27/26/02/2008 Günlerinin Haberleri


YAZIYORSAM SEBEBİ VAR
Yazilacak bir sey kaliyor mu?!.

 Gecenin bir saatinde kapiniz çaliniyor, vatani görevini yapmakta olan oglunuzun sehit oldugunu hemen anliyorsunuz, karsinizda kilerin asker üniformali oldugunu gördügünüz de ..
Ya da tam tersi.. Yine kapiniz çaliniyor, uzun süredir kayip olan ve nerede oldugunu bilmediginiz, ancak tahmin ettiginiz çocugunuzun parçalanmis cesedinin sizin çocugunuzun olup, olmayacagi soruluyor, yine asker elbisesi giyimli kisilerce ..
Birden agitlar kopuyor, her iki gidilen evde de, arka oda uyuyan gelinin düsüp, bayildigini, annenin tirnaklarini yüzüne geçirip, kanattigini, babanin ise ne söyleyecegini sasirip dondugunu ..
Biri Türkçe, ‘Vay benim basima, nereye kadar, ne olacak bunun sonu?..’ diyerek ..
Digeri Kürtçe agliyor, ‘Şevitim babo, cigeramin parçe bu aney, gorremen gustine nika ez çikim!..’
Önce komsular feryatlara, aglamalara uyanip, kosuyor, ardindan tüm ülke insani ..
Kimi, ‘lanet olsun’ diyor ..
Kimi, ‘durdurun akan kardes kanini’ diye.
Her iki tarafinda yüregi yaniyor, ocagi sönüyor ..
Peki sonra ne oluyor?!.
Ard arda resmi açiklamalar, sert konusmalar, hatta ve hatta yillardir komsu olanlar, kiz alip, oglan evlendirenlerin arasina sloganlar, küfürler, isyanlar girip, açiyor, açtikça da yeni yaralar kanamaya basliyor ve ‘Dün bizim atalarimiz beraber bu ülke için savasmadik mi?’ sorulari sorulmaya baslaniyor ..
Kimi sorgulamaya basliyor, ‘Niye büyüklerin degilde hep yoksullarin, perisan köylünün çocugu sehit, aganin çocugu niye ölmez?’ diye ..
Ardindan sorgulamalar taa gidip Basbakan’in ve de diger büyüklerimizin çocuklarinin askerlik yapip, yapmadiklari konusuna gelip takiliyor ..
Peki bu kadar acilar içinde kin ve nefret tohumlariyla süslenmis savas sayfalari ile savas çigirtkanligi yapan medyamiz ne yapar?..
Bir iki sehidin bayraga sarili tabudunu saatlerce ekranlarda düsürmez, timsah göz yaslari dökerek halki adeta bir biriyle çatismaya devat edercesine bol bol kahramanlik marslari çaldiktan sonra bizim derneklerin yaptigi gibi sovmenlerin bol kahkahli programlarini, ardindanda dansözlü etkinliklerle, mini eteklilerin o gece nerede, kiminle oldugunu dekolteli giymis hanimefendilerin bol makyajlarinin güzelligini tartisir, yetmez birde araya sanki gündemde aci, kan, göz yasi yokmus gibi saatlerce spor programlari yapar, kimin nasil, nerede istifa ettigini, topa vurdugunu emekli generallerimizin elerinde ki çubuklarla haritalari gösterdigi gibi emekli hakemleri, siyaset, ekonomi dahil, her konuda yazan ve spor’u da unutmayan yazarlari tartistirir ..
Ardindanda bosanan, aldatan kadin, erkekleri bir araya getirip baristirmaya çalistirir ve birde hükümetin hosuna gitsin diye, ‘Gizli sirlar’, ‘Öbür dünya’ gibi dizileride unutmaz ..
Ya gazetelerimiz, ön sayfalari kan kokan mansetler, arka sayfada uzun bacakli günün güzeli ..
Peki bize yazilacak, söylenecek söz kaliryormu?..
Bence yok!..
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58
Almanlar Gölelileri yakacakti!..

 Son zamanlarda Almanya’da Türklerin Oturdugu Binalarda Çikan Yanginlarin Ardi Arkasi Kesilmiyor.
Son Olarak, Almanya’nin Kuzey Ren Vestfalya Eyaletinde bulunan Herne Kentinde Göle ilçesine bagli Köprülülü hemserimize ait binada bilinmeyen bir nedenle yangin çikti.
Yanginda dumandan etkilenen 5 Kisi hastanede tedavi altina alindi. Köprülülü Selçuk Akkoç’a ait binanin bodrum katinda kimligi belirsiz kisi yada kisilerce dün 15.00 siralarinda yangin çikarildigi ileri sürülürken, yangindan bina sahibi Selçuk Akkoç, esi Sevim Akkoç ve kiracilari Çorumlu Erdogan Ünal, esi Yildiz Ünal ve kizlari Ebru ve Eda Ünal’in dumandan etkilendigi, yangin hakkinda polis ve itfaiyenin ilk inceleme sonucu ‘kundaklama’ teshisi koydugu ögrenildi…
Selçuk Akkoç, yanginin binanin bodrum katinda kendisine ait olan araba lastiklerinin tutusturulmasi sonucu çikarildiginin anlasildigini, ancak detayli bir inceleme için polisin binanin bodrumuna giden kapiyi mühürledigini belirtti.
Haber ekleme saati: 01.25-27/02/2008
Haber/Foto: Erkan Özçelik/www.kopruluden.com
Tipi’nin hasari çikariliyor ..

