18/17/16/15 Ocak 2011 Tarihli Haberler




Keske her gün basbakan gelse ..

 Cuma günü 3. kez Ardahan’da olmasi beklenen Basbakan Recep Tayyip Erdogan’in gelisi öncesi yogun bir mesai içine giren Ardahan’da ki resmi kurumlar gecelerini gündüzlerine katmis durumdalar.

**Kisin ortasinda asfalt ..

Basbakan’in Ardahan’a geleceginin kesinlesmesi ardindan basta belediye olmak üzere tüm kurumlarin allarima geçirildigi Ardahan’da kis ortasinda asfalt yamasi bile yapiliyor.
Uzun bir yaz dönemi yapilamayan yollari asfalt yamalariyla yapmaya çalisan belediyenin yani sira Karayollari da sehirlerarasi yollari yamalayarak yapmaya çalistigi görülüyor.
Basbakan’in gelmesi beklenen Ardahan-Kars yolunu kisin ortasinda yamalayan karayollari gibi diger kurumlarinda büyük bir temizlik kampanyasi baslattigi dikkat çekiyor.

**Ardahan’da Cuma kilmasi iyi geliyor ..

Ardahan’a üç kez gelip, cuma namazini kildiktan sonra seçimlere start veren basbakan seçimde hep basarili oldu.

**ÇALIŞMANIZ İÇİN İLLAH Kİ BAŞBAKAN MI GELMELİ?

Basbakan’in Ardahan’a gelecegi haberleri üzerine harekete geçen resmi kurumlarin olaganüstü çalismasini gören vatandaslar, ‘Resmi kurumlarin çalismasi ve temizlenmesi için illah ki basbakan mi gelecek?’ diye soramadan edemedikleri görülüyor.

 **Ak Parti binasindan 3 pikap çöp çikti ..

Cuma günü Ardahan’a gelecek olan Basbakan Recep Tayyip Erdogan’in Ak Parti binasini da ziyaret edecek olmasi, Ardahan AK Parti İl teskilatini da harekete geçirdi. Genel merkezden yollanarak halka dagitilmasi üzerine yollanan evraklarin halka dagitilmayarak Ak Parti İl binasinda bir kösede tutuldugu ögrenilirken.
Basbakan Recep Tayyip Erdogan’in parti binasi ziyareti esnasinda dagitilmayan kitapçiklari görmemesi için; tutulan kitapçik ve el brosürleri çöpe atilmak üzere parti binasinin camindan asagi atilip pikaba yüklenerek çöp merkezine götürüldügü bu brosürlerin ve kitapçiklarin 3 pikap kamyonet tuttugu ögrenildi.
Öte yandan Ardahan Belediyesi temizlik ekipleri de; Cuma günü Ardahan’da olmasi beklenen basbakan Recep Tayyip Erdogan’in yol güzergâhinda ummali bir çalisma baslattigi gözlendi.
Ardahan Belediyesi temizlik ekiplerince yol ve kaldirim kenarlarindaki ot ve çöpleri yakmasi da dikkatlerden kaçmazken, yoldan geçen minik ögrencilerin yanan çöplerin dumanindan etkilendikleri de görüldü.
Ardahan Belediyesi binasinda da temizlik çalismalarinin devam ettigi ve yillardir boyanmayan binanin ve dis cephesinde olusan delik ve kalkmis boyalari için is makinesinin üzerine çikan belediye çalisanlari pis görünümün ortadan kalkmasi için rütus yaptiklari gözlendi.
Haber ekleme saati: 10.48-18 Ocak 2011
HABER/FOTO: BARIŞ BİLGİN

 **Sinir Gölü Dondu ..

Türkiye ile Gürcistan sinirlarini olusturan Aktas Gölü tamamen dondu.
Ardahan’in Çildir ilçesi sinirlari içinde olan ve Ardahan’in ikinci büyük gölü olan Aktas Gölü’nin tamamen donan yüzeyinde atla gezen köylüler, buzlari kirip balik avlarken göl kenarinda bulunan komsu köylere yüzeyi tamamen buz tutumsu gölün üzerinden gidip geliyorlar.
Yarisi Türkiye’nin, yarisi ise Gürcistan’in olan Çildir Aktas Gölü’nun yani basinda bulunan Kenarbel köylüleri, yüzeyi tamamen donan ve adeta dogal bir buz paten sahasi olan Aktas gölünün ve Çildir gölünün neden Erzurum’da yapilan Üniversitelerarasi Kis Olimpiyatlarinin programina alinmadigini sorgulamaktalar.

 **Kura’nin suyunun çalinmak isteyenler
ve Kura’yi seyredenler bu haberi iyi okusunlar!..

*****Dogu’da Beklenen Kar Yagmadi,
100 Bin Hektarlik Bugday Tarlasi Tehlike Altinda ..

Dogu Anadolu’da hüküm süren soguk hava, yeterli kar yagisinin olmamasi sebebiyle kislik bitkileri tehdit ediyor. Özellikle kis öncesi ekimi yapilan ve kis boyunca kar altinda kalmasi gereken bugday ve arpa gibi tarim ürünleri, kis mevsiminin yarisi geride kalmasina ragmen yeterli kar yagmadigi için kuraklik tehdidi ile karsi karsiya. Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Ögretim Üyesi Prof. Dr. Ali Öztürk, sadece Erzurum’da yaklasik 100 bin hektar bugday ekim alani bulundugunu belirterek, kar örtüsünün olmadigi sifirin altinda 20 derecenin altindaki sicakliklarin kültür bitkileri için ölümcül oldugunu söyledi.
Kis Oyunlarina ev sahipli yapacak Erzurum için büyük önem tasiyan kar yagisi ve kalinligi çiftçiyi de yakindan ilgilendiriyor. Tarim ve hayvanciligin Yaygin yapildigi Erzurum ve çevre illerde bugday, arpa, nohut gibi kislik ekim yapan çiftçiler için kar örtüsü olmazsa olmaz önem tasiyor. Kar örtüsünün olmadigi bir tarlada hava sicakliginin sifirin altinda 25 dereceye düsmesi durumunda bugday ölebiliyor. Şu siralar kar örtüsünün zayif oldugu Erzincan, Ardahan, Kars ve Erzurum gibi illerde özellikle sicakliklarinin sifirin altinda 20 derecelerde seyretmesi çiftçileri endiselendiriyor. Prof. Dr. Ali Öztürk, kar örtüsünün zayif olmasi ve kar yagisinin gerçeklesmemesinin kislik ekim yapan çiftçilerde ekonomik zarara yol açabilecegini söylüyor. Türkiye’de yaklasik 20.6 milyon hektar tarim alani bulundugunu ve bunun yüzde 70’e yakininin kuru tarim alani oldugunu belirten Öztürk, bitkisel üretimin hem miktarinin hem de kalitesinin yillik yagis miktarina bagli oldugunu dikkat çekiyor. Kar örtüsünün kislik ekilen bitkiler için yorgan vazifesi gördügünü ifade eden Öztürk, kar örtüsü olmadiginda sifirin altinda 20 derecenin altinda bugday, sifirin altinda 15 derecenin üzerinde ise arpanin ölüm riski bulundugunu dile getirdi.
Bugdayin, kar örtüsünün bulunmadigi sifirin altinda 23 derecede 12 saat dayanabildiginin altini çizen Öztürk, kar örtüsünün zayif oldugu illerden birinin de Erzurum oldugunu söyledi. Erzurum’da yaklasik 100 bin hektar bugday ekim alani bulundugunu vurgulayan Öztürk, “Mevcut durumda düsen kar yetersiz ve büyük risk var. Düsük sicakligin süresi uzadikça zarar da artmaktadir. Ancak 10 santimetre kar kalinliginin bulundugu bir tarlada hava sicakligi sifirin altinda 35 derece bile olsa bitkinin hayatiyeti devam eder.” dedi.
Erzincan’in Tercan ilçesi Kargin Beldesi’nde 30 dönüm tarlaya bugday eken isadami Salih Erdem ise kar örtüsü olmadigini ve asiri soguklar nedeniyle bugday tarlalarindan verim alamayacaklarini söyledi. Beldede birçok kisinin kendisi gibi bugday ektigini belirten Erdem, hava sicakliklarin kar örtüsüz devam etmesi durumunda çok sayida çiftçinin ekonomik kayba ugrayabilecegini kaydetti.
Dogu’da kar örtüsüz kis aylarinin uzun yillar devam etmesi durumunda gelecek yillarda düsük sicakliklara duyarli olan arpa, mercimek, nohut gibi bitkilerin üretim alanlarinin kislari daha iliman geçen illere geçebilecegini belirtti. Öztürk, “Tarim Bakanligi da 2010’dan itibaren tarim havzalari üretim ve destekleme modelini devreye koydu. İklim degisikligine bagli olarak herhangi bir bölgede bitki ekilemeyecekse destek programindan çikarilarak daha uygun ekolojide destek programina sokulacak.” ifadelerini kullandi.
Öte yandan meteoroloji yetkililerinden alinan bilgiye göre Erzurum’da son günlerde hava sicakliklari minumum sifirin altinda 21-20 santigrat derece arasinda gerçeklesti.
Haber ekleme saati: 10.54-18 Ocak 2011
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

