20 Yıldır Bitmeyen Yol Yine Çöktü!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




Aynı zamanda 4 dönedir AK Parti Milletvekilliğini yapan AK Parti Ardahan Milletvekilinin de ilçesi olan ve 20 yıldır bir türlü bölünüp, yapılamayan Ardahan-Göle karayolunda yine göçük oluştu. 

Trafik yol kenarındaki servis yolundan sağlanıyor.

Ardahan-Göle karayolunun Tepeler köyü mevkiinde daha önce de yaşanan göçük sonrası Karayolları ekiplerince çalışma başlatılmıştı. Aynı yolda tekrar meydana gelen göçükte şans eseri hiçbir araç zarar görmedi.


Göçük nedeniyle bir süre aksayan ulaşım, yolun kenarındaki servis yolundan sağlanıyor.


Yolun onarımı için güvenlik tedbirlerinin alınmasının ardından Karayolları ekipleri çalışma başlattı. Fotolar: Şenol Kirman


15 YILDIR BİTMEYEN ARDAHAN GÖLE YOLU!..20 YILDIR BİTMEYEN ARDAHAN GÖLE YOLU!..


Bir türlü 20 yıldır bitmeyen Ardahan/Göle yolunun tek nedeni yandaşları korumak. Bugüne kadar1 Katrilyon 500 Milyon TL. para harcandığı ileri sürülen 39 km. Uzunluğunda ki engelsiz düz ovada 15 yıldır bir türlü bitmiyor.


Adeta, ‘Yol değil, ölüm kapanı’ dedirten bir tülü bitmeyen Göle bugüne kadar çok can aldı.



Cumhuriyet bugün de yarın da lazım..


Ülkenin en büyük millet bahçesini açacaklarını ilan edip, bu yönde havuz medyasına çarşaf çarşaf reklamlar veren anlayış bahçe yapma işinin yerel yönetimler olduğunu bilmesine rağmen belediye kendilerinde değil diye paralel denilen bir anlayışla hareket edip, cumhuriyetin ilan edildiği başkentte açılışa hazırlanırlarken başta ulusalcılar olmak üzere ülke genelinde birileri de ‘biz daha cumhuriyetçiyiz’ deyip, her tarafı doğayı kirletip, katleden afişler, pankartlar asa dursun ben de cumhuriyetin anladığım halini anlatayım…

Öncelikle kafaların giyotinle kesildiği Fransız İhtilali öncesi bugünkü burnumuzun dibinde adaları olan deniz ve kara komşumuz Yunanistan ve Hitlerin, Musolininin faşist yönetimlerinden arınıp, bugün demokrasinin beşiği denilen Avrupa’yı oluşturan ülkelerin hemen hepsinin cemresinden geçtiği baskıcı faşist yönetimleri değil, halkın yönetimi olan cumhuriyeti bizlere armağan eden Atatürk’ü saygıyla anarak yazıma başlamak isterim.

Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Ajansı, fosil yakıtların insanlar ve çevreye yönelik etkilerine dikkati çekmek için “Yok Oluşu Seçme” kampanyasını başlattığı kampanya kapsamında yayınlanan videoda, uzaydan geldiği öne sürülen bir göktaşını yok ettiği dinozorun insanlığa seslendiği gibi Cumhuriyetinde aynı insanlığa ‘Bir yanınınız zengin, diğer büyük bir yanınızın yoksul’ dediği tüm dünyaya haykırıyor önemimi bilin diyerek…

Nesli tükenen “Frankie The Dino”, adlı dinozor’un Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yapıp, iklim felaketine doğru gidildiğini belirterek, “yok oluşu seçmeyin” çağrısı yaptığı bir sırada cumhuriyeti bahane edip, rantlarına rant katma uğruna matbaalara, afişçilere ödedikleri milyonları yoksul halka çok gören sözde cumhuriyetçilerin yanından cumhuriyet düşmanlarının da değerini bilmediği bir anlayıştır cumhuriyet..

BM Kürsüsünden tüm dünyaya seslenen Dinozor’un yaptığı çağrıda, “İklim felaketine doğru gidiyoruz. Buna rağmen hükümetler her yıl halkın parasından yüz milyarlarca doları fosil yakıtları desteklemek için harcıyor” ifadeleri kullanılırken ulusalcılar başta olmak üzere sözde cumhuriyetçilerin milyonlar ödedikleri afiş ve pankartlarla donattıkları doğayı katleden bir anlayış içinde olan insanlardan ne farkı var sorusunu da sordururken cumhuriyetin sözde değil özde yaşatılmadığı da gözler önüne serilmektedir.




