18/17/ Mayis 2010 Tarihli Haberler



SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN en yeni makele LİNKİMİZDE
YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK YAZI VE YORUMLARINI OKUYABİLİRSİNİZ..



KADINCA/Selmi Yilmaz
Engelliler Haftasi ..

 Hayatin rutin bir sekilde yolunda gittigini, hatta bu rutinlikten hepimiz zaman zaman bikar, ‘bu ne monotonluk?’ diye isyan ederiz ..
Ama bilmeyiz ki birazdan basimiza gelecek bir olayda, yada bir haberde o hareketsizlikten bikip, isyan ettigimiz hayatimiz birden alt üst olur ..
Dünya’da yasanan trafik kazalarinda ilk sirada olan ülkemin insanlari olarak kendimizi birden bir aracin altinda, yada hiç bir sosyal güvencesi olmayan iste çalisirken elimizi, kolumuzu kayip edebilir veya bir yakinimizin ani rahatsizlik sonucu engelli hale geldigini ögrenir, duyar, yikiliriz ..
Ama o dakikaya kadar yanimizda geçen, yardima muhtaç olan, çocuklarimiz gibi kosup, top oynamak isteyenleri görmezden gelir, sanki onlar bu dünyada yokmus gibi duyarsiz oluruz ..
Evet, engelliler haftasi içinde olmaninda etkisiyle hepimiz diger önemli günler gibi bir iki sey söyler, sonrada unuturuz..
İse burada unutulmayacak tek bir sey var, ki; o da duyarli bir insan olmak ve her canlinin yerine kendisini koyabilen bir anlayisla hareket ederek yasami tatmak, bilmek gerekmez mi?
İlk göz agirimiz Yagmurumuzun hem de bir engelliler haftasinin ne kadar önemli oldugunu bize animsatan ani rahatsizligi gibi sizde bir gün bizim bir hafta önce yasadiklarimizla karsi karsiya kalir, ne yapacaginizi, nasil olup ta girilen çikmazda çikilacagini düsünür, kahrolur, suçumuzun ne oldugunu düsünüp, kendi kendinizi yiyip, bitirebilirsiniz ..
Vali Tekmen’in dedigi gibi her insanin engelli adayi oldugunu unutmadan hareket etmenin gerektigini anladik Yagmur’umuzun bize verdigi sinyalle ..



FES EDİLMEMİŞ, GÖREVDEN EL ÇEKTİRİLMİŞLER!..

 AKP Ardahan İl Teskilatinin görevden alindigina dair haberimiz AKP Genel Merkezinde gelen faks ile dogrulandi.
5 Yil 2 aydir AKP Ardahan İl Baskanligi yapan Nusret Koyuncu ile birlikte 55 kisinin görevden el çektirildigini dogrulayan faksin dün AKP Ardahan İl baskanligina da ulastigi ögrenildi.

**Ardahanlilara el çektirilirken, Gölelilere yol mu açiliyor?..

Yaklasik bir yildan fazladir, ‘Alindi-Alinacak’ denilen ancak bugüne dek alinamayan Ardahan AKP İl Baskani ile birlikte 55 kisinin görevden el çektirildigi netlesirken, teskilatin baskanligina geçici olarak partinin Ardahan Hakem Kurul Baskani Necat Çaydas’in getirildigi dogrulandi.
Hepsi Ardahanli olan İl yönetiminin fes edilip, parti disinda kaldigi ögrenilen fesih kararinda en karli çikanlar daha önce istifa eden ve hepsi Göleli olan yöneticiler oldu.
Çünkü fes edilen partililer yeniden yönetime girmeleri AKP’nin tüzügüne göre bir hayli zor.

**AKP’nin demokratik açilimi bu mu?

AK Parti Genel Baskan Yardimcisi ve Teskilat Baskani Ekrem Erdem imzali fesi kararinin ulastigi eski il yönetimi sok olurken, ilk tepkilerde gelmeye basladi.
‘AKP’nin demokratik açilimi bu olmali’ diyen eski yöneticiler, ‘sayih basbakanin seçimle gelen, secimle gider sözünün yere vuruldugunu, çünkü burada Saffet Kaya’nin kendi egosu için partiyi, partilileri harcamaktan öte bir seyin yapmadigina dikkat çektiler.
Bunun görevden almak degil, AKP’yi DYP’lestirmek oldugunu savunan eski yöneticiler, Saffet Kaya’nin AK Partiye geldiginden bu yana partide huzur birakmadigini, partiye para göndertmedigini, bu nedenle partinin telefonlarinin kesildigi, sekreter, yakacak, kira ve elektrik, sgk borçlarinin senet karsiliginda durduruldugunu bunlar yetmezmis gibi Kaya’nin 7 aydir Ardahan’a gelip, hiçbir toplanti ve etkinlige katilmadigini belirtirlerken Kaya’nin burada ki amacinin AKP’yi ele geçirmek oldugunu, bunu basaramazsa yakindan Amerika’da dönecek olan Tansu Çiller ile birlikte hareket edecegini de ileri sürdüler.
Haber ekleme saati. 17b.26-18 Mayis 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Ardahan’dan Günün En Son Haberleri

 **BU HABERİ ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ ..

**POSOF-GÖLE-HOÇVAN’IN SÜT BİRLİGİ ..

Ardahan’da güzel bir is birliginin örnegi sinir ilçesi Posof’ta yasaniyor.
Bir çok Posoflu gibi dogdugu yeri terk edip, doymak için gittigi yurt disinda kazandiklarini getirip, Posof’ta yatirima çeviren Evsal Pehlivan yanina aldigi Göleli Süt İsletmecisi Gökmen Çapan ile yatirimin yok denecek kadar olan ilçede dev bir yatirima imza atmis durumdalar.
Bununla yetinmeyip birde Hoçvan Hasköy’de bulunan Süt Kooperatifini yanlarina alip, bölgenin sütlerini isletip, bir dünya markasi haline getirmeye çalisiyorlar.
13 Kisiye is saglayan bu isbirligi ile ILGAR SÜT ÜRÜNLERİ adli Süt İsletme Fabrikasi kuran üçlü isbirligi bölgenin hayvanciliginin gelisimine ve hayvansal ürünlerinin degerlendirilmesine büyük katki sunuyor.

**Kaymakamlik kurdu, özel sektör hayata geçirdi ..

Posof Kaymakamliginin devletin imkanlariyla yaptigi ancak daha sonra isletemedigi tesisi satin alan Posoflu gurbetçi Evsal Pehlivan’a ortak olup, destek veren Göleli İsadami Gökmen Çapan Ilgar Süt Ürünleri Tesislerini bir marka haline getirmek için çaba gösterirlerken, en büyük destegi Hoçvanli hayvan yetistiricilerinden aldiklarini belirtiyorlar.
Posof’ta yeterince islenilecek sütün olmamasi dolaysiyla Hoçvan’dan Hoçvan Hasköy Kooperatifi araciligiyla süt saglayan iki ortak simdi el degmeden süt ve süt ürünleri üretip, Posof’un ismini tüketim magazalarinin tezgâhlarina ulastirmis durumda.
Günlük kapasitesi 50 ton olan süt fabrikasindan bölgede hayvancilik yapan insanlara ekmek kazandiran Posoflu, Göleli ve Hoçvanli isbirligi Posof’un gelecegine damga vurmaya hazirlaniyor.
BTC’nin imkânlariyla aldiklari süt toplama araciyla Posof’ta ki süt fabrikasina süt tasiyan Hoçvan Hasköy Kooperatifi Baskani Hakan Avsar Hoçvan’dan topladiklari sütü her gün 90 kilo metre uzaklikta bulunan Ilgar süt Tesislerine getirdigini belirtirken, bu isbirliginde hem kendilerinin, hem de kooperatiflerine üye olanlarin büyük katki sagladigini ve sütün gerçek degerini buldugunu belirtiyor.
Hollanda’da çalistigi süt tesislerinin birisini de memleketi Posof’a kazandirmanin mutlulugunu yasadigini belirten 75 yasindaki Evsal Pehlivan Göleli ortagi Gökmen Çapan’in ve Hoçvanlilarin destegiyle daha büyük isler yapmayi ve Ilgar Sütü bölgede bir marka haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti.
Haber ekleme saati: 10.18-18 Mayis 2010