 **Göle, Hanak ve Çildir’da kis, Posof’ta bahar ..

Havalarin mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve kar yagisinin ‘yok’ denecek kadar az olmasi nedeniyle Ardahan’in Posof ilçesindeki hayvanlar meralarda otlamaya devam ediyor. Hayvanlarini her gün meraya götüren Vahdettin Dogru, “Önceleri Ocak ayinda adam boyu kar olurdu. Şimdi iklim ve mevsimler degisti. Bizde hayvanlarimizi disarida otlatarak faydalaniyoruz” dedi.
Öte yandan basta Ardahan merkez de olmak üzere Göle, Hanak, Damal ve Çildir’da kar yagisi yeniden basladi.
Haber ekleme saati: 09.22-18 Ocak 2011
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Aktas açiliyor, Kura gidiyor ..

 **AKTAŞ GÜMRÜK KAPISI İÇİN İYİ, KURA İÇİN KÖTÜ HABER!..

Kafkaslara ve Orta Asya’ya Posof/Türkgözü ve Çildir/Aktas isimli iki gümrük kapisinin olmasina karsin sinir ticaretinin yapilmadigi Ardahan’a müjde gibi haber.
Yillardir açildi/açilacak enilen Aktas Gümrük Kapisinin en geç Nisan ayinda açilmasi için Yüksek Planlama Kurulu’nun karar alip, Aktas’in açilabilecegini bakanlar kuruluna ilettigi ögrenildi.
Cuma günü Ardahan’ a gelecek olan Basbakan’in müjdelemesi beklenen Aktas’in açilacagi yönünde alinan haber basta Çildir’da olmak üzere Ardahan’da sevinçle karsilandi.
Aktas’a giden Mozaret geçidinin gelecek ilk bahardan itibaren olaganüstü hareketli olacagini uman Çildirlilar yillardir açilmasini bekledikleri Aktas’in bölgeyi canlandiracagina inaniyorlar.

**Kura Nehri Besikkaya Baraji 24 Şubat’ta ihaleye çikiyor ..

Basta AKP’nin Şavsat kökenli milletvekili Saffet Kaya olmak üzere birçok resmi agzin yalanladigi ancak, üzerine yapilacak olan Besikkaya baraji ili suyu Artiv Çoruh’a aktarilacak olan Besikkaya HES Baraji’nin ihalesinin günü belli oldu.
Ardahan’in suyunu alip, Çoruh’a aktaracak olan Besikkaya HES Baraji’nin yapimi için 24 Şubat’ta ihale var.

**İhalenin adi bile Çoruh!..

Geçtigimiz günlerde Ardahan ve Türkiye’nin bir çok yerinde eylemlere neden olan Kura Nehri’nin suyunun çalinmak için ilk adim Kura-Çoruh Enerji Grubu’nun 24 Şubat’ta ihaleye çikarak ilan edilmesiyle duyuruldu. 13 Özel sirketin teklif sundugu ihalenin hemen ardindan insaata baslanilmasi bekleniyor.

Haberleri ekleme saati: 19.06-17 Ocak 2011
Haberler/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


KURA İÇİN YAPILAN EYLEMLERİ
ARDAHAN TV’DE İZLEYİNİZ ..

 Kura Nehrinin yataginin degistirilmek istenmesine büyük tepki gösteren Ardahanlilar Ardahan’da oldugu gibi İstanbul’da yapilan bir yürüyüs ile kinandi.
Geçtigimiz hafta yapilan yerelde oldugu gibi ulusal basinda da büyük yanki yapan ‘Kura Yürüyüsü’ nünün görüntülerini Ardahan TV’de izlene bilir.
Kura Nehri için yapilan ‘Kura Yürüyüsü’ nü Ardahan’da oldugu gibi Ardahan disinda diger illerde yasayan Ardahanlilari da yakindan takip eden Ardahan ilk internet haber gazetesi üzerinde yayinlanan Ardahan TV’de İzleyebilirsiniz.

**www.kuzeyanadolugazetesi.com u TIKLAYINIZ ..

Kura için yapilan yürüyüsü ve diger gelismeleri görüntülü olarak izlemek için internetten www.kuzeyanadolugazetesi.com adli internet sitemizi tiklayaniz.
Sitemizin adresini MSN ve Facebook dostlariniza göndermeyi unutmayiniz.
Haber ekleme saati: 10.14-17 Ocak 20111
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


BAŞBAKAN CUMA’YI ARDAHAN’DA KILACAK ..

 21 Ocak’ta Ardahan’da olacak olan Basbakan Recep Tayyip Erdogan Ardahan’a gelirken esini ve kizini da getirecek
Konu hakkinda bir açiklama yapan AK Parti Ardahan İl baskani Yunus Baydar geçtigimiz günlerde gittigi Ankara’da basbakan ile bir kez daha görüstügünü belirtti.
Baydar, basbakanin önümüzde ki Cuma günü esi, kizi ve birçok bakan ile Ardahan’da olacagini belirttigi açiklamasinda tüm Ardahanlilari basbakani karsilamaya davet etti.