 Geçtigimiz günlerde yasanan kar ve tipi ardindan bölgede yasanan zarar ziyanlarin tespiti yapilmaya baslandi.
Valilik tarafindan kurulan kriz masasi baskani Ardahan Vali Yardimcisi Halil Karbuz konu hakkinda yaptigi açiklama da, geçtigimiz gün yasanan kar ve tipi ardindan Ardahan’da birçok ev ve isyerinin çatisini yikildigini, bir çok binanin zarar gördügünü belirterek, yasanan tipi ve kar ardindan konuyla ilgili il genelinde hasar tespiti yapilacak” dedi.
Ardahan Vali Yardimcisi Halil Karbuz yaptigi açiklamada, geçtigimiz gün bölgede yasanan kar yagisi ve tipininArdahan’da yasami olumsuz etkiledigini, hizi saatte 60 km.’yi bulan tipinin birçok binanin çatisinin yiktigini, konuyla ilgili Ardahan Bayindirlik ve İskan Müdürlügünden iki kisilik bir ekiple hasar tespit çalismasi baslattiklarini söyledi.
Karbuz, “Hasar tespit ekibi, Ardahan merkez ve köylerde tespitte bulunacak. Yaklasik bir ay içinde hasar tespitin sonuçlanmasiyla devlet olarak üzerimize düsen yapilacaktir. Eger varsa yardim yapilacak kisi, tabi ki yardim yapilacaktir” dedi.
Bilindigi gibi basta, Kars Kafkas Üniversitesine bagli bulunan Ardahan Meslek Yüksek Okulu, Ardahan YİBO’nun ve bir çok ev ve isyerinin çatilari yikilmis, bir çok köylünün ot yiginlari yasanan tipi ardindan zarar görmüstü.
Haber ekleme saati: 23.37-26/02/2008
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Beledieye Baskani Bu haberi yazamayan yerel gazetecilere kizdi
BAKIN YENİ UMUT VE SİYASAL BİRİKİM YAZIYOR, SİZ NİYE YAZMIYORSUNUZ?!.

 Ardahan Belediye Baskani Mikail Kayatürk dün yaptigi basin açiklamasinda Ardahan’da ki yerel gazetelerin kendisinin yaptigi devasa çalismalardan bahs etmedigini ve hep alehinde olan yazilar yazdigini ileri sürüp, gazetecilerin taraf tuttugunu ileri sürdü.
Ardahan’da ki gazetecilerin valinin resmini çekmekten baska ise yaramadigini belirten Belediye Baskani Mikail Kayatürk, Ardahan’da ki gazetecilerinyaptigi açiklamalari bile yazmaktan çekindiklerini ve birilerinden çekindikleri için kendisinin hizmetlerini ve de söylediklerini yazamadigini da ileri sürdü.
Kayatürk, merkezleri İstanbul’da bulunan Siyasal Birikim ve Yeni Umut Gazetesi isimli gazetelerin son sayilarinda kendisinin yaptigi, ‘Hizmetlerin önü kesilmek isteniyor’ baslikli açiklamayi nokta, virgülüne dokunmadan yayinladiklarini, bunu Ardahan’da ki gazetelerin yazmadigini, yazamayacaginida belirtti.
Kayatürk’ün Ardahanli gazetecilerin yazamadigini ileri sürüp, yerel gazetecilerin yazamadigini belirttigi haberi yazanlarinda yerel gazetecilerden Özkan Karakaya’nin oldugunu unuttugu ve yayinlayamiyorsunuz dedigi haberin yayinlamak isteyen yerel gazetecilerin kendisini telefonla arayip, onaylatmak istediklerini, ‘Şimdi zamani degil, bakan gelsin hele sonra’ dedigini unuturak, Ardahanli gazetecileri suçladigi ve daha önce ayni haberin sitemizde yayinlandigindan haberi olmadigi haberi su;

