.jpg)
.jpg)
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar
TEMPO TV’de
canlı olarak sunduğu
‘Gazetecilerle Gündem’
sizde konuksunuz..
YERELDEN ULUSALAGAZETECİLİK
CUMHURİYET MESAJLARINIZ..
Bunun en bariz örneği ülkenin kuruluşunda 1. ve 2. Ardahan Kongreleri yapan ve Atatürk’ün başkanlığını yaptığı Türkiye Hükûmet diğer adıyla I. İnönü Hükûmeti adlı hükümeten önce ilk hükümet olan Cenûb-i Garbî Kafkas Hükûmet-i kurulan Ardahan’da birer gün ara ile yapılan iki etkinikte göründü.
Ardahan’ıun Göle ilçesinde AK Parti’nin tam kadro destek verdiği İsrail’i kınama mitinginden sonra Ardahan ve ilçelerinde kutlanan ve CHP’nin tam destek verdiği cumhuriyet bayramı renkli görüntülere sahne oldu.
Ardahan’da Filistin, Çıldır’da Azerbaycan,
Posof’ta Üç Hilal Bayrağı!
Cumhur olan halkın başta siyasiler olmak üzere toplum önderi denenlerin yanlış söylemleri dolayısıyla nasıl olup kamplara ayrıldığının en açık örneği de 96 bin nüfuslu bir kentte aynı günlerde düzenlenen etkinlikler de herkesin ayrı bir telden çalmasıydı.
Çünkü kendi dertleri başını almış giderken ses çıkarmayan bir grup sağlıkçının İsrail’i kınamak için düzenlediği basın toplantısında Türk Bayrağından büyük Filistin bayrağı açtıkları görünen Ardahan’da aynı günler içinde Çıldır’da Cumhuriyet etkinlikleri Türk ve Azerbaycan bayrakları eşliğinde yapılırken Ardahan’ın diğer sınır ilçesi Posof’ta Ülkü Ocakları Şübesinde üç hilalli bayrak açtılar.
ANKARA PATLAMIŞ!..
Masa başında oturup, gazetecilik yarışmasında bir haberimle Jüri Özel Ödülünü aldığım eski adı ‘Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’ olan bugün havuz medyanın vanası haline gelen Cumhur Başkanlığı İletişim Başkanlığı olan kurumun kontrolündeki ajansların haberleriyle beslenen ve ülke gündemini tuttuklarını sanan gazetecilerin burunlarının dibinde olmasa da Bolu dağının dibindeki tünelin bir gözünün neden aylardır kapalı olduğunu kimse sormaz..
Ve aynı gazeteciler yani ünlü, ünsüz basın ve yayıncılarının ‘deprem paraları nerede?’ diye sorulduğunda “yol, köprü, tünel yaptık” diyen hükümetin ulaştırma bakanlığını sorgulamaya bile çekindiği ülkenin başkenti Ankara’nın arka mahallelerinin patladığından da bi haber.
Gerçi aynı basın yayın, ‘Ankara’nın merkezinde hem de meclisin yanı başındaki güvenlikten sorumlu İçişleri bakanlığının önünde nasıl olur da bomba patlar?’ diye soramadı bile.
Çünkü ana vanadan akan reklam kaynakları, resmi ilanları kesilir, küçük bir eleştiri haber hemen ‘dezenformasyon’ denerek fırçalanmanın korkusunu yaşar ondan..
Evet aynı zamanda Jandarma Genel Komutanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Genel Kurmay başta olmak üzere bir çok resmi kurumun bulunduğu başkent Ankara’nın orta yerinde patlayan ve insansız hava araçlarının okyanus ötesinden gelen çuvalcılarca düşürülmesine neden olan uçakları Suriye ile Irak’a gönderen bombadan ziyade terörist yaftası yememek adına ben de o bomba ve patlamadan bahsetmeyeceğim..
Çünkü benim anlatacağım bombalar beton sığınak yaptıkları söylenen çimento fabrikalarını yıkan bombalar değil.. Yani benim bahsedeceğim bomba doğaya dikilen, birilerine bolca rant getiren beton bombalar olacak.
Ve benim anlatacağım bu beton bombalar 22 yıldır ülke ekonomisini betona bağladığı söylenen sadece iktidarın değil, aynı iktidarı İstanbul’u betona çevirmekle suçlayan muhalefet belediyelerinin elinde patlamış olan betoncuk bombalarıdır.
Aralarında aylardır onarıma alınıp ta bir türlü açılamayan Bolu dağı tünelinin bir gözü gibi Ulgar, Mozoret ve Sahara tünellerini bekleyen, Ardahanlı hemşerim Ertan Çelik’in de bulunduğu müteahhitlerin dadandığı Başkent Ankara’nın arka mahalleleri olarak bilinen tarım alanlarının yanı sıra dağ, tepenin özür dilenen İstanbul gibi hızla betonlaştığını görüyordum..
Hem de Ardahan’daki kuyumcu dükkanlarını kapatıp çuvallara doldurdukları altınlarla geldikleri başkentte müteahhit olanlarca ve bu müteahhitlerin hemşerimin soy ismi gibi çelik konstrüksiyon ağırlıklı devasa binalar diktiklerini çok yakından gördüğümde CHP’li büyükşehir belediyenin yönetiminde olan o mahallelerde şehir planına da rastlayamadım.
Çünkü adeta kapkaç misali yapanın yaptırana rant kazandırdığı tarım arazilerinin üstüne dikilen betonların, şehirden çok bombaların patlatarak sağa sola savurduğu molozlar misali sözde yeni yerleşim alanları açılmış başkent Ankara’nın arka mahallelerinde.
Ve bu mahallelerinde alt yapıdan yoksun, gelişi güzel açılan sinyalizasyonuz patlak yollarında trafik allak bullak olurken sokak lambaları olmayan aynı sırat köprüsü gibi bu yollardan geçen araçların birbirine sürtünmemek için çabaladıklarını görüyordum bahtı kara denen başkent Ankara’nın arka mahallerinde..
Kapkaççı müteahhitlerin gelişi güzel oluşturduğu ama satış reklamlarında ‘Otoban yanından geçiyor’ diyerek rantlarına rant attıklarını da anladığım başkentin arka mahallerini sizde gördünüz mü? Yoksa orada yaşamanız var mı?
Bilmem ama Ankara’dan İstanbul’a dönmek için navigasyonu dinleyip, buralara düşen benim gibilerinin buralara düşüp, bir an önce çıkmak isteyenlerin çevre yoluna değil, daha yeni zamlanan ama yerel seçim geliyor korkusuyla geri alınan ama bir kaç aya geri dönecek olan zamları bekleyen otobana ancak can atılabiliyor, ‘Gelişen, büyüyen Ankara’nın yeni şehirleri, mahalleleri’ diye yutturulan ama beton bombalarla darma dağın edilmiş olan başkentin tarım alanlarının betonlaştığı arka mahalleleri..
arşiv haber/yorumlar 19.08.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar


en yeni makele
LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK
YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..