 **Vali Tekmen: ‘Her insan engelli adayi oldugu unutulmasin’

Engelliler haftasi nedeniyle Çamliçatak mesire alaninda Sosyal Hizmetler İl Müdürlügünce fidan dikimi ve piknik düzenlendi. Etkinlige Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, Vali Yardimcisi Ali Fuat Atik, kurum temsilcileri, engelli vatandaslarimiz ve aileleri ile vatandaslar katildi.
Etkinlige ev sahipligi yapan Sosyal Hizmetler İl Müdürü Erdal Baki Nalbant haftanin önemini belirten bir konusma yapti.
Etkinligine katilan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, Engelli vatandaslarimizin her zaman devletin sefkatli kanatlari altinda olacagini, onlarin tüm sorunlariyla ilgilenerek, çözüm bulma zorunlulugunun öncelikle sosyal devlet olma özelligini yerine getirmenin geregi oldugunu söyledi.
Vali Tekmen, Bizim gibi birbirine kenetlenmis ve yardim etmeyi seven bir milletin mensubu olmamizin da bunun diger bir sonucu oldugunu, yapilan degisikliklerle çikarilan kanun geregi, tüm Türkiye’de oldugu gibi Ardahan’da bakima ihtiyaci olan vatandaslarimizin arastirmadan geçirildigini ve kendilerine yardim elinin uzandigini söyledi.
Tekmen konusmasaina söyle devam etti, ‘Egitim alabilecek durumda olan engellilerimizin bu sayede kendilerine özgüvenlerinin geldigini, becerilerinin tespit edilerek buna uygun alanlara yönlendirilmelerinin saglanabildigini’ belirtti.
Egitim merkezlerinin bilimsel anlamda bilgi sahibi olmalarina dikkati çeken Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, verdikleri hizmetin aileler için de önemli bir destek oldugunu, en önemlisi bu toplumun bir ferdi olarak evlerinin disina çikmalari, okul ortamina girmeleri ve o havayi teneffüs etmelerinin içsel dünyalarinda çok olumlu etkiler yarattigini düsündügünü ifade etti.
Engellilerin bu toplumda yasadigini, dolayisiyla onlarin ihtiyaçlarina cevap verecek olanaklarin saglanmasi yönünde tüm insanlarin duyarli olmasi gerektigini belirten Vali, her insanin bir engelli adayi oldugunu unutmamasi gerektigini kaydetti.
Engelli ögrencilerden olusan koronun sarkilari ardindan, mesire alaninda fidan dikimi için ayrilan yere gidildi. Tüm katilanlarca dikim yapilarak, fidanlarin hayatlarini devam ettirecekleri toprakla bulusmasi saglandi. Haber:www.kuzeyanadolugazetesi.com

 **CHP Ardahan Kemal Kiliçdaroglu diyor ..

CHP’de yasanan gelismeler üzerine önce Ardahan’da toplanan, ardindan Ankara’ya ggiden Ardahanli CHP’lilerin CHP Genel Baskanligina aday oldugunu açiklayan kemal Kiliçdaroglu’nu destekleme karari aldiklari ögrenildi.
Şu an Ankara’da olan CHP’lilerin dün diger il teskilatlari ile bir araya gelerek, Kiliçdaroglu’na desteklerini yazili bir metine çevirdikleride alinan haberler arasinda oldu.
Haber ekleme saati: 09.07-18 Mayis 2010

 **Ardahan’da 33 bin ari serbest!.

Ardahan İli Ari Yetistiricileri Birligi Baskani İlhan Evliyaoglu, Ardahan’daki aricilarin artik arilarini kislatmalardan çikarmaya basladigini bildirdi.
Evliyaoglu, aptigi açiklamada, Ardahan’da 33 bin kovan ari bulundugunu, bu kovanlarin 14 bini Artvin ilinde açik havada, 19 bini ise, Ardahan’da kapali alanlarda kislatildigini söyledi.
8 ay önce baslanan kislatmanin, ilkbaharla birlikte çiçeklerin açmasi ve havanin da isinmasiyla artik sona erdigini ifade eden Evliyaoglu, ‘Ardahan’da kisin içerde olmasi gereken 33 bin arimizin tamami artik bu günlerde disari çikmaya basladi. 19 bin kovanimiz Ardahan’daki kapali kislatmalarda, 14 bin kovanimiz ise, Artvin ilindeki açik kislatmalardan disari çikmaya basladilar’ dedi.
Evliyaoglu, bir ay içinde kislatmalarin tamamen bosalacagini belirterek, önümüzdeki kislatmanin hava ile çiçek örtüsü durumuna göre, önümüzdeki 10. ayda baslayabilecegini tahmin ettiklerini söyledi.

 **İstanbul’dan sonra Çildir’da da Lale Devri!..

Çildir Belediye Baskanligi, Çildir’i, Çildir’a özgü çiçegiyle güzellestiriyor.
Çildir Belediye Baskanligi, “ilçe merkezindeki görsel etkiyi arttirmak, kenti daha estetik bir görünüme kavusturmak ve dogayla daha uyumlu hale getirmek için” Çildir’i,Çildir’a özgü çiçegiyle güzellestiriyor.
Belediye ekipleri,Çildir Belediye Baskani Nurettn AYGÜN’ün talimatiyla Çildir’i yeni görünümüne kavusturmak için seferber oldu.Çildir iklimine elverisli özelligiyle ayri bir güzellik katacak olan Zambak Çiçegi,simdiden halkin ilgisini çekmis durumda.Eski Belediye Baskani M.Nizameddin COŞKUN’un cadde içerisinde bulunan asirlik agaçlari kestirmesiyle merkez meydani bos kaldi.Yeni dönem Belediye Baskani AYGÜN,bos kalan meydani Zambak çiçeginin güzelligiyle donatmak için ekibiyle birlikte seferber oldu.Büyük bir takdirle karsilanan Baskan AYGÜN,bu vesileyle hem ilçe trafigi düzene girecek hemde ilçe yeni görünümüne kavusacak. Haber/Foto: Çildir Haber

 **Posof’ta Sera Dönemi ..

Ardahan’in Posof İlçesi Sosyal Yardimlasma ve Dayanisma Vakfinca hazirlanip, Sosyal Yardimlasma ve Dayanismayi Tesvik Fonu’ndan finansman ile yoksullukla mücadele kapsaminda ekonomik ve sosyal yoksulluk içinde bulunan kisi ve ailelerin gelir seviyelerini yükseltmek, istihdami arttirarak tarimsal ürünleri mahallinde degerlendirmek köyden kente göçü önleyebilmek için yapilan seracilik projesi hayata geçirildi.

 **Yaz geldi rahatladilar

Kisin geride kalip, doganin bahara merhaba demesiyle rahatlayan canlilarin basinda gelen köpekler bol yiyecek bulmanin keyfini yasiyorlar.
Kis boyunca cadde ve sokaklarda donmus çöplerin arasinda bir parça yiyecek arayan köpekler baharin gelmesiyle birlikte hem yiyecek bulmanin keyfini, hemde sicak havalarda rahatça dolasmanin keyfini yasadiklari görülüyor.

