2 Ülkenin Sınır Aktaş Gölü..

Yarsı bizim sınırda yarısı da Gürcistan sınırındadır. Aktaş Gölü içerisinde sürekli hareket halinde olan 12 adacık bulunmaktadır. Buraya geldiğinizde mutlaka görmeniz gereken bir yer. Bu küçük adalar ilçeye ayrı bir güzellik katmıştır. Ayrıca göl çevresinde çok sayıda kuş yaşamaktadır. Bu Göl Gürcistan sınırında ise Hozapini ismi yazılıdır.


Aktaş Gölü Nerede, Nasıl Gidilir?


Aktaş Gölü, Ardahan(Göle) iliyle Gürcistan sınırında bulunur. Buraya şahsi aracınızla tabelalar yardımıyla ulaşım sağlayabilirsiniz. Zaten gölün büyük bölümü Gürcistan sınırında kalmıştır.



 Tanınmaya Değer Bir Kent ARDAHAN


 


Türkiye’nin Kafkaslara açılan 3 gümrük kapısına sahip, geleceğin Davosu olarak ilan edilen Posof ilçesinin elması ile yeşil Yalanızçam çamların çevrelediği Göle’ye kadar uzanan, Türkmenlerin yaşadığı Damal’dan ülkenin en büyük gümrük kapılarından olan Aktaş Gümrük Kapısının olduğu Çıldır’a buradan yaylaları ile ünlü Hanak denilince akıllara gelen Ardahan’ı metropoller de tanıtmaya devam ediyoruz.


Geçtiğimiz yıl onca önemli toplantılar ardından İstanbul’un Asya yakasında bulunan Maltepe sahilinde ilkini gerçekleştirdiğimiz 1. Ardahan’ı Tanıtma Günleri sonrası bu yılda yine İstanbul’un Avrupa yakasında yine bir ilke imza atarak, Ardahan’da yıllardır gerçekleşen etkinliği yani Ardahan Bal Festivalini gerçekleştirdik. 


Kendisi küçük, cürümü büyük olan ve yıllardır İl Kültür ve Turizm Müdürü olmayan Ardahan’ın başta İstanbul’da olmak üzere tüm yurtta tanınıp, bilinmesi için verdiğimiz bu önemli mücadelelerde kimileri gibi ne bir siyasi partiye ne bir özel şirkete sırtımızı vermeden yapmamız biz, Ardahan Dernekler Federasyonun en büyük başarısıdır.


Önce Ardahan Derneklerini ARDAFED çatısı altında, ardından diğer illerin federasyonlarını ANAKON adlı bir çatı altında bir araya getirme çabası içinde ki ARDAFED’in ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çaba ve çalışmalarının tüm engellemeler karşın öncelikle Ardahan’ın diğer 80 vilayet gibi tek başına bir vilayet olduğunu ve KAI, KAISİAD, KAIFED denen saçma oluşumlardan uzak kendi başına tanıtılabileceğini, tanınabileceğini ortaya koymuş ve Ardahanlılık kimliğinin tam anlamı ile oturmasını fişeğini ateşlemiştir.


İstanbul’un 20 Milyon insanın içinde ki 600-700 bin Ardahanlıyı bir araya getirmek, onların ticari, siyasi, sosyal, kültürel birlikteliğini sağlamaya çalışan Ardahan Dernekler Federasyonu bu yolda yoluna devam ederken başta birliktelikten rahatsız olan siyasilerin yanı sıra metropollere çöreklenmiş olan küçük ama ekonomik imkanları tavan yapmış ve Ardahan adını kendi siyasi gelecekleri için kullanan diaspora ile mücadele etmektedir.


Ama tüm bunlara karşın Ardahan  diyerek yoluna devam eden ARDAFED’den rahatsız olanlar sadece siyasi ve diaspoar mı ki?


Kurdukları kıytırıktan, çatma dernek ve federasyonlar ile ARDAFED’i gölgelemeye, toplu nezdinde onay alan çalışmalarını engellemeye çalışanlar KAI, KAIFED, KAISİAD adıyla sözde 3 vilayetin temsilcileri diye yuttururken ARDAFED’in bunları şiddetle ret etmesi karşında ki rahatsızlıkları istenen o güçlü Ardahan Lobiciliğini geciktirse de engel olamaması Ardahan’ın anlatmaya, tanıtmaya ve birlikteliğini en büyük kazançlarımızda bir diğer oldu. 


Düzenlediği futbol turnuvaları ardından BAL ligine katılamayacak durumda olan Ardahan’ın Bölgesel Amatör Takımını baştan aşağıya yeniden kurup, sahalara süren Ardahan Dernekler Federasyonu sosyal sorumluluklarını unutmadan Ardahan’da Aşıklar Günü, İstanbul’un yanı sıra Ankara, Kocaeli, İzmir’de onca birliktelik toplantıları gerçekleştirip, aynı köylü olmasına karşın bir birini tanımayan Ardahanlılar bir araya getirme gururunu yaşadı.


Ardahan’ın tanıtmaya, anlatmaya devam eden ve Ardahanlılık kimliğini oluşturmaya çalışan Ardahan Dernekler Federasyonun bundan sonraki diğer bir hedefi de; Ardahan’ı Avrupa’ya diğer ülkelere taşıyıp, tanıtım günleri, festival ve şölenler adıyla tanıtmaya, anlatmaya devam etmektir.


Bunu yaparken de Ardahan kadınını unutmadan, gençlerine sahip çıkarak, aydınlar gibi iş adamlarını bir araya getirmek, iş birliğini sağlamak, gelenek ve göreneklerini yaşatmaktır.