**Levent Gültekin Bayrami annemle geçirmek üzere Ardahan’a gittim. Ardahan’in bir ilçesinde gördügüm can sikici tabloyu sizinle paylasmak niyetindeyim. Doguya her gittigimde Türkiye ile alakali karamsarligimin biraz daha arttigini görüyorum. Gerçekten de, görüp duyduklarim insani dert sahibi yapar. Sorun çok. Fakat ikisi var ki beni gerçekten hayrete düsürdü. Üstelik bu iki sorunun yasandigi sektörler de AK Parti’nin en çok yatirim yaptigi alanlar. Gözlemlerime geçmeden önce kaldigim ilçeyle alakali birkaç bilgi vermek istiyorum. Bahsettigim ilçe, köyleri ile beraber yaklasik 38 bin nüfusa sahip. AK Parti’nin oy orani da yüzde 50’nin üzerinde. Tek bir gazete bayii var. Bayideki arkadas ile gazete satislari üzerine biraz sohbet ettik. Dikkat: Yaklasik 30 bin insanin gazete ihtiyacini karsilayan tek bayiden söz ediyoruz. Bu bayide günlük ortalama su: Posta 80, Sözcü 40, Hürriyet 14, Habertürk 12, Sabah 11, Milliyet 9, Taraf 3 satiyor, Star ise hiç satmiyor. Yeni Şafak bu bayiye gelmiyormus bile. Zaman gazetesi bayide hiç satilmiyor ama abone sistemi ile dagitiliyor, onun için listede yok. Gazetelerin tirajlarina bakinca, medyanin gündemi ile buradaki halkin gündeminin ne kadar farkli oldugunu da görüyorsunuz. Bu ilçeyi, özellikle de köylerini her ziyaret ettigimde bir çagdan çikip baska bir çaga gittigimi hissediyorum. İnsanlarin ilgisi, beklentisi, öncelikleri, arzulari, mutluluklari ,dertleri o kadar farkli ki sasirmaktan kendinizi alamiyorsunuz. Beni en çok da AK Parti’nin ‘maddi olarak’ en çok yatirim yaptigi egitim alaninda gördüklerim üzdü. Kabul etmek gerek: AK Parti maddi, rakamlarla ifade edilebilecek, gözle görünür büyük hizmetler götürmüs. Mesela bundan 10 yil önce ilçe merkezinde 2 adet lise varken simdi İmam Hatip, Anadolu lisesi, Meslek lisesi dahil yedi adet lise olmus. Okullar artmis, siniflar yenilenmis, ögretmen sayisi bir hayli fazla. Buna ragmen Ardahan’in üniversitedeki basari siralamasi 10 yil öncesine göre bir milim degismemis. Hala basari siralamasinda en sonlarinda. Kiminle konustuysam, okul sayisinin artmasinin egitim kalitesine neredeyse hiç etkisi olmadigini söylüyor. Diger taraftan, köylerdeki tablo tam bir felaket. Gözünüzde söyle canlandirin: Bir sinif, bu sinifta 20 ögrenci, ögrencilerden 4 tanesi 1. sinif, 6 tanesi 2. sinif, 5 tanesi 3. sinif… Karma bir derslik. Köyün bir tek ögretmeni var. Kar yagdiginda, yollar kapandiginda, günlerce gidemedigi oluyor. Ardahan ögretmenlerin dönem içerisinde raporlu izin kullanma oraninin en yüksek oldugu il. Yeni atanan genç ögretmen hayat sartlarina ayak uyduramayinca çesitli gerekçelerle zamaninin büyük kismini il disinda geçiriyor. Böyle olunca da o köydeki farkli siniflarda fakat tek derslikteki 20 ögrencinin halini siz düsünün. Bu egitimle nereye varacagini da. Egitimdeki bu tablo beni gerçekten büyük bir karamsarliga itti. Çünkü bölgede genel olarak böyleymis. İstanbul’da konustugumuz meselelerin hacmine, Türkiye’ye atfettigimiz büyüklüge bakinca, bu sorunun çözülemiyor olmasina anlam vermek mümkün degil. Diger bir vahim tablo: Tarim politikalarinin açtigi yaralar. Doguya gidince, tarim bakaninin gerçekten hiçbir is yapmadigini daha rahat görüyorsunuz. Yaptigi bir ‘icraat’ var, onu birazdan anlatacagim. Üzülerek belirteyim ki 15 yil önce Ardahan’da tarim nasilsa aynen duruyor. Hatta dada geriye gittigini söyleyebilirim. Tas devrinden kalma yöntemlerle tarima devam ediliyor. Dogrusu uzun yillardir Basbakan Erdogan’in Mehdi Eker’de ne buldugunu, bu kadar mutlak basarisizliga niçin katlandigini anlamiyorum. Sanirim Mehdi Eker’in en büyük avantaji Diyarbakir milletvekili olmasi. Diyarbakir stratejik olarak bir bakanligi hak ettigi için Tayyip bey iki dönemdir Diyarbakir’in hatirina onu bakan yapiyor. Tarim bakanliginin belki de iyi niyetle baslattigi ‘Dogrudan Ürün Destekleme Programi’ çalismasi var. Diyelim ki 20 dönüm bir tarlaniz var. Bunu beyan ediyorsunuz ve bu yil 20 dönüm tarlaniza arpa, bugday veyahut baska birsey ektiginizi bildiriyorsunuz. Bakanligin yerel mühendislerinin tespiti sonucu size karsiliksiz 3.000 TL ödeniyor. Bu her yil böyle.. Bu sistemin çalismadigi, istismar edildigi artik herkesçe biliniyor. Çünkü birçok kisinin o mühendislerle isbirligi yaparak olayi manipüle ettigi söyleniyor. Getirilen bu ‘yeniligin’ istismar edildigi, amacina uygun olarak yürümedigi bilindigi halde bu destek, oy kaybi olur diye kaldirilamiyor. Tarim bakaninin getirdigi tek yenilik bu. Karsiliksiz para dagitmak.. Büyük hizmetler de yok degil. Bütün köylere, hatta evlerin içine kadar su götürülmüs. Birçok köyün içindeki yollar bile parke döseli. Yapilan okullari, hastaneleri, yollari, görmemek için ahlaktan yoksun olmak lazim. Fakat bunca icraat, bunca yenilik, bunca harcanan para insanlarin yasam standardini, bilincini bir milim artirmamis. Şehirler, köyler, ilçeler hala harabe görüntüsünde. Eskiden beri dile getirdigim ‘insana yatirim yapilmiyor’ tespitimin dogrulugunu bütün çiplakligiyla burada bir kez daha gördüm. İnsanin ‘bilinç düzeyini’ yükseltmeyi öncelik yapmayan hiçbir icraatin karsiligi yok. Yukarida anlattigim tabloda heba olan o çocuklari görünce yeni yapilan 7 tane lise bir anda kiymetini yitiriyor. Tarimda elde ettigi paraya güvenerek hiçbir is yapmadan hayatini tembel tembel geçiren insanlar toplulugunu görünce, o icraat de anlamsizlasiyor. Devletten elde ettikleri bu emeksiz para toplumun ahlakini da yerle bir etmis. Hedefsiz, amaçsiz, bilinçsiz, heyecansiz, bir toplum haline getirmis. Yeni bir vali atanmis. Oturduk, sohbet ettik. Samimi, sicak, içten, bir seyler yapmaya niyetli biri. Fakat AK Parti’nin atadigi bu, is yapmaya hevesli insanlar bürokrasinin, sistemin kiskacinda birer birer heba oluyorlar. Sadece bürokratlar degil siyasetçiler de.. Bürokrasinin ve hantal sistemin vahsi yüzünü böyle küçük yerlerde daha rahat görüyorsunuz. Diyecegim odur ki AK Parti maddi, rakama dayali icraatlara kendini o kadar kaptirmis ki ‘insani’ unutmus. İnsnalarda millet bilinci yok, hedef yok, heyecan yok, gelecek tasavvuru yok. Yazimin sonunda bir noktanin özellikle altini çizeyim. Basbakan Erdogan’in iktidarin ilk yillarindan bölge halkiyla kurdugu büyük güveni, İdris Naim Şahin yerle bir etmis. İnsanlar, İdris Naim Şahin’i Basbakan Erdogan’in nasil bakan yaptigini bir türlü anlamiyorlar.. Gördüklerim beni fena halde umutsuzluga düsürdü. Sizi nasil etkiler bilemem..