 **Askerin tehlikeli antremani ..

Askere Göle yolunun en sürat yerinde yaptirilan kosu sporu’na sahit oldugum dün, bu yolda hizla geçen araçlarin yaratacagi faciyayi da düsünmedim degil .. Onca askeri alan dururken, niye yol diye diye ..
Haberleri ekleme saati: 12.59-17 Mayis 2010
Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Gürcü ögrenciler Ardahan’da staj görecekler ..

 Ardahan Üniversitesi ile Gürcistan Ahiska Devlet Üniver­sitesinin karsilikli ögrenci degisimi ile ilgili is birligi anlasmalari kapsaminda ilk adim atildi ve Ahiska Devlet Üniversitesi Türkoloji bölümünde okuyan 6 ögrenci staj için Ardahan a geldi.
Ardahan Üniversitesi ile Gürcistan Ahiska Devlet Üniver­sitesinin karsilikli ögrenci degisimi ile ilgili is birligi anlasmalari kapsaminda ilk adim atildi ve Ahiska Devlet Üniversitesi Türkoloji bölümünde okuyan 6 ögrenci staj için Ardahan a geldi. Türkçe ile ilgili staj yapmak amaciyla Ardahan’a gelen ögrenciler Ardahan Valisi Mustafa TEKMEN’i makaminda Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.Ramazan KORKMAZ ile birlikte ziyaret ettiler.
Vali Tekmen, ziyaret etmelerinden dolayi mutluluk duydugu Gürcü ögrencilere, Gürcistan la siniri en fazla olan ilin Ardahan oldugunu belirterek, Ardahan olarak Gürcistan la iliskilerin her zaman iyi olmasini istediklerini söyledi. İyi komsuluk iliskileri çerçevesinde bu tür etkinlik ve faaliyetlerle Gürcistan la dostlugun daha da pekistirilecegine dikkat çeken Valimiz, yakin zamanda yaptigimiz futbol maçi gibi ögrenci degisimiyle de olumlu anlam­da adim atilmis olacagini, çalismalari devam eden “Kura’da Bulusalim” projesiyle ileriye dönük ekonomik ve ticari isbirligini de hedeflediklerini belirtti. Ardahan Üniversitesi Rektörü Korkmaz ise, henüz iki yilini doldurmayan Ardahan Üniver­sitesinin ilk kez staj için yabanci ögrenciyi aldigini dile getirererek Kafkasya Üniversiteler Birligi kapsaminda ve Ardahan Üniversitesi ile Ahiska Devlet Üniversitesi arasindaki is birligi çerçevesinde burada olan ögrencilerin bir hafta boyunca üniversite bünyesinde Türkçe dili konusunda staj yapacaklarini belirtti. Gürcü ögrenciler Türkiye’yi çok sevdiklerini belirterek, Türkiye de yüksek lisans yapmayi da düsündüklerini söylediler. Vali Tekmen, ziyarete gelen yabanci ögren­cilere birer kartvizitini dagitarak her zaman arayabileceklerini söyledi.
Haber ekleme saati: 12.57-17 Mayis 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Gazeteciler ödüllerini aldilar

 **Ödül alan Gazeteciler arasinda bulunan Zaman/Cihan ve TRT Ardahan Muhabiri Sezgin Uygar ödülünü Erzurumlu Saglik Bakani’nin elinde aldi ..
Dogu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti (DAGC) tarafindan düzenlenen 2009 Yili Gazetecilik Basari Ödülleri sahiplerini buldu. Zaman Gazetesi ve Cihan Haber Ajansi 8 dalda ödüle layik görülürken, Erzurum ve bölge basinina katkilarindan dolayi Cihan Haber Ajansi Genel Müdür Yardimcisi Hakan İnce’ye de özel ödül takdim edildi.
Dogu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenledigi 2009 yilinin basarili gazetecileri yarismasinin ödül töreni gerçeklesti. Atatürk Üniversitesi (AÜ) Kültür Merkezi’nde yapilan törene Saglik Bakani Prof. Dr. Recep Akdag, Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, Büyüksehir Belediye Baskani Ahmet Küçükler, AK Parti Milletvekili Muhyettin Aksak, Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili Prof. Dr. Zeki Ertugay, Cihan Haber Ajansi Genel Müdür Yardimcisi Hakan İnce, İhlas Haber Ajansi Genel Müdürü Favzi Kahraman, kamu kurum amirleri, gazeteciler ve çok sayida davetli katildi. Nisan ayinda toplanan DAGC jürisi, Erzurum disinda Erzincan, Kars, Agri, Igdir, Ardahan ve Bayburt illerinden gönderilen 124 eserin içerisinde dereceye girenleri belirlemisti. Buna göre Zaman Gazetesi ve Cihan Haber Ajansi Bölge Haber Merkezi 8 dalda ödül aldi. Erzurum ve bölge basinina katkilarindan dolayi Cihan Haber Ajansi Genel Müdür Yardimcisi Hakan İnce’ye de özel ödül takdim edildi. Zaman Gazetesi Bölge Yayin Temsilcisi Esalettin Gül köse yazisi, muhabir Orhan Yildirim, Selim Karahan, Ridvan Ölmez ile Cihan Haber Ajansi Ardahan Muhabiri Sezgin Uygar ve Patnos Muhabiri Fetullah Yaman da haber dalinda ödüle layik görüldü.
Saglik Bakani Prof. Dr. Recep Akdag’a ve ERÇİMSAN Yönetim Kurulu Baskani Lütfü Yücelik’e de özel ödül verildi. Basinin ifade özgürlügü açisindan önemli bir yere sahip oldugunu belirten Bakan Akdag, çogulcu ve özgür basinin önemine degindi.
DAGC Baskani Feridun Fazil Özsoy ise Erzurum’un 100 yili askin köklü bir basin gelenegine sahip oldugunu söyledi. Anadolu basinin ilanlar ile ayakta durdugunu ifade eden Özsoy, sosyal güvenlik reformu kapsaminda gazetecilerin yipranma hakki ile ilgili yapilan degisikligi de elestirdi.
Haber ekleme saati: 12.54-17 Mayis 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


“Ak’lanamayan Kaymakam’i, Nejdet Kanbir Mİ Ak’ladi!”

 Ardahan’i Çildir İl Genel Meclis Üyesi, DSP’li Nejdet Kanbir, geçtigimiz aylarda Çildir kaymakami Önder Çan ile Hanak Kaymakami Süleyman Ovali arasinda geçen telefon konusmasi sonrasinda açilan sorusturmalari bahane göstererek, Kaymakam Önder Çan için “ben senin Kaymakamligini tanimiyorum. Sen bu iddia edilen usulsüzlüklerden aklanmadikça senin öncülügünde hiçbir toplantiya da katilmayacagim” demisti. Yaklasik olarak bir yildir Kanbir ve Kaymakam Çan Arasinda karsilikli tartismalar, iddialar devam ederken, Meclis üyesi Nejdet Kanbir’de bu zamana kadar Kaymakam Çan’in öncülügünde yapilan hiçbir toplantiya katilmamisti. Bugün ki Köylere Hizmet Götürme Birligi (KHGB) toplantisina Kanbir’de katildi.