**31 Açilis yapacak ..

Cuma günü Ardahan’da olmasi beklenen basbakanin 2010 yili içinde yapilan yatirimlarin toplu açilisini yapacagi bilgisi alinirken, valilik tarafindan resmi programin halen belli olmadigi için bu yatirim ve açilislarin hangileri oldugu ögrenilemedi.

**Cuma’yi Ardahan’da kilacak ..

Esi ve kiziyla birlikte Cuma günü Ardahan’da olmasi beklenen Basbakan ve AK Parti Genel Baskani Recep Tayyip Erdogan’in Cuma namazini da Ardahan’da kilmasi bekleniyor.

Basbakan’dan önce koltuklari geldi ..

Cuma günü Ardahan’dan olmasi beklenen Basbakan recep Tayyip Erdogan için yogun bir çalisma baslatan Ardahan Belediyesi baskanlik makaminin koltuklarini basta asagi yeniler.
AK Partili Belediye Baskani Faruk Köksoy ve ekibinin Cuma günü Ardahan’da olacak olan basbakan için hummali bir çalisma yürütürken, koltuklarin Soner Görmüs tarafindan getirtildi ögrenildi.

**Emniyet allarimda ..

Basbakan’in Ardahan’a geleceginin netlesmesi ardindan birçok kurumda oldugu gibi emniyet güçlerinde de olaganüstü hal ilan edildi.
Basbakan’in Ardahan ziyareti öncesi izinlerin kaldirildigi bilgisinin alindigi emniyet teskilatinin basbakani takip edecek basin mensuplarina da özel bir kimlik karti hazirlattigi bilgisi de alindi.
Haber ekleme saati: 14.02-16 Ocak 2011
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Gel gel bunlar Çildir Gölü’nün baliklari ..

 Van Gölünden sonra Dogu Anadolu Bölgesinin en büyük gölü unvanini tasiyan ve kis aylarinda tamamen donarak adeta dogal bir bu patent sahasi olan Çildir Gölü’nde buzlari kirarak balik tutma devri basladi.
Ocak ayinin yarisi bitmesine karsin gündüzleri bahari, geceleri dondurucu günlerin yasayan Ardahan ilinin sinirlari içinde bulunan Çildir gölününün üzerine kaplayan buzlari kirarak balik tutan Çildirli balikçilar buzdan ekmeklerini çikarmaya devam ediyorlar.
Ardahan’in Çildir ilçesi sinirlarinda buz tutan Çildir Gölü’nde balikçilar, soguk havaya aldiris etmeden buzlari kirip ekmek paralarini kazaniyor.
124 kilometrekare alaniyla Dogu Anadolu Bölgesi’nin ikinci büyük gölü olan Çildir Gölü’nün yüzeyinin büyük bir kismi tamamiyla buz tuttu. Geçen yillara oranla geç donan ve buz kalinliginin 20 santimetreye kadar çiktigi gölde, bu yil buz kalinligi yer yer 5 santimetreye kadar düsmesinden dolayi atli kizak ve benzeri etkinlikler yapilamiyor.
İçerisinde aynali sazan, kayabaligi, kizilkanat, tatli su kereveti, safak, tatlisukefali, tahta baligi, aynali sazan, otsazani, asya sazan bulunan Çildir Gölü, yöredeki balikçilarin en büyük geçim kaynagini teskil ediyor. Buzlari kirarak attiklari aglarla ‘Eskimo usulü’ balik avlayan balikçilar, çok riskli olmasina karsin ekmek parasi kazanmanin mutlulugunu yasiyor.
Sicakligin sifirin altinda 15 dereceye kadar düstügü bölgede, balikçilar bin bir zahmetle attiklari aglarda kismetini ariyor.
Günde ortalama 10-15 kilogram balik avlayan Çildirli balikçilar, tuttuklari baliklari kilosunu pazarda 4 ila 7 lira arasinda satiyor. Aksam eve ekmek parasini kazanmanin mutlulugu ile dönen Çildirli balikçilar, bu yil gölde sazan olmamasindan yakiniyor. Gölde bulunan istakoz baliginin sari sazanlarin yavrulariyla beslendigini söyleyen 20 yillik balikçi Giyas Kiliç, bu yil sadece kefal baligiyla yetinmek zorunda kaldiklarini belirtiyor. Gölde basta sazan olmak üzere diger balik türlerinde azalma oldugunu anlatan Kiliç, bunun gölde balik yavrulariyla beslenen istakozdan kaynaklandigini dile getiriyor. Daha önce buzlari kirip attiklari aglari haftada bir gelerek yerinden çektiklerini ve haftalik 20-25 kilo balik avladiklarini kaydeden Kiliç, buz altinda ekmek parasi kazandiklarini vurguluyor. Soguk havanin kendilerini bu isten vazgeçiremedigini altini çizen Kiliç, buz kirarak balik avlamanin ayri bir zevki oldugunu ifade ediyor. Çildir Gölü’nde balik avlayan balikçilarin yaninda ziyaretçiler de buz üstünde yürüyüs yaparak keyif yapiyor. Birçok yerli ve yabanci turistin ziyaret ettigi gölde, buzlarin üzerine çikan ziyaretçiler hatira fotografi çektirmeyi de ihmal etmiyor.
Haber ekleme saati: 11.16 Ocak 2011
Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com Foto: Ahmet Aydin


KADINCA/Selmi Yilmaz
Artik silahlar patlamasin ..

 Abdullah Öcalan’in çagrisi üzerine yaklasik 5 aydir bir silahin patlamadigi, sehit haberinin gelmedigi, dagda cenazelerinin alinmadigi bölgeyi ziyaret eden CHP’nin Arahan Milletvekili Ensar Ögüt’ün Van’da yaptigi ve gündeme bomba gibi düsen açiklamanin altina bende aynen ve de harfi harfine imza atiyorum.
Çünkü Ögüt’ün de benim gibi kardesin kardesi öldürmesini istemedigini biliyorum.
Evet Ögüt’ün yaptigi çagriyi basta BDP olmak üzere birçok aydin, hatta askeri kanatta görev yapan emekli üst düzey yetkililerde söylüyor.
Bu arada hemen belirtelim ki; ‘Her iki tarafta silahlari birakmali’ derken Askerin ülkenin sinir güvenligi için nöbetide birakmasini istemek degil, kendi topraklarinda, kendi insanlari ile çatismamasinin istendiginin de altini çizmek gerekir..
Ögüt’ün bu çagirisina Kürtlerden çok Türklerin sahip çikmasi gerektigini de düsünüyorum. Çünkü silahlar patlamadikça kanin akmadigini, kardesin kardesi vurmadigini, analarin aglamadigini Öcalan’in 5-6 ay önce yaptigi çagridan sonra bir merminin patlamadigini görmekle mümkündür.
Bu nedenle basta ‘Kürt sorunun da güzel seyler olacak’ diyen Cumhurbaskani ve AKP Hükümeti askiya aldigi açilimin içini doldurup, seçime öyle gitmesi ve barisin devami için gereken ortami saglamalidir ..