Çünkü İngiltere’nin demokrasi adına Amerika dahil birçok ülkede hala devam ettirdiği sömürgeciliğin adına takılan insan haklarını, eşitliği, özgürlüğü içinde barındıran yani kısa adı demokrasi olan cumhuriyetin öneminin her geçen gün biraz daha anlaşıldığı Afganistanlı, İranlı, Kuzey Kore ve darbe yapılan Sudanlı bir dünyada tek adam, diktatörlük özleminin kimseye yaramadığı daha iyi anlaşılmakta.

Ulusun, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimi olan Cumhuriyetin getirilen başkanlık sistemi ile allak-bullak olmasının ana nedenlerinden olan milletin seçtiği vekillerinin değil de, atanmış bakanların, vekillere ”sus konuşma” diyen seçilmiş olan başkanın atadığı başkan yardımcıları olsa da Cumhurbaşkanı olanın tüm cumhuru eşitçe, ötelemeden, terörist demeden temsil etmesini emreder.

Ülkemiz için daha genç olan ve olgunlaşan bir insanın yaşına ulaşan Cumhuriyeti, cumhuru oluşturan milleti, yani insan gibi hayatı bir yaşa gelmiş ve sona ermeyecek, geleceğe ışık tutacak ve kendisini tamamlayan demokrasinin tam yerleşmesine en büyük katkıyı sunacak olan tek ama tek rejim ve de faktördür.

Bu nedenle; 2023’te 100 yaşına girecek olan Cumhuriyet Rejiminin kendilerine sağladığı imkanlar ile ülke yönetiminde bulunan, birkaç kişiye ya da şirkete, cemaate, canana, havuza değil, halka gerçek cumhura hizmet etmek zorunluluğu bulunan herkesin ama herkesin başlıca görevidir.

Bu nedenle herkese bugünkü gibi yarında lazım olacak olan nice Cumhuriyetlere..



arşiv haber 03/12/2016 tarihli haber/yorum/reklamlar..


Posof’ta kar yolları kapattı


ARDAHAN’ın Posof İlçesi’nde etkili olan kar yağışı nedeniyle TIR’lar ve yolcu otobüsleri yolda kalırken, 30 köy yolunun merkezle bağlantısı kesildi. 

Posof’ta 2 günden bu yana etkili olan kar yağışı aralıksız sabaha kadar devam etti. Ardahan ile Posof ilçesi arasında bulunan ve Türkgözü Sınır Kapısı bağlantısını sağlayan 2 bin 550 metre yükseklikteki Ilgar Dağı Geçidi trafiğe kapandı. Karayolunun trafiğe kapanmasıyla bir çok TIR, otomobil ve Gürcistan’dan gelen yolcu otobüsleri şehir merkezine yakın bölgelerdeki petrol istasyonunda bekletiliyor. Sürücüler, Posof- Ardahan karayolunun kapalı olması nedeniyle 3-4 gündür burada yolun açılmasını beklediklerini söyledi. İlçe merkezinde 60 santimetre kalınlığı bulan karı temizleme çalışmaları başlatıldı. Çatılarda ise metrelerce uzunlukta buz sarkıtları oluştu. Özel İdaresi ekipleri kardan kapanan 30 köy yolunun açılmasını için çalışmalarını sürdürüyor.


Haber/Foto: Alper Turgut


**133 KÖY VE POSOF VE DAMAL KARANLIKTA..


**13/11/2015 Tarihli Haberler


Ardahan’da yaşanan kar yağışı ardından hayat adeta felç oldu.

Geçtiğimiz gün yağan kar yağışı ardından bugünde okulların tatil edildiği Ardahan’da bir çok köy yolu tipi dolaysıyla kapanırken, fırtına dolaysıyla yıkılan enerji hatları nedeniyle Posof ve Damal İlçeleri ile 138 köy 2 gündür elektrik verilemiyor.


**KURUMLAR YILIN İLK KAR SINAVINDA SINIFTA KALDILAR..


Seçimler öncesi bir çok hizmet getirdiklerini köy köy gezerek anlatan siyasi iktidar temsilcileri ile onların bürokratları bir tipi de adeta çöktüler..