**Kanbir Geri Adimmi Atti?

Yaptiklariyla gündemden düsmeyen Kaymakam Çan’i, iddia edilen yanlislardan aklanincaya kadar tanimayacagini söyleyen Kanbir, bugün Çan’in baskanliginda yapilan toplantiya katildi. Kanbir’in Kaymakam Çan öncülügündeki bu toplantiya katilmasi “Kaymakam Çan ile Meclis Üyesi Kanbir uzlasmayami vardi” sorusunu akillara getirirken, bu durum “Kanbir geri adim atti, aklanamayan Kaymakami akladi” yorumunu da beraberinde getirdi. Kanbir, Bu konu hakkinda suan bir açiklama yapmayacagim ancak geri adim söz konusu degil. Biraz zaman geçsin ben bu konuyu açiklayacagim derken, yerel bir internet sitesi İddiali sorularla Kanbir ve Kaymakam Çan’i elestirdi.
Kanbir, geçtigimiz hafta yapilan KHGB üye seçiminde Kaymakam Çan için, “Toplumun huzurunda özür dilesin, suçunu kabullensin, bende arkasinda durdugum iddialardan vazgeçeyim” derken, Bugün, Kanbir’in toplantiya katilmasi; Kaymakam Önder Çan’in Meclis üyesi Nejdet Kanbir’den gizlice özür dileyip anlastigi iddialarini ve yorumlarini da beraberinde getirdi. Bu uzlasmada meclis üyesi İlimdar Senem’inde etkili oldugu ve Kaymakam Çan ile Kanbir’i uzlastirdigi iddia edildi. Ayrica köy muhtarlari ve parti teskilatlarinin da Kaymakam Çan’i koruyup, desteklemesi, toplumu da bu yönde örgütlemesi karsisinda Kanbir’in yildigi, geri adim attigi ve artik toplantilara katilma karari aldigi yorumlari yapildi.
KHGB toplantisi da, bugün yeni üyeler, kaymakam ve il genel meclis üyelerinin katilimiyla yapildi. İlçede görev yapan yerel ve ulusal basin mensuplarinin haberi olmadigi toplanti, Yeni seçilen üyeler Esmepinar köyü muhtari Yasar Topkaya, Akkiraz köyü muhtari Durmus Ocak, CHP il genel meclis üyesi İlimdar Senem, Bagimsiz il genel meclis Üyesi Nejdet Kanbir ve Çildir Kaymakami Önder Çan’in katilimiyla yapildi. Toplantida nelerin konusuldugu ise bilinemedi.
Haber ekleme saati: 12.48-17 Mayis 2010
Haber/Foto: www.cildirmanset.com


Yeni TOKİ’ler görücüye çikti!..

 Toplu Konut İdaresi tarafindan yaptirilan yeni konutlar yükselmeye basladi. 550 Yeni konutun yapimini sürdüren TOKİ’nin yil sonuna kadar yeni konutlari sahiplerine teslim etmeyi hedefledigi ögrenildi.
Ardahan-Göle yolu üzerinde yapimina hizla devam eden yeni konutlarin yükselmesiyle birlikte taleplerinde gelmeye basladigi bilgisi alinirken, ayni bölgede yaptirilan yeni devlet hastanesinin geçen yil baslanan insaatinin da yeniden yapilmaya baslandigi görülüyor.
Adeta yeni bir Ardahan’in dogdugu bölgede bulunan arazilerdea özel sektöründe insaat çalismalari baslattigi görülen diger önemli bir gelisme olurken, taksiciler simdiden bölgede durak açtilar.

**GÖLE TOKİ’LERDE YAPILMAYA BAŞLADI ..

Ardahan’da insaasi devam eden 2. Etap konutlarin insaatlari hizla sürerken, ayni konutlardan Ardahan’in Göle İlçesinde de yapilmaya baslandigi ögrenildi.
Göle festivalinin yapildigi alanin hemen yolunun basinda yapimlarina baslanan yeni konutlarin bölgede yasanan konut sikintisini büyük ölçüde gidermesi beklenmektedir.
Haberleri ekleme saati: 12.43-17 Mayis 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Göle ve Çildir’a Bölünmüs Yol!..

 Geçtigimiz yil Ardahan-Kars yolunda baslanan bölünmüs yol çalismalari Göle ve Çildir’da da basladi.
Göle-Erzurum yolu üzerinde baslanan ‘Bölünmüs yol’ çalismasinin diger bir örnegi de bu yil açilmasi beklenen Çildir Aktas yolunda baslandi.
Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, Aktas sinir kapisinin açilmasi için, kapiya giden yolun duble olmasi yönünde çalisma baslattiklarini bildirdi. Tekmen, yaptigi açiklamada, Gürcistan’a açilan Aktas Sinir kapisinin kapali oldugunu, ancak kapinin açilmasi için alt yapi çalismalarina hiz verdiklerini söyledi. Söz konusu alt yapi çalismasinda en önemli rolün ulasim oldugunu kaydeden Tekmen, Aktas sinir kapimiz, ne yazik ki açik degil. Ama biz Ardahan olarak bu kapinin artik açilmasini istiyoruz. Açilmasi için en önemli alt yapi sorunlarindan biri olan yolla ilgili çok ciddi bir çalisma baslattik. Ardahan ile Aktas sinir kapisi arasindaki 65 kilometrelik asfalt yol, duble yol olacak. Söz konusu yolu bu yil içinde bitirmeyi planliyoruz. dedi. Yolun bitmesiyle birlikte kapinin açilmasinin kolay olacagini ifade eden Tekmen, Gürcistan tarafindan da kapinin açilmasi için gerekli hazirliklar yapilmis. Bizim burada sadece bir eksigimiz ulasimdir. Yolu bitirdikten sonra Aktas Kapisinin açilmasi için çalisma baslatacagiz diye konustu. Tekmen, Aktas sinir kapisinin açilmasiyla birlikte, Ardahan’in Gürcistan’a Türkgözü sinir kapisindan sonra açilan ikinci kapisi olcagini kaydetti.
Haber ekleme saati: 13.39-17 Mayis 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


19 Mayis Öncesi Gençlik Yürüyüsü Yapildi ..

 Gençlik Haftasi etkinlikleri kapsaminda Ardahan’da ”Yurtta birlik, dünyada baris için Atatürk’ü anma yürüyüsü” düzenlendi.
Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürlügü tarafindan organize edilen yürüyüse, Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, Ardahan Emniyet Müdürü Abdurrahman Yilmaz, çok sayida yetkili ve gençler katildi. Ardahan Karagöl Mahallesi’ndeki 75. Yil Cumhuriyet Stadyumunda start alan yürüyüs, Kongre Caddesi’nin ardindan Ardahan Kalesi’nde son buldu. Burada bir dakikalik saygi durusu ve İstiklal Marsi’nin okunmasinin ardindan günün anlam ve önemini belirten konusmayi Vali Tekmen yapti. Tekmen, Türkiye’nin barista dünyada örnek bir ülke oldugunu belirterek, biz devlet olarak yurtta oldugu gibi cihanda da baris için elimizden geleni yapiyoruz. Atatürk’ün ‘yurtta ve cihanda baris’ sözüne layik olmak istiyoruz. Bugün Ardahan ili olarak, komsumuz olan Gürcistan’la iliskilerimizin gelecege yönelik arttirarak devam etmesi için çaba harciyoruz. 23 Nisan gibi bayramlarda ortak etkinlikler düzenliyoruz. Onlardan bize gelen ögrenci ve ortaklasa yapilan spor müsabakalari bunun en net göstergesidir” dedi. Yürüyüs programi, hafta nedeniyle yapilan spor müsabakalarinda dereceye girenlere ödüllerin verilmesiyle son buldu.
Haber ekleme saati: 12.36-17 mayis 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


DENİZ BAYKAL’A AÇIK MEKTUP..

