12 Yaşındaki Çocuk 9 Kişi Tarafından Tecavüze Uğradı

Olayın duyulması üzerine şüphelilerin getirildiği Beykoz Adliyesi önünde hareketli saatler yaşandı. 


Beykoz Soğuksu Mahallesi ikamet eden ve Ardahanlı olduğu ileri sürülen  Y.Y. isimli 12 yaşındaki kız, iddiaya göre ilçenin çeşitli mahallelerinde oturan birden fazla kişi tarafından üç gün boyunca birçok kez tecavüze uğradı. 


Beykoz’da tanınmış isimlerin çocuklarının da olaya karıştığı söylentiler arasında yer alırken, genç kızın üç gün önce kendisine tecavüz de bulunan kişiler tarafından bir eve kapatıldığı iddia edildi.


İddiaya göre; Y.A.’nın iki gün boyunca evine gitmemesi üzerine ailesi karakola giderek kızlarının kayıp olduğunu, ulaşamadıklarını belirterek arama kararı çıkartı.


Bunun üzerine Beykoz Emniyeti’nin aramaya başladığı genç kızın tecavüzcüleri tarafından önceki gece Paşabahçe’ye bırakıldığı iddia edildi.


Bölgede devriye görevini yerine getiren polisler tarafından bulunan genç kız, görevli polislere başından geçenleri anlattı.


Genç kızın ifadeleri sonrası Beykoz’un birçok yerinde operasyon düzenlenirken, yakalama kararı bulunan 15 kişiden 9’u gözaltına alındı. Gözaltına alınan 9 kişi Beykoz Adliyesi’nde alınan ifadelerinin ardından tutuklama istemiyle hâkim karşısına çıkartıldı. 



Bu arada gözaltına alınan isimlerin ailelerinin Beykoz Adliyesi önündeki gergin bekleyişi sürdü. Aralarında C.Y., Y.E., G.Y., B.E., D.Y.’nin de bulunduğu 6 kişi hakkında savcılığın tutuklama istemi mahkeme tarafından uygun görülerek uygulandı.


Yaşları 14 ile 24 arasında değişen kişiler, emniyet mensupları tarafından sivil araçlarla Maltepe 2 No’lu Cezaevine gönderildi.


**Tak kara gözlükleri, kurtar memleketi!..


Yaz tatillerini memleketlerinde geçirmeleri istenen ve yapacaksa yatırımlarını memleketlerine yapmaları gerektiğine işaret edilenlerin de aralarında bulunduğu tatilciler İstanbul başta olmak üzere batı kentlerini boşalttığı şu günlerde dikkatimi çeken bir durum var.

Oda birilerinin gözlerine taktıkları kara gözlüklerle geldikleri memleketlerin de randevu isteyip, görüştükleri yerel idarecilerle verdikleri pozlarla o yatırım bekleyen, en azında bir ev yapılması istenen, ya da atalarının yıkık mezar duvarlarının onarım beklediği memleketlerini yaman kurtardıklarıdır.. (!)

Evet, başta batı metropollerinde yılda bir düzenledikleri gecelerle memleketi kurtaranların iş olsun diye yaz tatillerinin ikiye bölüp, asıl yatırımlarını yaptıkları batı kentlerinde ki asıl tatile başlamadan önce birkaç günü yani ‘Bende memleketteyim’ pozları verdikten sonra karısı, çeli, çocuğunun gelmediği memleketten sessizce kaçıp, asıl tatillerini ege, ak denizinde yapan bu tipler bugünler de yaman poz verip, memleketi kurtarmaya deva ediyorlar.

Bu yetmez gibi gittikleri memleketlerde belediyelerin düzenlediği, valilik ve kaymakamlıkların katkı sunduğu etkinlikleri de kendiler yapmış gibi kendi özel sanal sayfalarında verdikleri pozlarla kendilerini tanımayanlara yuttururlar.

Hâlbuki bunların batıda yaptıkları dernekçilik gibi yaz aylarında birkaç günlüğüne geldikleri memleketlerine yönelik hiçbir ciddi iş yapmadıkları tam aksine o memleketin adının üzerinde batıda mallarına mal katarken, siyasette de o memleketin adını kullanıp bir tık yukarı çıkmaya çalışmaktan öteye geçmedikleridir.

Ekonomik olarak halleri iyi olmalarına karşın köylerinin yılık mezarlıklarını bile valiye yaptırmaya çalışan bu tiplerin kendilerinin yayla evleri içinde belediyelerden bedava kum alanlar olduklarını bilelim..

Yani kısacası kara gözlükleri takıp, geldikleri memlekette yaptıkları ziyaretlerle bol bol poz veren bu tiplerin memleketlerine olduğu gibi memlekete de hayırları olmayanlar olduğunu herkes bilse de kimse benim gibi seslendirmek istemez..



**Erdoğan’ın da değiştiremediği zihniyet!


Başkanlık sisteminin ilk başkanı olan Başkan Erdoğan’ın yıllardır mücadelesini verdiği ancak bana göre yenemeyip, yenileri ile karşı karşıya kaldığı bürokrasinin bu ülkede asıl iktidar olduğunu 33 yıllık gazetecilik hayatımda kaç kere yazıp, dile getirdiğimi ben bile unuttum.

Bu ülkede asıl iktidar olan bürokrasinin dünyanın kabul ettiği Erdoğan’ı bile sarıp, saraladığını yeni sistemle birlikte kurulan onca yeni kuruluşlada görmek mümkün.

Aslında Menderes, Demirel, Ecevit, İnönü, Türkeş, Özle, Yılmaz, Çiller, Baykal ve Bahçeli’nin şikayetçi olduğu ama kendileri giderken onun daha da büyüdüğü bürokrasi bugünlerde kabuk değiştiryor desek yerinde olur.

Çünkü kaldırılan başbakanlık gibi bir çok kurumun yerine yardımcı adıyla getirilenin bürokrasiden öte bir şey olmadığını anlamak için son yıllarda aramız açılan ve gün geçtikçe gerilmeye devam edip, ambargonun bile konuşulduğu Amerika’ya değil, dost olup, ABD ve Avrupa’yı karşımıza aldığımız Rusya’ya gitmek gerekir..

Çünlkü orada durum Türkiye’de ki gibi farklı değil..

Yani bitti denen Kominizm döneminde ki bürokrasş aynen durmasada direnmeye devam ettiğini görmeniz mümkün..

Neyse bunu niye anlattım diyecek olursanız eğre..

Onu da tanıtılmaya muhtaç Ardahan Uğurlu Dağ’da bulunan Yalanızçam Kayak Tesislerinin yanında yapılan Kayak Tesisi gibi Stadında yanı başında ki otel gibi bürokrasinin elinden çıkar korkusuyla gençlere, spora ve tanıtıma bile verilmekten korkulmasından dolayı anlattım..