Kar yağışı ardından adeta felç olan Ardahan’da bir çok köy yolu hala açılamazken, fırtına da devrilen enerji hatları dolaysıyla başta Damal ve Posof ilçeleri olmak üzere bir çok köye de elektrik verilemiyor.

Ardahan’ı diğer il, ilçe ve köylere bağlayan yollar da kalan araçlar uzun kuyruklar oluştururken, Aras Elektrik, Karayolları ve Özel İdare Ekipleri de yılın ilk kar sınavında sınıfta kaldılar. 


**OKULLAR BUGÜN DE TATİL..


Kar yağşınn ardından hayatın adeta felç olduğu Ardahan’da okullar bugünde tatil edildi.


Ardahan merkezde bulunan okulların pazartesine kadar tatil edildiği bildirilirken, kent merkezi başta olmak üzere il genelinde sık sık enerji kesintileri yaşanıyor.


133 köy ile iki ilçenin 2 gündür karanlıkta kaldığı Ardahan’da bir çok kö yoluda kar nedeniye kapalı olduğu bildirilidi.


Bir çok enerji hattını tipi dolaysıyla yıkıldığı öğrenilen Ardahan’da elektrik kesintileri dolaysıyla bir çok ev ve iş yeride kaloriferlerin yanmadığı, vatandaşların zor günler yaşadığı alınan diğer haberler arasında oldu.


**HİZMET YAPIYORUZ DİYENLERİN İFLASI!..


1 Kasım seçimleri öncesi ‘Hizmt yapıyoruz’ diyerek oy alan ve yniden iktidar olanların idare ettiği ülkenin sınır kentinde kar yağışı ardından yaşananlar ‘Hizmet yapıyoruz’ diyen siyasi ve bürokrasinin iflası olarak değerlendirildi.


**Çayan Çapan ve Spor..


Dün, ‘Senden bırakıp gittin’ ele aldığım yazımda trafik kazasında kayıp ettiğim Opel marka aracım dahil beni, seni, sizi, onu ansızın, beklenmedik bir anda bırakıp, ansızın çekip gidenleri az çok anmaya, anlatmaya çalışmıştım..

Ve o gidişlerin ne kadar acı olduğunu hatırlamış ve bu yaşananların bir insanın hayatında ne kadar olumsuzluklara, üzüntülere ve ondan olanları koparıp, koparıp götürdüğünü anlatmaya çalışmıştım..

Ve bu yazının ardından geçtiğimiz gün iş yerinde yaşanan hırsızlık olayı ardından emeğiyle aldığı eşyaları çalınan arkadaşım, 3. Bölge Ardahan İl Derneği Başkanı Özgür Polat’a destek için o çok Ardahanlı var denen, ama Ardahanlının çokta erk olmadığı Esenyurt’a gittim.

Benim gibi bir çok Ardahanlının destek için geldiği Polat’ın iş yerine girip, içine daldığım koyu sohbeti dinlerken bir çay içmiştim ki acı acı çalan telefonuma bakınca eşimin aradığını gördüm..

Cevap vermek için aldığım haber her gün bir kaybı yaşayan ve bu kayıpların çok yorduğu beni bir kez daha derinden vurdu..

Çünkü dün trafik kazası sonucu kayıp ettiğim aracıma yazdığım yazıda ki gibi bir kayıp daha yaşamış, bu kez yine bir arkadaşımı, Çayan Çapan’ı hemde trafik kazasında kayıp ettiğimin haberini alıyordum..

İlk şoku yaşayıp,haberin içeriğini iyice aldıktan sonra Çayan Çapan’ın bir trafik kazası sonucu hemde bize yakın bir yerde hayatını kayıp etmiş, oda bizi bırakıp, derinden üzmüştü.

Ve en önemlisi o çok sevdiği Göle Spor’u yetim bırakıp gitmişti.

Ve bizde çok değerimizi kayıp etmenin üzüntüsüyle yerimizden kala kalmıştık..

Allah rahmet etsin..


**KERİMOĞLU’NA AÇIK MEKTUP..


Sayın Başkan öncelikle merhaba..

Başkanım bu memleketin derdini uzun uzun anlatıp, çok yoğun olan siz sevgili doktor başkanımı üzmek istemem..

Ancak toplumun aydını ve önderlerinin kendi toplumları karşısında da sorumluluklarının olduğunu hatırlatarak başlamak istediğim bu açık mektubuma kırılmayacağınızı umuyorum..