 Öncelikle hakkinizda gerçeklestirilen komplo, en özel anlarinizagirilmesi, kurgulanmasi, yayinlanmasi kabul edilebilir bir sey degil.Olayin içerigi, gerçekligi yada kurgusalligi beni ilgilendirmiyor.Beni ilgilendiren, bu durumun kabul edilemez olusudur. Bu noktada birinsan olarak sonuna kadar yaninizdayim. CHP genel baskanligindan istifa edisiniz ve sonrasinda yasananlaragelince kanaatim odur ki siz zaten çoktan istifa etmeli ve kösenizeçekilmeliydiniz. Madem simdi çekildiniz, yeter artik geri dönmeyi imadahi etmeyin. İlk olarak; bati demokrasilerinde bir lider partisinin oylarinidüsürürse –hatta yükseltemezse- istifa eder. %40 ile tek basinaiktidar olan parti bir sonra ki seçimde %36 ile yine tek basina iktidaroluyor ve parti lideri, partisinin oyunu düstü diye istifa ediyor.CHP’yi barajin altina düsüren siz degil misiniz? Geçen seçimdetüm sol/sosyal demokrat partilerin ve hatta bazi merkez sag partilerindesteklerini de alarak %20 olan oyunuzu %21 e anca çikardiniz, busirada iktidar %36 ‘dan %47’ye çikti ve siz birakin istifaetmeyi, bu durumu kendi adiniza basari olarak lanse ettiniz. Demokrasi askina gidin ve dönmeyin. Yillardir CHP’ye oy verenler arasinda yaygin olan “Baykal’aragmen oy verme” durumu ve Baykal oldugu sürece oy vermeyen seçmenkitlesini düsünürseniz emin olabilirsiniz ki siz olmadiginizdapartinin oyu yükselecektir. Lütfen gidin ve dönmeyin. Politikalariniz CHP’yi sol parti olmaktan ziyade saga kaydirmis veCHP bir merkez sag partisi haline gelmistir. Oysa hem ülkemizin hem deOrtadogu’nun güçlü sol iktidarlara ihtiyaci var. ÖrneginTürkiye’de güçlü bir sol iktidar olsaydi Amerika Irak’a giremez ve1,5 milyon Irakli ölmezdi. Solcu bir lider ile CHP’nin sol bir partiolmasi memleket için hayirli olacaktir. Sol askina gidin ve dönmeyin. CHP’nin ambleminde de oldugu gibi CHP için alti ok, alti ilkeönemlidir. Oysa sadece Cumhuriyetçilik, Laiklik, Milliyetçilik varmisgibi davraniliyor. Diger üç ilke olan Halkçilik, Devrimcilik,Devletçilik ise yok sayiliyor. Sizden bu üç ilke hakkinda nedenhiçbir sey duymuyoruz? Örnegin özellestirmelere karsi oldugunuzuneden hiç söylemediniz? Yoksa karsi degil misiniz? İtiraf edindegilsiniz? Halk askina gidin ve dönmeyin. Hem daha önceki dönüsünüzden hem de simdi verdiginiz sinyallerdenanlasiliyor ki siz olmadan partinin ayakta duramayacaginidüsünüyorsunuz. Bunu kurmaylariniz da söylüyor ve siz geridönmezseniz CHP’nin ANAP gibi dagilacagini dile getiriyorlar. 17yildir yönettiginiz partiyi hiç mi kurumsallastiramadiniz? Siyasipartiler ideolojik temellere dayanir, kisilere degil. Saadettin Tantanolmazsa Yurt Partisi olmaz, Abdüllatif Şener olmazsa Türkiye Partisiolmaz. Bunu anlarim. Bu partiler ideolojik temellere degil kisileredayanirlar. Peki Deniz Baykal olmazsa CHP olmaz mi? Ayni durum CHPiçinde mi geçerlidir? Kaldi ki memlekette CHP’nin basina geçecekbilgi, birikim ve yetenekte hiç mi insan yok? CHP sizin kisiselsirketiniz olsa çoktan çocugunuzu yetistirmis ve basinageçirmistiniz. 17 yildir neden bir trafik kazasinda ölseniz partininne yapacagini düsünmediniz? Siz olmadan CHP’nin olamayacaginidüsünerek, düsündürterek, söyleyerek aslinda CHP’yiküçültmüyor musunuz? Allah askina gidin ve dönmeyin. Yillardir en ufak parti içi muhalefete tahammül edemeyen, muhalifleritasfiye ederek dikensiz gül bahçesi yaratan siz sayin Deniz Baykal; sizeyapilan komplo ile ilgili düsüncelerimi yukarida belirttim. Videonuniçeriginin gerçek olup olmamasindan bagimsiz olarak bu konudatamamen yaninizdayim. Bu ayri ve insani bir durum. Ancak bu sizinartik siyaseti birakmaniz gerçegini degistirmez. Bu durum olmasa dayukarida belirttigim nedenlerden dolayi sizin artik kösenizeçekilmeniz gerekiyordu. Bu nedenle YETER ARTIK, GİDİN VE DÖNMEYİN. M. Murat Şentürk/muratsenturk@beykoz.edu.tr


Bir okurdan egitime bakis!..