LYS’de sonuncu olan bir vilayetin İl Milli Egitim Müdürünün, yaz okullari, yaz egitimleri görmesi gereken ögrencilerini Kur’an kurslarina camilere doldurup, kupalarla ödüllendiren İl Müftüsünden ders alir mi bilinmez ama benim derdim yeni valinin nasil bir ekiple çalisacagidir.. Çünkü her gelen valiyi öyle yada böyle yolcu edenlerin bir çogu halen görevde su gelismesini bekledigimiz Ardahan’da.. 10 Valiyi yamaladigi yollardan yolcu eden Karayollari Şefimiz gibi onca idarecimizin basariyla (!) görev yaptigi bir vilayette yeni valinin de basarili olacagi kesindir.. Kocaköy’de cenaze var diye vali ve vekillerin de cenazeye gidecegini düsünüp, aylardir bozuk olan Alagöz-Kocaköy-Yaylacik yolunu al acele asfalt çürügüyle dolduran İl Özel İdare ekibi, yatirimciya bir proje hazirlatamayan, yatirimciya yardim edip, SERKA ve SODES’in kaynaklarini gerçek anlamda istihdam saglayan islere yöneltenlerle mi çalisacak yeni valimiz? Evet, sanirim bunlarla ve sayamadiklarimizla çalisacak yeni valimiz.. Vali Tekmen’in bitirilip, kurdelesini kesmek için çok çabaladigi ama iki yila yakindir bir türlü bitirilemeyen yarim kalan Kongre binasindan, Ardahan kalesinin halka açilmasindan sorumlularin halen görev yaptigi Ardahan’da vali beyin isi çok kolay sanirim.. Çünkü; Türkgözü Gümrük kapisinin neden Sarp Gümrük kapisi gibi hareketli olmadigini, Çildir Aktas’in niye halen açilmadigini, Ugurludag Kayak Tesisinin Projesi gibi Hoçvan Kisir Dagi Su Projesinin niye halen tozlu rafta oldugunu, Ardahan/Ardanuç yolunun niye 20 yildir bitmedigini, parasi hazir Şeytan Kalesi’nin yolunun niye yapilmadigini, yaklasan kis öncesi 81 vilayet içinde sonlarda gezinen egitimin yuvalarinin halen neden onarilmadigini, eski hastane gibi onca binanin niye bos bekletildigi, kampüsleri bitmeyen üniversitenin yeni fakülte ve yüksek okullarinin nereye yerlesecegini bu ekip iyi biliyor çünkü.. **Farkli bir vali bekliyoruz.. Yener Ünlüer ile vali lerle tanisan ve bugüne kadar 10 vali taniyan Ardahanlilar 11. Valisine dün merhaba dedi.. 1992 yilinda yeniden vilayet olan ve geçen bu süre içinde tanistigi onca validen beklentileri hiç bitmeyen Ardahanlilarin yeni validende beklenti lernin oldugunu bastan söyleyeyim.. Ki o beklentilerin basinda gelenin rutin bir valilikten ziyade bu kentlinin yasadigi sorunlari, sikintilari içten his eden ve çözümü konusunda çaba gösteren, en önemlisi gelmis, geçmis valilerin yaptiklarindan, uygulamalarindan dersler çikarip, hepsini bir araya toplayip, karenin eksik yönünü tamamlamasidir.. O kare de bu kentin gerçekten çözüm bekleyen sorunlarinin, ‘yapacagiz, edeecegiz’ den ziyade yapilan ve ortaya konulanlardir.. Bir çogu ile sikça karsi karsiya geldigim, ama hepsinin de bu kente bir seyler katmak için çabaladigina inandigim valilerin disinda çevresine bakacak, kapisi halka açik olacak, bir kaç kisinin yönlendirmesiyle degil, bizzat halkin istemleri dogrultusunda hareket edecek bir vali ve valilik beklenir su 20 yildir İl olan Ardahan’da.. Ve benim her gelen idareciye dedigim gibi öncelikle söyle bir çevresine, sekreterine, telefonuna bakana, çayi getirene basta olmak üzere makamina basinda bulundugu dairelerin kirmizi halili kapilarindan degil, halkin girip, çiktigi kapilardan Ardahan’a bakmasini bekler.. Digerleri bunu yapmadi mi diye sormayin, çünkü Cebiroglu gibi pat diye vali gelmez denilen yerlere girenlerde oldu, Özdemir gibi gece ikide meyhaneye girende oldu, Tekmen gibi sik sik köyleri ziyaret edenlerde oldu, Nasuhbeyoglu gibielindeki parayi yatirima çevirme cesaretinde bulunan valilerde gördük.. Kisacasi kendisine hos geldiniz deyip, basarilar diledigimiz yeni valimize hos geldin derken biz Ardahanlilarin beklentilerini kisaca not olarak önüne sunup, digerlerini zamanla zaten kendisi görüp, his edecektir diyerek..

Bayramin ikinci günü Ardahan merkeze bali Kocaköy’de bir cinayetin meydana geldigini ögrenince sok oldum.. Ki bu sokun diger bir nedeni de öldürülen kisinin öz amca çocuklari tarafindan hem de acimasizca dövülerek, dirgenle öldürülmesiydi.. Ardindan Gaziantepte yasanan bomba ve onca suçsuz, hiç bir seyden habersiz insanin ölmesi.. Yetmedi ard arda gelen sehit haberleri ve çatismalar.. Ve 9 askerinde içinde bulundugu trafik canavarinin aldigi onca can.. Kisacasi bir bayrami kanli biraktik arkada.. Ne olacak bu çatismalarin, bombalarin sonu nereye varacak bu gidisle ülkede istenen baris gelmeyecek mi? Baris için adim atmayanlar, savas naralari niye atarlar? Bu ülkenin komsu ülke Suriye’de yasananlari yasamamasi için direnen halklari kim, neden, niye tahrik ettigini niye anlamazlar, niye baris için bir adim atmazlar?.. Çözüm kan dökmek mi? Akraba akrabayi öldürmesi mi? Halklarin karsi karsiya getirilmesi mi? Bilmiyorum ama benim korkum bu gidisle zaten uzun süredir tüten dumanlarin aniden alev alip, ülkenin her yerini sarmasidir.. Ve bu atesin yanmasiyla herkesin birlikte yanmasidir.. **Sihirli degenek degil, sorunlari bilmek yeterli.. 1992 Yilinda yeniden vilayet olan Ardahan’in 11. Valisine merhaba dedik.. Kendisi Ardahan’a baglanmasini çok istedigimiz Şavsatli bir hemserimiz.. Nüfusunun yüzde 10 belki de 30’u Şavsat kökenli olan bir kente Vali olan Seyfettin Azizoglu’nun ilk açiklamasini Ardahan’in en çok okunan haber sitesinde, www.kuzeyanadolugazetesi.com adli sitemizde izledim.. Vali beyin soru bekledigi basin mensuplarina, ‘soru sorun’ teklifi ardindan soru sormaktan aciz meslektaslardan zoraki gelen bir soruyu cevaplarken ‘Elimde sihirli degnek yok, ama var olan sorunlari el ele vererek çözmeye çalisacagiz’ demesi dikkatimi çekti.. Evet vali bey bunu söylerken dogruyu söylüyor.. Çünkü bu kentin sorunlarini, sikintilarini çözmek için yillardir beklenen sihirli degnek degil, o degenegi ellerine alan ve birlestiren yöneticileri, idarecilere ihtiyaç var bu sehirde.. Bunun önderligini de belediye baskani, milletvekilleri, siyasi parti yöneticileri, basin, ayrinlar ve stk yöneticileri yapacaklar.. Vali’de devletin en üst makamini temsil etme adina o elleri tespit eden, toplumu sorunlarin üzerine el birligi ile götürecek bir orkestra sefi oldugunun bilinciyle hareket etmesi degnekleri sihirli hale getirecektir.. Türkiye’nin Kafkaslara açilan iki gümrük kapi olmasina ragmen sinir ticaretinin yapilmadigi, BTC/BOTAŞ Dogalgazi burununun dibinde geçmesine kasin halen tezekle, kömür ve odunla isinmaya çalisan, hayvancigi gün geçtikçe bitme noktasina gelen, yasanan issizligin, egitimsizligin getirdi göçün devam ettigi bir kentte aranan sihirli degecegin kendisinde oldugunu da bilmek gerek.. Yeter ki o çok aranan sihirli degnegin bu kentin yöneticilerinden, idarecilerinden, kendisinden oldugunu anlayalim.. Evet yeni bir vali ile daha tanisan ve o validen beklentilerin çok olan Ardahan’in var olan sorunlarinin çözümü için el ele verip, birlikte hareket etmek gerekir.. Bunun içinde ayni topraklarin insani olan ve o topraklarda yasayan insanlarla ayin havayi koklayan, ayni sorun ve sikintilar yasayan bir vali sanstir diye düsünüyorum.. Umarim ki sihirli degnek aramaz, o degnegi, yani Ardahan’i birlikte parlatir, yildizlarini isiklarla donatiliriz..