Sayın Başkan;

Sanırım sende benim gibi Ardahan’ın olduğu gibi senin ilçen olan Damal’ın ülkenin en yoksul ileçlerinden biri hatta birincisi olduğunu ve işsizliğin diz boyunu geçtiği için göçün hızla devam ettiğini bilmekte ve bu göç edenlerin senin ailen gibi şu an önemli bir ilçesinde belediye başkanı olduğun İstanbul’a başta olmak üzere batıya göç etmeye devam ettiğini bilmektesin.

Ve bu insanlarımızın bir umutla çıktıkları gurbet yolunda seninde geçtiğin o zorlukları senin ve benim gibilerinin de yardımıyla aşıp, evine bir ekmek, aşına bir katkı sağlamak için çırpındığını bilmektesin..

Ve en önemlisi bu toplumun senin gibi kendi içinde çıkan aydınlara, siyasilere, iş adamlarına ihtiyaç duyduğunuda..

Sayın Başkan;

İstanbul gibi dev bir metropolün önemli bir ilçesinde belediye başkanı olma gibi önemli bir görevin sana verilmesinin senin kendi toplumunda kopmanı gerektirmediği gibi o toplumun senden çok değil, sadece gülen bir yüz, sıcak bir ilişki ve en önemlisi moral vermene ihtiyaç duyduğunu da bilmelisin..

Çünkü toplum önderlerinin en önemli görevinin balık vermek değil, balık tutturmayı öğretmek ve onlara önderlik etmek olduğunu bilmemize karşın her ne hikmetse hele hele öyle yada öyel böyle seçilip yada atamayla bir makama oturuduğumuzda bunu bir türlü düşünmeyip, şu anda elimizde bulunan imkanları toplumumuz yararına seferber etmesekte sağından, solundan, kenarında kendi yakınımıza bile vermemek içinde çırpınır, hatta cüdamlıymışlar gibi uzak durduğumuz da bir gerçektir..

Bu nedenle; Sizin bu yoksul topluma sahip çıkıp, önderlik ederek 20 milyonluk İstanbul’da olduğu ve yurt genelinde oluşturulmaya çalışılan ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ ne olduğu gibi partinizin ve ülkenizin önder bir kişiliğiyle ile hareket etmeniz gerektiğini hatırlatır, bu önemli  günlerin hızla akıp gittiği şu günleri en iyi şekilde değerlendirmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatırım..

Ve eğer yarın torununuz, çocuğunuz, hemşehrinizin sizin adınızdan onurla, gururla bahsetmesi için bir eser bırakmanın o eserinde şu an içinde bulunduğunuz siyaset alanında ve hemşehrilerinizin kalbinde olacağınıda bilmenizi isterim..

Yani yarın ‘Ya şurada bir başkanımız vardı, Allah için bu toplumun bir araya gelmesi, ayakları üzerine durması için önderik yaptı, başardı ve bu toplumun önünü açtı’ detirtmek kadar güzel olan ne olabilir?..

İşte bu nedenle mektubuma son verirken bir kez diyorum ki;

Gel şimdiye kadar ortaya koyduğun tavrını gözden geçir, teknokrat bir anlayışı terk ederek, kendi toplumunun senden beklediklerini yoğun olan sen değil, senin önderlik edeceğin bir kadro ile yeniden masaya yatır adını tarihe yazdırmasanda halkının gönüle yazdır..

Bu mektup sana bir dost tavsiyesi..

Ne demişler, İyi olacak hastanın ayağına doktor gider..

Kısacası;

Er geç iyi olacak şu anki hasta diyebileceğimiz toplumumuzun hazırda bir doktoru varken, yenisini aramazsa daha iyi olmaz mı? 


**ARDA/FED’DE 1 YIL..


Kendilerine toplum lideri, önderi, bilmişi dedirtip, gereğini yerine getirmeyenlerin kendilerini başkan diye yutturdukları bir alanda gerçek anlamda başkan, toplum lideri, aydını, yol göstereni olmaya çabalayanlarda yok değil..

Seçimden seçime cebinde ki paranın da kudreti ile öne çıkıp, ‘seçilirsem size tüm dünyaları bağışlayacam’ deyip, kazaen seçildikten sonra da önce göbeğini büyütürken, çevresini daraltanların toplum lideri, başkan, aydını hatta vekili diye yutturduğu bir alanda zor, bir o kadar da ulvi bir görevi üstlenmek yürek işi, cesaret işi olduğu da bir gerçektir..

