YAZIYORSAM SEBEBİ VAR
Kadinim, sevgili esim ..
Kadinim,
Bugün senin ve siz kadinlarin günüymüs, dün ve gelecek günler biz erkeklerinmiscesine ..
Sevgilim,
Bugün senin gününmüs, seni öpüp, seni sevmek için bir firsatmis ..
Kadinim,
Sen bakma bugünün sadece senin günün oldugunu söyleyenlere, benim senle yasadigim o güzel geçmiste kalan yillari ve gelecekteki yillarin, hep senin ve de benim senle olacagini unutmayarak ..
Sevgilim,
Kimi zaman kavga ettik, kimi zaman da öpüstük, ateslenip ölesiye sevistik, güldük, birlikte agladik ..
Bugün senin olsada, sen her gün benimsin, bir ömür boyu hem de ..
Kadinim,
Evimin diregi, çocuklarimin annesi, benim tek sirdasim ve de hayat arkadasimsin ..
Sevgilim,
Dün lise askiyla tanistik, bugün sevgiyle hayatlarimizi kaynastirdik..
Kimi zaman üzdük birbirimizi, kimi zaman çok sevdik, kavgalar ettik.
Hatta kizip, agladik, üzüldük ..
Ama ikimizinde yani sende, bende insandik, aramizda hiç bir ayrim olmaksizin birlikte yasadik..
Yasamaya, inadina ayrilmadan, depremlere, tüsinamilere, tipi, boran ve karlara karsi direndik ..
Hepte öyle olacagiz, kadin günün kutlarken, ve seni öperken ..
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58
ÖGÜT: ‘ÇAKIL’DAN KURTARMALIYIZ ..’
Gazetemizi ziyaret ederek, çalismalariyla ilgili bilgi veren Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt bugün kutlanan kadinlar günün de en önemli sorunlardan birinin de Ardahan ve yörede yasayan kadinin içinde bulundugu agir yasam kosullarinda kurtarilmasidir.
21. Yuz yilda halen sirtinda, yöresel agizla çakil denen omuzlukla, merkeplerin ardindan su tasiyan kadinin hakkini aramak, onun daha iyi bir yasam sürdürmesi için çare aranmalidir.
Bunun içinde suyu olmayan köyü birakmamak, alt yapisi bulunmayan sehirde kadini yasatmamak gerekir.’ dedi.
Ardahan Aricilar Birligi Baskani İlhan Evliyaoglu ile birlikte gazetemizi ziyaret ederek gazetemiz Yazi İsleri Müdürü Fakir Yilmaz ile görüsen CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt bölgede yasayan erkek gibi kadinin da ezildigine dikkat çekti. Partisinin bugün düznleyecegi kadinlar gününe davet ettigini belirtti.
**Ardahan isminde üniversiteyi red eden AKP’nin foyasi ortaya çikmistir ..
Gazetemizi ziyaret ederek çalismalariyla ilgili bilgi veren Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt kendisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verdigi ve geçen gün AKP’lilerin oylariyla red edilen, ‘Ardahan’a Ardahan isminde bir üniversitenin kurulmasi’ kanunun teklifinin gerçeklesip, yürülüge girmemesi AKP’lilerin foyasini ortaya çikarmistir.
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, ‘AKP’lilerin Ardahan’in bir çok sorunuyla ilgili oldugu gibi üniversite konusunda ne kadar samimiyetsiz oldugunu ortaya koyan bu gelisme tüm toplumun gözü önünde ortaya çikmistir.
CHP, MHP ve DTP’lilerin tam oy vererek, Ardahan’a Ardahan isminde bir üniversitenin kurulmasi için verilen kanun teklifine evet derlerken AKP’liler bunu red etmistirler.
Bu da, AKP’lilerin bölgeye bakisini ortaya koymus ve issizlikye, perisanlikla, göç ile karsi karsiya olan toplum ile nasil dalga geçtigini, Ardahan’a Ardahan isminde bir üniversitenin kurulmasi istegini oylariyla red ederek göstermistirler.’ dedi.
Gazetelerimizin ve sitemizin bögenin sorun ve sikintilarini gündeme getirmesi konusunda ortaya koydugu direnci bir okur, bir milletvekili olarak takdirle karsiladigini da belirten CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, ‘bunun Ardahan’i sevmek, Ardahan’a karsi sorumlulugun açik örnegidir. Keske herkes sizin gibi Ardahan ve Ardahanlilari bu kadar düsünüp, gündeme getirse, ekibinize tesekkür ediyorum.’ dedi.
Haber ekleme saati: 13.52-08/03/2008
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Erkek protokol kadinlar gününü kutladi ..