**Kura elden gidiyor ..

24 Şubat’ta ihaleye çikacak olan Kura Nehri’nin suyunun Çoruh’a akitilmasi isini almak için açilan ihaleye 13 firmanin katildigini biz degil, internete DSİ’nin sitesine giren herkes görebilir.
Çünkü DSİ’nin Artvin DSİ’ye hazirlattigi projeyi askiya çikardigi ve Kura’nin suyunu Ardahanlilardan bizzat çalacagini resmen ilan etmis oldugu görülüyor.
Şavsat kökenli milletvekili hemserimizin bile inanip, daha önce yaptigi hakaret dolu açiklamasini yumusatmasindan da anlasilacagi gibi Kura Nehri resmen elden gidiyor.
Hem de Ardahan’in düsmandan kurtulus gününün kutlanacagi günün hemen ardindan gelen 24 Şubat 2011’de ..
Halkin Kura’ya sahip çikmak için Ardahan ve diger kentlerde caddelere döküldügü sirada okey oynamayi tercih edenlerin Ardahan’i temsil ettigi sirada elden giden Kura’nin suyunun sura da, yani 10 bilemediniz 30 yil sonra nasil aranacagini hepimiz görüp, aglasakta is isten geçecek ..
Çünkü artik eski karlarin bile yagmadigi Ocak ayinin ortasinda disari da raki sofralari kurup, mangal yakanlarin, kulüplerde okey oynayip, camdan Ardahan’i izleyenler sözüm ona Ardahan’i temsil ettiklerini görüp, izliyoruz.
Ve; Doga düsmani olan HES Barajlarini Tarim baraji sananlara yutturulan Besikkaya baraji suyumuzu alip götürecek biline ..


**Ardahanlilar İstanbul’dan da Kura’ya sahip çiktilar ..

Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz
Budur dernekçilik, lobicilik ..



 Evet, Ardahan tarihinde bir ilk gerçeklesiyor.
Yani Ardahan ismini tasiyan dernekler ilk kez ciddi bir eylemle Ardahan’a sahip çikiyorlar.
Kaz geceleri, piknik, senlik, sölenlerin Ardahan’a çokta fayda getirmedigini nihayet anlayan ve artik harekete geçip, Ardahan’a sahip çikmak gerektigini his eden derneklerimiz, basta İstanbul’da olmak üzere ülkenin her yerinde ayaga kalkiyorlar.
Halkin tam destek verdigi, ‘Kura’ya sahip çik’ eyleminin öncüsü olan derneklerin bu dogru hareketine Ardahan’da ki STK’lar, siyasiler, basinda tam destek vermesinin yapilan isin, yani eylemin ne kadar dogru oldugunu da ortaya koymaktadir.
Çünkü budur dernekçilik, budur lobicilik ..
Evet, bugün Ardahan ayakta, suyu çalinmak istenen Kura’ya sahip çikmak için meydanlarda ..
Hem de hayat kaynagi olan suyuna sahip çikmak için ..
Burnunun dibinde geçen dogalgaz boru hattindan isinimayan, iki gümkür kapisindan sinir ticareti yapamayan, Posof gümrük kapisinin yolu gibi Çildir’in çalinan 9 köyünün ezikligi ile yasayan, kars-Tiflis-Bakü Demir yolunu sinirlarindan geçirtemeyen, Anreposunu Kars’a, Lojistik merkezini Erzurum’a kaptiran Ardahan Kura’sina sahip çikiyor.
Ardahan’a sahip çikiyor ..
Yatirim adi altinda bölgede yapilan ve dogasina büyük zararlar veren HES Barajlarina, bölge halkina hiç bir faydasi olmayan boru hatlarina karsi çikiyor ..
Ve diyor ki; Kura Bizimdir, Bizim Kalacak, Ardahan’i Ardahanlilar yönetecek ..
Bunu da dernekleriyle, stk’lariyla, basini, çevrecileriyle, kisacasi Ardahan’i sevenlerle yapiyor..
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58


Bu Haber’i Ardahan TV’ de İzleyiniz ..
Ardahanlilar İstanbul’dan da Kura’ya sahip çiktilar ..

 Ardahan’da Ankara’da yapilan ‘Kura bizimdir, bizim olacak’ eyleminin bir digeri de İstanbul’da yapildi.
İstanbul’da bulunan derneklerin basini çektigi eyleme 3 bine yakin Ardahanli katildi.
İstanbul Kartal’da yapilan eylemde yapilan konusmalarda Ardahan’in dogasina sahip çikilacagini ve Kura’nin suyunun kimseye verilmeyecegi anlatildi.
Alkislar ve halaylar esliginde yapilan konusmalar da Kura’nin Ardahan için ne kadar degerli oldugu anlatildi ve tüm kamuoyundan Besikkaya HES barajiyla yatagi degistirilmek istenen, suyu çalinmak istenen destek istendi.
İstanbul Kartal Meydaninda yapilan eyleme Ardahan ismini tasiyan derneklerin büyük bölümü katilirken, Ardahanlilarin Ardahan’in sorunlarina sahip çikmasi Kartal’da bulunanlarca da büyük destek gördü.
Heber ekleme saati: 16.34-15 Ocak 2011
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Bu Haber’i Ardahan TV’ de İzleyiniz ..
Kura’nin katledilmesine Ankara’dan da ses geldi.
“Kura Özgürdür Özgür Akacak…”

 Kura Nehrinin bir kisim suyunun tünel yoluyla Karadenize aktarilmasi planlanmasi ve Kura nehrinin üzerine Hidroelektrik Santralerinin yapiminin projelendirilmesine karsi çikmak amaciyla “Kura ve Dokusuna Dokunma” platformu tararfindan 15 Ocak günü saat 13.00’de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi’nin önünde protesto eylemi gerçeklestirilerek basin açiklamasi düzenlendi.
Gerçeklestirilen eyleme yüzden fazla çevre ve doga dostu katilirken eylem süresince hiçbir olumsuzlugun yasanmamasi dikkat çekti. Kura ve Dokusuna Dokunma platformu adina basina açiklamasini yapan TEZ-KOOP-İŞ sendikasi genel baskani Gürsel Dogru’nun sözleri sik sik atilan sloganlarla kesildi. Dogru, yaptigi basin açiklamasinda “Hidroelektrik Santrallerinin dogaya ve çevreye verdigi tahribatlari dile getirirken, Kura nehrinin dokusununda bozulacagini” ifade etti.

Su, rant elde edilen bir materyale dönüstü.
Kura ve dokusuna dokunma platformu tarafindan düzenlenen protesto eyleminde, platform adina açiklama yapan Dogru; “Sevgili doga dostlari çevre gönüllüleri Ardahan sevdalilari, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, çok degerli katilimci hemserilerimiz, basinimizin güzide temsilcileri!
Yasamsal fonksiyonlarin en önemli unsuru olan su; hayattir! Dogada ki bütün canlilarin temel yasam ünitesi olan su günümüzde uygulanan neoliberal ekonomi politikalari nedeniyle yasamsal bir kaynak olmaktan çikarilmis, üzerinden rant elde edilen bir materyale dönüstürülmüstür. Dogal akis seyirleri degistirilen akarsu ve nehirlerimiz üzerlerine enerji santralleri kurulmak suretiyle yok olmaya mahkûm birakilmistir. Üzerine hidroelektrik santralleri kurulan içlerinde onlarca çesit canli barindiran dogal kaynaklarin, besledikleri canlilarin türleri giderek azalmis suyla yasam bulan canli popülasyonunda ciddi kayiplar meydana gelmistir.” dedi.