Durup, durduk yerde başbakan edilen ama ‘bende anlamadım niye başbakan edildim’ denilen bir alanda başkanlık gibi zor bir görevi üstlenmekte yürek işidir..

Yılda bir kaz gecesiyle başkan olduklarını hatırlatanlar, adına birlik, hemde büyük buluşma dedikleri geceler ile başkan olanların, kendileri yetmez gibi milletin başına birde şeyimden birim başkanı diye başkan enflasyonuna neden olduğu bu alanda zor bir o kadar da güçlü bir lobi hayali ile bir araya gelmek isteyen bir toplumun önderi, başkanı olmakta sadece bir insanın değil, aslan, kaplan hatta fil yüreğine ihtiyaç vardır..

İşte batıda ki en büyük stk’sı konumunda olan ve bugün 60’a yaklaşan dernek sayısıyla her geçen gün daha da büyüyen, güçlenen Ardahan Dernekler Federasyonuna başkan vede yöneticisi olmakta bir o kadar onurlu ve yürek isteyen bir iş olduğunu her geçen gün biraz daha iyi anlamaktayız..

Bir yıl önce yani 29 Kasım’da bu görevi arkadaşlarım Mahmut Şenel, Sıtkı Dursun, Yener Bayrakçı, Özkan Mavzer, Halis Öztürk, Tuncer Çelik, Yüksel Kılıç, Ramazan Tan, Terlan Kaya, Muhtesim Sarıkaya, Bayram Bozkurt ve diğerleriyle ARDA/FED’in yönetimini üstlendik..

Bu süre içinde en iyisini, en güzelini yapılmayanı yapma arzusu içinde kolları sıvarken içimizde olan bazıları da bugünkü çantacı, cepçi, facebookçu derneklerin yöneticileri gibi sözde başkan, yöneticilerde kayış attı..

Ama biz bir ekip olarak Ardahan ve Ardahanlılara yakışanı yani en iyisini yapmak için mücadelemize devam ettik ve iş adamlarımızın da katkıları ile ARDA/FED yönetimi olarak dopdolu bir yılı geride bıraktık..

Kemal Nahit Bay, Ensar Öğüt, Necati Ünal, Ali Rıza Nasıroğlu, İmdat Tatar, Volkan Süt, Mahmut Şenel, Taner Tekin, Ertan Bulut, Veysel Karatay, Togay Çoban, Mutlu Kerimoğlu, Turgay Akpınar gibi duyarlı bir çok iş adamı, siyasetçilerin katkıları ile önemli toplantılar gerçekleştirdik.

Gençlerimizle bir araya gelip, ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ deyip, dünyanın en büyük metropolünün ortasında güzel bir turnuva düzenledik..

İş adamlarının yanı sıra İş kadınları konseylerinin temellerini attık.

İstanbul’da ki siyasi parti temsilcilerini ziyaret edip, muhatabınız ARDA/FED’dir dedik..

Logomuzu ulusal ve yerel bir çok basın kuruluşunda yaptığımız etkinlikler vasıtasıyla tanıttık, amaçlarımızı İstanbul’da ki gibi Ankara, Ardahan, Göle ve İzmir’de etkinliklerimizle ortaya koyduk..

Ve en önemlisi bir yılı geride bırakırken kendimizden, cebimizden verip, canımız kadar önemsediğimiz Ardahan’ı mızın KAI denen gölgede kurtulması için KAI dernek diasporasını karşımıza alıp, elimizin tersi ile kenara atıp, halka anlattık..

Ve bir Ardahanlı kimliğinin oluşumu için yeni Ardahan Dernekleri kurdurup, eskilerini de yanımıza alıp, gecemizi, gündüzümüze katarken önümüze konulan engelleri, namussuzca arkadan vurmaları, hendek kazımaları da aşıp bir yılı başarıyla geride bıraktık..

Şimdiki hedef; Yaklaşan kongremize kadar başta burunlarından kıl aldırmayan siyasileri olmak üzere bu toplumun önderi, başkanı diye ortalıkta gezenleri toplum deşifre etmek..



**Bir Diktatör Düşünün..


Adı: Fidel Alejandro Castro Ruz, Kübalı Marksist-Leninist devrimci ve Küba Devrimi’nin önderi. Yaşamı boyunca ve ölümünden sonra çeşitli lider ve muhalif kesimlerce diktatör olarak da nitelendirilmiştir.

Buna neden ise iktidara geldikten sonra iktidarı bırakmaması ve başkalarına seçme ve de seçilme hakkı vermemesi..

