YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir YILMAZ
Çoruh ile yaris ..
Erol usta ile Murat usta’nin onaylarini aldiktan sonra birlikte yola çiktigim GAZETECİ isimli aracimla Karadeniz’e dogru yola çikmak için Sahara’a tirmanmaya basladim, o canimdan çok sevdigim Ardahan’i mi tatil için geride birakirken ..
Köylü sirtladigi tirpan, dirgeniyle tarlasina, çayirina giderken yanlarinda hizla geçen benimle selamlasip, habere gittigimi sanarakGAZETECİ ile beni bilmeden de olsa tatile yolcu ediyordu.
Sabahin safaginda isine giden köylüyle tek tek selamlasan Ben ve GAZETECİ bir yilin yorgunluguyla deyim yerindeyse tabana kuvvet diyerek yolumuza devam ettik, sabah kahvaltisi için Lasette durup, sabah sabah yaptirdigim peynir eritmesini tatli çay ve tas firin ekmegiyle yemek için durana dek ..
Ardahan tarafinda bir agaç yokken, Şavsat tarafi yemyesil çamlarla süslenmis olan Sahara’i o bozuk yolunda inip ilk duragim Şavsat merkez’de bir turist edasi ve de gözlemiyle bolca gezip, Karagöl’e dogru yol aldim..
Çildir ve Aktas isimli iki doga harikasi gölü bulunan Ardahan’in yesilim Göle ormanlarina bezeyen çam ormanlarini geçip, ünlü Şavsat Karagölüne ulasinca, çok günahkar sandigim kendimi bir ada cennetin bir kösesinde sandim ..
‘-Bak hele günahsiza’ dediginizi duyar gibiyim!
Yok canim hurilerden kimse yoktu yanimda ki günaha gireydim..
Gerçi, daha önce Valisi, Kaymakamlarinin bile bilmedigine inandigim Posof Alabalik köyünde ki Alabalik mavi sulu gölünün aynisiydi Şavsat/in Karagöl’ü…
Sadece adlari ve içindeki su renkleri farkliydi, biri, kara çamlardan dolayi Kara, digeri açik gökyüzünden aldigi Mavi renk sulariyla mavi..
Muhtesem doganin içinde ki gölü izlerken, içindeki bin bir çesit baliklar yesin diye gölün kara sularina ekmek attim.
‘Hos geldin GAZETECİ, gölün sahipsiz, çevresinin çöp yiginlariyla dolu, orada olan tesisin adeta sarapçilara teslim edilmisçesine, çok kötü bir isletmeciye teslim edildigini yaz’ dercesine ayagimin dibine toplanan baliklara acirken ..
Gerçekten cennetin bir kösesi denilecek olan Karagöl’ü göl kenarinda ki degil yemekhanesi içkiden baska suyu olmadigi için erkenden tek ederken her biri muhtesem tomruk evlerle süslenmis olan Şavsat köylerini tek tek geride biraktim, toprakla örtülü ve her an yikilmayi bekleyen Ardahan köy evlerinin neden bu köyler gibi çatlanmadigini düsünürken..
Daha önce ailemle birlikte ziyaret ettigim Şavsat kalesinin dibinden Artvin’e dönüp, yol alirken, azgin sularinin çikardigi güzel sesiyle beni Çoruh nehri karsiladi, ‘haydi GAZETECİ birlikte gidelim, gittigin yöne dogru..’ dercesine ..
Bende, ‘Hadi GAZETECİ gidelim’ diyerek Çoruh ile yarismaya basladik, her 300 metresi heyelan dolaysiyla engebeli yaris pisti hainde ki Artvin yolundan Karadeniz’e, sizlere dogru yol alirken…
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535 418 32 58
tatil haberleri..
***5 bin kisiye 600 ton kmür dagitlacak
Ardahan Valilginden yapilan açiklamaya göre önümüzde ki kis yoksul ve fakirlere SYDV’inca 600 ton kmür dagitilacagi bildirildi.
Konuyla ilgili basin açiklamasi söyle:
3294 Sayili Sosyal Yardimlasma ve Dayanismayi Tesvik Kanunu uyarinca İl Merkezi ve 5 İlçemizde Kurulu bulunan Sosyal Yardimlasma ve Dayanisma Vakiflarimiz tarafindan, Anayasamizda ifadesini bulan Sosyal Devlet olmanin geregi olarak fakir ve muhtaç ailelerimiz, sehit yakinlari ve gazilerimiz olmak üzere toplam 5000 Aileye 6000 ton kömür yardimi yapilmaya baslanmistir.
Söz konusu kömür yardimi, vatandaslarimizin magdur olmamasi amaciyla köylerimize kadar götürülecektir.Tüm kamuoyuna duyurulur.
Haber ekleme saati: 17.18-24/08/2007
Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com
***Vekiller seçildi isler bekliyor..
59. hükümet döneminde Ardahan’daki siyasilerin yetersizliginden dolayi yasanan siyasi bosluk seçimlerin geçmesine ragmen dolmadi. Siyasilerin pasif ve yetersiz olmasindan dolayi dört buçuk yillik AK Parti hükümetinden Ardahan hakkina düsen payi alamadigi gibi elinde olan birçok imkani da kaptirdi.
Sikintilarin ve sorunlarin hat safhada oldugu Ardahan’da bütün umutlarini seçimlere baglayan Ardahan halki yeni hükümetin kurulmasiyla vekillerden büyük beklentiler içerisinde. Ardahan’da yasanan ekonomik durgunlugun asilmasi ve piyasalarin canlanmasi için bütün umudunu açilacak olan fakülteye baglamis olan Ardahan esnafi yillardir “arap saçina”! dönen fakültenin bir an önce açilmasini bekliyor. Büyük umutlarla meclise gönderilen vekillerin birlik ve beraberlik içerisinde bu sorunu en kisa sürede çözerek gerekli bütçeleri ilgili bakanliklardan aktarip fakülteyi bitirmesini isteyen Ardahan halki fakültenin Ardahan’in kurtulusu oldugunu belirtiyorlar.
Sinir Kapisi.
Karadeniz lobisinin baskilari sonucu daha önce Gürbulak Sinir Kapisi’na bagli olan Türkgözü Gümrügü Sarp Sinir Kapisi’na baglanmisti.
Türkgözü gümrügüne geçici görevle personel atanmasi ve bu personellerin ayda bir degistirilmesi kapida giris çikis yapan turist ve ithalatçilara sorun yaratirken Gürcistan’dan Türkiye’ye geçis yapanlarin Sarp Kapisina yönelmesine sebep oldu.
Sinir kapisinda bir çok sorunun oldugunu belirten ithalatçilar bu sorunlarin asilmasi ve Ardahan halkinin Türkgözü Gümrügünden faydalanmasi için kapinin bir an önce Sarp Sinir yönetiminden kurtulup çalisir hale gelmesi gerektigini bu yüzden siyasilere büyük görev düstügü belertiyorlar.
Artvin Ardanuç yolu.
Uzun yillardan beri bir türlü tamamlanmayan Artvin Ardanuç Yolunda ise Erzurumlu siyasilerin baskilarinin oldugu iddia ediliyor. İddialara göre Ardahan Ardanuç yolunun yapilmasiyla Karadeniz ile Ardahan arasindaki ulasim sorunu asilacak. Bu yolun yapilmasiyla birlikte Karadenizli pazarlamacilar Kars ve Ardahan piyasalarina girmesi kolaylasacak. Karadenizli pazarlamacilarin Ardahan ve Kars’a girmesiyle Erzurum’un hakim oldugu bu piyasada Trabzon ve Rize büyük bir pay kapacak. Bu riski Erzurum için büyük bir tehlike teskil etmesi bu yolun yapilmasinin yillardan beri erteletenmesine sebep olarak gösteriliyor. Siyasilerin bu sorunu asmasiyla birlikte yillardan beri bekleyen Yol ulasima açilabilecegi gibi Ardahan’la Karadeniz arasinda bir ticaret köprüsü olusacak.
Bürokratik Bosluk.