Hidroelektrik santralleri gelecegin yok edilmesidir.
TEZ-KOOP-İŞ sendikasi genel baskani Gürsel Dogru; su kaynaklarinin önemine deginirken de “Yine akarsu ve nehir kenarlarindaki tarim alanlari yeterli sulama yapilamamasindan dolayi tarim arazisi vasfini yitirmis çorak topraklar haline gelmistir. Bütün bu tahribatlar sonucu dogal olarak dengesini koruyamayan tabiat ana insan sagliginin ve insan yasaminin ihtiyaçlarina cevap verememekte, bu nedenle de toplumlarin yarinlarini tehlike altina almaktadir.” cümlelerini sarfetti.
Özellikle bizim gibi az gelismis ülkelerde bir dönemler baraj ve enerji santrallerinin yapimi ülke ve toplum açisindan olumlu atilimlar olarak karsilansa da günümüzde küresel isinma, ozon tabakasinin delinmesi, kimyasal atiklar, buharlasma gibi çevresel etmenler nedeniyle azalan su kaynaklarinin durumu göz önüne alinirsa özgür akan nehirlerin sularinin baraj ve Hidroelektrik Santrali yapimi yoluyla önünün kesilmesi gelecegin yok edilmesi anlamini tasiyor.” açiklamasina yer verdi.
Açiklamasina Kura Nehri hakkinda bir takim bilimsel bilgiler aktararak devam eden Dogru, doga ve çevre katliamlarina seyirci kalmayacaklarini belirterek cümlelerini noktaladi.
Haber ekleme saati: 15.05-15 Ocak 2011
Haber: Öztürk Polat/Ankara
Bu Haber’i Ardahan TV’ de İzleyiniz ..
KURA İÇİN KÖPRÜ KAPATILDI, NEHİRE GÜL ATILDI ..

 Ardahan merkezde geçen ve Gürcistan üzerinden Azerbaycan’da ki Hazar Deniz’ine ulasan Kura Nehri’nin yönünün üzerine yapilacak olan HES Barajlarina tepki gösteren Ardahanlilar ‘Kura bizimdir, bizim kalacak’ adli bir miting düzenlediler.
Ardahan Ziraat Odasi Baskanligi önünde baslayan ve Kura Nehri’nin üzerinde bir basin açiklamasi ile devam eden eylem ile köprüyü kapatan Ardahanlilar Kura Nehrine attiklari güller ile Kura Nehri’nin üzerine yapilacak olan Besikkaya Hes Baraji ile birlikte açilacak olan tüneller ile Artvin ili sinirlari içinde ki Çoruh nehrine akitilmak istenmesini kiinadilar.
Yaklasik bin kisinin katildigi eylem de Kura’nin yataginin degistirilemsi halinde Ardahan’in kurakliga mahkûm edilecegi, göçün yeniden hizlanacagina dikkat çekildi.
İstanbul, Ankara, Kocaeli, Bursa, İzmir ve diger illerde es zamanli olarak yapilan ve de Kura’nin üzerine yapilacak olan HES Barajlarinin durdurulmasini isteyin Ardahanlilar daha sonra Kura’nin üzerinde ki trafigi bir süre kapattiktan sonra olaysiz dagildilar.
Haber ekleme saati: 12.54-15 Ocak 2011
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
“KURA YURDUMUZ, KURA SUYUMUZ, KURA BALIMIZ,
KURA PEYNİRİMİZ, KURA EKMEGİMİZ, KURA ANDIMIZDIR; KURA BİZİMDİR…

 **Saat 12.00’de Kura’dayiz ..

Ardahan’in gelecegini kurakliga mahkûm edecek olan projeye sahip çikmak için basta Ardahan’da olmak üzere ülkenin birçok kentinde ayni saatlerde eylem yapacak olan Ardahanlilar bugün saat 12.00’de Kura Nehrinin kenarinda bulusacaklar.
Ardahan’da, Ardahan Ziraat Odasi, İstanbul, Ankara, Kocaeli, Bursa ve diger illerde meydanlara dökülüp, ‘Kura Nehri Bizimdir, Bizimle Kalacak’ diyecek olan Ardahanlilar, Ardahan’in Göle ilçesi sinirlarinda dogup, Göle Ovasini, Ardahan Ovasini, Hanak ve Çildir ilçelerini sulayip, hayat verdikten sonra Türkiye’yi terk eden Kura Nehri’nin Besikkaya HES Baraji araciligiyla yataginin degistirilip, Karadeniz’de bulunan Çoruh Nehrine akitilmak istenmesine karsi koyacaklar.
Yaklasik iki yildir süren tartismalarin eyleme dönüsecegi bugün yapilacak olan açik hava mitingleri ve basin açiklamalariyla konuya kamuoyunun dikkati çekilecek.
Ardahan’da Ziraat Odasi Baskanliginin organize ettigi ve tüm köy muhtarlarinin destek verdigi eylem saat 12.00’de Kura Nehri’nin kenarinda yapilacak olana basin açiklamasiyla baslarken, İstanbul’da Ardahan Derneklerinin basini çektigi eylem Kartal Meydani’nda saat 13.00’da baslayacak.
Baskent Ankara’da ayni saate Enerji Bakanliginin önünde yapilacak olan ‘Kura Nehri Bizimdir, Bizim Kalacak’ adli miting ayni saatlerde Kocaeli’nde, Bursa’da, İzmir’de yapilacak olan basin açiklamalariyla devam edecek.
Ardahanlilarin yani sira birçok çevre örgütünün de katilacagi eylem yurt disinda bulunan Ardahanlilarca da gerçeklestirilmesi beklenmektedir.
Bilindigi gibi Devlet Su İsleri’nin hazirlayip, ihaleye çikardigi ve Kura Nehri’nin suyunun Çoruh’a akitilmak istendigi ve burada ki HES barajlarinin beslenecegi belirtilen proje Ardahanlilarin büyük tepkisini çekmis ve bu projenin gerçeklesmesi halinde Ardahan’in kurakliga mahkûm kalacagi ileri sürülmüstü.
Haber ekleme saati: 10.08-15 Ocak 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
“KURA YURDUMUZ, KURA SUYUMUZ, KURA BALIMIZ,
KURA PEYNİRİMİZ, KURA EKMEGİMİZ, KURA ANDIMIZDIR; KURA BİZİMDİR…