Bir ülkeyi yıllarca tek başına idare eden  Castro’nun diktatör mü, yoksa halkın adamımı olduğunu tartışmak için öncelikle diğer dikta yönetimlerinin başındakilerine bakmakta fayda var..

Çünkü birine diktatör demek için Catro’yu örnek verirsek yanılırız..

Ancak Libya lideri Kaddafi’ye de diktatör diyen bizler Kadafi’nin devrilene kadar ülkesinde ki doğal kaynakları önce kendi vatandaşlarının hizmetine sunmuş, onca kabilenin yaşadığı Libaya’yı tim emperyalist güçlere karşı ayakta tutup, Lİbya’yı huzurlu bir ülke yapmıştı..

Ama kendisine karşı olanları da bugünkülerin yaptığı gibi susturmayı başarmış, öldürtmüş, yok etmişti..

Peki, yerine kardeşini koyup, giden Castro’da öyle değil miydi?

Bilmem ama benim kafam karışık,.. 

Peki, sizce kim diktatör?

Yoksa önce insan hakları diyen Avrupa’da ki liderler mi?

Yada koltuğu yakalayıp, bırakmak istemeyen bizdekiler mi?


**Cumartesi günü yazmak..


Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetilen ülke de değil siyasetle ilgili aşkla, sevda ile ilgili yazmanın bile sakıncalı hale gelmeye başladığı bir süreçte cumartesi yazılarına devam etmek istiyorum, hem de şiir yazarak.. 

Ama ben yazarken dikkatimi dağıtmasın, sadece kulağım duysun diye arkama aldığım televizyon da şiir kitaplarından bahseden haber spikerine gelen mesajlar da gazeteci olan spiker de hain ilan ediliyor..

Çünkü gelen mesajda ‘Bırak şiiri okumayı da sen önceden söylediklerini şimdi niye söylemezsin, korktun mu, sana da sıra gelecek’ diyordu..

Şiir kitabını tanıtırken bile tehdit alan gazeteci spikerin bu mesajı okurken yüz şeklini gördüğümde değil şiir yazmak, fıkra anlatmanın bile artık siyasallaştırılıp, kin ve nefretle hareket eden bir anlayışın getirdiği sonuçla yazı yazarak gazeteciliği yapmak isteyenleri bir hayli zorda bırakacak gibi..

120’nin üzerinde gazetecinin hapiste olduğu bir ülkede gün geçtikçe şiir yazmak, şair olmak, grup yorum gibi türkü söylemek bile tehlikeli hale gelmekte olduğunu görmekte, anlamakta bir cumartesi günü yazısı yazmaya hazırlandığımız bir sırada..


REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


 


VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..





REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













ki…











..



arşiv haber 06/05/02/2007 Gününün Haberleri/yorum/reklamlar..


 



Ardahan kent içinden bir görünüm 

Sitemiz Yazarlarının Gündemle ilgili yorumlarını 

sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE köşesinde okuyabilirsiniz.

 



 



 



Çıldır Gölü 

KARS’LI BAYANLAR KOLLARI SIVADILAR

 


Ensar Öğüt Haber/Foto: Ümit KILIÇ-İSTANBUL

Türkiye Yardım Sevenler Derneği İstanbul Merkez Şubesi ve Kars-Ardahan-Iğdır Vakfı Başkanı Yıldız Laçinel Başkanlığında toplanan Karslı hanımlar, Laçinel’in bölgeye yönelik çalışmalarından heyecan duyduklarını, kendilerinin de bu çalışmalara aktif olarak katılmak istediklerini söylediler. Parseller Camlı Kahve’de bulunan Iğdır Sofrası’nda buluşan 13 seçkin hanım, İstanbul’da yerleşmiş olan ve ekonomik durumu iyi olan hemşerilerini bir araya toplayarak, Kars, Ardahan ve Iğdır’a yönelik yatırım çalışması yürütülmesini kararlaştırdılar.

