölgelere kurulması için özendirme ve destek sağlanmalı. Hayvancılığı modern şekilde yapılması, et ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi için belli bölgelerde tesislerin kurulması teşvik edilmelidir.
Kadastro çalışmalarının bir an önce bitirilmesi, hazine arazisi, mera, orman ve tarım arazilerinin kesin olarak belirlenmeli, haritaya bağlanmalıdır. Meraların hayvancılığa, ormanların orman köylüsüne tahsisi sağlanmalıdır. Hangi bölgelerde hangi ürünler ekilecek belirlenip teşvik ve destek verilmelidir. Ormanlarım korunması, orman sanayiinin kurulması desteklenmelidir.
Böylece köyden kente göç önlendiği, çarpık kentleşmenin önüne geçildiği gibi, köye dönüş de özendirilmiş olacak işsizlik önlenecek, sanayi ve ekonomide dışa bağımlılık azalacaktır. Hatta tarımsal üretim ve sanayi geliştikçe dış satımlarda artacak, dış gelir çoğalacak döviz bulmak için emperyalist ülkelere, IMF ye boyun eğmek zorunda kalmayacağız.
Hepsinden önemlisi çiftçinin örgütlenmesi ve haklarını savunmak için birlikte hareket etmesi şart. Bunun için örgütü de hazır. Ziraat odaları bütün ülkede yaygın ve bütün çiftçilerin zorunlu olarak üye olduğu bir kurum. Ziraat oda yönetimlerine büyük toprak sahiplerini değil, kendileri gibi sıkıntı çeken, kendilerinin derdinden anlayan, dürüst kişileri seçmeli. Oda yönetimleri bünyelerinde uzman kişiler çalıştırmalı. Odalar ister devlet, ister özel sektör bazında çiftçilerin haklarını aramalı. Resmi bir devlet kurumu gibi değil, çiftçinin öz örgütü olduğunu unutmamalı. Çiftçiye, köylüye seminerler vermeli. Örgütlü olmanın, birlikte olmanın, kooperatifleşmenin yararları anlatılmalı. Tarım hakkında bilgilendirme toplantıları yapmalı.
Bütün bunlar yapılsa da her şeyin kısa sürede düzelmeyeceği, mücadelenin uzun ve sürekli olması gerektiği unutulmamalı. Çünkü karşıda zengin, üretim araçlarını elinde bulunduran, parasal durumdan güçlü, sayıları az olduğu için çıkarları doğrultusunda birlikte hareket edebilen, siyasi iktidara istediği kararları çoğu zaman aldırabilen, hatta dış ülkelerden güç ve kaynak sağlayabilen sermayenin olduğu unutulmamalı. Bu güçlere karşı, alın terini, emeğini korumak, hakkını alabilmek için örgütlü olmanın, birlikte hareket etmenin, işçi ve emekçilerle dayanışma içinde olmanın şart olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.
dundar_00@hotmail.com