Nerede o eski Göle?..
Gönderen Fakir - Temmuz 14 2007 - 09:36:21
NEREDE O ESKİ GÖLE?../Tuncer Dağ

Tuncer Dağ Bu yıl 12. Göle Kaşar Festivali yapılacaktır. Bu festival diğer yıllara göre biraz daha farklı olacak. Hareketli olacak ama kuru bir hareket olacak. Halk olacak ama halktan oy istemeye gelecek vekil adaylarının boy gösterisi de olacak.
Göle bu yıl şovmen konvoyuna birçok sövmen daha katacak. Festival olacak ama festivalı o aşamaya getiren insanlar olamayacak.
Yıl 1996 Kaymakam İsmail Çetinkaya, Belediye Başkanı Cengiz Öztürk, İstanbul Göle Dernek Başkanı Gunay Kaya ve Ankara Göle Dernek Başkanı Metin Demir. Bu dört Göle sevdalısı el ele verdiler bir ilke imza attılar. Göle’nin ismini her tarafa yaydılar. Gelecek yılların Göle’si için bir tohum serptiler. İstanbul ve Ankara’da seferber olan nice dernek başkanları, gününü yollarda geçiren nice kaymakamlar nice belediye başkanları. Bir tohum serptiler bu tohum yeşerdi meyve verdi. Ama şimdi sadece uzaktan bakar oldular. Her yıl ektikleri fidanın nasıl yeşerdiğini gelip görmeye çalıştılar. Geldiler ama sadece dışarıda bakabildiler. Bazen hiç gelemediler ama özlemini yaşadılar. Geldiklerinden ise kimisi şovmen dedi. Kimisi göçmen dedi. Kimisi bunların burada ne işi var dedi. Kimisi bunlar siyaset yapıyor dedi. Ama bunların hiç birisi doğru değildi. Sadece bir Göle aşkı vardı. Sadece bir Göle sevdası vardı onların gönlünde. Bazen hiç aranmadılar bile… Kendileri yinede “ver elini Göle” dediler. Ama Göle’ye gittiklerinde bir “hoş geldin” selamı bile alamadılar. Güneşin sıcağını tutan çadır onlara fazla görüldü. Ama onlar kırılmadılar. Göle için seferber olan bir Mahmut Toprak kabuğuna çekildi. Göle Dernek Başkanları uzaktan bakar oldular meyve veren ağaca. Dallarını kıranlarda, Şemasını bozanlarda şimdi bu ağacın gölgesinde serinlemekteler. Bu ağaç şimdi siyaset meydanı oldu. Bu ağaç şimdi ağaların, para babalarının güzergahi oldu. Bu ağaç şimdi “parayı veren düdüğü çalar” komedisi oldu.
Göle denildiğinde emeğin en kutsal değer olduğunu bir ilçe akla gelir.
Göle denildiğinde kapitalist güçlere karşı nam salan bir ilçe akla gelir.
Göle denildiğinde onurunu hiçbir şeye değişmeyen bir ilçe akla gelir.
Göle denildiğinde şan şeref akla gelir.
Göle denildiğinde 12 Eylül öncesi akla gelir.
Göle denildiğinde yurtseverlik akla gelir.
Göle denildiğinde antifaşizm akla gelir.
Göle denildiğinde Sırrı Atalaylar, Turgut Göleler, Kemal Kayalar akla gelir,
Göle denildiğinde Orhan Kaya’lar, Cemil Kırbayır’lar, Ahmet Güler’ler akla gelir.
Ben o Göle’yi çok özlüyorum.
Ben 12 Eylül öncesinin Gölesini özlüyorum
Ben 1996 yılının Gölesini özlüyorum .
Ben Göle’nin misafirperverliğini özlüyorum.
Ben o Göle’nin çocuğuyum.
Ne göçmenim, ne çantacıyım.
O Göle beni ben diye Gölenin çocuğu diye bağrına basmalı..
O Göle beni üvey evlat olarak görmemeli.
Nede olsa o yeşeren ağaca bir tas suda ben dökmüşüm.
tuncerdag75@hoıtmail.com