 Ardahan disaridan bakildiginda birçok özelligi ile insanlari etkileyen güzelliklere sahip. Ancak kendi yerlisinin dahi tahammül edemedigi bir hal almis. Son zamanlarda sürekli bir göç dalgasi yasanmakta. İnsanlar mutsuz. Sebep olarak da genellikle çocuklarina bir gelecek hazirlayamamak gösterilmekte. bu konunun üzerine iyice egilen insanlarin sayisinin yadsinamayacak kadar fazla oldugunu görünce meseleyi ben de arastirmaya basladim.
Önce Ardahan’in yerlisi ile konustum. Ardindan Ardahan’a mesleki sebeplerle gelen devlet memurlari ile. Sonuç olarak herkes buradaki egitimden sikâyetçiydi. Memnuniyetsizliklerin had safhada olmasi konuya ilgimi daha da arttirdi. Egitim camiasindan kisiler bile çocuklarinin egitimlerinden endiseli haldeler. Artik detaylara inmenin zamani dedim kendi kendime ..
Milli Egitimin Siirt’in Pervari ilçesindeki yasananlar gibi birçok sehirde meydana gelen çesitli olaylara hassasiyetle yaklasimi oldukça memnun edicidir. Demek ki gelecegimizin teminati olan çocuklarimiza önem veriliyor. Peki ya bu durum Serhat sehri Ardahan’imizda nasil?
1. 19 Nisan 2010 da yapilan Yüksek Ögretime Geçis sinavina basvurusu sinav basvuru ücretini yatirdigi halde hiç yapilmayan Ticaret Meslek Lisesi ögrencisi Yaprak YILDIRIM katilamamistir. Ögrencinin azicik itirazi ve hakli homurdanisi hemen okul idaresinin tepkileri ile ört bas edilmistir. Sinif ögretmeni Yeliz ŞAHİN’in takip etmesi müdür ve müdür yardimcilarinin ise kontrol etmesi gereken bir durum degil midir bu? Topu topu 14 kisinin sinava girecegi okulda böyle bir duyarsizligin bedeli sizce nedir? Kaybolan koskoca yilin ömürdeki degeri ya da karsiligi ne ile ödenebilir ki? Bu ihmalin Yeliz’de ne kadar büyük kayiplara sebep oldugunu kim bilebilir ki?
2. Yine ayni okulda ögrencilerin bir baska okul ögrencileri ile sosyal bir aktivite esnasinda aralarinda çikan tartisma sonunda okulda toplu dayak merasimine tutulmalari ne kadar dogrudur? Bu okulda dayak hadisesi kaliplasmis hatta gelenek haline gelmis ki kimsenin sesini çikarttigi yok. Ancak yine bu okulda bazi ögretmenlerin (İngilizce ögretmeni oldugu haberini aldim) toplu dayak merasiminden etkilendigi ve gözyaslarini tutamayarak hüngür hüngür agladigi söylentileri daha geçen hafta edindigim bilgi. Yine 23 Şubat ilkögretim okulundaki dayak, darp ve ailelerin ögretmenlere tepkileri ve adli makamlara intikal eden hadiselerin sayisi oldukça fazladir. İddialara göre kimi ögretmenler bazi ögrencileri de örgütleyerek bu tarz bir yönetim sekli ile saltanatlarini sürdürmektedir.
3. Haberimize konu olan fakat kimse tarafindan ilgilenilmeyen bir baska konu ise içler acisi bir olaydir. Tüyü bitmemis yetimin haklarindan kisilarak sirf muhtaç ailelerin çocuklarini okutmalari için destek amaciyla devletçe saglanan burslari Ardahan’imizda zengin ailelerin çocuklarina harçlik oldugu iddiasidir. Ardahan’da burs alan ögrencilerin listesini görünce benim nutkum durdu. 23 Şubat İlkögretim Okulu ögrencilerinden Yigitcan DEMİRCİ’de oldugu gibi. Babasi kuyumcu, annesi ögretmendir. Her ikisinin de altinda kendilerine ait hususi otomobilleri vardir. Hatta babalarinda cip mevcuttur. Bir zamanlar Atatürkçü Düsünce Dernegi Ardahan temsilciligi ile adi anilan bu kisinin oglunun bursa ihtiyaci ne kadar olabilir ki?
Dayak yemek insanda bir daha düzeltilemeyecek hasarlara sebep olmaktadir. Dayak insanda tekrar kazanilamayacak birçok melekenin ölmesine sebep olmaktadir. İnsanlari yasadiklari toplumda küçültüp asagilik duygusunu tetiklemektedir. Kendine olan özgüvenin yitirilmesine sebep olmaktadir. Dayak çocuklarin ruhsal gelisimini yavaslatir. Bunlar birçok uzmanin görüsüdür. Bizim evde üzerine titredigimiz bir fiske vurmadigimiz, incitmekten kaçindigimiz gözümüzün bebegi çocuklarimizi okula dayak yemeleri için mi gönderiyoruz? Peki, niçin bizim okullarimizda bu kadar dayak var. Dogulu oldugumuz için mi? Neden batida bunlar sansasyonel hadiseler oluyor da burada olagan bir mesele olarak geçistiriliyor? Dayak yiyen çocuk egitim ve ögretimde basarili olmaz.
• Soruyorum sizlere Türkiye Cumhuriyetinin yetistirdigi son yüzyilda bir alim kisi var midir?
• Cevabini da ben vereyim yoktur.
• Neden?
• Çünkü kandirilmisiz…. Dayak cennetten çikmistir, Eti senin kemigi benim felsefesi ile gelecegimizi heba etmisiz.
En çok da bizim gibi biraz daha geri kalmis illerde, cahil insanlarin çocuklarini sonsuz bir güvenle emanet ettikleri ögretmenlerin kabahatidir bu. Artik bu gün benim için bir miladdir. Bu konularin sonuna kadar takipçisi olacagim. Buradan Sayin Milli Egitim Bakanimiz ve diger yetkililere sesleniyorum; Lütfen Ardahan ile ilgilenin.
Ben bir gazeteci olarak üzerime düsen vazifeyi bu zamana kadar yapmadigim için utaniyorum yaz siz!
Baris Bilgin/Gazeteci


YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yilmaz
Valiyle yürüyüs yaptik ..

 Yaklasan 19 Mayis etkinlikleri öncesi yapilan hazirliklar arasinda olan Gençlik Yürüyüsü programini takip için çiktigimiz yolda Vali Tekmen’in israrli teklifi üzerine gazeteciligi birakip, yürüyüs yapanlarin arasina katilip, yürüdük ..
Ardahan Şehir Stadyumundan, Kale’ye kadar yürürken aramizda (yaptigimiz haberler dolaysiyla) bir çogu gibi bir hayli bize kizdigini bana laf atmalariyla gösteren emniyet müdürü vardi.
Yanimda ise MHP’nin köylü il baskani Taskin Polat ..
Vali beyin yaninda ise her valimizin degismez yakin markajcilarindan Askeroglu, İhsan Koç ve Göle’de yayinladigimiz gazetemizin ilanini bir gün önce veren, ardindan kesen morali bozuk Vali Yardimcisi Alper bey vardi ..
Kosar adim yürüyüp, polis karakolunun bulundugu Atatürk caddesinden asagi aktik, tarihe saygi olsun diye su ve lagim borularinin üzerinde geçirildigi köprüyü geçtik ..
Tabi bunlar olurken susup, sesiz kalmadik, yol boyu sohbet edip, Ardahan’i konustuk ..
Vali beyin kalenin en yüksek mevkinde edali bir komutan gibi elini uzatip, ‘bakin Ardahan’in her tarafindan insaat fiskiriyor, Ardahan gelisiyor .’ diyor ..
Kura nehri yesile bürünmüs Ardahan ovasini yalayarak akmaya devam ediyor ..
Kale’nin içi renga renk çiçeklerle dolmus, bu yetmez 19 Mayis coskusuna kendilerini kaptirmis ögrenciler, Ardahan’in yollarini, güller açar baglarini degil, Kol bastiyi oynuyorlar ..
Ve vali, ‘Yikilacak, yerlerine güzel, agaçtan binalar yapilacak ..’ dedigi kalenin içinde ki derme çatma askeri kulübelerden ayrilirken, bana yöneliyor, ‘Ardahan’da güzel gazeteler çikmali, renkli gazeteler olmali’ diyor ..
Ki o vali bilmiyor ki Ardahan’da gazete çikaranlarin resmi ilan baskisi altinda ezilip, büzülüp, ekmek paralarini zor bela çikariyorlar ..
Bu yetmez daha dün gelip, bugün ön yargiyla hareket edip, ‘Vali bey simdi böyle yazmazlar, öyle yazarlar’ diyen müdürlerle adeta yaka, paça oluyorlar ..
Ve o yürüste anladik ki bu yolda yürürken daha çok yorulacaksakta bu yolda durmayip, yürümeye devam edecegiz ..
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58


KADINCA/Selmi Yilmaz
Bos gazete çikarmaktansa ..

 Yaptigimiz haberlerden rahatsiz olanlarin ellerinde tuttugu resmi ilan kilicini yine çektiklerini görüyoruz ..
Ardahan’da gazeteciligin sadece, ‘Çiçek açti, bahar geldi, falan beyimiz söyle dedi, pasamiz bele gitti’ olmadigini ortaya koyan ekibimizin haberlerinden rahatsiz olduklarini belli etmek istemeyenlerin hakkimiz olan ilanlari durdurma, kesme yolluna gittigini ve bunu sürekli aliskanlik haline getirip, iki gün önce evet dedikleri resmi ilanlari, üç gün sonra kestiklerini belirtmeleri düsündürücü bir durumdur ..
Neredeyse, ‘Kasiniz niye kara, saçinizi niye taramadiniz?’ denilerek ilanlarimizi kesmeye çalisanlarin bu memlekette gazetecilik yapmak isteyenlerin sevkini kirmak istemesi acaba ne kadar despot bir durum olur ki ..
Kazandigiyla yine meslegine yatirim yaparak, memleketinde iki issize is saglayan bu ekibin hakkini kesmek ne kadar dogru ve ahlakidir, bilemiyor, anlayamiyoruz ..
Ama herseye ragmen gazeteleremizi yayinlamaya, gerçekleri görüp, yazmaya devam edecegiz, bu böyle biline ..