 **Dostlar, arkadaslar, kardesler…

Geceleri milyon yildizli, avuç avuç altin tozlari gibi serpilmis yildizlarla bezenmis, gündüzleri yüz bin çesit çiçekle süslenmis bir yurdun çocuklari, kutsal kitaplarin cennet diye tarif ettikleri bir vatanin is ve ekmek ugruna gurbete saldigi canlar,
Bugün buraya, ekmegimizi, suyumuzu, havamizi, atesimizi, kanimizi, canimizi, sözün kisasi var olusumuzu korumak ve birlikte var olabildigimizi göstermek için toplandik.
Barajlar kurarak, tüneller açarak Kuramizin suyunu aliyorlar… Kimse bize demesin ki, herkes isine baksin; kendi alanina girmeyen islere karismasin.
Yillar, yillar öncesiydi, 1976 yili olmali; Ölçek köyü çevresinde bir orman kesimi vardi. Genç bir hekim olarak, isimden ayri kalabildigim her günümde kosarak gittigim köyümde orman kesimi var dediler. Ögrendik ki, kesimin tasimaciligini da orman kaçakçiligindan klasörler dolusu dosyalari olan kisiler almis. Köylülerim, akrabalarim genç bir doktor olarak çocuklarinin kesimde isçi olabilmesi için aracilik etmemi istiyorlardi önce. Sonra oturup konustuk Koço Kömürcü’nün yumurtayla bir kenef ipin, peynirle bir avuç kara hurmanin trampa edildigi dükkâninda, köyün ortasinda toplantilar yaptik. Toplantilar sonunda oy birligiyle kesime katilmama ve karsi çikma karari aldik. Biz Ölçekliler olarak katilmayinca Beyrehatun’dan isçi getirdiler. Çildir yolunda, Tulumba’da yanlarina gittik. Onlarla da konustuk, Beyrehatunlu komsularimiz da Ölçeklinin çalismadigi yerde biz hiç çalismayiz diye geri döndüler. Köylünün kararini açiklamak için ormana gittik bibimin oglu Hafizle birlikte. İsaretleme yapan memurlari ve orada kuzu çevirmekte olan orman yetkililerini bulduk…
Orman bölge müdürü çoktan kim oldugumu ögrenmisti; arkamdan dedikodu kazanlari kaynatiliyordu; bu hiç eksik olmadi zaten Ardahan’da. Bana dedi ki, sen doktorsun, ben senin isine nasil karismiyorsam, sen de benim isime karismayacaksin. Biz ormani kesmiyoruz, tedavi ediyoruz… Ben de ona dedim ki, yeri geldi mi, karisiriz. Sen hasta olsan, bana gelsen ey müdür bey… Desen ki, “benim basim agriyor”. Ben de sana, “uzat basini kesecegim” desem, böyle bir tedavi önersem, kabul eder misin?…
Şimdi ülkeyi ve yöreyi tedavi etmek için bize “uzat basini kesecegiz, yüregini sökecegiz” diyorlar. Ardahanlinin elinden Kura’nin suyunu almak basini kesmekle, yüregini sökmekle ayni seydir.
Şimdi birleri diyor ki dostlar, bu memleket isidir, plandir, programdir, siz karismayin. Biz de diyoruz ki, biz basimizin kesildigi, yüregimizin yerinden söküldügü bir plani, programi istemiyoruz. Her suyla elektrik üretilmez, her nehrin üzerine baraj kurulmaz. Her seyi bu rasyonel akil, yani faydaci yaklasim çözemez, çözemiyor… O rasyonel akil degil midir, günahsiz insanlarin üstüne petrol ugruna bomba yagdiran, o akil degil midir, savaslar çikaran, halklari, milletleri birbirine düsman eden?
Kaldi ki, kim yapmis bunun hesabini?
Ardahan ovasinda beslenen yüz binlerce büyükbas hayvanin ürettigini, dünyanin en güzel sütünün, en güzel çeçil peynirinin, dünyanin 7.2 mm ile en uzun diline sahip olmakla en kuytu nektarlari toplama yetenegindeki Kafkas arisinin ürettigi balin, Ulgar daginda ve tüm Ardahan yaylalarinda açan bin iki yüz çesit çiçegin degerini kim bilmis, hesabini kim yapmis?
Degerli dostlar Ardahan’in dogasi, Ardahan’in Kurasi, Ardahan’in her seyidir. Bunu iyi anlatmaliyiz halkimiza. Soyut siyasal çatismalarla kendi bindigimiz dali kesmemeliyiz. Ardahan’in disaridaki insani ile su an Ardahan’da yasayani bir olmali… Bunu basarmaliyiz. O orman kesimi sirasinda, baktilar olmayacak, köylüyü topladilar Cami’nin önündeki meydana… Kaymakam bey gelmisti, jandarmalar, orman muhafaza memurlari, yetkililer… Kaymakam bey, eliyle beni göstererek köylüyü bana karsi kiskirtmaya çalisti. Bunlar dedi, anarsistler, filtreli sigara içerler, bardan pavyondan, diskodan çikmazlar, sizi kandirmaya çalisirlar; kanmayin bunlarin sözüne. Ben daha, insaf et kaymakam bey, hayatim boyunca o disko denen yerin kapisindan girmedim demeye, günlerdir tirpan çekmekten nasir baglamis ellerimi açip göstermeye kalmadan kolumdan tutup geri çekti birileri… “Hele sen geri dur kadasini aldigim” dedi analar, bibiler, neneler, cicalar; eteklerine tas topladilar; havlulardan, çeperlerden… “Sen dur hele, derdini aldigim” dedi bana; Kor Kerimler, Borbor Zabitler, Lal Hamitler, Koço Kömürcüler, Kel Ekolar… “Sen geri dur, sira bizde simdi” dediler. Dirgenler, baltalar çikti meydana. Bir yanda Ölçek köylüsü, öbür yanda orman görevlileri, bir bölük jandarma… Jandarma yüzbasisi girdi araya. “Ben köylünün istemedigi bir kesim için jandarmayla köylüyü karsi karsiya getiremem, kusura bakmayin kaymakam bey” dedi. O gün orada yediden yetmise imza verdik Ölçek köylüsü olarak, bir tek fire bile vermeden. O gün orada bir tarih yazildi. 12 Eylül’e kadar kesemediler ormani…
Şimdi yine bizden karismayin, bu akil isidir, bu devlet isidir diyerek uzak durmamizi istiyorlar. Biz Kuramizin elimizden alinmasini, basimizin kesilmesini, yüregimizin sökülmesini istemiyoruz. Böyle bir akla ihtiyacimiz yok. Şimdi bir kez daha analarla, cicalarla, nenelerle, dadalarla, dedelerle emilerle bir olup, bir tulum sesinde, bir ates yaliminda bara durur gibi, atli kaydasinda esnek vuran atlarin anisina, Kura nehri boyunca karli daglarda çocuklarini sirtindaki hurçta tasiyarak isgalci yabanci askerlerden kaçmak zorunda kalan nenelerimizin anisi için güçlerimizi bir araya getirecegiz.
Şimdi Kura nehrinin sulari için bir araya gelecegiz. Bir senlik kuracagiz, o eski yayla aksamlarinda günde iki ögün arpa ekmegiyle yagsiz çeçili zor buluyor olmasina karsin hemen her aksam tulum çalip kol kola bar tutan, türkü söyleyen nenelerimizin izinden gidecegiz. Kaz kesimindeymis, koç katimindaymis gibi, saban çikariyormusuz gibi, herik zamani modgam oluyor, tirpanda birbiri ardina kola giriyor gibi girecegiz bu mücadeleye. “He ola he!”
Kura bizimdir: Bizim hem suyumuz, hem ekmegimizdir, hem çiçegimiz, hem sütümüzdür, hem arimiz, hem balimizdir…
Selam olsun Kura’ya, Kura’nin yüregimden akarken çaglayan duru sularina; selam olsun Kura’nin sevdalilarina…

*Alper Akçam’in Bugün saat 13.00’te yapilacak olan Kartal Mitingi Konusmasidir ..