Iğdır Sofrası’nda yemekli bir toplantı yapan, Yıldız Laçinel, Ayşe Gönen, Fevziye Durmuş, Nurtaş Yurtseven, Nurhan Güner, Gönül Yıldızkaya, Nergiz Aktaş, Rukiye Başaran, Melahat Cengiz, Şükran Gazcı, Güldane Güven, Türköz Demir ve Yıldız Daşdemir, Kars, Ardahan ve Iğdır’ın ileri gelenlerini bir araya getirerek, bölgeye daha fazla yardım yapabilmek için bazı etkinlikler düzenlemeyi kararlaştırdılar. Hanımlar ilk iş olarak, Nevruz Bayramı kutlamaları çerçevesinde, 25 Mart’ta 250 kişilik bir gece düzenlemeyi kararlaştırdılar. Organizasyonunu Kavram Dershanelerinin sahibinin eşi Fevziye Durmuş, Basın ve Halkla İlişkileri ise, Hürriyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Doğaner Gönen’in eşi Ayşe Gönen üstlendi. 

Toplantıda kısa bir konuşma yapan Fevziye durmuş, “25 Mart’ta düzenleyeceğimiz etkinliğin bizim için birçok önemi var. Bu etkinlikle,  hemşerilerimizle bir araya getirerek, sorunlarımızı tartışıp, çözüm yolları arayacağız. Buradan elde ettiğimiz geliri de, Yardım Sevenler Derneği vasıtasıyla bölgemize aktaracağız. En önemlisi ise, bir birlerine yabancılaşan gençlerimizin kaynaşmalarını sağlamak olacaktır” dedi.  

Haber ekleme saati: 23.27/06.02.2007

Öğüt: “Bende imza töreninde varım”


Ensar Öğüt Yarın Gürcistan’da yapılacak olan ve Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Projesi’nin imza törenine kendisinin de katılacağını belirten CHP Ardahan milletvekili Ensar Öğüt konu hakkında yazılı bir açıklama yapmıştır.

Ensar Öğüt’ün konu hakkında yaptığı yazılı açıklama aynen şöyle;



**BASIN BÜLTENİ

TARİHİ İPEKYOLU PROJESİ GERÇEKLEŞİYOR

100 yıldan bu yana beklenen Bölgemizin kaderini değiştirerek kalkınmasını sağlayacak Tarihi İpekyolu Projesi olan Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Projesi Milletvekili olduğumdan buyana sayısız vermiş olduğum soru önergeleri ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Kürsüsünde devamlı gündeme getirip ciddi takipler sonucunda finansı bulunarak Tiflis’te sözleşmesi imzalanacaktır. 

07.02.2007 Çarşamba günü saat 20.30’da Sayın Başbakanımız Recep Tayip ERDOĞAN, Gürcistan Devlet Başkanı Sayın Mikheil SAAKASVİLİ ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham ALİYEV, Kart-Tiflis-Bakü Demiryolu Projesine ilişkin Tiflis’te anlaşma imzalanacaktır. 

Çarşamba günü yapılacak olan bu imza törenine şahsımın da katılacağını bildirir, bu tarihi olayın tüm bölgemize, ilimize ve hemşehrilerime hayırlı ve uğurlu olmasını diler, saygılarımı sunarım.06.02.2007 

Ensar ÖĞÜT/Ardahan Milletvekili

Haber ekleme saai: 22.40-06/02/2007

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

ARDAHANLILAR BU HABERİ İYİ OKUYUN!

Alibeyoğlu, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Projesi, Karslıların verdiği mücadelenin sonucu olduğunu söyledi..


>Naif Alibeyoğyu<font> <font face= Haber ekleme saati: 13.42-06/02/2007

Haber/Foto: Oktay Sal

Ağaç kesti davalık oldu 2.5 ay fidan dikmeye mahkum oldu


Haber ekleme saati: 12.45-06/02/2007

Haber: Oktay Sal



Buz kapıya gelince, pateni yapmaya başladılar


>Kitap okumuyoruz<font> <font face= Haber ekleme saati: 12.14/06/02/2007

Haber/Foto: S.Doğu Yılmaz/Ardahan



Eski vekil yeni kaset çıkardı..


Rus pazarından bir görünüm Bir zamanlar şehrin göz bebeği olan ve Rus Pazarı olarak bilinen pazar esnafı eski günlerini arıyor. Her geçen gün gözden düşen pazarın adeta hayalet Pazar haline döndüğünden yakınan Pazar esnafı kendilerini buraya toplayan belediyenin ilgisizliği ve günlerce almadığı çöpler dolaysıyla tüketicinin işyerlerine uğramaz olduğunu belirtirlerken, kent merkezinde açılan ve adlarına, ‘bir milyoncu ‘ denen yerlerin kendilerini olumsuz yönde etkilediğine de dikkat çekerlerken asıl sıkıntının pazarın belediyece adeta gözden çıkarılmasına  bağladılar.