KAYPAKKAYA/Nezaket Selvi

 Tüm dünyada devrim dalgasini kabartan büyük PROLETER KÜLTÜR DEVRİMİ’nin rüzgari Marksizim, Leninizim ve Maoizmin bu belirleyici görevi basariyla yerine getiren devrimci bir liderdi İBRAHİM KAYPAKKAYA
Mao Zedungun bilime yaptigi nitel katkilarin isiginda, tüm bunlardan yola çikarak
Marksizim, Leninizim ve Maoizmin bilimini özümseyerek bunun topraklarimiza yansimasi olan tezleri ortaya koyan ‘bilim ve kitlelerin hareketi arasinda organik bir köprü vazifesi gören Kominist Partiyi’ insa eden bir önderdi.
Ülkede ki sömürücü ve is birlikçi uzantisindan baska birsey olmadigini çarpitilmaz
bir biçimde açiga çikardi
Modern revizyonizme ve sosyal emperyalizme karsi ilk olarak mücadele bayragini açan İbrahim KAYPAKKAYA Türkiye proleteryasinin Maoizmin sosyalizmde siniflar mücadelesi ve devrimin proleterya diktatörlügü altinda sürdürmesi konusundaki görüslerini özümsemesini sagladi.
İbrahim KAYPAKKAYA nin genç yasamiyla bizlere biraktigi en büyük miras budur.
Burjuvaziyi ve onun idolojik çemberi içinde olanlari korkutan esas öge
Kaypakkaya nin ortaya koydugu Marksist,Leninist;Maoist çözümlemeleri bu cografyada en tehlikelisi olarak belirlendi ve hep saklanmaya çalisildii İbrahim KAYPAKKAYA
Kitle katliami yapanlarin adlari caddelere, mahallelere verilip, yani insanliga karsi suç islemis kisiler ödüllendirilirken, devrimci mücadelede ve iskencedeki dik durusuyla efsanelesmis bir örgüt liderini anmak suç sayilmaktadir.”
İBRAHIM KAYPAKKAYA nin halen suçlu görülmesi günümüz demokrasisinin bir ayibi olsa gerek…
neden-duvar@hotmail.com