Ardahan Enerji/Cevdet ŞENTÜRK

 Ardahan Halki kime inansin…!

İstanbul’daki Ardahan İli Kültür ve Dayanisma Dernegi Besikkaya Baraji için hakli olarak Ankara 15. İdari Mahkemede yürütmeyi durdurma davasi açti.

Ardahan AKP Milletvekili Sayin Saffet Kaya kendisinin inanmadigi bin bir türlü mazeret üreterek basta sahsima birkaç Dernek Yöneticimize hayal pererest dediler, yalanci dediler ve bu isin aslinin astarinin olmadigini söylediler.
Ne yazikti Ardahan halkida bizlere degil Sayin Saffet Kaya’ya inandilar. (!)
Bu nedenlerde açtigimiz dava dosyasina belge göndermediler.
Dava DSİ lehine bizim aleyhimize sonuçlandi.
Pusuda yatan bütün insaat firmalari mevcut karardan sonra DSİ’nin açtigi bu ihaleye para yatirarak mesru haklarini kullanarak bu ihaleye girdiler.

Biz Ardahan İli Kültür ve Dayanisma Dernegi ilkin ihaleye giren 14 firmaya mektup yazdik, ‘Ardahan halkinin mukadderatiyla oynamayin, Kura Nehri Ardahan için çok önemlidir. Bu baraj yapilip su Çoruh’a akarsa küresel isinmanin da mevcut oldugu dünyamizda Ardahan çöl olur. Yoksul halkimiz daha da yoksullasir yeniden göç baslar.’ dedik ve bu ihalelere girmemelerini rica ettik. İstahlari kabaran mütahitler bizi ciddiye alamayip bir aylik süre içinde 14 insaat firmasi ihaleye girdi.

Biz 15 Ocak 2011 Cumartesi günü İstanbul Kartal meydaninda Polis kayitlarindan aldigimiz bilgiye göre 800 ve 850 kisi civarinda katilimin oldugu bu halkin hep bir agizdan “…KURA CANIMIZDIR. KURA KANIMIZDIR. KURA NEHRİ ANAMIZ, BACIMIZ VE NAMUSUNUZDUR..” diyerek bu halkin feryadi gök yüzünü inletti daha ne olacak yanli basin Ardahan halkinin bu demokratik tepkisini ilkin görmemezlikten geldi.
Bir gazetede 150 kisi oldu diye yazdi. Bu vurdum duymazlik halkimizin ciddiye alinmamasi Sayin Saffet Kaya’nin tutarsiz beyanatlari İstanbul’da ki Ardahanlilari hem üzüyor, hem de tahrik ediyor.

Biz Kura namusumuzdur diyoruz. DSİ GENEL MÜDÜRLÜGÜ internet sitesinde 24 Şubat 2011 tarihinde mevcut mütayitler arasinda ihalelin sonuçlanacagini yaziyor. Ne yapalim?
Bizim kanimizi, canimizi ecdat yadigâri suyumuzu ihaleye çikarmanin bize hakaret oldugunu anlamiyorlar mi?
Sayin Kaya bunu yok diyerek geçistiremez.
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakani açiklama yapmalidir.
Aksi halde Rusya’da yetsinin tanklarin önüne çiktigi gibi bizlerde dozerlerin önüne rahatlikla yatacagiz.
Kimsenin namus saydigimiz ormanlarimizi tahrip etmeye suyumuzda Çoruh’a akitmaya hakki yoktur.
Çakma diplomalarla parlamentoya girip yalanla, talanla, dolanla bu milleti oyalayan politikacilari istemiyoruz.
Sayin Ardahan Valisinin, DSİ Genel Müdürünün ve Sayin Enerji Bakaninin yani yetkili agizlarin olayi Ardahan kamuoyuna anlatmalari gerekir.
Yoksa 21 Ocak 2011 günü Basbakanin Ardahan ziyaretinde Ardahan halki olarak sayin Basbakanimiza balik atarak tepkilerimizi gösterecegiz.
Cevdet ŞENTÜRK
ARDER Onursal Baskani