**Kayatürk; Hizmetlerin önü kesilmek isteniyor!..

Doguda yasanan Sibirya soguklarinin ve agir geçen kis kosullarinin hüküm sürdügü Ardahan’da mevcut imkânlarla hizmet etmenin her geçen gün daha da zor olduguna dikkat çeken Ardahan Belediye Baskani Mikail Kayatürk, yapacagi çalisma ve projelerinin önüne birilerinin ayak bagi olmasina tepki gösterdi. Baskan Kayatürk, Ardahan için hayati önem tasiyan ve toplumun her bireyini kucaklayan önemli projeler ürettiklerine deginerek çarpici açiklamalarda bulundu. Kayatürk; “son üç yildir üzerine düzenli olarak çalistigimiz ilimizin gelecegi adina kuracagimiz Ardahan’da Üniversite Yaptirma ve Yasatma Derneginin, 9 Belediye Baskani, Siyasi Parti İl Baskanlari, Sivil Toplum Örgüt Baskanlari, Oda Baskanlari, Yurt içi ve Yurt disinda bulunan is adamlari ve metropollerde bulunan Dernek baskanlarinin ortak karari alinarak bir çati altinda toparlayip ilimize kazandiracagimiz sivil inisiyatif hareket ne yazik ki Vali Murat Yildirim tarafindan engellenmistir.
19/01/1998 Yilinda Ardahan’a Üniversite ve Meslek Yüksek Okulu Yaptirma Yasatma Koruma ve Güzellestirme Derneginin kâgit üzerinde kurulduguna ve tabela dernegi olmaktan baska hiçbir ise yaramadigini, bununla birlikte arada geçen 8 yil sonunda yeniden kuracagimiz dernegin tüzük çalismasi yapildigi sirada Vali Yildirim’in sahip çikarak karsimiza muhalif olusturmasina bu ile yapilacak en büyük ihanet olarak kabul ediyorum.
Bu tür kisir döngü içeren bireysel çalismalarinin yapilmasi, bu ile hizmet mi yoksa ihanet mi oldugunu ve yapilan bu tür haksizliklari kamuoyunun vicdanina birakiyorum.
-43’lerde yasayan Ardahanli hemsehrilerimin sorun ve sikintilarini bilen biri olarak yapilan bu haksizliklarin ne amaçla gündeme getirilmek istenildigini, Ardahan ilimizde ayricalikli bir tablo ortaya çikararak benlik davasi güdümlenip amaçlarinin sadece parçalamak olduguna ve bu saibeli hareketlerin altinda yatan gerçegin sikintilarini yasiyoruz. Burada sunu açik yüreklilikle dile getirmek istiyorum, birileri, ‘Deve’den büyük Fil’in oldugunu unutmus galiba’ diyerek hizmetlerin önü kesilmesine karsi çikti.
Haber ekleme saati: 22.50-26/02/2008
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
ARSİAD Baskan Kiliç:
“Bölgenin kalkinmasi için buralara yönelik özel uygulamalar olmasi gerekir”