Okullarin ve Üniversitenin açilmasina çok kisa bir zamanin kaldigi su günlerde kentte yasanan konut sikintisina büyük bir rahatlik getirmesi beklenen 2. Etap Toplu Konutlara yerlesim sürüyor. Bir yil gecikmeli olarak teslim edilmeye baslanan 2. Etap Toplu Konutlarda bulunan evlerini teslim almaya baslayan hak sahipleri bir yil gecikmelide olsa yeni evlerine tasinma heyecani içinde olduklari görülüyor. 14 Agustos 2012 tarihinden itibaren Ardahan-Göle yolu üzerinde yaptirilan 2. etap konutlari teslim etmeye baslayan TOKİ 22 Agustos 2012 Çarsamba ve 23 Agustos 2012 günlerinde C-4, C-5, C-6’da bulunan 84 konutu hak sahiplerine teslim edecek. 24 Agustos ve 27 Agustos günleri arasinda ise C-7, C-8, ve C-9’da ki konutlarin teslimi ile yeni sehre tasinmayi teslim edecek olan TOKİ’nin bölgede bekletecegi bir ekiple bir yil boyunca yasanabilecek eksiklikleri de giderecegi ögrenildi. Haberi ekleme saati: 20.34-21 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Öne alinacagi belirtilen yerel seçimler için hazirliklarini sürdüren Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İlv e İlçe Örgütlerinin seçimlere yipranmislarla degil, yeni yüzlerle gidecegi ögrenildi. CHP’nin önümüzdeki yerel seçimlerde zaferle çikmak için yeni plan ve projeler hazirladigina dikkat çeken üst düzey bir CHP’li özelikle Damal’da, Posof basta olmak üzere Ardahan merkezde ve diger ilçe ve beldelerde birinci parti çikmak için hazirliklarina devam ettiklerini, bu hazirligin basinda gelenin mevcut yerel yöneticiler disinda yeni yüzlerle seçmeni bulusturmak olduguna dikkat çekti. **CHP Bayramlasti.. Bayramin 3. günü bir araya gelen CHP’liler bayramlastilar. Kongre caddesi üzerinde bulunan CHP Ardahan İl Binasinda bir araya gelen CHP’lilerin bayramlasma törenine CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt’te katildi. Haberi ekleme saati: 20.18-21 Agustos 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Bir süre önce kurulan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti kurumsallasma sürecini tamamliyor. Cemiyetin hizmet verecegi yerin tutuldugu ve levhasinin asildigini belirten Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskani Fakir Yilmaz bölgede gazetecilik yapanlarin sorun ve sikintilarini dile getirecek, çözüm için çaba harcayacak olan cemiyetin resmi açilisini önümüzdeki günlerde gerçeklestireceklerini belirtti. 17 Üyeli Ardahan Gazeteciler Cemiyeti’ne Basin Konseyi ve ülke genelinde bulunan diger Gazeteciler Cemiyetleri ile de temasa geçip, birlikte hareket edecegine isaret eden Gazeteci Fakir Yilmaz Ardahan’da olmasi gereken bir kurumu kurmanin heyecani ile cemiyetlerine Ardahan ve Ardahan disinda gazetecilik yapanlari da çatisi altinda toplamak için gerekli çalismasini yaptigini ve tüm Ardahanli meslektaslarina cemiyete üye olmalari için çagirida bulunduklarini da sözlerine ekledi. Haberi ekleme saati: 19.50-21 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**BAYRAMDA CİNAYET!.. Ardahan Merkeze bagli Kocaköyde akrabalar arasinda meydana gelen kavga sonuçu bir kisi ölürken, birçok kisi agir sekilde yaralandilar. Alinan bilgilere göre bayramin ikinci günü çocuklarin kavgasina karisan büyüklerin tasli, sopali ve dirgenli olarak birbirlerine girmesi sonucu dirgenle yaralanan Nazim Felek (40) hastaneye kaldirilirken hayatini kayip etti. Bir kisinin agir yarali olarak Erzurum’a sevk edildigi olayda birçok kiside yaralandi. 5 Kisinin gözaltina alindigi olayla ilgili sorusturmayi sürdüren jandarma birçok kisiyi gözaltina aldi.
**500 TL bakir için 6 Bin TL’lik Trafoyu Parçaladilar.. Yaylada ikinci kez elektrik trafosu çalindi… Yaklasik 500 kg agirliginda 50 KVA gücünde elektrik trafosu, kimligi belirsiz kisi yada kisilerce çalmak amaciyla direkten yere atilarak parçalandi. TEDAŞ yetkilileri, Trafonun içindeki bakir iletkenlerin çikarildigi ve trafoyu da çalmak için parçalara ayrildigi belirti. Ayni yerde daha öncede bir adet trafo yerinden sökülerek çalinmis ve TEDAŞ’in yaptigi suç duyurusuyla suçlular kisa zamanda yakalanmisti. **TEDAŞ ONARIYOR HIRSIZLAR GÖTÜRÜYOR. Bes yil önce büyük emekler harcanarak Eski Demirkapi köyüne ait yaylalara elektrik verilmis ve yaylacilarin elektrige kavusmalari saglanmisti. Fakat kimligi belirsiz kisiler yaylalardaki elektrik kablolarini ve trafosunu çalmaktan yâda tahrip etmekten vazgeçme niyetleri yok. Göle ilçe merkezinden yaklasik 3 km uzaklikta ve 15 abonesi bulunan yaylanin sahibi olan köylülerde duruma tepkili. **TEDAŞ SORUMLULUGUNU YERİNE GETİRMEKTEDİR, FAKAT YAPILAN YATIRIMLARIN MUHAFAZASINDA HERKES DUYARLI OLMALIDIR: Yasanan bu olaya tepki gösteren Ardahan TEDAŞ İl Müdürü Meryem Akpinar, olayin kendilerini rahatsiz ettigini, bir yandan devletin malina ve bölgenin yatirimlarina zarar veren hirsizlara tepki gösterirken bir yandan da bu hizmetten yararlanan köy halkina da sitem etti.. Vatandaslarin devlet yatirimlarinin kendi bölgelerine gelmesinden memnun olsalar da, bu yatirimlari korumak için bir çaba sarf etmiyorlar diyen Akpinar: “Geçen sene ayni olay yasandiginda muhtarin, elektrik hatlarini ve trafoyu korumak amaciyla bekçi tutacagi taahhüdüne istinaden tesis tekrar faal hale getirilmisti. Kurumumuz bölgemizdeki insanlarin yasantilarinin her alandaki kalitenin yükselmesi için görev alanina düsen sorumluluklarini yerine getirmek için çaba sarf etmekte ve hizmet vermektedir. Yapilan yatirima sahip çikilmamasi üzücü olmustur. Kamu malina verilen bu zarar, yerine yenisinin ikame edilmesi sartlari olusuncaya kadar, o bölgede enerji alan vatandasin magduriyetinden baska bir seye hizmet etmemektedir. Olayin faillerinin tespiti için gerekli adli makamlara müracaat yapilmistir.” seklinde konustu.
**JEJE DÖNDÜ.. Ardahan’in simgelerinden olan bir çok insanin tek tek ortadan kayip oldugu bir süreçte uzun süredir ortalikta görünmeyen ve Ardahan kamuoyunda ‘Cigara var’ sözü ile taninip, JEJE olarak bilinen sahis yine Ardahan sokaklarinda.. Deli Kemal, Karadeniz, Hanakli Levent, gibi bir çok insanin cadde ve sokaklarinda kayip oldugu Ardahan’da Jeje’nin dönüsü muhtesem olarak karsilandi..
**Zaman Gazetesinden Batum Açilimi!.. Zaman Gazetesi yerel ve ulusal basin temsilcilerine iftar yemegi verdi. Zaman gazetesinin Ardahan temsilciligini ve Muhabirligini yapan Sezgin Uygar ve Zaman Gazetesinin Yayin Satis ve Dagitim İl Yöneticisi Mustafa Kürücü, Ardahan’da yerel ve ulusal basin temsilcilerine iftar yemegi verdi. Ardahan’da Zaman gazetesi temsilciligini yapan Muhabir Sezgin Uygar, bu tür etkinliklerin daha sik yapilarak birlikteligimizi daha saglamlastirmak için bir araya geldik ve gelmeye de devam edip, el ele verip daha güzel isler yapabilmek için bum gibi motivasyonlarla en yüksek düzeyde olabilmesi için bunlarin sart oldugunu söyledi. Zaman Gazetesinin Yayin Satis ve Dagitim İl Yöneticisi Mustafa Kürücü, “Ardahan’da yeni geldigini ve bu gelisinin Ramazan Ayina gelme sebebiyle siz degerli meslektaslarimla tanisma firsati da buldum. Zaman Gazetesi olarak bu gibi etkinlikleri siklastirip bir araya gelmeye çalisalim. Biz basin mensuplarini bizim gazete araciligiyla bölge ve dis ülkelere gezi düzenleyip kiyaslama yapabilme sansina sahip olacagiz. Öte yandan kültür alis verisinde bulunacagiz. İlk olarak Erzurum’un tarihi yerlerini ve akabinde bir yurt disi düsünüyoruz büyük ihtimalle Batum olabilir” dedi.
**Ahiska Camii Onarilarak Müze Yapildi.. Gürcistan’in Ahiska kentinde Ahiska Kalesi ve içerisinde 1749’da yaptirilan Ahmediye Camii, Gürcüler tarafindan onarilip müze olarak hizmete açildi. Osmanlilarin Ahiska’yi kaybetmesinden sonra Ruslar, Ahmediye’nin minaresini sökerek camiyi kiliseye çevirmisti. Gürcistan’in bagimsizligini ilan etmesi ve Türkiye ile Gürcistan arasinda gelisen dostluk iliskileri üzerine kalenin onarimi yapilirken, Ahmediye Camii de onarimdan geçirildi ve müze olarak kullanilmaya baslandi. Haci Ahmet Pasa’nin Ahiska Beylerbeyi iken yaptirdigi Ahmediye Camii’nde ve kalede incelemelerde bulunan Dünya Ahiska Türkleri Birligi Genel Baskan Yardimcisi Burhan Özkasar, caminin Osmanli mimarisine göre onarilmadigini söyledi. Kalenin iyi bir seklide onarildigini anlatan Burhan Özkasar, “Ahiska Kalesi’ni harika bir sekilde onarmislar. Ahiska Kalesi Türk tarihinde de önemli bir kale. Ahiska Kalesi hem içten hem distan güzel olmus. Maalesef Ahmediye Camii için ayni seyi söyleyek mümkün degil. Caminin içinin Osmanli mimarisine uygun onarilmadigini gördük. Disaridan baktigimizda kubbe kismi, pirinçten kiliselere benzetilmis. Yani camiden ziyade kiliseye benzer bir görünüm var” diye konustu.
