SEVGİ BAĞLARI
Gönderen Fakir - Haziran 05 2007 - 09:47:14
SEVGİ BAĞLARI

Değerli dostlar, bilinirki insanlar doğarken neyazık ki birtakım tercihlerini yapma şansına maalesef sahip değiller.
Örneğin:anne-babasını seçmek gibi,
doğduğu ülkeyi seçmek gibi,
rengini seçmek gibi,
ve bir maalesef daha,doğmuş her yaştaki insanın da rüyasını seçme şansı yok.
İşte öykümüzde buradan başlıyor;
Tahsin,Hoçvanlı kalabalık bir ailenin bir ferdidir.Bölgedeki herhangi bir ailenin,herhangi bir ferdi gibi köy koşullarında yalın bir yaşam sürer.Komşu kasaba Posof'un üreticileri elde ettikleri (panta ve fruçları) yöreye özgü elma ve armutları kağnı arabasına yükledikleri gibi doğruca Hoçvan'ın köylerine getirip satarlardı;Fakat bir şartla,oda lor ve peynir karşılığında.Posof'ta meyve bol,Hoçvan'da da peynir bol.Dikkat edin buradaki önemli nokta arada tefeci yok,ek külfiyet yok dahası para yok.Hani şu insanın yaratıpta kölesi olduğu para.Peki ne var? Üreticilerin alın teri karşılığı olan ürün değiş-tokuşu,espirisi ise ''toli-toli'' yani bir kilo meyveye karşılık bir kilo peynir.
Hillesi,hurdası olmayan,ihtiyaca göre alınteri değerlendirmesi.Adeta bir komün yaşam örneği.
Bu örnek Tahsin,in hayatında iz bırakan olaylardan biri olmuştu.Ve tabi Tahsin mektepli olmuş epeyde yol almış birazda düşünmeye başlamıştır,araştırmıştır köklerini kuna-kinte misali,ama bulduramamışlar yolunu pembekol-karakol misali,ara vermiş kendince birsüre ve şehire göç etmiş köyün,köylünün bütün güzelliklerini ardında bırakarak.Çalışmış ve birazda palazlanınca başlamış şehirli küçük burjuva hayatını yaşamaya.Palazlanma dediysek hatırı sayılır bir palazlanma bu.Aradan geçen otuz yıl ,Tahsin şehirli,ailesi şehirli ve unutulmuş, belkide hafızasında bile silinmiş olan köyü-köylüsü ne hikmetse aklına geliveriyor biranda
(Değerli dostlar burada açtığım parağrafta hemen belirteyim öykü için,klasik türk filimlerinin çok kötü bir kopyası dediğinizi duyar gibiyim ama devamında göreceksiniz tazeliğini koruyan bir örnek olduğu için sizlerle paylaşma gereğini duydum.Aksine sabrınızı zorlama saygısızlığında değilim.)
Biranda aklına gelivermiş , çünkü Tahsin'i etrafındakiler pohpohlamışlar sen neden
milletvekilliğine aday olmuyorsun diye.Bu fikir Tahsin'in gururunu okşamış ve birazda havaya sokmuş.Şimdi birkez daha geçmişini düşünmeye,görüntüyü berraklaştırmaya çalışıyor ama eksik olan bir şey var galiba.Hoçvan otuz sene önce bırakılan yerde değil.Kadirşinaslığından,paylaşımcılığından hiçbir şey yitirmemiştir Tahsin efendi(ler) yukarıda da dedim ya yetişkin insanlarda rüyasını seçme şansına sahip değiller.
Böyle bir rüya olsada

Hikmet YILMAZ
hyhocvan@hotmail.com