Tüketicinin en uygun fiyatlarla alış veriş yapacağı bir alan olduğunu belirten Rus Pazarı esnafı vatandaşın kaliteyi ucuza alabileceği en uygun yerin Rus pazarı olduğunu da unutmamasını istedi.

Haber ekleme saati: 11.49-06/02/2007

Haber/Foto: Barış Bilgin/Ardahan

KURTULUŞ HAZIRLIKLARI BAŞLADI


Onların haberi yok! Önce Ardahan il sınırları içerisinden geçmesi beklenen, sonradan yaşanan ilgisizlikten dolayı projesi değiştirilen Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Projesi açılış töreninde bu önemli törende  Ardahan’ın ismi olmadığı gibi vekillerinin de yeri almadığı bildirildi. 



***Vakıf ve Derneklerde habersiz!..



Taşıdıkları Ardahan ismine rağmen Ardahan’ın sosyal ve ekonomik olarak kalkınmasında hiçbir etkin rolleri olmayan Ardahan Vakıf ve Derneklerinin bu yöndeki duyarsızlığı da dikkat çeken diğer bir önemli konu.  Metropollerde bulunan Ardahan’ lı hemşerilerimizi temsil ettiklerini iddia eden ancak, yılda bir KAZ GECESİ adı altında düzenledikleri bol rakılı geceler dışında hiçbir etkin faaliyeti bulunmayan vakıf ve derneklerin Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu projesi kapsamında da bugüne kadar hiçbir girişimleri bulunmadığı gibi, gelişmelerden haberdar olmadıkları da bildirildi.

Haber ekleme saati: 00,10/05/02/2007

Haber/Analiz: Fakir Yılmaz

Yarım yamalıkta olsa açıldı ..



Avukat Kurduğu “Kayyum Bürosu”yla hazineye 200 dolayında gayrimenkul kazandıran Kars Defterdarlığı’nın başarılı hazine avukatlarından Dilek Sultanoğlu, baskılara dayanamayarak tayin istedi. Kars Defterdarlığı’ndan görüş alan Maliye Bakanlığı, tayin isteğini anında işleme koydu ve başarılı avukat Dilek Sultanoğlu’nu Mersin Defterdarlığı hazine avukatlığına atadı.

Edinilen bilgilere göre, 2001 yılında Kars Defterdarlığı Müşavir Hazine Avukatı olarak görevlendirilen Dilek Sultanoğlu, buradaki başarılı davalarının ardından, geçtiğimiz yıl Maliye Bakanlığı’na başvuruda bulunarak, bakanlığın hukuk müşavirliğine atanmasını istedi. İsteği önce olumlu karşılanan Sultanoğlu’na, daha sonra, “bu göreve atanmayacağı” belirtilerek, Ankara Defterdarlığı hazine avukatlığına atanabileceği bildirildi. Ancak, Av. Sultanoğlu, Bakanlık Hukuk Müşavirliği isteği kabul edilmeyince, Kars’ta kalacağını bildirdi. Daha sonra, Kars’ta huzrulu ortam bulamayan Av. Sultanoğlu, sorunların giderilmemesi üzerine, Mersin’e tayin istedi. Kars Defterdarlığı’yla görüşen Bakanlık ise Av. Sultanoğlu’nun tayin isteğini jet hızıyla işleme koydu.

Kars’ta 4 yıl hazine yanı sıra Valilik, Rektörlük, Tarım-İl, Özel İdare ve Sağlık Müdürlüğü gibi önemli kuruluşların da avukatlığını yapan Dilek Sultanoğlu, bu süre içerisinde kurduğu “Kayyum Bürosu” aracılığıyla Kars’ta sahipsiz bulunan 200 dolayında taşınmazı hazineye geçirdi. Av. Sultanoğlu’nun, geçmiş yıllara ait Doğrudan Gelir Desteği ödemeleriyle ilgili açılan davayı, Tarım İl Müdürlüğü lehine kazanması, Tarım Bakanlığı tarafından emsal gösterilmiş ve devlet bu kazanılan davadan dolayı trilyonlarca liralık ödemeden kurtulmuştu. Av. Sultanoğlu, yıllardan beridir sürüncemede bulunan Halitpaşa ve Ziya Gökalp İlköğretim Okulları’nın sorununu da çözmüş ve kazandığı davayla bu okulların yıkılıp, yeniden yapımına başlanmasını sağlamıştı.

Haber ekleme saati: 15.09-05/02/2007

Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars