CHP’li Hanak ve Damal Belediye Başkanları 2. Dönem İçin Mazbatalarını Aldılar..
2. Kez Belediye Başkanı olan AK Partili Kemal Yakup Azizoğlu
2. Kez Posof Belediye Başkanı olan AK Partili Cahit Ulgar
**Hakimler Demokrasi Adına Direniyor..
31 Mart geçeli kaç gün oldu ama hala seçim atmosferinde bir tülü çıkamıyoruz.
Başta Erdoğan’ı yanıltan, seçim kayıp ettiren AK Parti’nin şu anki beceriksiz ekipleri olmak üzere bu ülkenin yaşadığı gerginliği patlama noktasına getirmeye çalışanlar olmak üzere Ergenekon, Feto gibi oluşumlar pusuda beklemekteler..
Ancak bu ülkenin yarım yamalak olsa da yönetim şekli olan demokrasiye sahip çıkma adına direndiğini de gördüğümüz şu günlerde Adalet ve Hukuk denen kanadı oluşturan ve onun kurmayları olan Hakimlerin demokrasi adına bir hayli direndiği ve demokrasiye sahip çıktıklarını da görmekteyiz.
Mevcut iktidarın başta İstanbul’da olmak üzere ülkenin bir çok yerinde kayıp ettiği seçimleri yaptığı gereksiz itirazlarla kazanma çabasının beyhude olduğunu anlaması gerekenlere direnen hakimlerin demokrasiye sahip çıkma çabasına halkında yaşananları izlemektense destek vermesi gerektiğine inanmaktayım..
Bu nedenle hakimlerin sahiplendiği ve yara almaması için direndiği bu süreçte hepimiz düşen görevin mevcut iktidarın taraftarları da ikna edip, ülkenin bir an önce normalleşmesine dönmesine yardımcı olmaktır.
Bir zamanlar ‘Muhtar bile olamaz’ denilen ama bugün bu ülkenin başında olan Başkan Erdoğan’ın yurt dışına çıkarken yaptığı açıklamaya baktığımızda ise gidişatın hiçte normalleşemeyeceğimizi ve başta hakimler olmak üzere demokrasiden yana olanların baskı altına alınmak istediğini görmenin üzüntüsü ile takip etmeye devam ettiğimiz bir süreçte kazandığı halde hala mazbatası verilmeyen başkanların seçildiği kentler ve ülkenin de beklemeye alındığını da görüyoruz.
Yani seçimler ayıp ettiğini kabul etmeyen sandıkta çıkan sonuca razı olmayan bir iktidarın kendi ayağına sıktığı kurşunun yarasının tüm toplumu acıttığını da anlayamıyoruz.
Hakimlerin direndiği, Adalet ve Hukuk’un hala var olduğunu his ettirmeye çalıştığı bir süreci zora sokmaya çalışan iktidarın ‘Ben kazanmadıysam olmaz’ demeye getirdiği seçim sonuçlarına baktığımız da kayıp edenin demokrasi, halk, hakim, sandıklar değil iktidarın temsil ettiği parti ve onun teşkilatları olduğunu görürken bunu kabul etmeyen bir anlayışın da ülkeyi zora sokmaktan öteye bir şey kazandırmadığını da anlamaktayız..
İşi getirip, organize sokmaya çalışan ve sonuçları kabul etmeyen aynı iktidarın devletin tüm imkanlar elinde olduğunu unutup işi götürüp, organize bir şeyler yapılmışa sokması ise yaşanan durumu iyiden iyiye çıkmaz hale getirdiği şu günlerde yapılacak tek şey kayıp ettiğini kabullenip, ülkeyi normale sokmaktır..
Bunu yapacakların başında gelen de iktidardır.. Onu temsil eden Başka Erdoğan’dır..
Ve demokrasi adına direnen hakimleri olduğu gibi tüm toplumu rahatlatmaktır..