Kadinlar günü dolaysiyla tek resmi etkinligi yapan Ardahan Valiligi İl Sosyal Hizmetler Müdürlügü, Halk Egitim Toplanti Salonda düzenledigi toplantida erkek egemenligi hakimdi.
Protokolün büyük bölümünün erkeklerden olusmasi ve ön sirada oturtulmalari dolaysiyla kadinlar arka koltuklarda ve ayakta kalirlarken, durumu gören basin mensuplarinin fotograf makinalarinin flaslari yetkilileri uyardigi dikkat çekti.
Kadin gününe esiyle birlikte katilan Ardahan Vali Yardimcisi Halil Karbuz’un uyarisi üzerine devreye giren İl Sosyal Hizmetler Müdürü Erdal Nalbant görevlileri kadinlara yer bulmasi için emir verdigi görülürken çogu devlet dairesi yöneticisi olan erkeklerin ön sirada oturtulmasina ve kadinlara yer verdirilmemesine tepki gösteren bayanlar seslerini yükseltince bazi erkekler yerlerinde kalkarak kadinlara yer verdikleri gözlendi.
CHP Milletvekili Ensar Ögüt, Ardahan Belediye Baskani Ayhan Kara, AKP ve CHP İl Baskanlarinin da essiz katildiklari ve kadinlardan ön sirada oturdugu etkinlikte Kafkas Halk Oyunlari sergilendi, siirler okundu. Kadin Günün anlam ve önemini anlatan slayt gösterisi yapildi.
Gösterilen slaytta açilisinda Atatürk’ün portresi ve kadinlarla ilgili bir sözünün ardindan Hz. Muhammet’in kadinlarla ilgili Hadisleri ile kadinla ilgili güzel bir çok sözler görüldü.
Haber ekleme saati: 01.46-08/03/2008
Haber/Fotolar: Fakir Yilmaz/Ardahan
Erkek parti CHP: Kadinlari siyasete davet etti ..
8 Mart Dünya Emekçi Kadinlar Günü dolaysiyla bir etkinlik düzenleyen Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Örgütü Ardahanli kadinlari Kongre caddesi üzerinde bulunan Koç İs Hani’nda aldigi yeni binasinda konuk etti.
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt’ün de katildigi kadinlar günün de CHP Ardahan İl ve İlçe Örgütlerinin çalismalari kadinlara anlatildi.
Kadinin siyasette yer almasi gerektigini belirten CHP’lilerin son yaptiklari kongrede İl ve İlçe yönetimine bir kadini almayi unutmustular,
Yalçin Tastan’in İl Baskanligina getirildigi kongre ardindan yerel basin, ‘En erkek parti CHP’ diye haber yapip konuyu gündeme getirmisti.
Haber ekleme saati: 13.25-08/03/2008
Haber/Foto: S. Dogu Yilmaz/Ardahan
DTP’li Kadinlar Alanlarda Seslendiler:
‘Türk ve Kürt Analar Artik Aglamasin’
8 Mart Dünya Emekçi Kadinlar Günü tüm dünyada oldugu gibi Ardahan’da da çesitli etkinliklerle kutlaniyor.
Ardahan’da ki ilk kutlama Demokratik Toplum Partisi Ardahan İl Örgütünce bir araya getirilen kadinlarca İnönü caddesi ile Kongre caddesinin birlestigi alanda Şehir Kulübü önünde kutlandi.
‘Edi bese’ , ‘Analar aglamasin’, ‘Operasyonlar Durdurulsun’, ‘AKP sasirma, bizi daga tasirma’ , ‘Türk ve Kür Analar Artik Aglamsin’ , ‘Katil Erdogan’ , ‘Biji Serok APO, Dise Dis, Kana kan seninleyiz Öcalan’ sloganlari esliginde eylem yapan DTP’liler savas degil, baris istediklerini belirttiler.
Basin açiklamalarin Dünya Kadin Emekçilerinin tarihi gelisimini de okuyan DTP’li kadinlar daha sonra olaysiz dagildilar.
Haber ekleme saati: 13..05-08/03/2008
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Kadiniz, ama kendimize güvenimiz yok ../Sevinç DENİZ İÇÖZ
Tüm kadinlarin toplum içerisinde birtakim sorunlarinin oldugu biliniyor.
Kadinlar gününü sadece 8 Mart olarak degerlendirilmemesi gerekir.