 Ardahan Sanayici ve İsadamlari Dernegi (ARSİAD) Baskani Ergül Kiliç, Hükümet Politikasinin dogu bölgesinde yanlis isledigini belirterek, Bölgeye yönelik özellikle Ardahan’a yönelik özel ve farkli uygulama olmasi gerektigini kaydetti.
Ardahan’da nüfus yogunlugunun büyük çogunlugu köylerde yasadigini dile getiren Kiliç, “Köylünün tek gelir kaynagi hayvanciliktir. ARSİAD (Ardahan Sanayici İs Adamlari Dernegi) olarak yaptigimiz istatistiklere göre ortalama 8 nüfuslu ailelerde 15 ile 20 hayvan sahibi köylümüzün ana sermayesi ortalama 15 bin YTL ye tekabül etmektedir. Köylü bu ana sermayeyle bir yilda en üst seviyede 7 bin YTL kazanç elde etmektedir. Bu kazanç da aile fertlerinin hepsinin katkisi bulunmaktadir. Bu da nüfus basina bin YTL’dir. Ardahan Köylüsü en yüksek degerde kazandigi 7 bin YTL yi en düsük standartlarda ailesinin geçimi harcamaktadir. Yani köylü bir yil içerisinde hayvani telef olmaz ise elde edecegi bir yillik kazanciyla en asgari düzeyde ancak ve ancak geçimini saglamaktadir. Bunun haricinde kendine yeni bir ev veya hayvanlari için uygun barinak (AHIR) yapmalari kesinlikle mümkün degildir. Tarim Bakani’nin ifadesiyle dogrulandigi üzre barinak sorunu bu bölgede bin yillik bir sorundur. Bu sorunu tespit ettiklerine göre çözeceklerinde inanmak istiyoruz.”diye konustu.
Dogu Bölgelerinde TİGEM (Tarim İsletmeleri Genel Müdürlügü) isletmelerine ait çiftlikler devletin makine, personel, arazi, kalifiyeli personel ve yönetici, fenni ahirlar vs. imkanlarina sahip olmasina ragmen çok ciddi rakamlarla zarar ettigini ifade eden Kiliç, Hal böyleyken zavalli,egitimsiz ve imkansiz köylüden daha fazla bir sey beklenemeyecegini savundu. Bu sebepten dolayi her 5 yilda %30 göçün önüne geçmenin mümkün olamayacaginin altini çizen Kiliç, bu sebeple, Barinak Sorununun halledilmesi, Sözlesmeli Besicilik ve Süt Toplama Merkezlerinin Olusturulmasi gerektigini vurguladi.
Barinaklarin iyilestirilmesi konusuna deginen Kiliç, “Bölgeye has yapilacak projelerde ahirlarda asgari düzeyde bulunmasi zorunlu bir kisim sartlar yerine getirilmesi ile önemli oranda sorun çözülmüs olacaktir. Buna yönelik uygulama, Tarim Bakanliginin desteklemelerine dahil edilebilir. Hayvan barinaklarinda asgari düzeyde sartlari iyilestirenlerin, desteklemelerine ilave ödemeler yapilabilir, sadece bu yönlü bir destekleme yapilabilir veya farkli bir kaynaktan projeli bir uygulama baslatilabilir.”
Sözlesmeli besicilik konusuna temas eden Kiliç, “Ardahan’da üretimi saglanan besi materyali ekonomik anlamda yeterli kazanca dönüstürülmeden elden çikarilmaktadir. Bu nedenle bölgede yapilacak sözlesmeli besicilik ve beraberinde yine bölgede yapilacak kesimle hayvansal üretimde gelir artacak ve dolayisiyla hayvancilikta da rasyonel gelisim saglanacaktir. Bu amaçla Bakanligin bazi illerde uyguladigi TAR-ET Projesi benzeri bir proje bölge sartlarina uyarlanarak uygulanabilir. TAR-ET Projesindeki bazi olumsuz sartlar nedeniyle, bölgede uygulanamamasi ile sonuçlanmistir. Ardahan ilinden her yil yaklasik 60.000 civarinda sadece besi materyali erkek hayvan il disina pazarlanmaktadir.” seklinde konustu.
Süt Toplama Merkezlerinin Olusturulmasi hususunu aktaran Kiliç, “Barinaklarin iyilestirilmesi hayvan islahinin saglanmasina ciddi katkida bulunacagi gibi süt verimini de paralel olarak arttiracaktir. Bu da süt randiman ve kalitesinin zayi olmamasi için süt toplama merkezlerinin olusturulmasinin önemini göstermektedir. Süt toplama merkezi projelerinin uygulanmasi ile üreticilerimiz elindeki sütü hijyenik kosullardaki sogutmali depolarda bir araya getirerek pazarlik yapma gücü kazanarak en iyi fiyatta satma imkani bulacaktir. Ayrica devletin uygulamaya koydugu süt tesvik priminden, direkt kendisi faydalanmis olacaktir.”ifadelerini kullandi. Bu islerin yapilabilmesi için kooperatiflerin kurulmasinin gerektigine dikkat çeken Kiliç, Bu bölgedeki en önemli sorunlardan biride kooperatiflesmenin yapilamamasi .Bu hususta İl ve İlçe Tarim Müdürlüklerine bagli kayitli çiftçiler yasal zorlamalarla öncelikli olarak egitime tabi tutularak birlesmenin gücü ve kooperatiflesmenin önemi anlatilmalidir. Aksi takdirde daha önce kurulmus kooparatiflerin %80 ni zarar etmis ihmal edilmis, istismar edilmis ve kapatilmistir. Bundan sonra kurulacak olan kooperatiflerin akibetinin de ayni olmamasi için egitim sarttir.” açiklamasinda bulundu.
Göçün durdurulmamasinin en önemli hususun İl de üniversite, ilçelerde yüksek okullarin kurulamamasinin oldugunu anlatan Kiliç, bu il geneline en az 40 bin nüfus katki sunacakti. bunlarin ihtiyaçlarina cevap verecek isletmeler ve isletmeciler arz talep çerçevesinde kalacak ve bu bölgede göç olmayacakti. Gecikmiste olsa Göçü Durdurmanin en önemli tek yolu ( DOZGG) Doguya Zorunlu Geri Göç dedigimiz il için üniversite, ilçelere için de Yüksek Okullarin yapilmasi elzem ve kaçinilmazdir.” dedi.
Haber ekleme saati: 22.23-26/02/2008
Haber/Foto: Sezgin Uygar/Ardahan
AKP’liler Bakani belediyeye getirmeye cesaret edememistir ..

 Geçtigimiz günlerde Ardahan’i ziyaret eden Tarim Bakani M. Mehti Eker’i Ardahan Belediye Baskani Mikail Kayatürk’ün karsilamamasi dikkat çekerken, Belediye Baskani Mikail Kayatürk dün yaptigi basin toplantisi ile konuya açiklik getirdi.
Dün makaminda Ardahan yerel ve ulusal basin mensuplari ile bir araya gelen Ardahan Belediye Baskani Mikail Kayatürk, ‘devletin bir bakani herhangi bir ile gelirken o ilin Valisi ve Belediye Baskani Bakani il sinirlarina girildigi yerde karsilar ve il ziyareti süresince Bakana eslik eder.
Fakat Tarim Bakani’nin Ardahan ziyaretinde karsilamaya gitmedim. Çünkü öncelikle Bakani’nin Ardahan’a gelecegi ve yapacagi ziyaretler hakkindaki programi, Ardahan Belediyesi’ne Valilik veya Bakanligin bildirmesi gerekiyor. Fakat bize Tarim Müdürlügü’ne ait bir faks ile gönderilerek bilgi veriliyor. Bakanin programinda Göle Belediyesi ve Kars belediyesini ziyareti olmasina ragmen Ardahan Belediyesi yoktu. Bu tür ziyaretlerde Bakana Valilikte devlet çalismalari hakkinda bir brifing verilir. Halkin sorunlari hakkindaki brifingi ise sehrin belediye baskani verir. Ancak halkin temsilcisine nedense firsat verilmemis, programa alinmamistir.’ dedi.
Kayatürk, ‘Bakanin Ardahan Belediyesi ziyareti kasitli olarak programa koyulmamistir. Ardahan Belediyesi’nin programdan çikarilmasi Ardahan halkinin programdan çikarilmasi anlamina gelir bu kasitli olarak yapilmistir. Çünkü, bakan belediyeye gelseydi AKP’nin iki dönemdi Ardahan’a hiçbir sey vermedigini söyleyecektim. Bunu bilen Ardahanli AKP’liler bakani belediyeye getirmeye cesaret edememistirler. Bunun için karsilamaya katilmadim.’ dedi.

**Vekil sorunlar karsisinda eziliyor ..

Ardahan Belediyesinin ziyaret edilmemesindeki en büyük etkenlerden birinin AKP Ardahan Milletvekili Saffet Kaya olduguna dikkat çeken Belediye Baskani Mikail Kayatürk, ‘eger Bakan Belediyeyi ziyaret etseydi, ilin sorunlarini Bakana anlatacaktik. Ayni zamanda milletvekili de orada oturacakti, sorunlar karsisinda vekil eziklik hissedecekti. Bazi olaylari saklamak için bakanin belediyeyi ziyareti bilerek engellenmistir.’ dedi.

**Çelenk koydu, Şehitlige dua okumadi ..

Tarim Bakani’nin Ardahan’in kurtulus yildönümüne çelenk koyduktan sonra sehitlik anitini ziyaret etmeden Ardahan’dan ayrilip, Göle’ye gitmesinin yanlis bir tutum oldugunu savunan Baskan Kayatürk, Ardahan halki için çok önemli olar bir günde sehitlik anitina gelmeyip Göle Belediyesi’ni ziyaret etmesi herkes tarafindan yadirganmistir. Saniyorum ki; bu durum da bakanin kendi inisiyatifi tarafindan olmamistir. 15 dakikalik bir programdan da kaçinacagini sahsen tahmin etmiyorum.’ dedi.

**”Kaynatasinin evinde 1 ay kalip milletvekili olanlar,
bu sehrin sorunlari çözemez!”

Ardahan’in sorunlarinin had safhada oldugunu belirten Ardahan Belediye Baskani Mikail Kayatürk , iktidar partisinin temsilcilerini, milletvekilinin ve de hükümetin Ardahan’in sorunlarina mutabik olmadigini belirterek, bes yilda bir Ardahan’a gelerek kaynatalarinin evinde bir ay kalip milletvekili olanlar Ardahan’in sorunlarini çözemez. Bu sehrin sorunlarini yine Ardahan’in evlatlari çözecektir.’ dedi.

**Sivil Toplum Örgütleri de kinadi ..

Tarim Bakaninin karsilama programina ve Ardahan’in Düsman İsgalinden Kurtulusunun 87 Yil Dönümü Törenlerine kalmayip çelenk koymaktan baska sehitligi ziyaret etmemesine tepki gösteren Ardahan Belediye Baskani Mikail Kayatürk gibi Ardahan’da bulunun sivil toplum kurulus temsilcileri de programa ve kendilerine yer verilmemesine kizdilar.
Ardahan sivil Toplum Kurulus temsilcilerinden, Yasar Tasdemir (ESOBB) , Bahattin Özdemir (ESOB) , Yilmaz Özer (AŞOB) ve İlhan Evliyaoglu (Arcilar Birligi Baskan V.) yaptiklari yazili açiklamada konuyla ilgili söyle dediler.

**BASIN AÇIKLAMASI

Tarim Bakaninin Ardahan’a gelmesiyle ilgili biz sivil topluk kuruluslari olarak Halk Egitimde ki toplantiya davet edildigimiz halde, TV ve basindaki yayinlardan anlasilacagi gibi Muhtarlar ve Sivil toplum Örgütleriyle toplanti yapilacakti. Halk Egitim Salonuna gidildiginde Sivil toplum örgütlerine ayrilmis yer olmadigi gibi salonda da oturacak yer olmadiginda salondan ayrilmak zorunda kaldik. Daha sonraki bakanin ögretmen evinindeki toplantiya çagrilacagimiz konusuldu. Oraya da çagrilmadigimizdan katilmadik.
Şimdi soruyoruz!..
Neden çagrilmadik, biz sivil toplum örgütleri ancak halkin sorunlarini yakinen bizler biliriz. Bizlerin söyleyeceklerinden mi çekindiler.
Kamuoyuna duyurulur.
Haberleri ekleme saati: 1957-26/02/2008
Haberler/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
ARDAHAN İZMİR’DE MASAYA YATIRILDI

 Ardahan’in Kurtulus Yildönümü İzmir’de farkli kutlandi. İzmir Göleliler Dernegi tarafinda organize edilen Ardahan’in Kurtulus Yildönümü nedeni ile Ardahan’in sorunlari masaya yatirildigi gibi “Ardahanimi Seviyorum, Üniversitemi İstiyorum” slogani ile panel düzenleyen İzmir Göleliler Derneginin panelinde Mustafa Küpeli Divan Baskanligini yaparken Prof. Dr. Tülay Özerman, Egitimci Erhan Altun ve Tuncer Dag konusmaci olarak katildilar. Üniversiteler hakkinda bilgi sunan Özerman Ardahanlilara “nerde olursaniz olun ne yaparsaniz yapin ama bu kampanyayi konusun dilinizden düsürmeyin ki basarili olasiniz” dedi. Erhan Altun ise yaptigi konusmada “Örgütlü bir toplum her seyin üstesinde gelir. İnsan haklarinin çignendigi, kadrolasmanin had safhaya ulastigi bir dönemde Ardahanlilara büyük görev düsmektedir. Örgütlü gücümüzü her alanda göstermeliyiz” dedi. Ardahan ve Dernekçilik ile ilgili genis bir konusma yapan Tuncer Dag Ardahan’in genel yapisina degindi. Tuncer Dag yaptigi konusmada “Bölgemiz insanlari 1980 sonrasi batiya göç etmis ve Türkiye de en fazla göç veren iller arasinda ilk sirada yer almaktadir.
Göç eden kesimin önemli bir bölümünün egitim seviyesinin düsük olmasi söyle ki göç edenlerin %58 i ilkokul %7 diplomasiz, %19 ortaokul % 12 Lise ve %4 u Üniversite mezunuydu. Lise ve Üniversite mezunu olan oran içerisinde %65 e yakini kamuda olan görevinden dolayi zorunlu göç etmistir. Göç eden kesim içerisinde %84 u vasifsiz eleman konumundaydi. Kalan %16 lik oran içerisinde kamuda görev alan kesim çikarildiginda vasifli olanlarin sayisi yok denecek kadar az bir seviyedeydi.
Göç eden insanlarimiz 1980-1990 yillari arasinda hayat mücadelesi verdiler. İlk dönemlerde basini sokacaklari bir gecekondu ve eve ekmek getirecek kadar bir isinin olmasini istediler.
Zaman içerisinde büyüyen çocuklarin okumalari ve kent ortamina ayak uydurma mecburiyeti dogdu. Özellikle yeni yetisen gençlik atalarinin kültürünü unutma asamasina kadar geldi. Gelenek ve göreneklerinin yasatilmasi ve sosyal dayanisma zaman içerisinde zorunlu hale geldi. Türkiye’nin dört bir yaninda hareketlenen göç özellikle iç Anadolu ve batiya yöneldi” dedi. Ardahan’in nüfus artis hizinada deginen Tuncer Dag “ Ardahan ilinin 2000 yilindaki nüfusu 133.756, 1990-2000 dönemindeki yilik nüfus artis hizi yaklasik %0-20’dir. İl’e bagli bulunan 5 ilçeden Göle ilçesi 37.814 nüfusu ile en fazla nüfusa, Damal ilçesi ise 8.677 nüfusu ile en az nüfusa sahip olan ilçedir. İlin yillik nüfus artis hizi en yüksek olan ilçesi %0-15.8 ile Göle iken, en az olan ilçesi %0-38.2 ile Posof’tur. Ardahan il merkezinin sehir nüfus artis hizi %03’tür. Ardahan iline bagli ilçelerin sehir nüfuslari incelendiginde, sehir nüfusu en fazla olan ilçenin Göle ilçesi, en az olan ilçenin ise Çildir ilçesi oldugu görülmektedir. Şehir nüfus artisinin en fazla oldugu ilçe %036.3 ile Hanak ilçesi, en az oldugu ilçe %010 ile Damal ilçesidir. Ardahan iline bagli bulunan tüm bucak ve köylerin yillik nüfus artis hizi %0-32.2’dir. Nüfus yogunlugu olarak ifade edilen bir km2 ‘ye düsen kisi sayisi, il genelinde 28, il merkezinde 38 iken, ilçelerde 20 ile 27 kisi arasinda degismektedir. Yüzölçümü büyüklügüne göre ilk sirada yer alan Göle ilçesinde nüfus yogunlugu 27, en küçük olan Damal ilçesinde ise nüfus yogunlugu 26 kisidir. İlde bulunan toplam 242 köyden 179’unun nüfusu 500’ün altinda olup, köylerin büyük bir çogunlugu oldukça düsük bir nüfusa sahiptir” dedi. Ardahan’daki göç konusuna deginen Tuncer Dag “ Ardahan İli nüfusu 1965 yilina kadar istikrarli bir artis göstermistir. 1975 yilina kadar nüfus artisinda sayisal artma devam etmis, ancak sonraki yillar artis hizinda düsüs görülmüstür. 1975 yilindan sonra nüfus da ve nüfus artis hizinda sürekli olarak bir düsüs yasanmistir. Ardahan İline tarim ekonomisinin hakim olmasi nedeniyle nüfusun, halen %70’i kirsal kesimde %30’u ise sehirde yasamaktadir. Kirsal kesimdeki dogurganlik orani yüksek oldugundan nüfus ve nüfus artis hizindaki düsüs, tamamen büyük sehirlere sürekli göç verme olayina dayanmaktadir. Göç olayi, daha çok çalisabilir nüfus oraninda yasanmaktadir. Ardahan ilinde göçlerin tamami sadece ekonomik sebeplerden kaynaklanmayip, bunun yaninda bölgedeki iklim ve egitim, saglik, ulasim gibi sosyal hizmetlerin yetersizligi de rol oynamistir.Ardahan 1975’lerden beri en fazla göç veren illerin basinda gelmektedir” dedi.