Ardahan Öyküleri/Yilmaz Yalçiner
KARSLI KUZİK KAZIM

 Canhiras gocorun kelleye kaç gündür erismegi çattirmaga güç topluyordu.
Lee Marvin’in filmi isminden ziyade muhteviyati harikaydi.
Lee Kanada sinirini astiginda özgür olacakti.
Hayir serbestlenecekti.Çünki kaçiyordu.
Şerif ondan inat, katakliyordu.
Çok iradeliydi. Kaçan’a kovalayan mahseri sürek götürüyordu…
Kuzik Kazo iki büklüm vücudu, karni içinde ayaklari kat. Elleri taktigi iki mala’nin ardina ayaklarini yeriterek yürürdü. Kuzigi sirtinda, ceketi saklayamazdi. Kara lastik ayakkabisindan uzun çorabi dizinin altina dek çekilmisti. Pantolunu çorabin bogazina doldurmustu. Lastikle sikmisti. Beli kursakla bagliydi. Eynine kirli temiz demeden gömlekler giymisti. Renkli atkiyi boynuna ve dösüne salmisti. Ceket cebi posetlerle doluydu. Bavulu sandigi yoktu. Anlasilacagi; ceplerin hepsi ikmal gayesiyle doldurulmustu. Yiyecek, yedek çoraplar, falan, fismekan.
Kazimin sol kasi kopmustu. Kasin bitise, kulaga yakin yerinden. Bilal İnci’ye çok oksardi çehresi. Burnu da benziyordu.
Çocuklar kizdirmakta firsat kollardi. Aman kopartamazdilar. Sesi gür çikardi. Lastik top gibi yigrila, devrile yeriyen adamin sesi bu olamaz dedirtirdi.
” Viiiiiii! Kelle-i bavo….”
Bu bagirmayi öyle ani, sert, tok ve siddetle yapmak zorundaydi ki. Çocuklar inanarak korkup çekilmeliydi. Kazim sakatliga mi yansin? Çolun çocugun izdirabina mi karsi versin.
Kars’tan gelmisti. Aksam otobüsünden indirildi. Kahvehaneleri gezdi. Yayla Palasta dengini çözdü.
Tipi birazdan… Yayla Palas’in ise umrunda mi? O yokta Kazo kalmakta ki han’a nasil gidecekti? Malum, hal-i elvermezdi!
İdris Emi otelin müdürü gibiydi. Biyigi burmaydi. Yeleksiz kravatsiz paltar giyinmezdi. Yeleksiz kravatsiz paltar giymedi.
O aksam masalari, okey, yanik, fanti ile kurdurmustu.
Kendi de kogh gibi müdüriyet kisminda yeke bos kasanin önünde çelik masada oturuyordu.
Adam boyu müdüriyetin duvarinda Sasatel de dokunmus el halisiydi. Ceketin mendil cebinden kapakli taragini çikardi. Karanligin içinde aynayi arandi. Ayna caminin sirri dökülmemis kismi az olmasina azdi. Velakin ayna fersiz bakti.
İdris Emi masayi üfürerek sildi. İsimligi Sivasta bir asker yazdirmis, getirmisti. Yatak parasi almamisti. Askerde ona mukabil iyilige karsi hedaye vermisti. Ceketin kol kenariyla isimligi temizledi. Aksam yatak listesini hazirladi. Emniyete listenin ulastirilmasina garsonu çagirdi.
İmdat Emi mal sahibidir. “İno’yla yollarim ” dedi. İno’ya baska seylerde tembihledi listeye ilaveten.
Listeyi kapidan çikarmak mi adim atamazsin. Hava patlamis kapiyi açtigin gibi kuduyan savurdugunnan içeri aterdi.
Lee Marvin Kanada sinirina bir adim atti mi?
Hududa karabeti ve sürekten kaçis emegini yönetmen serifin dürbünlü tüfeginde istiare etmisti. Lee kayanin ucuna elini koydu asagida biraktigi kaçtiklarina bir nefes bakti. Sol adimla kendini Kanadaya geçirecekti. Hersey mahiyet degistirip karsitlanacakti: Gece- gündüz, bitim- yasam olacakti. Hersey kayayi dönmekle olacak degil miydi?
Lee hele dürbünün içinde… geçmedi kayanin dalina… eceli gelmis gibi. Şerif parmagini, tetikte, asilsa, nisanci tüfegiyle indirecekti filmin kahramanini. İlkelerine çok bagli serif nasil yapacakti?
Yönetmen emekle, ilkeleri öyle karsikarsiya getirdiki.
Lee kayanin öteyana geçti.
Şerif izin vermese geçemezdi.geçmesine izin vermeseydi… emek ettigi’çün!
Kahvenenin cam kasalari gitti- geldi yikilacakti içeriye kar doldu. Tipi savurdu, doldurdu.
Cemaat: ” Kapi açik birakilmis, kim çiktiysa… dolmus dediler.”
Kahvenin asma katin da bes yataklik karyola; oraya kadar kar doldu. Bogucu bir kar tipisi.
Mesakkatle kapiyi yedi sekiz kisi kapatabildi. Ocakciyla garson hay’la süpürge ve küllük almis tipiye karsi hücum vaziyette.
İçeride… içerde: Kapi kapandi. Bunlar elleri havada, ha diyende tipiye çalacaklar. Okey oyuncusu: ” İndirin hirpolar süpürgeyi, külçekeni tehlike geçti!…”dedi. Hatasiz dogruydu, dedikleri.
” TIP ” oyunu oynarsin, ‘ Tip ‘ dendi mi kirpanmadan herkes ikinci sese kadar heykel gibi durmak zorundadir. Ocakçi ve garson çözülmeye basladi. Ocakci mizmiz adamdi. Firttigini çeke çeke konusurdu.
” _ Kar savurtusunu süpürüp küreyecegiz. ” dedi garsona tasdik etmesi için:
” _ He mi, Koko? ” o da:
” _ Şikko Dayii he ” dedi pisik sesinnen…

Fanticiler, okeyciler, ellibirciler:
_ Kazim nerde?
_ Yukari çiksin biri belkem ordadir!
_ İdris Emi nerde bu?
_ Han’a gitmesin çocuklar Kazim?
“O VAH DESENE, GİDER GELMEZ’E SAGLAM GİTTİ, KAZIM.” dediler.
” Ben hele çigem kolaçan edem.” dedi fantici. Etegini tutan çekti. İkinci kaybi vermeyelim endisesiyle ceketini çekenler:
” _ NIÇ, NIÇÇÇÇ.” dillerini dislerinin arkasindan seslendirerek: ” NIÇÇÇÇ, NIÇÇÇ” diye tembih çektiler.
_ Ya ne? Adam yiyen mi var? Kadim gibi it köpege yemmi olsun?
Kapidan o yan esik uzay boslugu, derin, gor ba gor derin…
Çikmak, çikmaga yeltenmek ikinci bir açiklamaya degin gayri mümkündür.

Vuuu,vuuu tipi kudurmustu kar külleri havada uçarak yere çöküyor. Biraz külümsü karsepeleri uzandigini anlamadan yeniden hava hiziyla leçegin yüngüllügünde havalaniyordu. Kar yayik çalkaliyor. Yayigin içinde Kazim sanki basi beyni döndü beçerenin.
Posetle çocuklar oynar, poseti baslarina geçirince havasiz kalir. Kuduyanda bogulma kisa zamanda ayni akibeti dogurur. Hiç sakasi makasi yok. Kuduyan ismi kudurmaktan gelmesine gelir: Kuduran kudurugun çikardigi sesin azameti tesmilde yetismez bile tipinin ses’e. O nedenle sakasi yoktur:
” Bir ekmek yarisi senin, yarisi benim!”
Aynen böyle,
Hiç olmaz bellemeyin!
Tutdugunnan yatirir.
Çirmakla yeri ki çirmakla!
Kazim nefesi kesildi zandi. Sürünmege devam bir yandan. Eh kesmedi. Nefesi kesilmyenin…
Camin sath-inda nefes bugu yapar, o da boncuk boncuk ter damlasiyla aglamak degil miydi? Yüzü o ter boncuklarindan aglamisti.
Adim atmaya son takatiyle yüklendi.
Solugu açildi. Burnunu agzini kapatmaktan biri son anda vazgeçmisti gibi.
Tipinin sal’i çekildi gitti. Ta uzaklar… bir evin caminda elinde kestane soyan adam tas gibi görünüyordu. Beyaz ve beyaz.
Yayla palas, kaldirimlar sir gibi sakliyken pazar tezgahi gibi oportadaydi.
Ölmüs, sekiz metre bile gidememisti.
Asir gibi geçti sandigi zaman. On dakika sürmemisti. Bize uzun gelen zaman psikolojikmandi.
Yayla Palas bosaldi. Yol ortasina cemaat kostu.
_ Kazim birsey olmadi he mi?
_ Korkuttun canimin içi!
Gençler havaya kaldirdi. İsmeyil Eminin han bes metre berideymis.
Han kapisini gümbülletdiler.
Haydi allah rahatliklik versin. dedi gençler.
Hanci: Kazim bogulmadin mi sen?
Kazim edebiyat yapti,
Nutuk atar gibi:
_ Anamin ruhiii, bogulacaktim. Yayla Palas’tan çikmasana! Eh iste deperin ne senin? Çikmis olduk. Ben bu çesit firildaka düsmedim bu yasa geldim geleli.
Yagmurda sakat halimle islanmisim sel beni götürerdi. Bir seferinde.
Badvalda aç üç gün kaldim. Gavat dükenci unutmustu… gene bu gibi degildi.
Piç Hasan Panik’te otobüsten atti beni. Ardahana yayan yerindim. Bu kadarlik degildi..
Allah kabul etsin bu neydi?
Öykü kisa kessin diye handakiler:
_ Amin. dedi.




Ve günün diger haberleri için DEVAM lari tiklayiniz ..

**SİZDE BİR REKLAM VERİN BİNLERCE İNSANA ULAŞIN ..





**Geçmis Günlerin haberleri için DEVAM lari tiklayiniz ..