**BAYRAM’DA PAZAR ESNAFININ YÜZÜ GÜLDÜ.. Mübarek Ramazan ayinin sonuna gelinirken Ramazan Bayrami hazirliklari da hiz kazandi. Ardahan’da dört bir koldan Bayram hazirligi yapan kurum ve kuruluslar, tatlicilar, ayakkabicilar, kuaförler, kuyumcular ve giyim magazalari daha simdiden yogun mesai yapmaya basladi. Ramazan Bayrami’na kisa bir süre kala piyasa hareketlenirken, özellikle tatli üreticileri ve sekerciler gece gündüz demeden, bu tatli mesaiyi sürdürür oldu. Tatlicilar, bir taraftan Ramazan ayi içerisindeki siparislere cevap vermeye çalisirken bir yandan da Bayram siparislerini aliyorlar. Pastene çalisanlari ve personeli Emrah Özer, bayramlarda tatli geleneginin degismedigini belirterek her Bayram öncesinde yasanan tatli yogunlugunu bu bayramda da yasadiklarini belirtti. Bayramin vazgeçilmez tatli çesitlerinin baklava, söbiyet ve kadayif oldugunu belirten Özer, müsterilerin bu yöndeki taleplerini karsilamaya çalistiklarini ifade ettiler. **PAZAR ESNAFININ YÜZÜ GÜLDÜ Esnaf vatandasin ilgisinden duyduklari memnuniyeti dile getiriyor. Çarsi esnafindan Cihan Çoban, “Şunu unutmayalim ki Ramazan bereketiyle geldi. Bereketini unutmayalim. Aksam iftardan sonra yogunlugumuz daha çok oluyor.” dedi. Haberleri ekleme saati: 14.05-21 Agustos 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Adina bal festivali düzenlenen Ardahan Bali Atom Enerjisi olup olmayacagi arastirilacak. Ancak bal bulunamiyor.. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile Türkiye Ari Yetistiricileri Merkez Birliginin birlikte hazirladiklari bir proje ile Ardahan’in da içinde bulundugu illerden bal numuneleri istendi. Alinan bilgilere göre Türkiye Ari Yetistiricileri Merkez Birligi ile Türkiye Atom Enerjisi Kurumu arasinda “Türkiye’de Gida İzlenebilirliliginde kararli İzotop ölçümlerinin uygulanmasi” isimli bir proje hazirlandi. Bu proje kapsaminda Türkiye ballarinin akilli İzotop yöntemiyle parmak izkelerinin çikarilmasina, gida kalitesinin belirlenerek eksiksiz bir veri bankasi olusturulmasini ve sahteciligin önlenmesi amaçlandigi bildirildi. Bu nedenle Ardahan Aricilar Birliginden 850 Grlik cam kavanozlarda olgunlasmis süzme bal isteyen Atom Enerjisi Kurumu kendisine gönderilecek olan ballari inceleyerek çesitli uygulamalarda kullanacak. **Ardahanli Aricilar: Balimiz Yok! Konu hakkinda bir açiklama yapan Ardahan Aricilar Birligi Baskani İlhan Evliyaoglu kendilerinin de bagli bulundugu Türkiye Ari Yetistiricileri Birligi ile Atom Enerjisi Kurumunun istedigi bali bulmakta zorlandiklarini belirtti. Ardahan’da 46 Bin ari kovaninin oldugunu ve bu kovanlara sahip 579 üyenin Kafkas Arisindan bal elde ettigini belirten Evliyaoglu, her geçen yil üretimi olaganüstü düsen bali artik bulamaz olduk. Çünkü 2010 yilinda 800 Ton bal alinan Ardahan cografyasinda 2011 yilinda 150 Ton bu yil ise 20 Ton bile bal alamadiklarini söyledi. **Şerbetlik Balimiz Bile yok! Degisen dogal sartlarin getirdigi olumsuzluklar dolayisiyla bal üretiminde her geçen yil büyük bir düsüsün oldugunu belirten Evliyaoglu, Atom Kurumunun istedigi bali bulamadiklari gibi bu yil 14’üncü düzenlenecek olan Bal Festivali için kendilerinden istenen serbetlik bali bile saglayamadiklarini söyledi. Ardahan Merkezde 206 üyeleri 15 Bin 754, Hanak Merkezde 131 üyeleri 11 Bin 591, Çildir merkezde 70 üyeleri 5 Bin 744, Göle Merkezde 31 üyeleri Bin 951, Damal Merkezde 15 üyeleri Bin 65 kovanlari, Posof merkezde 126 üyeleri 9 Bin 870 ari kovanlarinin bulunmasina karsin bu yil yasanan kiravi, çöl tozu yagmurlari, dolu afeti, dolayisiyla bal alamadiklarini belirten Ardahan Aricilar Birlik Baskani Evliyaoglu, Atom Kurumunca ve Bal Festivali Komitesince kendilerinden istenen bali verememenin üzüntüsü içerinde olduklarini söyledi. **Balsiz Bal Festivali! Atom Kurumu tarafindan istenen balin bile bulunamadigi Ardahan’da bu yil 14’üncüsü düzenlenecek olan Bal Fastivalinin tarihide belli oldu. Ardahan belediyesi ve Ardahan Valiligi tarafindan organize edilecek olan 14’üncü Ardahan Ulusal Kültür ve Bal Festivaline serbet istendigi bal olmadigi gerekçesiyle serbetlik bal bile verilemedigi bal festivalini 24-25-26 Agustos 2012 Tarihinde yapilacagi ögrenildi. Haberi ekleme saati: 13.42-20 Agustos 2012 Haber/Foto:www.kuzeyanadolugazetesi.com

Şeker Bayrami öncesi hazirliklarini yapan Ardahanlilar basta bayram sekeri olmak üzere bayramlik ihtiyaçlarini karsilamak için bankalara hücum ettikleri görüldü. Bayram Harçligi da aldilar Bir aylik ramazan boyunca gerek oruç tutarak gerekse çayir çimenin verdigi yorgunlugu atmak için bayram tatiline hazirlanan Ardahanlilar Sosyal Yardimlasma ve Dayanisma Fonunca kendilerine sunulan yardim paralarini da almayi unutmadilar. Haberi ekleme saati: 13.35-20 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Şeker Bayrami ardindan Ardahan’a gelecegi blirtilen Tarim Bakani hakkinda gensoru açilmasiniisteyen Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt mevcut bakanin hayvanciligi iflasa getirdigini ileri sürdü. Hazirladigi genis kapsamlibir raporla ülkede ki hayvancilgi gözler önüne süren CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, Gida Tarim ve Hayvancilik Bakani Mehmet Mehdi EKER hakkinda Anayasa’nin 98 ve 99’uncu ve TBMM İçtüzügü’nün 106’nci maddeleri uyarinca gensoru açilmasi için Türkiye Büyük Millet Meclisi Baskanligina sunulmak üzere hazirladigi gensoruyu milletvekillerinin imzasina açti. Konu hakkinda bir açiklamayapan ve önümüzdeki pazartesi günü Ardahan’a gelerek Ardahan hayvan Meydaninda bir eylem ypacaginida bildiren CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, basta Ardahan olmak üzere hayvancilikla geçimlerni saglayan vatandaslarin Gida Tarim ve Hayvancilik Bakani Mehmet Mehdi Eker döneminde uygulamaya konulan projeler dolaysiyla bitme asamasina geldigini, hayvanciligin büyük darbe aldrigini bu nedenlebu bakanin derhal bu görevden el çektirilmesi gerektigini belirtti. CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt’ün bizzat hazirlayip, imzaya açtirdigi ve TBMM’si Baskanligina sundugu gensorunun içerigini söyle; **TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGINA.. Yanlis uygulanan gida tarim ve hayvancilik politikalari ile çiftçilerimizi ve üreticilerimizi sikintiya sokarak görevinin gereklerini yerine getirmeyen Gida Tarim ve Hayvancilik Bakani Mehmet Mehdi EKER hakkinda Anayasa’nin 98 ve 99’uncu ve TBMM İçtüzügü’nün 106’nci maddeleri uyarinca gensoru açilmasi için geregini arz ve talep ederiz. Ensar ÖGÜT/Ardahan Milletvekili *GEREKÇE Hayvancilik tarimsal faaliyetler içinde katma degeri en yüksek olan sektörlerden birisidir ve birçok insanimizin geçim kaynagidir. Yillarca ertelenmis basta yapisal sorunlari olmak üzere birikmis sorunlari vardir. 