Ardahan’in yas yapisi, dogum yeri, Medeni durumu, Dogurganlik ve bebek ölümlerinede deginen Tuncer Dag “il genelinde erkek nüfusun yarisi 23 yasindan, kadin nüfusun yarisi 24 yasindan gençtir. Genel olarak kadinlarin medyan yasi erkeklerin medyan yasindan daha büyük iken, Çildir İlçe merkezinde tam tersi bir durum söz konusudur. İl genelinde cinsiyetler arasinda medyan yas farki oldukça azdir. Çildir ilçe merkezi ortalama 21 medyan yas ile diger ilçelerden daha genç bir nüfusa sahiptir. Ardahan İli nüfusunun yaklasik %88’ ini Ardahan dogumlular olusturmakta ve cinsiyetler arasinda önemli bir fark bulunmamaktadir. Ardahan dogumlu olmayan nüfus içinde ilk sirayi Kars, ikinci sirayi İstanbul dogumlular almaktadir. Medeni durumu evli olan nüfus ilçe merkezleri hariç tüm yerlesim yerlerinde en fazla paya sahiptir. İlçe merkezlerinde evli olan nüfusun orani %48 ile en düsük düzeydeyken, köylerde bu oran %62’ye yükselmektedir. Hiç evlenmemis kadinlarin orani il merkezinde %33 ve ilçe merkezlerinde %37 iken bu oran köyler de %29’ a düsmektedir. Erkeklerde bu oran il merkezinde %52, ilçe merkezlerinde %57 iken köylerde %34’dür. Bosanmis nüfusun orani tüm yerlesim yerlerinde oldukça düsüktür. Nüfusun dogurganlik düzeyi incelendiginde köylerde bulunan “15-49” yas grubundaki kadinlarin, il ve ilçe merkezlerinde bulunan ayni yas grubundaki kadinlardan daha fazla çocuk dogurdugu görülmektedir.Bu durum, özellikle köylerde bulunan “20-24” ve “25-29” yas gruplarindaki kadinlarin, il ve ilçe merkezlerindeki ayni yas grubundaki kadinlara göre daha yüksek dogurganlik düzeyine sahip olmasindan kaynaklanmaktadir. İl merkezinde “15-49” yas grubundaki bir kadin ortalama 2.19 çocuk dogururken ilçe merkezlerinde ayni yas grubundaki bir kadin ortalama 2.12 çocuk, köylerde ise 3.30 çocuk dogurmaktadir. İl genelinde bu deger 2.95’tir. Ardahan ilinde dogan her 1000 bebekten 77’si bir yasini doldurmadan ölmektedir. İl merkezinde erkek bebeklerde ölüm hizi %062, kiz bebeklerde %055 iken ilçe merkezlerinde bu degerler sirasiyla %052 ve %037’dir. köylerde ise bebek ölüm hizi erkeklerde %080, kizlarda %089 olarak belirlenmistir” dedi. Egitimin Ardahan’da çok ciddi bir sorun olduguna deginen Tuncer Dag “İl genelinde okuma yazma bilenlerin orani %84 olup cinsiyetler arasinda önemli bir fark gözlenmektedir. Bu oran erkek nüfus için %92 iken, kadin nüfus için %76’ dir. Ardahan il merkezinde okuma yazma bilenlerin orani %91’dir. Okuma yazma orani ilçe merkezlerine göre incelendiginde en yüksek oranin %95 ile Posof ilçe merkezinde oldugu görülmektedir Bu ilçe merkezlerinden sonra Çildir, Göle ve Hanak ilçe merkezleri okuma yazma oraninin en yüksek oldugu ilçe merkezleridir.
Ardahan’da Ortaögretim ve Lise olarak toplam 224 okul, 237 idareci, 1128 ögretmen ve 23598 ögrenci bulunmaktadir. Birçok okulda vasifli egitimci bulunmamaktadir. Çogu okulda sözlesmeli ögretmenler tarafinda egitim verilmektedir. ÖSS de Son sirada yer almaktadir.
Yüksek Ögrenim açisinda Türkiye’de Üniversite bulunmayan 9 ilden birisidir. Halen Kars Kafkas Üniversitesine bagli Yüksek okulu bulunmaktadir. Son olarak da Fakülte açilmasi yönünde girisimler son asamaya gelmistir. Mevcut Yüksek okular da Egitim gören ögrencilerin büyük bir çogunlugu çevre ilçelerde gelen ögrencilerde olusmaktadir. Büro Yönetimi ve Sekreterlik, Aricilik ve Et Endüstrisi programlari ile 1999-2000 Egitim-Ögretim yilinda ek kontenjanla egitim-ögretime baslamis 2006-2007 Egitim-Ögretim yilinda program sayisi 12’ye çikarilmis olup Et Endüstrisi ve Makine programlarinda ögrenci yeterli olmadigindan 2003 yilindan itibaren ögrenci alimi durdurulmustur. Halen 10 programda egitim-ögretime devam edilmektedir. Ögrencilerin bölgesi tercih etmemelerinin nedeni konaklama sorunu ve sosyal aktivitelerin yeterli olmamasidir” dedi.
Haber ekleme saat: 15.13-26/02/2008
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Yollar açilmaya devam ediyor ..