59. Hükümet döneminde Ardahan’da yasanan siyasi bosluktan dolayi Ardahan bürokrasisinde büyük bir bosluk meydana geldi. Vekil müdürler tarafindan idare edilen Ardahan’da asil müdür olanlar ise birden çok kuruma bakmak zorunda kaliyor. Bürokrattan yana sikintilarin hat safhada oldugu Ardahan’da yeni hükümetin kurulmasiyla birlikte bir çok daire amirinin degisecegi tahmin edilirken vekaleten yürütülen müdürlüklere ise kadrolu müdürlerin atanmasi bekleniyor.
Haber ekleme saati: 10.18-24/08/2007
Haber: Bülent Kiliç
***Zafer Bayrami hazirliklari basladi ..
Agustos Zafer Bayrami ve Türk Silahli Kuvvetler günü nedeniyle Ardahan’da yapilacak törenlerin provalari gerçeklestirildi.
25. Mekanize Piyade Tugay Komutanligi’na bagli birliklerce yapilan prova, Merkez Kaptanpasa ile Karagöl Mahallesinin birlestigi Kongre caddesinde gerçeklesti. Yaklasik 1.5 saat süren provalara, vatandaslar yogun ilgi gösterdi. Provalar dolayisiyla yol ulasima kapatilirken Araç trafigi ara caddelerden verildi. Bayrama kadar provalarin birkaç kez tekrar dilecegi ögrenilirken provalarin yapilacagi günlerde yol prova süresince ulasima kapatilacagi belirtildi.
Haber ekleme saati: 10.14-24/08/2007
Haber: Bülent Kiliç
***Ardahan’da Elma Bereketi
Ardahan’in Posof ilçesinde elma agaçlari, meyvelerin agirliklarina dayanamayarak devrildi. Ardahan’in Posof ilçesi Türkgözü köyünde fazla meyve veren elma agaçlari, elmalarin agirligina dayanamayarak ya kirildi ya da kökünden sökülerek yan yatti. Geçen yil soguk hava nedeniyle kiragi vurmasindan dolayi hiç meyve alamadiklarini belirten köylüler, “Bu yil asiri derecede meyve veren agaçlar kendi agirligina dayanamayarak ya kirildi ya da kök bölgelerinden sökülerek yan yatti. Köyde özellikle yasli agaçlar kendi agirliklarina dayanamayarak yan yatti. Bu elma agaçlari artik yakacak olmaktan baska ise yaramayacak” dedi.
Haber ekleme saati: 09.49-24/08/2007
Haber: Alper Turgut
***Kuzeydogu Anadolu korunacak ..
Türkiye Erozyonla Mücadele, Agaçlandirma ve Dogal Varliklari Koruma Vakfi (TEMA), Orta Dogu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Çevre ve Orman Bakanligi Biyolojik Çesitlilik İzleme Birimi ve Bakü – Tiflis -Ceyhan Boru Hatti Şirketi (BTC) asagi Kafkas ormanlari bosluk analizi, öncelikli korunmasi gereken alanlar adinda ortak bir proje uygulamaya koyduklarini açiklamistir.
Konu ile ilgili Ardahan Valiligi’nden yapilan yazili açiklamada su bilgilere yer verildi: “Asagi Kafkasya ( Kuzey Dogu Anadolu Bölgesi ) biyolojik çesitlilik açisindan dünyanin en zengin bölgelerinden biridir. Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan’a kadar uzanan bu ekolojik bölge Türkiye sinirlari içerisinde Artvin’in güneyi, Ardahan, Kars ve Erzurum’un kuzey kisimlarini kapsamaktadir. Bu essiz bölgenin zengin biyolojik çesitliliginin gelecek nesiller için korunmasi küresel bir sorumluluktur. Bu bilinçle Türkiye Erozyonla Mücadele, Agaçlandirma ve Dogal Varliklari Koruma Vakfi (TEMA), Orta Dogu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Çevre ve Orman Bakanligi Biyolojik Çesitlilik İzleme Birimi ve Bakü, Tiflis, Ceyhan Boru Hatti Şirketi (BTC) asagi Kafkas ormanlari bosluk analizi, öncelikli korunmasi gereken alanlar adinda ortak bir proje uygulamaya konulmustur. Asagi Kafkas Ormanlari Bosluk Analizi Projesinin ana amaci, halen koruma veya biyolojik çesitlilik yönetimi altinda bulunan alanlarda temsil edilmeyen bitki örtüsü ve diger canli türlerini tanimlamak ve elde edilecek bu veriler dogrultusunda yasal düzeyde koruma altina alinmasidir. Yüksek daglar ve derin vadilerle karakterize edilmis ve Türkiye sinirlari içerisinde yaklasik 25,000 Km karelik bir alani kapsayan bu bölge jeolojik zamanlardaki buzul çagi boyunca bir çok tür için bir siginak olmustur. Özellikle türlesme açisindan ilginç bir çok evrimsel süreç yasanmis ve endemik türler açisindan zengin bir fauna ve flora olusmus, buzul zamanindaki hareketliliklerden kalma bitki örtüsü korunmustur. Bölgemizde ve ilimizde gerçeklestirilen Asagi Kafkaslar Bosluk Analizi Projesi ile dünyanin en yüksek çesitlilige sahip bölgelerinden birinde biyolojik ve soysa-ekonomik veriler isiginda bir koruma plani olusturulmus, bu plan sonucunda, bölgede, arazi yönetimi uygulamalarinda yapilacak degisiklikler veya yeni koruma alani olusturulmasi suretiyle doldurulabilecek bosluklar saptanmistir. Proje çerçevesindeki çalismalarda, biyolojik çesitliligin temsilcileri olarak omurgali hayvan, kelebek türleri ve mevcut bitki örtüsü dagilimindan yararlanilacaktir. Ekolojik süreçler ve insani etkiler de proje yaklasiminin olusturulmasinda göz önüne alinacaktir. Projenin su anda gelinen son asamasinda ise tespit edilen alanlarda yapilmasi gereken koruma çalismalari Çevre ve Orman Bakanligi’nin ilgili birimleri ile birlikte gelistirilmektedir. Bakanligin alanla ilgili planlari çalismanin sonuçlarina göre revize edilecek, bölgenin soysa – ekonomik durumu da göz önünde bulundurularak koruma ve dogal kaynaklarin kullanimi ile ilgili yeni yaklasimlar uygulanmaya konmaya çalisilacaktir” denilmistir.
Haber ekleme saati: 09.40-24/08/2007
Haber: Alper Turgut
***Ögüt Hüseyin” adinin köpege verilmesine tepkide bulundu
Ardahan CHP Milletvekili Ensar Ögüt, partisine %90 oraninda oy veren Damal, Hanak ve Göle ilçesinde ikamet eden alevi hemserilerimize karsi vefa borcunu yerine getirmis, bir dizide köpege “Hüseyin” adinin verilmesine tepkide bulunmus ve olayi TBMM gündemine tasimistir.
Ögüt, bir dizide köpege Hüseyin isminin verilmesi karsisinda RTÜK’ün neden sessiz kaldigina iliskin soru önergesi vermistir
Milletvekilimiz Ensar Ögüt, Basbakan Recep Tayyip Erdogan’in cevaplamasi istemiyle TBMM Baskanligi’na verdigi yazili soru önergesinde, özel bir televizyon kanalinda yayinlanan ‘Kavak Yelleri’ isimli dizideki köpek karakterine Hz. Muhammet’in torunu ve Hz. Ali’nin oglunun ismi olan ‘Hüseyin’ adinin verilmesinin vatandaslar tarafindan tepkiyle karsilandigini ifade etmistir. Alevi ve Caferi toplumuna yapilan bu saygisizlikta ‘Hüseyin’ adinin simgesel bir degeri oldugunu, Hz. Hüseyin’i çagristirdigi gerekçesiyle bu olayin göz ardi edildigini savunan Ögüt, yapilan yanlisi yok sayan söz konusu televizyon kanali yöneticilerinin gerginligi tirmandirdigini kaydetmistir.
Haber ekleme saati: 09.43-24/08/2007
Haber: Yunus Akçay/Ardahan
SEÇİLEMEMEMİN NEDENİ BARZANİ!
DTP’nin Kars’tan bagimsiz milletvekili adayi gösterdigi DTP Kars eski İl Baskani ve eski milletvekili Mahmut Alinak, basta Basbakan’a Kürtçe mektup, Güneydogu’da yasanan çatismalarla ilgili olarak da “gerilla ve asker ölmesin” olmak üzere, agirlikli olarak Kürt halkinin sorununu gündeme tasidigi için hakkinda 20 dava açilmasina karsin, Kürtler’in kendine “milletvekili seçilecek kadar” oy vermemesini, Barzani’nin AKP’yi desteklemesine ve AKP’deki “isbirlikçi Kürtler”e bagladi.
Seçimlerden önce seçilecegine kesin gözüyle bakilan, ancak yarisi dördüncü sirada bitirerek seçilemeyen DTP’nin bagimsiz milletvekili adayi gösterdigi Mahmut Alinak’i, özellikle DTP Kars İl Baskanligi yaptigi dönemdeki açiklamalari nedeniyle zor günler bekliyor. Basbakan’a “Kürtçe mektup”, Basbakan ve Genelkurmay Baskani hakkinda suç duyurusu gibi çikis ve söylemlerinden hakkinda 20 dava açilan ve bunlarin 2’sinden aldigi 15 aylik hapis cezasi Yargitay’da bulunan Mahmut Alinak, milletvekili seçilemedigi için, aldigi hapis cezalari onanirsa hapis yatacak.
18 davasi da süren Mahmut Alinak, hakkindaki hapis cezasi ve sorusturmalar nedeniyle aday olmadigini belirterek, “Ben sürekli olarak Kürt ve Türk emekçi halkinin hakkini savundum ve mücadelesini verdim. Halkimin hakki için olmayan eylemler yaptim, girisimlerde bulundum. Bunlardan dolayi kisa sürede hakkimda 20 dava açildi, bunlardan ikisi kesinlesti ve Yargitay’da bekliyor. Onaylandigi anda hapis yatacagim. Tabi ki, ben hapis cezasindan ve cezalardan kurtulmak için aday olmadim. Ama üzüldügüm su, ben halkim için yargilaniyorum, hapis cezasi aliyorum, ancak halkim bana oy vermiyor. Hem emekçi Kürt halki, hem emekçi Türk halkindan oy alamadim. Oysa ben seçim propogandami, Kars’ta, Yerli, Kürt, Terekeme, Azeri ve Alevi halkimin kardesligi üzerine kurmustum.” dedi.
Kars’taki Kürt oylarinin AKP’ye gitmesinde, Barzani’nin AKP’yi destekleyen açiklamalarina partinin karsi tavir göstermemesinin ve AKP içindeki “isbirlikçilerin” halk üzerindeki baskisinin etkili oldugunu ileri süren Mahmut Alinak, sunlari söyledi:
“Ben, basta Kürt olmak üzere Kars’taki Yerli, Terekeme, Azeri ve Alevi emekçi halkima çok güveniyordum. Bunlarin oyunun, kardesligi savundugum için bagimsiz aday olarak bana akacagini düsünüyordum. Ama olmadi. Özellikle Kürt seçmenlerden oy alamadim. Tabi bunun nedeni, AKP içindeki isbirlikçi Kürtler ve bunlarin Kürt halki üzerinde kurdugu feodal baski, yesil kart, su, yol gibi vaatleridir. Ama, bunlardan daha önemlisi, Barzani’nin, AKP’yi destekledigi yönündeki açiklamalarinin, yine AKP içindeki isbirlikçi Kürtler tarafindan emekçi Kürt halkina asilanmasi ve partimizin bu açiklamaya karsi, karsi bir açiklama yapmamasi ve tavir göstermemesidir. Özellikle Kürt emekçi halkinin oylarinin AKP’ye akmasinda, sözünü ettigim nedenler agir basmistir.”
Basta Kürtçe mektup ve PKK’lileri de “gerilla” diye tanimlamasindan dolayi hakkinda açilan ve 2’si cezayla biten sorusturmalari önemsemedigini de vurgulayan Av.Mahmut Alinak, “Ben, milletvekili seçilmek için bunlari söylemedim. Bunlari söyledigimde partimin il baskaniydim ve aday gösterilip, gösterilmeyecegim de belli degildi. Ben hep inandigim seyleri savundum, söyledim. Bugün ayni görüslerimin yine arkasindayim. Sorusturmalardan, hapisten korkmuyorum. Çünkü hakli oldugum bir seyi savunuyorum. Ama, sunu da belirteyim ki, halk üzerinde yesil kart, köy yolu, köy suyu konularinda baski kurup, bana gelecek oylari AKP’ye kanalize eden ve Barzani’nin AKP’yi desteklegini Kürt halkina empoze eden, AKP içindeki baskisi, feodal Kürtler’den hesap sorulacaktir.” diye konustu.
Haber ekleme saati: 10.46-23/08/2007
Haber/Foto: Gümüspala Kortag/Kars
Karakol mu, İskencehane mi?
POLİS KARAKOLUNDA İŞKENCE GÖRDÜKLERİNİ İDDİA EDEN
GENÇLERİN YÜZÜ GÖZÜ KAN DOLDU!..
***Bu gençlere kim iskence yapti!
Ardahan Atatürk caddesinde bulunan bir markette yasanan olay ardindan polis karakolun da iskence gördüklerini iddia eden 4 genç Ardahan İl Emniyet Müdürlügüne bagli Merkez Karakolu ekiplerinden, ‘Polisler bize iskence yapip dövdüler’ diyerek savciliga suç duyurusunda bulundular.
Alinan bilgelere göre geçtigimiz gün Merkez Polis Karakolunun da bulundugu Ardahan/Atatürk caddesinde yasanan ve 4 Ardahanli gencin polisler tarafindan ölesiye dövüldügü ileri sürülerek sikayet edildigi olay söyle gelisti.
Atatürk caddesinde bulunan Gökçe Market’te bulunan polisler markete alis verise gelen Ali Hikmet Görmüs’le bilinmeyen bir nedenle tartistilar.
Yasanan tartisma ardindan ayini zamanda Görmüsogullari Mobilye’nin sahibi olan Soner Görmüs’ünde kardesi olan Ali Hikmet Görmüs’e tekme tokmak giren polisler, daha sonra marketin sahibi olan Kenan Gökçe’yi, arkadaslarinin dövüldügünü görüp olaya müdahale eden Muherrem Arslan’i, Hakan Yilmaz’i da dövmeye basladilar.
Gökçe Market isimli isyerine yakin olan karakolda bulunan polislerinde olaya müdahale edip, 4 gence tekme tokat döverek karakola götürdüler.
***Askere giden gençler psikolojik bunalimda…
Burada da gençleri ölesiye döven ve bir gün boyunca karakolda tutan polislerin büyük bir hirsla dövdükleri gençlerin basta göz altlarinda büyük morluklar meydana gelirken, vücutlarinin çesitli yerlerinde de darbe aldilar.
Olayin duyulmasi üzerine devreye giren ailelerinde çocuklarini karakolda alamadigi ve polislerden ölesiye dayak yediklerini ileri süren gençler 20 günlük is görmez raporu alirlarken, polisler hakkinda sikayetçi olup, cumhuriyet savciligina verdikleri ifadelerde iskence gördüklerini ileri sürüp, kendilerini döven polisler hakkinda sikayetçi oldular.
Anlasilmayan bir tartisma ve nedenle dolayi ölesiye dayak yiyip, karakolda iskence gördüklerini ileri süren 4 Ardahanli gencin ikisinin yarin askere gidecekleri ögrenilirken, bu gençlerin polislerden yedikleri ileri sürdükleri dayaklar yüzünden bunalimda olduklari görüldü.
Haber: ekleme saati: 19.55-22/08/2007
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com/ÖZEL
Sir hayvan ölümleri Öncül’den sonra Kayabeyi’de!
YETKİLİLERDEN CİDDİ BİR AÇIKLAMA BEKLENİYOR!…
Ardahan’a bagli Çildir ilçesinde yasanan hayvan ölümleri devam ediyor.
Geçtigimiz yilda bölge de bulunan Aktas gölüne akan derelerden binlerce baligin öldügü Öncül ve Kayabeyi (Yerliçayis) köylerin de yasanan büyükbas hayvan ölümlerinin artarak devam ettigi bildirildi.
Bilindigi gibi geçtigimiz günlerde 100’ün üzerinde hayvan öldügü belirtilen ve Çildir Kaymakamliginin, resmi olarak ölen hayvan sayisini tam olarak açiklamazsa da, yasanan ölümleri kabul ederek açiklama yapmak zorunda kaldigi bölgede simdi de baska köylerde hayvan ölümlerinin yasandigi belirtiliyor.
Çildir ilçesinin Gürcistan ve Ermenistan’a komsu olan sinin köyü Öncül’de (KAROSTAV) yasanan hayvan ölümlerinin simdi de Kayabeyi köyünde yasanma basladigi ve simdiye kadar 15 büyükbas hayvanin ölerek telef oldugu bildirildi. Ayni durumun Asagicanbaz köyünde de yasandigi ileri sürülürken, ar arda ölen hayvanlarin ölmeden önce agizdan köpük saldiklari ve ayak bileklerinin yara sardigi belirtildi.
Haber ekleme saati: 22.10-22/08/2007
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Ardahanlilardan Uluslararasi Festivale davet
Ardahan’dan göç ederek İstanbul’a giden hemserilerimizin çatilari altinda bulustugu dernek vakiflar gelenek ve de kültürümüzü yasatmak için bütün imkanlari seferber etmeye devam edyorlar.
Bu dernek ve vakiflarimizdan olan İstanbul/Beykoz Dernegi her yil Tarihi Beykoz çayirinda düzenlenen ve geçmis yillarda basarili program ve yöresel kültürünü en etkin sunma yönüyle ilk siralari almaya deger görülen bir etkinlige daha imza atmaya hazirlaniyorlar.
İstanbul/Beykoz’da bulunan Ardahanlilar, bu yil da iddiali programi ile tüm Ardahanlilari en iyi sekilde temsil etmek amaciyla 25 Agustos Cumartesi aksami Ortaçesme-Beykoz/İstanbul’da sizlerin onur ve gurur duyacaginiz ortalama 8-10 bin izleyici konugun katildigi festivale Beykoz Ardahanlilar olarak davet ediyor.
Katilimin ücretsiz oldugu etkinlige tüm hemsehrilerimizi davet eden, ‘Ardahanlilar Kültür ve Dayanisma Dernegi’ (ARDA-DER) Yönetim Kurulu Adina Alaattin KILIÇ baskani bu yil düzenlenecek olan Beykoz etkinliginde Ardahan’i bir kez daha tanitmanin gururun hemsehrilerimizle birlikte yasamak istiyoruz’ dedi.
Haber ekleme saati: 21.34-22/08/2007
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazatesi.com
Gürcü elektrigi biktirdi, Türk yetkili umursamiyor!
Türkiye’nin kisin Ardahan’a komsu olan ülke Gürcistan’a borç verip, yazin aldigi elektrik vatandasin canina tak dedi.
Kis aylarinda Türkiye’den aldigi elektrik, yazin geri iade eden Gürcistan’in düsük voltajli elektrigi basta Ardahan’da olmak üzere bir çok vilayette büyük zararlara neden oluyor.
Tüketicinin almak zorunda kaldigi kalitesiz elektriklerin sik sik kesilip, kesintiye ugramasi yüzünde büyük magduriyet yasadiklarini belirten Ardahanlilar, özelikle gündüzleri sikça kesilen ve yasanan düsük akim yüzünden sürekli göz kirpan elektrikler yüzünden basta bilgisayarlari olmak üzere bir çok elektronik esyalarinin arizalandigini belirtirken, bu yönde yapilan sikayetleri dikkate alamayan Türk yetkililerine sitem ediyorlar.
Yaklasik 5 aydir Ardahan Merkezde elektriklerin kisa araliklarla kesilip tekrar gelmesi ev ve isyerlerindeki elektronik esyalarin arizalanmasina neden olmaktadir. Ardahan’daki elektrik kesintisinin sebebi yetkililerce açiklanmamasina ragmen bu kesintiler yüzünden pek çok ev ve is yerinde elektronik aletlerin zarar görmesi ve pek çok hizmetin aksamasina neden olmaktadir. Günde yaklasik 5 -6 kez elektrik kesilmesi ve ani gidip gelmesine tepki gösteren halk bu kesintiler ve ani elektrik gelmesinden dolayi elektronik esyalarinin arizalandigini yetkili kurulus hakkinda davaci olacaklarini bildirmislerdir.
Haber ekleme saati: 21.16-22/08/2007
Haber: Şerif Alkan/Fakir Yilmaz Foto: Arsiv
Terzilik meslegi teknolojiye direniyor
Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte fabrikasyon üretime geçen giyim sektöründe terziler sadik müsterileri ile ayakta kalmaya çalisiyor
Yarim asirlik müsterilerine kisiye özel üretim yapan Ardahanli terziler, hazir giyim sektörü ile kiyasiya rekabet ediyor. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte fabrikasyon üretime geçen giyim sektörünün temel taslari terziler, sayilari her geçen gün azalan sadik müsterileri ile ayakta kalma mücadelesi vermekteler.
Meslegini severek yaptiklarini ifade eden terziler, “Sanatkâr adamin isi sürekli vardir, issiz kalmaz, mal sahibi de olmaz, kimseye muhtaç da olmaz. Eskiden giyimine-kusamina önem veren insanlar özel elbise diktiriyordu. Şimdilerde üzerlerine konfeksiyon ürünleri bulamayan yasli insanlar gelmektedir” demekteler. .
Ardahanli terziler, “Teknolojinin gelismesiyle birlikte konfeksiyon sektöründe seri üretim yayginlasti. Buna karsilik terziler kisinin ölçülerine uygun, istedigi tarzda üretim yapmasi sayesinde ayakta kaliyor. Müsterilerimiz, istedigi sekilde üretilen bir elbisede kendini daha mutlu hissediyor. Yarim asirdir bizden giyinen müsterilerimiz var” açiklamasinda bulunmuslardir.
20 yildan beri terzide diktirdigi elbiseler giyen Ahmet Ugur, terzide diktirdigi elbiselerin, fabrikada üretilen hazir elbiselerden daha iyi oldugunu belirterek, “20 yildir buranin elbiselerimi terzide diktiriyorum. Kendi zevkime ve kalibima göre giyiniyorum. Burada kendi ölçülerime uygun elbise dikiliyor. Ayrica ismarlama elbiselerin isçiligi de daha iyi. Verilen hizmetten de memnunum” seklinde konusmustur.
Terzide elbise diktiren Ali Bas ise, “40 yildir bütün elbiselerimi diktiriyorum. Terzilerin diktigi elbise daha saglam oluyor. Burada dikilen bir elbiseyi 5-10 yil giyebiliyoruz. Ayrica hazir giyimden de daha ucuz. Ayni kalitedeki bir takim elbise magazalarda 300-400 YTL arasinda satilirken, biz burada 200-250 YTL ye diktirebiliyoruz” demislerdir.
Haber ekleme saati: 21.02-22/08/2007
Haber/Foto: Yunus Akçay/Ardahan
Halk sebze ve meyve zamlarindan yakiniyor
Ramazan ayinin baslamasina birkaç hafta kala, Ardahan’da sebze ve meyve fiyatlari asiri derece yükselmistir. Daha birkaç hafta öncesine kadar 3 kilosu 1 milyona satilan ve bazen de 2 kilosu 1 milyona satilan domates, simdi kilosu 1. YTL ile ila 1.5 YTL. arasinda degisen fiyatlarla satilmaya baslanmistir
Domatesin yani sira diger meyve ve sebze fiyatlari da yüksek oranda arttigi Ardahan’da, alim gücünü büyük ölçüde kaybeden vatandas, her gün artan zamlarla birlikte iyice alis veristen uzaklasma durumuna düsmüslerdir.
Dertlerini dinlemeye çalistigimiz Ardahanli hemserilerimizin: “Yapilan zamlar karsisinda artik sabrimiz tükendi. Zamlari az olan ve hatta hiç olmayan günleri göremez olduk. Her gün yeni bir zam haberi ile kalkiyor ve ayri bir zam haberi ile yatiyoruz” demekteler.
Haber ekeleme saati: 20.40-22/08/2007
Haber/Foto: Şerif Alkan/Ardahan
Araç insaat çukuruna uçtu ..
Ardahan’da meydana gelen trafik kazasinda sans eseri ölen yada yaralanan olamadi.
Lise Caddesi’nden Kongre Caddesi yönünde gelen araç viraji alamayinca önce trafik lambasina çarpti sonra da Valilik insaatina uçtu.
Görgü taniklarindan edinilen bilgiyi göre Anadolu Sigorta Acentesi Metin Lale’ye ait oldugu ögrenilen araç, asiri süratli sekilde seyrettigi yolda yol ayrimina yaklastigi esnada ani firen yapinca direksiyon hakimiyetini kaybetti. Direksiyon hakimiyeti kaybolan araç önce yol ayriminda bulunan trafik lambasina çarptiktan sonra yaklasik 10 metre yüksekligindeki insaat alanina uçtu. Kazada sans eseri kimse yara almazken hurdaya dönen araç kaza yerinden vinç yardimi ile çikarildi.
Haber ekleme saati: 20.08-22/08/2007
Haber/Foto: Deniz Basli/Ardahan
Zeki Komisere 7 bin YTL. ceza
Ardahan Belediyesinde görev yapan Zabita komiserine görevli memura hakaretten 7 bin Ytl. para cezasi kesildi.
2005 yilihda Ardahan’da düzenlenen 7. Ulusal Bal Festivalinde kendisininde görevli ve resmi elbiseli oldugu sirada jandarmalarla tartisan belediye çalisanlarina yardima giden ve yasanan arbadede resmi zabita elbisesi yirtilan Zabita Baskomiseri hakkinda davaci olan jandarmayi Ardahan Asliye Ceza Hakimligince hakli bulup, komisere 7 bin Ytl. para cezasi kesti.
Zabita Komiseri Zeki Morkoç’a 7 bin YTL:’lik cezayi kesen mahkeme bunu daha sonra 3 bin YTL’ye indirirken, Morkoç karara sasirdigini, çünkü kendisinide görevli memur oldugunu bu nedenle mahkemenin kararina Yargitay’a basvurarak, temyiz için itiraz ettigini söyledi.
Haber ekleme saati: 19.46-22/08/2007
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
ARDAHANLI ŞEHİTLERİN İSİMLERİ
ASKERİ LOJMANLARDA YAŞAYACAK!
Vatani görevlerini yapmak için yurdun çesitli yerlerinde görev aldiklari esnada görev basindayken sehit olan Ardahanli sehitlerin isimleri, Ardahan’da bulunan askeri lojmanlarin Apartman kapilarinda yasayacak.
Kentte ve ilçelerde bulunan tüm askeri apartmanlarinin isimlerinin vatani görevlerini yaparken sehit olan Ardahanli Askerlerin ismiyle degistirilecek.
Ardahan Küçük Sanayi Sitesinde bulunan bir mermerciye verilen siparisle sehitlerin isim levhalari hazirlanirken, mermer üstüne yazilan sehit isimlerinin önümüzdeki günler içinde askeri apartmanlara asilacagi ögrenildi.
Haber ekleme saati: 19.38-22/08/2007
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
KAZ’A KAY KAY EZİYETİ!..
AKP’den Milletvekili Aday Adayi olan, ardindan Ardahan’da yapacagini söyledigi yatirimlarla isminden sikça bahs ettiren İsadami Fatih Sinan Yilmaz Hanak’a getirttigi çocuk parkinin kay kayinda çocuklardan önce kaz kaydirdi…
Önümüzde ki yil düzenlenecegi belirtilen Hanak Ulusal ve Uluslararasi Kaz Festivali’nede finansörlük yapacagini taahhüt eden Fatih Sinan Yilmaz ve beraberindekilerin yakaladiklari bir kazi kay kaydan kaydirmaya çalisirken, kazin kirilmak üzere olan kanatlarinda dökülen tüyler dikkat çekti..
Bu yil düzenlenen 9. Ulusal Ardahan Bal Festivali’ne de son anda katilip, Bal agasi olan Ardahanli Fatih Sinan Yilmaz’in adeta iskence yaparak Hanak’a kurdugu çocuk parkinda ki kay kayda kaydirdigi kaz, özgür kalmanin firsatiyla can havliyle bagirip, canini kurtariken Yilmaz ve beraberindeki heyetin bol kah kahlarla gülmesi dikkat çekti.
Haber ekleme saati: 19.30-22/08/2007
Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Çadiri kurdular, kan toplamayi unuttular
Kizilay tarafindan Ardahan kent merkezine kurulan Kan Toplama Çadiri üç gündür kan toplayacak ekibi bekliyor.
Üzerinde, ‘KAN BULUNMADIGI İÇİN ÖLEN HASTALARI HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?’ yazan kan toplama çadiriri Ardahan Kongre caddesi üzerinde bulunan 23 Şubat İlkögretim Okulu’nun önüne kuran Kizilay görevlilerinin ortalarda görünmemesi vatandasin dikkatini çekerken, bos çadirin çarsinin ortasina neden kuruldugu ise bilinmiyor.
Daha önce de belediye ve diger kurumlarla kurdugu isbirligi ile Ardahan’da kan toplayan Kizilay’a İstanbul’da bulunan derneklerde Bakirköy’de düzenledikleri, Kan kampanyasi ile destek vermistiler.
Haber ekleme saati: 19.25-22/08/2007
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Yayinlarimizdan devlete 70 milyon YTL.!
Kars’ta günlük yayinlanmakta olan Çagdas Kars Haber Gazetesi, Ardahan’da yayinlanan Son Vilayet ve internet üzerinde yayinlanan www.kuzeyanadolugazetesi.com adli haber sitesinin gündeme getirdigi, Kars’ta ki Köydes projesi kapsamindaki bir isle ilgili ortaya çikardigi yolsuzluk olayi, devleti 70 bin YTL (70 milyar lira) kâra soktu.
Temmuz ayi yayinlarimizda yer alan “Özel İdare’de Yolsuzluk” baslikli haberimizi ihbar kabul eden Vali Mehmet Ufuk Erden, inceleme baslatti. İnceleme sonucunda, müteahhit firmaya 70 bin YTL?eksik ödendi. Müteahhit firmaya ödenmeye 70 milyar devletin kasasinda kaldi.
Devlete 70 bin YTL kazanç saglayan haberimizde, “Köy-Des projesi kapsaminda, denetimi İl Özel İdaresi Genel Sekreterligi’nde olan Yücelen grubu 25 kilometrelik yolun stabilize yapimi isi encümen tarafindan Erzzurumlu olan bir firmaya verildi. 238 milyar arti KDV karsiligi verilen 25 kilometrelik Yücelen grubu köy yollari isindeki sartnamede, 22 kilometredeki Güdeli Köyü civarindaki ocaktan stabilize malzeme kullanilmasi sarti konuldu. İsi alan firma, 25 kilometrelik yol yapimi isi için sartnamede yer alan, isin yapilacagi yere 22 kilometre uzakliktaki ocaktan stabilize malzeme tasimayi ve oradaki ocaktan tasinacak malzemeyle yolu yapmayi kabul ve taahhüt etti. 238 milyar arti yüzde 18 KDV’yle is, Erzurum’lu olan yüklenicide kaldi. Ancak, her nedense, ilgili firma, gerek ocak ve gerekse kullanilmasi sartnamede öngörülen malzeme sartina uymadi. İsi alan firma, malzemeyi, yolun yapildigi Yücelen Köyü’nden ve yola sifir noktadan çikardi. Malzemenin çikarildigi ocak sartnameye uygun olmadigi gibi, buradan alinan malzeme de sartnameyle çelisti. Çünkü, yüklenici firmanin sartname disinda, yapilan yola sifir noktadan aldigi malzeme stabilize degil, dolgu malzemesi. Yani, yagmurdan sonra kisa sürede bozulacak olandan. Oysa, yol yapiminda, su anda yüklenici firmanin sartname disi olarak kullandigi malzeme, normalde dolgu ve stabilizeden önce dösenmesi gereken bir malzeme. Uzmanlardan aldigimiz bilgiler dogrultusunda yaptigimiz arastirmada, 22 kilometre ötedeki ocaktan malzeme getirme taahüdü karsiligi 238 milyar arti KDV karsiligi isi alan ilgili müteahhidin, ocak degisikligi talebinde bulunmadan, isi yaptigi yere sifir noktadan malzeme tasidigi görüldü. Şartnamede belirlenen ocaktan malzeme getirmeyen ve daha az maliyetli olan isin yapildigi yere sifir noktadan çikardigi dolgu malzemesiyle (oysa sartnamede stabilize deniliyor ve fiyat da buna göre belirleniyor) yol yapan yüklenici firma, bu sayede 238 milyar arti KDV’ye mal edecegi isi, ancak 100 milyara mal etmis oluyor.” denilmisti.
VALİLİKTEN İNCELEME
Haberimizin ardindan Vali Mehmet Ufuk Erden, jet inceleme baslatarak, konuyu arastirdi. İnceleme sonucunda, haberimizde de vurgulandigi gibi ocak degisikliginin komisyonun bilgisi disinda gerçeklestigi belirtilerek, ocak degisikliginden dolayi, ilgili müteahhit firmaya ödenmesi gereken 199.942,90 YTL yerine 125.787.23 YTL?ödendigi, devletin bu isten yaklasik 70 bin YTL ekonomik kazanci oldugu bildirildi. Vali Mehmet Ufuk Erden imzasiyla yapilan açiklamada, is yogunlugu nedeniyle ocak degisikligi konusunda ilgili makamdan izin alinmadigi ileri sürülerek, ilgililer hakkinda sorusturmaya gerek olmadigi kararina varildigi da belirtildi.
***SAVCILIK SORUŞTURMASI SÜRÜYOR
Bu arada, haberimizle ilgili olarak Kars Cumhuriyet Bassavciligi’nin sorusturmasinin sürdügü bildirildi.
Çagdas Kars Haber’in haberi üzerine gazetenin Yaziisleri Müdürü Gümüspala Kortag’in tanik sifatiyla ifadesini alan Cumhuriyet Savciligi, Özel İdare Genel Sekreterligi’nden, söz konusu isle ilgili dosyalari istedigi ögrenildi.
Haber ekleme saati: 19.15-22/08/2007
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Bu ocakta hasta kovuyorlar!
Dünya Bankasi destegiyle Ardahan Karagöl Mahallesinde yaptirilan ve bir süre önce faaliyete geçen fArdahan Egitim Tipi Saglik Ocagi’nda hastalara kötü muamele yapildigi ileri sürülüyor.
Asil amaci saglik personeline egitim verme amaci tasiyan ‘Ardahan Egitim Saglik Ocaginin’ ne is gördügü belli olmadigi gibi, ocagin kent merkezine uzakligi ve gözlerden irak olmasi burada ki görevlilerin keyfi davranislar içine girmelerine neden oldugu da öne sürülüyor.
Bir çok görevlisinin dogru dürüst ise gelmedikleri gibi, burada görev yapan doktorlarinda hastalara kötü muamele yaptigi öne sürülerek, bir doktorun hakkinda savciliga sikayette bulunuldugu ortaya çikti.
Saglik personeline egitim verme amacinin yani sira, hastalari tedavi de eden Egitim Saglik Ocaginda daha çok dis çekimi yapildigi, bu birimde de temizlige riayet edilmedigi ve dis çekiminde kullanilan malzemenin sterli olmadigi, ilk hizmete girdiginde dis kapi önüne konulan dezenfekteye yönelik ayak silme tablosuna su konulmadigi ileri sürülürken, bu duruma ve dis doktorunun hal ve hareketlerine tepki gösteren hastalarin tedavi edilmeden kovuldugu ileri sürüldü.
***İMZAYA HASTANEYE GİT, SONRA GEL!
Ardahan Devlet Hastanesi poliklinikleri ile Merkez Saglik Ocaginda muayene olmak için saatlerce bekleyen hastalar, yerini ve ne is gördügünü bilmedikleri Egitim Saglik Ocagina gitmediklerinde, bu Ocaktaki personel bos durdugundan dolayi sikildiklari, zamanlarini Ocak önünde oturarak geçirdikleri söylenmekte, yeri ve faaliyet alani pek bilinmeyen “Ardahan Egitim Saglik Ocaginin” bu amaci dogrultusunda hizmet vermekten yoksun oldugu ileri sürülürken, tesadüfen bu ocaga giden hastalara bakmaya erinen görevlilerin, evrak manasiyla bir çok hastayi ocaktan 1 kilo metre uzakta bulunan hasteneye, ‘Git hastanede evraklarini imzalat, sonra gel’ diyerek tedavi etmedikleri de belirtiliyor.
Ardahan Egitim Saglik Ocaginin amaci dogrultusunda hizmet vermedigi ve özellikle dis çekim servisinde temizlige riayet edilmedigi yönündeki vatandaslarin sikayetleri üzerine bu Ocaga giden gazetemiz muhabiri, dis çektirmek için bir hastanin bulundugunu, çekimi yapacak olan doktorun önlüksüz olarak salonda dolastigini, dis çekim sirasinda meydana gelen kanamanin tükürüldügü lavabonun tiksindirici derecede kirli oldugunu görmüs ve bu durumu ilgili doktora ilettigini ise “İmkanlar ne ise ona göre hizmet veriyoruz. Sizin bize soru sormaya ve denetimde bulunmaya hakkiniz yoktur” diyerek gördügümüz tablodan rahatsiz olmustur.
***Ayni doktor hasta kovdugu için savcilik oldu!
Saglik ocagina basvuran hastalara kötü muamele yaptigi ileri sürülen Egitim Tipi Saglik Ocagi doktorlarindan dis hekimi Dr. Güner Yazici’nin, servisinin pislik içinde olmasi karsisinda, ‘ne yapalim imkanlar bu kadar’ demesinin yaninda bir hastasini da kovdugu ortaya çikti.
Ardahan merkeze bagli Büyük Sütlüce köylü Şemsettin Isik’in dis rahatsizligi dolaysiya gittigi ocakta bu doktor tarafindan kovuldugu ve ayni hasta tarafindan asagida ki dilekçe ile Ardahan Cumhuriyet Savciligina sikayet edildigi ortaya çikti.
Dis hekimi hakkinda savciliga verilen dilekçe söyle;
Ardahan Cumhuriyet Bassavciligina
Ardahan
Ben Ardahan ili Büyük Sütlüce köyünde oturuyorum.
Bugün dis agrisi dolaysiyla gittigim Ardahan İl Saglik Müdürlügüne bagli Egitim Tipi Saglik Ocagin da beni muayene eden Dr. Güner Yazici beni tedavi edecegini etmedigi hakaret kalmadi.
Üstelik disimi kirarak çenemin içinde birakti.
Ve beni hakaretle kovdu.
Beni tedavi edecegini psikolojimi de bozan bu doktorun geregini yapmadigi gibi benim gibi bir çok vatandasa hakarette bulundugu
Görevini kötüye kullanan Dr. Güner Yazici hakkinda sikayetçiyim.
Gereginin yapilmasini arz ederim.03/08/2007
Şemsettin Isik Adres: Büyük Sütlüce
Haber ekleme saati: 18.11-22/08/2007
Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Ardahanli is adami Cavit Çetin,
“Ardahan iline bagliligim, tamamen hizmet askidir” dedi…
22 Temmuz seçimlerinde AK Parti Ardahan Milletvekili aday adayi olan is adami Cavit Çetin, beni siyasete bulastiran Ardahan’in bu zavalli durusudur diyerek “kim vatani için canini vermez, ona sevdalanmaz, asik olmaz, adina türkü söylemez, destan siir yazmaz, üzerine mani atmaz, bu özlemlerle verdigimiz göç, çektigimiz sikintilar geride kalirken, asil siranin hizmet oldugunu ve Ardahan ilinin makus talihinin degismesi için mücadele vermektir” dedi. Çetin; “Milletvekili olmasam da Ardahan iline ve insanina bagliligim, hizmet için sürecektir. Sizlerden biri olarak uzun yillar gurbette yasadim. Görev yaptigim bu süre içerisinde yüregim her zaman sizlere hizmet askiyla çarpti.Bu vefam, bu duy-gusalligim her geçen gün artarak devam etti.Bütün hemserilerime, her insanima ayni özveriyle yaklastigim içinde, gerek yakin çevrem gerekse de hemserilerim bölgemize ve insanimiza karsi verebilecegim en güzel hizmetin milletvekilligi olacagini sik sik hatirlatti.Bu isteklerin önüne is hayatimda ki hizmetler-le cevap verecegimi izah etmeye çalistiysam da, netice itibariyla, hemserilerim-izin ve yakin çevremin cesaretlendirmesi sonucu böyle ulvi bir görevi, sorumlu-lugu, üstlenmem gerektigini bende düsündüm.
Degerli Hemserilerim,
Siyaseti bir hizmet yarisi olarak gördügüm, düsündügüm ve tanimladigim için, AK Partiden politika yapmamin gerektigini düsündüm.Çünkü, Ak Parti, siyasette Halka, Hakka, hukuka ve demokrasiye inanan bir parti olarak 4,5 Yillik demokrasi sinavinda ülkemiz insanin taktirini topladigi gibi, Avrupa ülkelerince de taktir edeceginiz gibi, politikalariyla en reformist parti olarak görülmüstür.Dolayisiyla Türk siyasetimizin bu günlerinde ve geleceginde ülke ve millet menfaatleri çerçevesinde belirleyici olma gayreti giderek artan partimizin, Ardahan’imiz içinde, ayni gayrete mahzar olacagindan süphe duymadigim için, bütün duygularimla ve mantigimla Ak Parti dedim.
AK Partide milletvekili adayi nasip olmadigi için, ne partime nede insanima küsmedim. Hizmette geri durmak yok diyerek Ardahan ve insanimizin gelecegi için tüm güçüm ve gayretimle çalismalarima durdugum yerde devam edecegim.
İlimiz Ardahan ve bölgemize yönelik hedefler-imi de asagida ifadesini buldugu sekliyle sizlerle paylasmak ve sorunlarin çözüm bulmasinda gerek siyasilere gerekse sivil toplum kuruluslarina öncülük yapmak istiyorum” dedi.
Çetin, Ardahan’in ivedi bir sekilde çözüm bekleyen sorunlari için su açiklamalara yer verdi.
* Bölgemizde, iktisadi ve sosyal yapimizin omurgasi olan üretim,istihdam ve katma degerin olusturulmasinda önemli katkilar saglayan Ardahanli esnaf ve sanatkarlarimiz çok yönlü olarak desteklenmesi gerekmektedir.
* Sinir ili olan Ardahan’imizin sinir ticaretini olusturmak ve gelistirmek için Türkgözü sinir kapisini transit geçit olarak degil de, ticari sinir kapisi, Aktas sinir kapisi Gürcistan ile Kars -Ardahan arasinda ticari sinir kapisi olarak açilmasi ve sinir ticare-tini gelistirmemiz lazim.
* Ardahan, tarihi ve kültürel birikimiyle, farkli dogal güzellikleri ve misafirperver insan-lariyla büyük bir turizm potansiyeline sahiptir. Bu potansiyelinin tamamini turizmin hizmetine sunmak için bilinçli bir çalisma yapilmasi gerektigine inanmaktayim. Ardahan da turizm gelirlerinin arttirilmasi ve turistik bölgelerin çesitlendirilmesi turizm potansiyelini etkin bir biçimde tanitimina baglidir. Bu çerçevede tanitim projelerine önem verilerek, ilimizin zengin turizm potansiyeli harekete geçirilerek, ülkemiz hatta Dünya turizm pastasindan özellikle kis sporlari, tarihi ve doga turizmi alanlarinda hak ettigi payi elde etmelidir.
* Egitim, her alanda ki kalkinmanin temel tasidir, insan unsurunu etkin kullanmayan toplumlar rekabet sanslarini her zaman için kayip etmeye mahkumdurlar.Bundan dolayidir ki Ardahan ilimizde egitim alaninda olusacak zaaflari, hiçbir alanda ki üstün-lükle gideremeyiz. Bu gerçekten hareketle Ardahan da ki önceligimiz egitimin her seviyesinde ki zaaflari asgari düzeye indirgeyerek insanimizi hak ettigi çagdas egitim firsatlarindan faydalandirmaktir
* Bu gerçekten hareketle egitim kalitesinin arttirilmasi, egitimde firsat esitliginin gerçeklestirilmesi ve egitim sisteminin ideolojik kavgalarin arenasi olmaktan çikarilmasi içinde yillardir bölge insaninin özlem duydugu Ardahan Üniversitesinin açilmasi öncelikli hedeflerimiz olmalidir.
* Hükümetimizin Ülkemiz çapinda saglik alaninda müspet yönde bir takim önemli radikal reformlar yapmis olmasina ragmen, ilimizde ki mevcut Saglik sistemi maalesef bir çok yönüyle henüz istenilen düzeye erismemistir. ilimiz ölçeginde saglik hizmetlerinin tüm hemserilerimizin arzu ettigi bir yapiya kavusmadiginin bilincindeyim.Bu nedenle de 2008 yilinda basta en büyük ilçemiz olan Gölemiz olmak üzere Damal, Posof, Çildir ve Hanak ta ki tüm hastaneler teknoloji ve Tibbi donanim açisindan en üst seviyeye getir-ilmeli, diger taraftan saglik alaninda ihtiyaç duyulan Uzman Doktor ve destek per-sonel açisindan ilimiz ve ilçemizin eksigi kalmamali.(Aile Hekimligi Sistemi ilimizde yayginlastirilmali)
* ilimiz tarim sektöründe verimligin ve üretimin arttirilmasi üretici gelirlerinin istikrara kavusturulmasi bu kesime yönelik tesviklerinin rasyonel kullanilmasi ve hayvancilik potansiyelinin yeniden canlandirilmasi ve en üst düzeye çikarilmasi çerçevesinde gerekli destek ve tesviklerin miktarinin arttirilmasi ve çesitlendirilme-si için gerekli tedbirlerin alinmasi saglanmali. (Her ne kadar dogrudan gelir destegi, Traktör kredisi, Süt destek kredisi hükümetimiz tarafindan ödeniyorsa da bölge bazinda bu destek çogaltilarak devam etmeli.)
* ilimiz, ilçemiz ve köylerimizde Köy-Des program çerçevesinde baslatilan alt yapi çalismalarina (Yol,Su) bundan sonra daha fazla kaynak ayrilarak çalismalara büyük bir ivme kazandirilmali, mümkün oldugunca bazi yollarimizin asfalt çalismalarina agirlik verilerek,. diger taraftan bölgemizde ki tüm yaylalarimiz elektrige kavusturu-lmalidir.
Bölgemizin tarim, ormancilik ve hayvancilik ürünlerinin ülkemiz hatta dünya piyasalarini arzi tesvik edilerek, sektörün kendi kendine yeterliligine destek devam ederek bölge insanimizin yoksullugunu ortadan kaldirilmasina agirlik verilmeli
* ilimiz ve ilçelerimiz de baslatilan konut edindirme (TOKİ Sosyal Konutlari) poli-tikalari hizla devam etmeli, bütün yoksul hemsehrilerimizin 2008 yili itibariyle konut sahibi edilmeye çalisilarak, (ilçelerimizde düsük gelirli vatandaslar için 500 Adet Sosyal Konut insasi yapilmalidir)
* Kadinlarimiz, toplumuzun gelisimi ile saglikli nesillerin yetistirilmesinde, üzerim-izde büyük emegi olan kadinlarimizin bölgede yillardir ihmal edildiginden sorunlarina karsi ilgisiz kalinmistir. Kadinlarimiza biriken her türlü sorunlari ile ilgilenmesi için gerekli tedbirler alinmali.
* Gençlik bölgemizin yalnizca zenginligi degil ayni zamanda dinamizmi ve degisimin öncüsüdür. Dolayisiyla genç nüfusa sahip olmak ilimiz için büyük bir imkandir.Bölgemizin ve Ülkemizin degisen sartlari dikkate alinarak bölgemizde, özgür düsünebilen, kendi basina karar verebilen sorgulayan kendi toplumun ve evrensel dogrulardan haberdar olan ve hayatin güçlükleriyle bas edebilecek gençler yetistirmek için, basta Egitim ve Spor politikalari olmak üzere gençlere yönelik sürekli politikalar gelistirilmeli.
* issizligin en aza indirilmesi için bölgede yatirim alanlarinin olusturulmasina özel önem verilerek, gençlerimizin kendi isini olusturabilmeleri için düsük faizli banka kredileri ile özel destek saglanmalidir.