10 yillik AKP Hükümeti tarafindan izlenen politikalar sonucunda hayvancilik sektörü bitme asamasina gelmistir. Son 10 yilda tarim ve hayvancilik sektöründe belirgin bir duraklama, hatta gerileme olmustur. Bu süreç içerisinde nüfus %25 artarken hayvan mevcudu ayni oranda azalmis ve islah çalismalari yetersiz kalmistir. *İTHAL HAYVAN VE ET; AKP’nin 10 yillik iktidar döneminde uyguladigi yanlis tarim politikalari, artan girdi maliyetleri ve düsük ürün fiyatlari ile sonuçlanmis; tarim sektörü ve üreticilerimiz büyük sorunlarla karsi karsiya kalmistir. 2010 yilinda ithal hayvanlara izin verilmis ve Cumhuriyet tarihinde ilk kez kurbanlik hayvan ithal edilmeye baslanmistir. TÜİK verilerine göre 2010 yilindan bu yana 873,471 büyükbas, 1,891,336 küçükbas hayvan, 173,557,845 kg taze veya sogutulmus sigir eti, 4,414,984 kg dondurulmus sigir eti ithal edilmis, bunlarin tamamina toplam 2,550,927,307 dolar ödenmistir. *MAZOT; Bugün Mazotun rafineri çikis fiyati 1,535.-TL olup; 4.-TL’ye satilmaktadir. Bu demektir ki 2,465.-TL ÖTV, KDV ve EPDK payi alinmaktadir. Çiftçinin kullandigi mazot ise 3,5.-TL’dir. Yani alinan vergilerle çiftçinin ödedigi para 8 milyar 627 milyondur. 2012 yilinda Bütçeye konulan tarim destegi 7 milyar 280 milyon olduguna göre çiftçimiz 8,627 – 7,280 = 1,347.-TL fazladan ödüyor. Yani Devlet bir eliyle verdigini diger eliyle çiftçinin cebinden geri almaktadir. AKP 2002 yilinda iktidara geldiginde 1 lt mazot 1 TL, bir kg bugday 30 kurus ediyordu. Yani 3,5 kg bugday satildiginda 1 lt mazot aliniyordu. Günümüzde yani 2012 yilinda 1 kg bugday 60 krs, 1 lt mazot 4 tl. Yani 8 kg bugdaya karsilik vatandasimiz 1 lt mazot alabilmektedir. Görülüyor ki 2002 yilinda iktidara gelen AKP hükümeti, hayvanciligi oldugu gibi tarimi da bitme noktasina getirmistir. *SAMAN.. 2012 yili bahar aylarinin kurak geçmesiyle boylari uzamayan bugday saplari, piyasada yeterli ürün olmamasina neden olmus ve saman fiyatlarini artmistir. Geçtigimiz yil 30 krs olan saman yüzde 333 oraninda artarak 90 krs seviyesine çikmistir. Bir hayvan 1 günde 6-8 kg saman tüketmektedir. Bu da samanin pahali olmasi nedeniyle de et ve süt fiyatlarinin artmasi demektir ve acil tedbir alinmalidir. Ardahan ilimizden bir örnek verecek olursa; Cemal SALTAŞ isimli bir vatandasimiz 1 yil önce Bankadan 20 Bin TL kredi kullanarak 13 adet büyükbas havan satin almistir. Bu hayvanlardan 7’sini satarak 4 ton saman almis ve simdi geri kalan 6’sini birden 5 Bin TL’ye satamamaktadir. Yani 20 Bin TL faizle birlikte 25 Bin TL olmustur. 10 Bin TL hayvan ve samana sayildiginda vatandas 15 Bin TL zarar etmistir. Sadece bu vatandasimiz degil, bütün bölgelerimizde hayvancilik yapan üreticilerimiz zarar etmistir. Çiftçilerimizin zararlarinin karsilanmasi için kullanmis oldugu kredinin 10 Bin TL’ye kadar olanlarin silinmesi, 10 Bin TL’den fazla olanlarin ise faizsiz olarak 3 yila yayilarak kolaylik saglanmasi gerekmektedir. *DİŞİ HAYVAN; İthal et ve ithal hayvanin gelmesi, ardindan kuraklik nedeniyle saman ve kaba yem maliyetlerin artmasi sonucunda köylümüz disi hayvanlarini satmak mecburiyetinde kalmistir. Disi hayvanin satilmasi demek altin yumurtlayan tavugun kesilmesi demektir. Bunun da sorumlusu Gida Tarim ve Hayvancilik Bakanidir. Tarim Bakani ithal et ve hayvandan dolayi köylümüze yeterli destek vermemis, nüfusumuzun üçte birine yakini temsil eden köylümüzü perisan bir duruma getirmis, hayvancilik bitme noktasina getirilmistir. *İTHAL HAYVAN VE ETTE YOLSUZLUKLAR; Bir zamanlar tarim ve hayvan ürünleri ihraç eden ülkemiz bu hükümet döneminde ne yazik ki milyar dolarlar ödeyerek ithal etmeye baslanmis, özellikle 2010 yilinda baslayan hayvan ithalati ve et ithalatinda büyük yolsuzluklar ve adam kayirmalari olmustur. Şöyle ki; Et ve hayvan ithalatinin büyük bir bölümü Ürdünlü Hijazi firmasina ve kendi yandas firmalara verilmistir. Ankara, Sakarya ve Lüleburgaz’da yapilan es zamanli operasyonlarda aralarinda EBK’nin Daire Baskanlari olmak üzere ihaleye fesat karistirma, gelen hayvanlari eksik göstererek sahislarina menfaat saglama, ölü hayvanlari sag hayvanlarmis gibi keserek etini satma gibi usulsüzlük ve yolsuzluklardan dolayi Kirklareli Mahkemesinde yargilanmis, bir kismi cezaevine konmustur. Diyarbakir EBK’da iddiaya göre 40 milyondan fazla yolsuzluk yapilmis ve bunun sonucunda kombina müdürü ve çalisanlari ile beraber ifadeleri alinarak incelenmeye baslamistir. Sorusturmalarin devam ettigi bu süreçte EBK bünyesindeki çiftliklerde yapilan sayimlarda yüzlerce hayvanin eksik oldugu tespit edilmistir. Eksik olan hayvanlar için öldü denilirken, öldüklerine dair hiçbir belge sunulmamistir. Yapilan yolsuzluklarda EBK’ya ait saglikli kilolu hayvanlar, piyasadan toplatilan hastalikli ve zayif hayvanlarla degistirildigi; Sakatatlarin bozuk olmamasina ragmen, sahte veteriner raporu ile imha edilmis gibi gösterilerek satildigi; Piyasadan temin edilen verem ve sap hastaligi olan hayvanlar ile ölmüs hayvanlarin etlerinin bir kismi İstanbul’da, bir kismi da sucuk ve kokoreç yapilarak piyasaya sürülmüstür. Bütün bu olaylar, sanik durumunda bulunan EBK görevlilerinin bilgisi dahilinde olmasi ve bu kurumun Gida Tarim ve Hayvancilik Bakanligina bagli olmasi, Gida Tarim ve Hayvancilik Bakanin görevini geregi gibi yerine getiremedigi gibi bu olaylarda ihmali oldugunu gösterir. *MAVİ DİL HASTALIGI.. 2011 yili Ocak ayinda Avusturya’dan ithal edilen damizlik ineklerde Mali Dil hastaligi tespit edilmistir. Ankara-Etlik Veteriner Kontrol ve Arastirma Enstitüsü ve İstanbul-Veteriner Kontrol ve Arastirma Enstitüsünde yapilan testlerde Mavi Dil hastaligi belgelenmistir. Bu hayvanlardan 5 tane gebe düve, 20 tane de buzagi ölmüs, firma sahibi Tarim Bakanligina ve ilgili yerlere noterden ihtar çekerek hastalikli hayvanlari sattiklari için zararini ödemelerini istemistir. Yine 2011 yili Şubat ayinda Avustralya’dan ithal edilen 250 adet Angus’da Akciger hastaligi çikmis ve 10 Angus ölmüstür. Görülüyor ki Bakanlik yerli ve ithal hayvan hastaliklariyla yeterli mücadele edememistir. Kurbanlik için ithal edilen hayvanlar burulmus yani kisirlastirilmis hayvanlardir. Burulmus hayvan dinimizce de caiz degildir. AKP, Cumhuriyet tarihinde ilk kez kurbanlik hayvan ithal eden, vatandaslarina da caiz kurbanlik yedirmeyen ilk hükümettir. Yanlis uygulanan gida tarim ve hayvancilik politikalari ile çiftçilerimizi ve üreticilerimizi sikintiya sokarak görevinin gereklerini yerine getirmeyen Gida Tarim ve Hayvancilik Bakani Mehmet Mehdi EKER hakkinda Anayasa’nin 98 ve 99’uncu ve TBMM İçtüzügü’nün 106’nci maddeleri uyarinca gensoru açilmasi için geregini arz ve talep ederiz. Ensar ÖGÜT Ardahan Milletvekili GEREKÇE Hayvancilik tarimsal faaliyetler içinde katma degeri en yüksek olan sektörlerden birisidir ve birçok insanimizin geçim kaynagidir. Yillarca ertelenmis basta yapisal sorunlari olmak üzere birikmis sorunlari vardir. 10 yillik AKP Hükümeti tarafindan izlenen politikalar sonucunda hayvancilik sektörü bitme asamasina gelmistir. Üreten, tarim ve hayvancilikta kendi kendine yeten Türkiye, ne yazik ki artik tarim ve hayvancilikta disari bagimli duruma gelmistir. DOMUZ ETİ VE ÇİFTLİKLERİ; Bugün ülkemizde 80’in üzerinde Domuz Çiftliginin faaliyet gösterdigi, bu çiftliklerde yilda 1 milyonun üzerinde domuz kesildigi, bu imalathanelerin bir çogunun kaçak oldugu iddia edilmektedir. Ülkemizde kirmizi et tüketiminin 6 milyon kg oldugu göz önüne alinirsa, üretilen 3 milyon kg civarinda domuz etinin ülkemizde nerelerde tüketildiginin açiklamasi gerekmektedir. Müslüman bir ülkede 3 milyon kg Domuz Eti tüketiliyorsa, kim yiyor domuz etini. Gida Tarim ve Hayvancilik Bakani bunun yerlerini açiklayarak Müslümanlara nasil ve nerelerde domuz eti yedirdigini açiklamasi gerekmektedir. 16.07.1937 yilinda Mustafa Kemal ATATÜRK ve Bakanlar Kurulunun almis oldugu kararla hayvanciligin gelismesi için Kars’ta Canli Hayvan İhracatçilari Birligi Türk Anonim Şirketi kurulmus ve hayvan ihraç edilmeye baslanmistir. 1937 yilinda, 2002 AKP iktidarina kadar kendi kendine yettigi gibi, disariya hayvan ihraç eden Ülkemiz, ne yaziktir ki Cumhuriyet tarihinde ilk kez bu dönemde disaridan kurbanlik hayvan ithal etmeye baslamistir. Ülkemizde yerli ve saglikli üretim varken disaridan canli hayvan ve karkas et ithal edilmesi besicilerimizi bitirmistir. İstihdama ve yurt içi hasilaya katki veren bir sektör olan Gida Tarim ve Hayvancilik sektörünü geriye götürerek yanlis uygulanan tarim politikalari ile çiftçilerimizi ve üreticilerimizi sikintiya sokan ve görevinin gereklerini yerine getirmeyen Gida Tarim ve Hayvancilik Bakani Mehmet Mehdi EKER hakkinda Anayasa’nin 98 ve 99’uncu ve TBMM İçtüzügü’nün 106’nci maddeleri uyarinca gensoru açilmasi için geregini arz ve talep ederiz.
**Kuraklik için de kanun teklifi.. Ardahan’da yasanan kurakligi meclise tasiyan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt’ün konu hakkinda meclise verdigi kanun teklifi söyle; TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGINA Kurakliktan Etkilenen Çiftlerin Borçlarinin Yeniden Yapilandirilmasi Hakkinda Kanun Teklifim, gerekçesi ile birlikte ekte sunulmustur. Geregini saygilarimla arz ederim.13.08.2012 Ensar ÖGÜT Ardahan Milletvekili GENEL GEREKÇE 2012 yili ortalarina kadar yasanan kuraklik, tarim ve hayvancilikla geçimini saglayan vatandaslarimizi olumsuz yönde etkilemis, zaten zor sartlarda yasam mücadelesi veren üreticimiz, ödeyemedigi borçlari yüzünden can çekisir duruma gelmistir. Özellikle Dogu ve Güneydogu Bölgelerimiz Nisan ayinda yagis almadigi için ciddi bir kuraklikla karsi karsiya kalmis, buda canli hayvan ticaretini ve tarimi olumsuz etkilemistir. Daha önceki yillarda da yagislarin az olmasi nedeniyle yasanan kuraklik sonucunda ucuz ithal ürünler pazara girmis ve bu nedenler ürün fiyatlari düstügü için, üreticilerimizin gelirleri düsmüs ve sonuç itibariyle tarimda hedeflenen basari saglanamamistir. Bu nedenle yasanan kurakliktan zarar gören üreticilerimizin zararlarinin en kisa sürede telafi edilmesi gerekmektedir. Çiftçilerimizin ve üreticilerimizin T.C. Ziraat Bankasi A.Ş. ve Tarim Kredi Kooperatiflerine olan borçlarinin Ana Parasi 10 bin TL’ye kadar olan borcu silinirek, 10 bin TL’nin üzerinde olan borçlarinin ise faizsiz 3 yila yayilmasi üreticimizi biraz da olsa rahatlatacaktir. Bu Kanun Teklifi ile çiftçilerimizin ve üreticilerimizin magduriyetlerinin giderilmesi amaçlanmistir. **KURAKLIKTAN ETKİLENEN ÇİFTLERİN BORÇLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ Madde 1- Çiftçilerimizin ve üreticilerimizin T.C. Ziraat Bankasi A.Ş. ve Tarim Kredi Kooperatiflerine olan borçlarinin Ana Parasi 10 bin TL’ye kadar olan borcu silinir, 10 bin TL’nin üzerinde olan borçlarinin ise faizsiz 3 yilda ödenir. Madde 2- Bu Kanun yayimi tarihinde yürürlüge girer. Madde 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. Haberleri ekleme saati: 12.13-20 Agiustos 2012 Haebr/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan Devlet Hastanesi’ne çocuklari ile birlikte basvuran birçok aile son iki aydir yasanan olaganüstü çocuk hastaliklarina dikkat çektiler. Basta ishal, karin agrisi, yüksek ates olmak üzere çesitli sikâyetler dolaysiyla hastanelik olan çocuklarinin en çok sudan ve tozlu yollardan etkilendiginden yakinan aileler kendileri gibi çocuklarinin da saglikli bir ortamda yasamamasindan yakindiklari görülürken, yasanan olaganüstü çocuk hastaliklarinin Ardahan Devlet Hastanesi’nin kayitlarindan görülebilecegine isaret etmekteler. **Yola çikan hayvanlar telef oldu.. Ardahan’i digeri ilçe ve illere baglayan yollara gelisi güzel çikarilan hayvanlar az daha bir faciyaya neden oluyordu. Alinan bilgilere göre Ardahan’in Hanak İlçesine bagli Çayagzi (Oragaz) köyünde bu sabah yasanan olayda 10 büyükbas hayvanin telef oldugu ögrenildi. Ayin zamanda Türkiye’nin Kafkaslara giden yolu olan Hanak yolunda meydana gelen kazada bir aracin yola çikan hayvanlarin arasina daldigi ve 10 büyükbas hayvanin telef oldugu, kazaya nedenolan aracin kulinmaz hale geldigi ögrenildi. Haberleri ekleme saati: 12.02-20 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Türkiye’nin Suriye ile her an savasa gircegi yönünde tartismalar sürerken Türk Askeri Birlikler de Suriye sinirina yigilmaya devam ediyor. Komsu ülke Suriye’de yasanan iç çatismalarin had safaya umastigi ve Suriye’den Türkiye’ye göçün devam ettigi bir sirada Suriye yönetimi ile her geçen gün biraz daha ipleri kopan hükümet yetkililerinin sert açiklamalari, ‘Türkiye’nin Suriye ile savasa hazirlandigi’ seklinde degerlendirildgi bir süreçte Türk Askerinin gücü ve elindeki silah, araçlarin durumuda tartisilirken, Ardahan’da bulunan Askeri kislada ki bir çok aracin kullanilmaz oldugu dikkat çekmekte. **Garaj mi, Hurdalik mi? Türkiye’nin diger bir sinir ülkesi olan Suriye ile her an savasa girebileceginin tartisildigi bir sirada sinir kenti Ardahan’da bulunan 25 nci Mekanize Tugay Komutanligina bagli olan Kura Nihri’nin yani basinda ki Azize kislasinda bulunan araçlarin bir çogunun eski model ve kullanilmaz halde olmasi dikkat çekti. Yillardir yenilenmedigi ögrenilen Askeri araçlarin kiminin tekerleklerinin olmadigi, kiminin ise kaportalarinin ezik ve hurdaya çekilmis görüntü verdigi kislayi Ardahan Kalesi’nde görenlerin, ‘Savas’a girersek bu araçlar mi savasa gidecegiz?’ sorusunu sorduklarida görülmektedir. Haberi ekleme saati:11.36-20 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan’a gelerek görevine baslayan Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu ayaginin tozuyla Ardahanlilarin bayramini kutladi. Vali olarak ilk bayrami Ardahanlilar ile kutlamanin heyecani içinde oldugunu belirten Ardahan Valisi’nin Ramazan Bayrami ile ilgili mesaji söyle; **Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu’nun Ramazan Bayrami Kutlama Mesaji En temel degerlerimizden olan dini ve milli bayramlarimiz insanlari ortak duygu ve düsünceler de, bulusturan toplumsal birlik ve beraberligimizi saglayan küskünlerin barismasina yardimlasma ve dayanisma duygularinin zirveye çiktigi özel günlerimizdir. Ardahan Valisi olarak bu özel günlerden birisi olan ilk Ramazan Bayraminin huzur ve mutluluk içinde geçmesini temennisi ile tüm Ardahan Halkinin, çalisma arkadaslarimin ve ailelerinin bayramini en samimi duygularla kutlar, selam ve saygilarimi sunarim. Seyfettin Azizoglu/Ardahan Valisi
**Ardahan’a gelerek görevine baslayan yeni vali: Elimde sihirli degenek yok!.. Dün Ardahan’a gelerek valilik görevine resmen baslayan Ardahan’in yeni Valisi Seyfettin Azizoglu yaptigi ilk açiklamada Ardahan’in sorunlarinin çözümü için var olan potansiyelle hepberaber hareket edeceklerini söyledi. Var olan sorunlarin çözümü için herkesin el ele vermesi gerektigine dikkat çeken Vali Azizoglu, ‘Benim elimde sihirli degenek yok. Ama valilik ve diger kurumlar var. Bunlarin hepsinin el ele verip, var olan sorunlarin çözümüne çalisacagim’ dedi. Ardahan Valiliginin ilk günün de kendisini kasilayanlarla tanisan Vali Seyfettin Azizoglu Vali Yardimsi Kadir Taner Eser’in getirdigi valilik imza defterini de imzalayarak Ardahan’da ki ilk imzasinida atmis oldu. www.kuzeyanadolugazetesi.com
**Vali Azizoglu; “Ardahan’i hak ettigi seviyeye ulastiracagiz” **Yeni valiye ilk ziyaret Ardahan Kültürevi’nden Merkrezi İstanbul’da bulunan Ardahan Kültürevi yönetimi, Ardahan’a Vali olarak atanan Güngören Kaymakami Seyfettin Azizoglu’nu, makaminda ziyaret ederek, yeni görevinde basarilar diledi. Güngören Kaymakamliginda yapilan görüsmede Vali Azizoglu’na, Ardahan Kültürevince hazirlanmis Ardahan’in sorunlari ve çözüm önerilerini içeren çalismalar sunuldu. Cuma günü Ardahan’daki görevine baslayacak olan Vali Seyfettin Azizoglu’nun Artvin Şavsatli olmasinin ve bölgeyi iyi bilmesinin bir avantaj oldugunu belirten Kültürevi baskani Tuncer Dag, Ardahan için umutlu olduklarini ifade etti. **Dag, yeni valiye egitim raporu sundu.. Ardahan Valiligine atanan İstanbul/Güngören Kaymakami Seyfettin Azizoglu’nu makaminda ziyaret eden Ardahan Kültürevi, Egitim Komisyonu tarafindan hazirlanan bir raporu da yeni Vali’ye sundu. Ardahan Kültür Evi Baskan Vekilleri Togay Çoban ve Gürhan Şimsek, Baskan Yardimcisi Mihrican Deniz’de katildigi ziyaret sirasinda konusan Kültür evi baskani Tuncer Dag, “Sizlerinde bildigi gibi Ardahan son yillarda egitimde sonuncu sirada yer aliyor. Bizler, ciddi anlamda bu duruma çok üzülüyoruz. Ardahan insani, çok zekidir. Sizinde bildiginiz gibi yüksek tahsilli ve çok önemli konumlara gelmis, hemserimiz bulunmaktadir. Egitimin kötüye gitmesi üzerine arastirmalar yaptik. Sonuç olarak, egitimcilerin ilimizde çok kisa süreli kalmis olmalarini bu sorunun asil nedeni olarak görüyoruz. Bu konuda size bir rapor hazirladik. Hazirlamis oldugumuz raporda çözüm önerileri de bulunmaktadir. Bu konuda simdiden yapacaklariniz için tesekkür ediyoruz” dedi. **Vali Azizoglu; “Ardahan’i hak ettigi seviyeye ulastiracagiz” Cuma günü görevine baslayacak olan Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu ise bu ziyaretin kendisini çok memnun ettigini ifade etti. Azizoglu; “Ardahan’i çok iyi biliyorum. Zaman zaman ziyaretlerim olmustur. Aslen Artvin Şavsatli olmam nedeniyle sorunlari bende takip ediyorum. Ardahan için elimden geleni yapacagim. Özellikle egitim konusunda ciddi bir çalisma içerisinde olacagim. Bundan hiç kimsenin kuskusu olmasin. Amacimiz insanimiza hizmet etmektir. Ancak bu noktada herkes elini tasin altina koymalidir. Sizlerden ricam memleketinizden uzak durmamaniz ve duyarli olmanizdir. Hep birlikte egitim sorununa çözüm bularak, Ardahan’i hak ettigi egitim seviyesine ulastiracagiz” seklinde konustu. Haber/Foto: Mihrican Deniz/İstanbul **11. Vali Saat 16.00’da Ardahan’a Geliyor.. Son çkan valiler kararnmesiyle Ardahan Valisi olan Seyfettin Azizoglu bugün Arndahan’a gelerek yeni görevine baslayacak. Valilik basin Bürosu trafindan yapilan açiklamya göre bugün saat 16.00’da Ardahan’da olacak Ardahan’in 11. Valisi için Ardahan Valiligi öününde bir tören gerçeklestrilecek. Haberleri ekleme saati:11.29-20 Agustos 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com

25 Binin üzerinde ögrencisinin 2012/2013 egitim/ögretim sezonuna hazirlandigi Ardahanli ögrenciler tatillerini ya çobanlik yaparak, yada müftügün açtigi yaz kuran kurslarinda geçirdi. Kent merkezinde ki ögrencilerin bir çogununda boyacilik yaparak tatillerini geçirdigi Ardahan’da okullar da kayitlarda basladi. Basta ÖSS Sonavlarindan olmak üzere birçok sinavda 81 vilayet içinde hep sonlarda olan Ardahan’da egitim/ögretim gören ögrencilerin tatillerini hayvan, kaz çobanligi yaparak geçirdigi ve bunun egitim/ögretime olumsuz yönde etki yaptigini sik sik belirten yöneticilerin geride kalmaya hazirlanan bir tatil döneminde ögrencilere yönelik ciddi ve gözle görülür bir çalisma yapmamasida dikkat çeken diger önemli bir konu oldu. **Yaz okullarina degil, kuran kurslarina gittiler.. Geride kalan dönemde bir dönemi daha basarisiz olarak geride birakan ve yapilan LYS sinavlarindan yine sonuncu olan Ardahan’da ki egitimingelismesi için yeni projeler hazirladiklarini öne süren yöneticilerin basta yaz okullari olmak üzere ögrencilerin egitim/ögretimi sevecegi hiç bir girisimde bulunmadigida, bunun yani sira yenilenmesi gereken okullari halen yenilemedikleri görülen bu yaz tatili döneminde bosta kalan ögrencilerin büyük bölümü çobanlik yaparken, bazilarinin ise ard arda açilan kuran kurslarina gönderildigi dikkat çekti. Haberi ekleme saati: 16.18-19 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com