Çünkü bütün kadinlar senenin 365 günü toplum içerisinde yasamlarini sürdürüyor ve en önemli görevleri üstleniyorlar. İçinde bulundugumuz toplum öyle bir hal aldi ki kadinlarimiz kendi varliklarindan habersiz hale geldiler. Gerek esleri, gerekse çevresindeki insanlar tarafindan yeterince dikkate alinmaz oldular. Özellikle bölgemizde çok sayida bulunan ev kadinlari bu dünyanin en zor görevlerini icra etmelerine ragmen ne bir sosyal güvenceleri, nede emeklerinin karsiligini hiçbir sekilde alamaz hale geldiler.
Bunun nedeni tabi ki ekonomik sorunlardir.
Çünkü ekonomik durumu çok iyi olmayan aile bireyleri bu durumlarini düzeltebilmek için kendilerini çalisma hayatina, günlük kosusturmalara kaptirdiklari için birbirlerine ilgi ve alaka gösteremez hale geldiler.
Ne yazik ki bu kaçinilmaz bir gerçek.
8 Mart bu dünyanin tüm yükünü çeken, hiç unutulmamasi aksine her seyden daha çok hatirlanilmasi gereken biz kadinlarin senede bir gün olsun hatirlanmamiza vesile oldugunu düsünüyorum. Tabi ki bununda tüm sorumlusu yinede biz kadinlariz.
Çünkü bütün yükleri ve sorumluklari hiç kendimizi düsünmeden, sürekli yasamimizi baskalarina adayarak yerine getirmeye çalisiyoruz. Bu nedenle kendi varligimizdan habersiz hale geliyoruz.
Her bireyi yasama hazirlayan, örfleri, ananeleri, adetleri ilk ögreten biz kadinlariz. Bizler çocuklarimizi yetistirirken bunlara dikkat etmemiz gerekir. Paylasmayi, saygiyi, sevgiyi, hosgörüyü, hatirlamayi, hayatin sadece para kazanmak ve çalismaktan ibaret olmadigini ögretmemiz gerekir. İste bunu yapabilirsek çocuklarimizi hayata bu bakis açisiyla hazirlayabilirsek o zaman biz kadinlar senede bir gün degil her gün hatirlanir ve her gün hak ettigimiz degeri görürüz.
Türk toplumunda biz kadinlarin genel olarak kendimize güvenimiz yoktur. Bununda baslica sebebi biz kadinlarin çesitli sosyal faaliyetlere katilmamamiz, kendi düsüncelerimizi dile getirip hak ve özgürlüklerimizi aramamamizdir.
Bu konuda çalismalar yapan çesitli kurum ve kuruluslar mevcuttur. Fakat dogunun diger bölgelerinde oldugu gibi bizim bölgemizde de bunlar yeterli seviyede degildir. Bu kurum ve kuruslarin sayilarinin ve faaliyetlerinin artirilmasi gerekmektedir.
Burada ki görev ve sorumluluk bölgemizin yönetiminde bulunan Valiligimize, Belediyemize ve önde gelen is dünyasi yöneticilerine düsmektedir. Onlar bizlere bu imkanlari saglamali, bizlerinde bunlara katilmamiz, sahiplenmemiz ve devamliligini saglamamiz gerekmektedir.
Böylece biz kadinlar toplum içerisinde ne kadar önemli bir yere sahip oldugumuzu, bu dünyanin sadece erkekler üzerine kurulu olmadigini ve ilk ögretmenin anne oldugunun farkina varabiliriz.
Bu arada erkek okurlarimiz alinmayin amacim sizleri dislamak veya gereksiz oldugunuzu vurgulamak degil. Tabi ki sizler olmadan bizler, bizler olmadan da sizler bir anlam tasiyamayiz. Biliyorsunuz ki her basarili erkegin arkasinda bir kadin, her basarili kadinin arkasinda da bir erkek muhakkak vardir ..
Sevinç Sürücü Kursu Kurucu Müdürü
SEVİNÇ SÜRÜCÜ KURSU
www.sevincsurucukursu.com
Bu gün 8 Mart
Bu gün Dünya emekçi kadinlar günü.
Bu gün; ayni zamanda Nevyork’lu emekçi kadinlardan, Clara Zetkin’lere,Rosa Luxemburg’dan Leyla Kasim’lara,Necla’lardan Zilan’lara ,Berivan’lardan Zekiye’lere kadar,ulusal,sinifsal ve cinsel sömürüye karsi, canlarini bedel olarak ödeyen daha nice kadin kahramani anma ve mücadelelerine sahip çikma günüdür.
Eminim ki,bütün engelleme ve zorbaliklara karsin,bugünde kadinlar, yine kendi renkleri ve özgürlük siarlariyla meydanlarda olacak.O temiz,duru yürekleriyle her türlü sömürüye ve zulme karsi haykiracaklar.”Savaslara son,barisa evet” diyecekler.