Ardahan Öyküleri
MUSCATİNE İOWA/Yilmaz Yalçiner

  “And I remember Muscatine—still more pleasantly—for its summer sunsets. I have never seen any, on either side of the ocean, that equaled them. They used the broad smooth river as a canvas, and painted on it every imaginable dream of color, from the mottled daintinesses and delicacies of the opal, all the way up, through cumulative intensities, to blinding purple and crimson conflagrations which were enchanting to the eye, but sharply tried it at the same time. All the Upper Mississippi region has these extraordinary sunsets as a familiar spectacle. It is the true Sunset Land: I am sure no other country can show so good a right to the name. The sunrises are also said to be exceedingly fine. I do not know. ”
—Mark Twain
” Ve hatirliyorum Muscatine- Hala capcanli- yaz günes guruplarini. Okyanus kiyilarinda bile ona denk gelebilecek günbatimina rast gelmedim. Tuale sürülmüs hayaletmenin her rengi. Renkler degirmi,degirmi degisiyordu. narince. Bütün yogunluguyla. Gözleri kamastiran mor ve krimson kirmizi alev almis yaniyordu, insanin gözü mest oluyordu. Fakat kizillik kesiliverdi. Yukari Missisippi asagi yukari bu günbatimiyla çalkalanir. Harbiden bir günbatim yeridir. Gündogumuna ne buyrulur. oda öyle meshurdur buralarda.”
_ Mark Twain
Muscatine Amerika Birlesik Devletlerinin. İowa eyaletinde bir kasabadir. Nüfusu: Şehir içi, yirmi ikibin civari. Bizim Ardahandan üç_ dört bin kadar az.
1833 senesinde kurulmus.
Missisippi nehrinin kenarinda gün dogan da, gün batan da opal oluyormus. Mark Twain’in tasviretmesi. İlk kere duydum. Opal de ne? Renklerin degismesiymis. Ressamim der, idim kendime. Bilmedigimiz seylere, ömrümüzün sonunda da karsilasacagiz, anladik ki. Gündüz gördügün limonu aksam karanliginda sofrada mor görmek… Opal bu oluyor. Yorumu size, bize düser.
“Cümle alemin rivayeti çesit,çesit, maksudu tek.”
Kura nehride Missisippi’den asagi mi? Gün ortasi açik; dana dirigi yesil’i renktedir, otlar. Aksama Degirman köy’ün, Beberek’in sirtlarinda gün batmaya yüz tutunca gözleri kamasir seyredenin, otlarinsa tonu, baslar lacivert’e kaçmaya.
Plato koçor’undan asagi.. Hopa’dan insanlar birbaslarina el salliyor.
” Ha usak Ha! “
Ho,ho, tepin horonu da haçan!
Bülbülanlilar el etmekten yoruldu. Kollari havada, bazen elleri dermansiz. Kollari omuzdan firlayacak.. Dirsekten kanatlandiriyorlar, eli. Takati kesilince omuzun, dirsegi bu sefer bilekten, mendilleri tam gaz, havaya teliyorlar.
” _ Deniz’in neminden çikin sahilde ne var gelseze baba koçor’un basina ‘ köze kebap vurak.
En az’i bir bölük Bülbülanli:
” Ha babam ha!…” diye bagiriyorlar.
İsmarlasiyorlar, yorumluyorlar ve, ve, ve…
Hopadan sabah çiktik. İki defa Hopa’ya göz sürmüstüm. Denizin kiyisinda otlugun içine saklamissin… Gizlenmis yesillik , manavda istiflersin hani: Maydanoz, tere, lahana üstüstedir.. Uykudayken eveligi burna sürerler sakadan.. Agaçlar, palak iriliginde yapraklar, basimizi, yüzümüzü, ensemizi daladi. Cincarin daglamasi yaninda bu heç benimsin demedi.
Topraga dikilmissin gibi mertek misali agaçlar, her metre kare sahani garketmis, gök mavi duvari gözlerimizi bogdu vallaaa!
Bereket versin topograyfa, merdiven çikar gibi vire tekrar ediyordu. Bodrum kattan çatiya çikiyoruz. Minibüste harita mühendisi genç izahli anlatti. Yahu kimse anlamadi.
Birinci anlatisinda gencin; ikinciyide küfreder edayla anlatinca minibüste hepimiz dahil herkes anladi.
Demeseler birseycikler; yolun çehresine aymiycam. İnsan nasil basiretsiz olabiliyormus. Viyadükte gidiyorum gibi geliyordu, bene.
Merdivan çikiyoruz, ocagi sönenin.. Çatiya vermisiz önümüzü tirmaniyoruz. Minibüsün gerisinden haberimiz yok. Baksak görecegiz rampa asagisini.
Uçurumun kellesine gelmisiz.e. Suratsiz bir nene önümde oturuyordu. Nene basini cama uyku ile yapistirilmis ilan kagitlari gibi dayamisti. Ziiiiiiiiirt… Minibüs kadandi, kaldi. Uykular ileri geri sallandi. Koltuklara sira geldiginde onlar: ” Bizim yerimize neye sarsiliyor bu uykular?”
Şöför Bagirdi: ” Ola beni itlestirmeyin herkes inecek!..”
Rahati kaçan hurlamalarin hepsi sanki içtimaya çikmis. bir sira, eline esnemesini alan inmis. Şapkasiyla peg’e siçmaya da götüren dayi, koltukta unutdu sapkasini. Gözü kapali inmis meger. Gerindi, kedilerin uzanmalarini biliriz, alti yedi metre enine uzanir kedi kismisi. Saçlari dökük dayi, gerinerek, kavak’in basina erdi yani. Gegirme ses hiziyla gegirseydi bas’a çikamazdi. Yaninda 40 yaslarinda ki Azerbaycanli bayan kendi sesine kendi irkildi. ” Pirttt!”
“_ Hiiii, hi,hi!.. Biy ciyarin yansin mamam gizi! Bu ses neydi?”
Muavin gedeye:
_ Sen mi saldin ay usahg?
_ O yan get ya abla.
Ses’in hizi kavagin etegini çikamadi bile.
Gerinen adamin kaburgalari lastik miydi? Yolcular aralarinda konusuyorlar. Lastik patlamis haberimiz yok. Şöför, zaman yitirmeden arabanin altina girdi. Gürcü bir genç de yardim ediyor. Şöför gürcüye:
“Ola bicon anahtarini ver.”
Gürcü de muavine:
_ Bico, badara aparati.
Muavin:
_ Haa?
Pissssssssss!…
Yilan gibi kivrila siçradi, samrel. İçinden fiskirttigi son havayi öksürdükçe dalgalar gibi yere vurup zipliyordu.
Kadinin ayaginda bitip durunca ziplama.. Kadin’in eli agzinda kurudu. Kipranamadi, arkasina geçen yolculardan biri kadin yikilmasin diye süveye destek veririsin öyle tutundu, tutdu..
Hava nefis.
Kelle de kalmisiz; varmisiz, lastiklerimizi yapacagiz.
Sagimiz yar; bin metrelik uçurum.
Çoruh’tan bize yukari gelemeyen hisirtilar, kavun kokusunu andiran elvan elvan yesil kokular, havaya uçup karisiyor.
Ne yalan söyleyim derin derin soluyorum.” Şükürler olsun!”
Vadiye bin metreden bir defa daha bakiyoruz. Vadinin derinligine enine geyikler siçraca kaçiyor. Su sesi bülbüllerinkiyle çiftlesiyor. “Çik, çik, çik.” Tekillesiyor.
Ben ise avuç içi kadar bir yüzeyde seyrediyorum uçurumun altindaki vadiyi.
Neye benzettim bilirmisiniz?
Dünya yüzeyinde daglari, taslari, evleri, odalara girip çikiyoruz. Uzayda ise misket kadar bir yerküre.
Hangisi gerçek?
Avuç gibi vadi; misket gibi yerküre mi?
Odalar, evler gibi mekanlar; Vadini serin enine kaçan maralli mekani mi?
Koku ses ve enva-i çesit varlik halleri ugultusuna kendide hisirti çikaran gürültü kulagimizda menziline sitop etti. Tayallü edemeyenler, tahammül edemiyordu.
” Vadide cin var” diye tartisiyordu. Şadivanli adamla, Revasli. Bilmem neyittiler, orali olmadim pek.
Lastigi süsüriyorlar. Takana karten fisaliyor. Şamreli kontrol ediyor.muavin gene fisaliyor.
Minibüsün kapi, penceresi açik. Kivrildim, üçlü koltuga uzandim. Yesilin nefes nefes’e kalmis kokusu sade bene tavir gelmiyor. Cümle nesnenin içini geçiriyor minibüste.
Bayginlik moduna girmisim. Rakim yüskelmis. Oksijen azaliyor. Meyhur bir vaziyet’e girmisiz. Bilinç’in basamaklari ardina tak açilmis. Merege dolan yel çikarken ne katmissa önünde alir götürür. Bilinç yelin üfürügüne takilip saç tokasi gibi savruldu yardan asagi…
Vadide agaçlarin ismini saymakla bitmez. Sicak ve açik yesilden, soguk yesile, mat’ina, koyu tonuna, parlak yesil ben yok’um diyecek bir ton yoktu. Hele diyesi çiksaydi.
Yapraklar iri leçek boyunda. Findik kiyimi seklinde vardi. Dallar ve gövdeler ne yana dönsen; kalin kahverengi tonlarinin heryesiminde görürsün.
Çoruh Nehriyle kosut bendin basi siçan kuyrugu kadar gözüküyor. Perspektife uygun görünüsde; nesne önde büyük gözükür arka planda ki ayni nesne olmasina ragmen.
Dipte bir cevahir parildiyor. İsaret parmaginin tirnagina benziyor boyca. İyiden iyiye seçdikçe, onun mücevher gibi bir sey olmasi gerektigine insan hükmediyor.
Gözümüz forma alistiktan sonra. Opal’i çözüyor göz. Bu: Cevher.
….Muscatine sehri nehriyle Ardahan’a benzemekle kalmaz. Nüfusu, ovasi ilede benzer. Renklerin dönüsmesi aksamlari heleki. Köprüsüylede benzesirler. Kura nehri’nin üstünde iki blok sekilli demir strüktif köprü ayni Muscatine köprüsü gibidir. Missisippi’yi baglayan köprü strüktif ama yek blok’tur. Yani yekparedir. Hallefendi köprüsü ismiyle maruftur. Muscatine köprüsünün ismiyse: Norbet F. Beckey Bridge
Ne tuhaf?
Tuhaf olmayan ne ki?
” Aklimi kaybetmekten degil aklimi bulmaktan korkuyorum, demis adam. “
“Önce dokunuyor, sonra dokunacagini düsünüyor.”
Ardahanin Muscatine benzerligini:
Nasil yazdik?
Günes isinlari Dünyaya önce varip sonra kaynagindan çikiyormus.
Muscatine ve Ardahan önce yazgisi yaziliyor sonra kaderleri hakikat mi, oluyor? Yahut tersi mi gerçeklesiyor?
Vadideki cevher’e yaklasmak istiyor insanin arzusu.
Çayirlar adamin beline gelir. Aha bele! Belden elini kiliç siyirir gibi gösterdi. Yanmda ki adam, beraberiz, inat ettik cevhere erismege.
Hisirtilar çel çel ottan hasirdiyor. Çuma basiyoruz iz oluyor. Cevhere bir ayar hücum etmisiz gözümüzün hizasindan bazen yukari çikiyor. Biz haral sendeliyoruz o sebeptendir. dizlerimize elimizi koysakta adimlarimiz durmuyor. Mücevher bize gülüsüyor yetisip alacagiz. Firsant bu firsant. Ey Tanrim nelere kadirsiniz. İçimizden seviniyoruz. Satar İstanbul’a yerlesiriz. Çol-çocuk rahatlariz. “Hemi,dayi? diyorum. ” Yok, mok demiyor. O benden de aç göz ya.
Neyse, tempo! Durana ask olsun! Hurra,hurra! Deh, deh! Özümüzü araba kayirmis gibi sürüyoruz.
Vardik. Mücevher’in arasiyla bizim aramiz on santim, elimize bos, bosluk doldu. Birsey yok!.. Cevher henüz olusmamis. Yani havamizi aldik. Ben ile Posof- Zezezünd’lü Dayi.
Zezezündlü: ” _ O ki yok, daha neye görüniyer ki? “
Gel de buna anlat ” Ouantum Fizigini. ” :
_ Günes isiklari önce variyor sonra kaynagindan çikiyormus. Bizim sansimiz.. Artvin’in kelleden Çoruh’a segirtip mücevher için inmemize sebep: Ayni.
Cevher varmis ama olmamis…Mücevherlesmemis
Lastik yapildi. Yolcular mirlamayi kesti. Dolustuk. Hallefendi’ ye gelmisiz. Ziko Dayigilin harmaniin yanindan geçiyoruz. Varmisiz ama gelmemisiz.
_ Ola bu Ouantum fizigi, çiye?
yalciner17@hotmail.com