Bu çalismalar kapsaminda, ilimiz siyasetçileri, sivil toplum örgüt baskanlari, vali ve kaymakamlarimiz bu sorunlarin takipçisi olmasi durumunda Ardahan’da göç duracak istihdam artacaktir” dedi.
Haber ekleme saati: 18.02-22/04/2007
Hirsizlar Diplomatik Kriz Yaratti!..
Hirsizlara dava açilmayinca ..
2005 yilinda Ardahan’in Çildir ilçesi sinirindan Türkiye’ye çalinarak getirilen inekleri çalanlara dava açmayan Çildir Savciligi Türkiye’nin basina is açacak gibi..
Adalet Bakanligi, Gürcistan’in Ninotsminda bölgesinde, Kazum Kazumovi ve Vivadi Noyruzov’a ait 111 büyükbas hayvani çalarak Türkiye’ye getiren Serkan A. ve Ömer Ş. hakkinda hirsizlik davasi açmayinca, iki ülke arasinda ’inek krizi’ yasandi. Gürcistan, olayi Avrupa İnsan Haklari Mahkemesi’ne (AİHM) tasiyor.
Serkan A. ve Ömer Ş., 2 Ekim 2005’te Türkiye-Gürcistan sinirindaki telleri keserek Gürcistan’in Ninotsminda bölgesinde bulunan Khançolu Köyü’ne gitti. Khançolu Köyü’nde besicilik yapan Kazum Kazumovi ve Vivadi Noyruzov sabah uyandiklarinda 111 adet büyükbas hayvanin yerinde olmadigini görüp polise basvurdular.
***ASKERLER YAKALADI
Gürcistan’dan getirdikleri büyükbas hayvanlari, Türkiye’ye sokan Serkan A. ve Ömer Ş., Aksenlik Yukari Yakinsu Yaylasi mevkiinde kesif yapan 25. Mekanize Piyade Tugayi’na bagli birlik tarafindan yakalandi. İki süpheli, verdikleri ilk ifadede, söz konusu hayvanlari Kars’tan alarak Çildir’a götürdüklerini öne sürdü.
Ancak Çildir İlçe Tarim Müdürlügü’nce tutulan tutanakta, hayvanlarda Türkiye’de yetistiklerini gösteren küpe ve küpe izi bulunmadigi belirtildi. Bu gelisme üzerine iki süpheli hakkinda, Çildir Asliye Ceza Mahkemesi’nde kaçakçilik davasi açildi. İki süpheliyi sadece hayvan kaçakçiligi yaptiklari için birer yil hapisle cezalandiran mahkeme, söz konusu ineklere el koydu.
***GÜRCÜLER İZ SÜRDÜ
Dava sürerken hayvanlarinin izini süren ve Türkiye’ye kaçirildigini belirleyen Kazumovi ve Noyruzov, 9 Kasim 2005’te Çildir Cumhuriyet Bassavciligi’na “hirsizliktan” suç duyurusunda bulundu. Savci Kemal Durmaz, takipsizlik karari vererek dosyayi kapatti. Gerekçe olarak da suç duyurusunun, yasal süre olan 40 gün içinde yapilmamasini gösterdi.
Avukat Aslan, Çildir Cumhuriyet Savcisi’nin hirsizlik davasi açilmamasi yönündeki kararinin hukuki bir temeli bulunmadigini savunarak sunlari söyledi: “Tutulan tutanaklar göstermektedir ki; hirsizlik olayi çok açik bir sekilde islenmistir. Şu anda devlet 111 hayvan bedeline de el koydu. Müvekkillerim magdur edildi. Müvekkillerim adina davayi AİHM’ye götürüyorum.”
Haber ekleme saati: 09.12-22/08/2007
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
NASIL ÜNLÜ OLUNUR?/Gümüspala Kortag
Ünlü politikaci…
Ünlü gazeteci…
Ünlü isadami….
Ünlü sinema sanatçisi…
Ünlü ses sanatçisi…
Ünlü manken…
Ünlü futbolcu…
Ünlü mafya babasi…
Veee, “ünlü”nün son günlerdeki en ünlüsü:
“Hayrünisa Gül’e kiyafet, türban ayarlayacak modaci.”
***
Ünlü ne demek?
Bilinen mi?
Bir zamanlar “meshur” diye geçerdi. “Meshur siyasetçi”, “meshur isadami” vs. gibi… Sonra, ne oldu, ne olmadi “ünlü” diye degistiriverdiler yillarin meshurunu…
Meshurun meshur oldugu dönemlerde, meshur bu kadar ünlü degildi. Ne zaman ki kirk yilin meshuru ünlü oldu, ünlüler de çogaldi. Sallasan elini bir ünlüye deger… Ben de, ünlü üzerine bir yazi yazayim derken, seytan, usuma bir düsünce sokmaz mi?
“Sen neden ünlü olmuyorsun?”
“Hadi be, dedim ün, bakkalda satilan bir emtia mi?”
“Ama istersen olursun.”
“Nasil?”
Bosuna seytan olmamis Adem’i cennetten kovdurup deledüzde perisan ettiren seytan. Usuma ünlü olmayi soktuktan sonra çekip gitti. Bana da ün’ü aramak düstü.
“Neredesin ün? Elma desem çik, armut desem çikma. Elmaaa.”
I, ih çikmiyor.
Adresini bilemeyip, elmayla da kandiramayinca, bir dostuma sordum:
“Çok kolay” dedi dostum.
“Dur, dedim dostuma, yoksa adimdaki ünlü harflerden mi ünlü olacagim?” Degilmis. Dostum dedi ki:
“Adinda ünlü harflerin çok olmasi, kimseyi ünlü yapmaz. Örnegin, adinda çok fazla ‘a, i, ü, u, o, ö, e’ gibi ünlü harf lanlara, ‘ünlü’ denilmiyor; ‘p, h, y, z, k, t’ gibi ünsüz harf çok olanlarda da ‘ünsüz’ degiller.
“Yani?”
“İste, yillarin eksitemedigi ünlü politikaci Süleyman Demirel. Sayalim ünlüler ile ünsüzleri.” “Sayalim.”
“15 harften olusan Süleyman Demirel’de ünsüz harfler, tartismasiz üstünlük saglamis ünlü harfler karsisinda. Şimdi Süleyman Demirel için, ‘ünsüz siyaset adami’ denilebilir mi?
“Denilemez. De, peki, ben nasil ünlü olabilirim?”
“Türkücü ol.”
“Bu sesle mi?”
“Futbolcuya ne darsin?”
“Yok derim.”
“Manken ol.”
“Geçti bizden.”
“Artist?”
“Olmam.”
“Mafya babasi olmani öneririm.”
“Delimisin? Kökümüzde solculuk var, ‘yasadisi’ derler.
“Ünlü gazeteci?”
“Sevmedim.”
***
Of ya!
Bir türlü “ünlü” olamiyorum.
Oynatmaya az kaldi, seytan nerede? Bir “ün” yüzünden çildiracagim.
Nasil etsem, nere gitsem, kime sorsam?
Sohbetimizi kenardan izleyen bir baska dost dedi ki:
“Bana.”
“Anlat.”
“İlla ünlü olmak istiyorsan, tasarimci, modaci ol.”
“Nasil?”
“Nasili mi var be kalin kafali?
Bu günlerde tek konusulan, müstakbel Cumhurbaskani ABDullah Gül’ün esinin türbaninin nasil olacagi degil mi?”
“Bana ne bundan?”
“Ünlü olmak istiyorsan, modaci ol, Hayrünise Gül’e kiyafet tarzi üret, begendigi anda, ünlüsün ki, hem de ünlülerin en ünlüsü.”
***
Bilmem ki ünlü olayim mi?
Birkaç okuruma sordum.
“Yok” dediler.
Zaten ben de pek istekli degilim.
Bu günlerde ün dedigin Hayrünisa Gül’ün gardrobundan baska neki?
Yok, nayir.
“Ünlü” olmaktan vazgeçtim.
Şeytani da kovdum.
Gümüspala Kortag olmak kadar güzel bir sey var mi arkadas?
gumuspala_36@hotmail.com
**Geçmis günlerin haberleri için DEVAMLARI tiklayin..