Çünkü,savastan en çok etkilenen kadinlardir.Esini,evladini,kardesini yitiren,savas sürdükçe de yitirecek olan yine onlardir.
Belki yine coplanacaklar.Belki bedenlerine tazyikli sular sikilacak.Belki de üzerilerine gaz bombalari atilacak.Ama,susmayacaklar.Çünkü; onlar birer anne,birer es, birer kardestir.Üreten,doguran,büyüten onlardir.Dolayisiyla, yasatacak ve yasamalari için hiçbir fedakarliktan kaçinmayacak olanlar, yine en basta onlar olacaktir.
Bunun için haykiracaklar. Özgürlüklerini ve geleceklerini haykiracaklar.
Kendilerini yok sayanlarin,meta gibi görenlerin yüzüne, bir kere daha, samar gibi inecekler.
Ayrimlarin yasanmadigi,savassiz zulümsüz bir gelecek dilegiyle,bütün kadinlarin bu anlamli günlerini kutluyor,saygilar sunarak, mücadelelerinde basarilar diliyorum. BAHATTİN KILIÇ
berkantrast@hotmail.com
Kadinlar erkegin denetiminde olmamali ../Nezaket Sevli
Her ülkenin her toplumun kadina bakis açisi farklidir.
İlkel toplumdan baslayip, kapitalist topluma kadar kadina bakis açisi bir kültür olayidir.
Bazi toplumlarda kültürü algilamak ve hayata geçirmek zor bir kavramdir.
Sadece 8 Mart’a kadinlari hatirlamak günümüzün çagdas dedigimiz ne insanina nede toplumuna yakismiyor ..
Demokratik yasalarda her ne kadar kadina yasal haklar verilmis ise de, erkeklerin yada toplumlarin kadina tüm haklarinin verilecegi anlamina gelmiyor.
Yasalarin kadina verdigi, önce insan sonra kadin haklarinin aile reisi dedikleri erkekler tarafindan zorla dayatmayla kadinlarin üzerinde siddet kulanilarak tekrar aliniyor ..
Bu haklarinin verilmemesinin en önemli nedenlerden bir taneside, erkek egomanyasinin bitecegi korkusudur.
Oysa kadinla erkek arasinda sadece biyolojik fark vardir.
Bir toplumun kimlik bilinci o toplumun kültürüyle baglantilidir.
Geleneksel feodal toplumlarda kadinlarin ezilmesi ve sömürülmesi
kaçinilmazdir.
Dünyanin geneline baktigimizda, emek gücünü karsiliksiz
üreten ev kadinlaridir.
Bu kadinlarin baski ve ezilme ortaminda çikmalari için politik bilinçmelerinin artmasi gerekiyor.
Egitim taslaginin temeli kadin sorunudur.
Kadinlarin ülke ve toplumlarin politik durumlarini erkeklerle beraber tartisma ortamlarinin ve zeminlerinin olusturulmasi lazim.
Özgür ve demokratik toplumlarda hiç bir kadinin yönetimi bir erkegin denetiminde ve idaresinde olmamasi gerekiyor.
nede-duvar@hotmail.com
8 MART../Gümüspala Kortag
8 Mart Dünya Emekçi Kadinlar Günü nedeniyle bir yazi yazmak için bilgisayarin basina geçtim. Sonra, geçen yil ayni gün yazdigim yaziyi animsadim.
Düsündüm:
“Ne degismis ki, geçen yildan bu yila?”
Bir sey degismedigine göre, ayni yaziyi yeniden (affiniza siginarak) siz okurlara sunmanin sakincasi olmadigini düsündüm.
***
Cindy Jackson’in babasi köylü kilikliymis, kaba saba bir görüntüsü varmis, kizi gören:
“Aaaaa… diyormus, babana ne çok benziyorsun!”
Deli oluyormus Cindy.
Gel zaman git zaman, babasi ölmüs, Cindy’ye yüklü bir miras birakmis. Aynada kendine bakamayan kiz, eline geçen bütün parayi güzellesmek ugruna harcamis. Estetik ameliyat için 18 kez biçak altina yatmis, iki kez burnunu yaptirmis, memelerini kaldirtmis, yüzünü gerdirmis, göz kenarlarini, dudaklarini düzeltmis, kalçasini sisirmis…
Akla hayale ne geliyorsa hepsini denedikten geçmis aynanin karsisina:
“Ayna ayna, söyle bana; benden güzeli var mi?”
***
Bir gazetede okudugum Cindy Jackson’in öyküsü ilginç!
Yazinin basligi da çarpici:
“Kendisini yeniden yaratan kadin!”
