SAĞ BİRLEŞTİ, YA SOL?
Gönderen Fakir - Mayıs 06 2007 - 17:00:44
SOLDA BİRLEŞME OLMAZSA!..

14 Nisan’da Ankara Tandoğan’da, 29 Nisan’da İstanbul Çağlayan’da, önceki gün Manisa’da, Çanakkale’de, Marmaris’te toplanan yüzbinler, önce şeriatçı tehlikeye dikkat çekiyor, sonra merkez sağ ve sola bağırıyor: “Birleşin!”
Merkez sağdaki DYP ve ANAP, bu mitingleri iyi okudu, birleşti.
Sağ erdi muradına, sol çıksın kerevetine.
***
Yüzbinler ve hatta milyonlar diyor ki:
“Sol birleşsin!”
Sol Türkiye'de neden birleşmeli?
Birleşmenin mantığı önce bir yaşam yasasına dayanıyor:
Sol birleşmezse yok olacak.
Varoluşunun güdüsüyle sol birleşmek zorunda.
Ya birleşmezse?
Yokoluşunun kör güdüsüyle solun parçalanması sürecek...
Anadolu insanının yazgısı bu ikilemin çözümlenmesine sıkı sıkıya bağlı.
Neden?
***
Çağdaş bir toplum olabilecek miyiz?
Türkiye Cumhuriyeti kurulurken bu hedef benimsendi, "çağdaş uygarlık düzeyine erişmek", 1923 Devrimi'nin amacıdır.
Peki, çağdaş ya da uygar bir toplum nasıl olur?
Önümüzdeki örnekler hangi ortak koşulları sergiliyor?
Avrupa 'ya baktığımızda dengelerini kurmuş toplumlar görüyoruz.
Demokratik düzenleri oturmuş, toplumsal adalet terazisi az çok dengelenmiş, laiklik bilinci tartışılamayacak kadar pekişmiş, nüfus artışı denetim altına alınmış, sınıflar arasında farklar azalmış, ortak yaşam biçimi oluşmuş...
Türkiye böyle mi?
Hayır!
Nüfus patlaması sürüyor, köyden kente göç hızlanıyor, "vahşi kapitalizm" yaşanıyor, demokrasi benimsenememiş, toplumsal adaletsizIik yoğun, laiklik tehlikede, şeriatçılık saldırıda, insan haklan tartışmalı, ortak yaşam biçimi oluşmamış, Ortadoğu ile Avrupa arasında bıçak sırtındayız.
Öyleyse Türkiye'de solun yapacağı çok iş var, Avrupa'daki soldan daha işlevsel bir solumuz olmalı.
***
Avrupa'da sol, 20'nci yüzyılın ilk çeyreğinde iki şık oldu: Komünistler ve sosyalistler. Her ikisinin de kökeni “Marksizm”di. Batı'da sosyalistlerin ve komünistlerin tartışması 1989'da noktalandı. Sovyetleriner'in çökmesi, çok şeyi değiştirdi.
Ya Türkiye'de?..
Ülkemizde Marksist kökenden kaynaklanan solun yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi'nin, önce "ortanınsolu", sonra "demokratiksol" ya da "sosyal demokrat sol" diye adlandırılan kendine özgü gelişmesi yaşandı.
Bugün Türkiye'de Marksist sol, kimi partide demokrat, kimi halen illegal örgütünde niteliğiyle sürüyor, bir ayrı dal oluşturuyor.
Marksist kökenden gelmeyen sol ise üç partiye bölündü:
CHP. DSP. SHP.
Hemen şu noktayı vurgulamak gerekir:
Marksizm ya da bilimsel sosyalizm, evrensel bir görüş olarak değerlerini koruyor, çağdaş insanın düşünme biçimini etkiliyor, üstünde Marks'ın damgası olmayan bir sol -hatta merkez sağ- partisi de sosyalizmin etkisinde rotasını belirlemek zorunda kalabiliyor. Ancak Batı'da demokrasinin kökleştiği toplumlarla Türkiye'yi birbirine karıştırmayalım. Avrupa'da bir merkez sağ partisi demokrattır, Türkiye'de adına merkez sağ denen parti demokrasiyi içine sindirebilmiş değil, amacı da meydanda...
Ülkemizde solun birleşmesi bu açıdan önemli, kaçınılmaz ve yaşamsal.
***
Çünkü Türkiye'de sol, demokrasiyi kurmak ve şeriatçılığı, darbeyi engellemek için birleşmek zorundadır. Laiklik düşmanlarına karşı durabilmek için birleşmek zorundadır.
Şeriat tehlikesine karşı birleşmek zorundadır.
Emeğin hakkını koruyabilmek için birleşmek zorundadır.
Solun Türkiye'deki işlevi, Batı'daki soldan çok daha değişik bir içerik taşıyor...
Avrupa'da ne şeriat tehlikesi var, ne 12 Eylül'ün "83 Rejimi" geçerlidir, ne demokrasiyi kurma davası gündemdedir ne de Batı'da emeğin hakkı Türkiye'deki gibi ayaklar altında çiğnenmektedir, ne de darbe sıkıntısı yaşanmaktadır. Avrupa'da sol bölünse ne yazar, birleşse ne yazar?
Batı'da sol ha muhalefette olmuş, ha iktidarda, ne fark eder?
Ama, bugün yaşananlara baktığımızda Türkiye’de solun birleşmesi kaçınılmaz gözüküyor.
Neden?
Neden olacak babam, şeriat tehlikesiyle ülke yüzyıllar öncesinin karanlığına sürükleniyor.
gumuspala_36@hotmail.com