***
Dünyamiz çeliskili.
Kimisi acindan ölüyor, güzellik müzelik düsünmeye vakti yok. Kimisi de sabahtan ayna karsisina geçip, aksama degin kendisiyle ugrasiyor.
Ömrün kisaligi, gençligin uçuculugu, her seyin geçiciligi kimseyi irgalamiyor, ille de begenilmek tutkusu kadini yakip kavuruyor.
Gelecekte bütün bunlar fasa fiso olacak. Ismarlama insanlarin dünyasina az bir sey kaldi.
Nasil bir bebek istiyoruz?
Sarisin mi?
Esmer mi?
Gözleri ne renk olsun?
Boyu posu, eli ayagi, beli gögsü, kasi burnu istege göre “dizayn” edilip tezgahlanacak.
3’üncü binyilin ortalarinda 21’nci yüzyilin tarihi kahkahalarla okunacak.
Sarisin Cermen irkinin üstünlügü ugruna Avrupa’da 40 milyon İnsani yok eden bir savasin bayragini açan Hitler’in ilkelligini, gelecek kusaklar, magara adamiyla es tutacaklar. Güzellik tutkusu ugruna aynalarin karsisinda kahrolup, ameliyat odalarinda biçak altina yatan kadinlara gülünüp aglanacak bir gelecegin tohumlari bugünden atildi.
***
Ülkemizde iki asiri ucun çaprazinda çarmiha mihlanmis kadinlar görüyoruz.
İki kadini iki sözcük vurguluyor:
“Tesettür.”
Ve
“Teshir.”
Günah korkusuyla kendisini çuvala sokup, çarsafa giren kadinlar çogaliyor.
Güzelligini çirilçiplak sergileyip, para kazanan kadinlar da çogaliyor.
İkisi de erkegin marifeti!
Kadini çuvala sokan da erkek, kadini soyup pazarlayan da erkek!
Bütün dünyada kadin gün geçtikçe metalasiyor. Bir derginin kapaginda, bir filmde ya da televizyon ekraninda kadin satmak iyi para getiriyor, ama kadinda “tesettür”ü kural olarak geçerli kilan da erkegin buyurganligi degil mi?
Kadinin insanlasmasinda karsisina çikan düsman, erkegin ta kendisi mi?
Öyleyse feministlere kim öfkelenebilir?
***
Bilimsel ve teknolojik devrim gerçeklestikçe, bebek daha dogmadan bedeni yontuldukça, insanin gelecegi ana karninda saptandikça, güzellik dogallastikça, çiplaklik kisinin gözünde siradanlasip seks pazarinda anlamini yitirdikçe, toplumda kadin yasama katilip erkekle esitlendikçe, birey ekonomik özgürlüge kadin-erkek ayrimi gözetilmeden kavustukça, gelecegin dünyasi gerçeklesecek.
21’inci yüzyilda kadini ya “tesettür”e ya “teshir”e zorlayan kosullar asilmadan kim uygarliktan söz edebilir?
Adina “piyasa” denen ilkellikle, kadin metalastikça, erkek de özgürlügünü yitiriyor.
***
Bugün 7 Mart.
Yarin ne?
8 Mart.
8 Mart, Dünya Emekçi Kadinlar Günü degil mi?
Dün kadini sömürüden kurtaran emekçi kadina, bugün kadini metalasmaktan ve kölelikten kurtarmak için yine is düsüyor.
Yazimi, Güven Dogruyol dostumdan gelen bir siirle bitirmek istiyorum:
KADINLARIMIZA
Artik ne elma var öykünüzde,
Ne de Havva
Saçlarindan sürüklenen
Köleler de degilsiniz.
Adiniz Afrodit ya da Ayse
Ne fark eder
Yeterince ezildiniz.
Siz fabrikada sartel,
Makine önünde alin teri,
Siz harmanda sari toprak,
Arida ogul,
Sevda da türkü.
Ve siz;
Avrupali, Asyali, Uzakdogulu
Tüfekte mermi,
Tetikte parmak,
Dügünde halay basi.
Gün oldu
Bin hüzünle yazildi adlariniz
Analik defterine.
Gün oldu
İslendi asklariniz
Oyali mendillere.
Şiirdi, öyküydü yasam,
Ve siz;
Hep vardiniz.
Şimdi, yapayalniz bende
Bir tek soru var.
Bu susmak niye?
Degil mi ki yasamin yarisi sizin,
Kavganin yarisi da sizin hakkiniz.
gumuspala_36@hotmail.com
**Geçmis Günlerin Haberlerini Okumak İçin Alttaki DEVAM lari tiklayin ..