 Geçtigimiz günlerde yasanan ve basta karayollarini olmak üzere bir çok köyün yolunu kapatan tipi ardindan yollar yeniden ulasima açilmaya basladi.
Isinan havalari firsat bilen karayollari ve köy hizmetleri ekipleri basta Ardahan/Posof ve Ardahan/Şavsat yolu olmak üzere karayollarinda genisletme çalismalari yaparken, Köy Hizmetleri ekipleri de kapali köy yollarinin açmaya devam ediyor.

**Yol açma maliyeti agir ..

Kapanan yollari açmaya baslayan Karayollari ve Köy hizmetleri ekipleri çalismalarina hiz verirken, tipi ve kar dolaysiyla kapanan yollarin büyük masraflara neden oldugu bildirildi.
Bu yil olaganüstü kar yagisinin yasandigi bölgede bir çok kez yol açmak zorunda kalan ekipler basta akaryakit olmak üzere araçlarin parçalari için büyük miktarlarda hesapta olmayan paralar harcadiklari ögrenildi.

 **Günes eritti, belediye temizlemeye basladilar ..

Ardahan’da yasanan dondurucu soguklar yerini sicak havaya birakmaya basladi.
Hava sicakliginin gözle görülür sekilde artmaya basladigi gözlenen Ardahan’da erimeye baslayan kar ve buzlar belediyeler tarafindan temizlenmeye basladi.
Ardahan kent merkezinde oldugu gibi ilçelerde de ayni durumun yasandigi gözlenirken Hanak Belediyesi kent içinde erimeye baslayan buz ve karlari dozerlerle temizleyip, kent disina tasimaya basladi.
Haberleri ekleme saati: 14.14-26/02/2008
Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com
AKP İlçe Baskani Kaymakamlikta vatandas tartakladi ..

 Ardahan’in Hanak İlçesinde meydana gelen bir olayda Hanak AK Parti İlçe Baskani Erhan Isik ile Nurettin Kaya isimli bir vatandas kaymakamlik makaminin sekreter odasinda kavga ederek, savcilik oldular.
Alinan bilgilere göre bir is için Hanak Kaymakamligina giden ve Kaymakam Abdulkadir Duran ile görüsmek istedigini belirten Nurettin Kaya kendisini kaymakamla görüstürmek istemeyen, Arzu isimli bir polis memuru ile tartisirken kaymakamin makam odasindan disari çikan AK Parti İlçe Baskani Erhan Kaya kaymakamla görüsmek isteyen Nurettin Kaya’ya anlasilmayan nedenle tokat atmaya basladigi ileri sürüldü. Hülya Kaya isimli esiyle birlikte gittigi kaymakamlikta AKP Hanak İlçe Baskani tarafindan darp edildigi ileri sürülen Nuretin Kaya karakola alindi.
Her iki tarafindan bir birinden sikayetçi olmasi dolaysiyla savcilik olan sahislar Hanak Cumhuriyet Savciligindan ifadeye çagrildiklari ögrenildi.
Haber ekleme saati: 13.53-26/05/2008
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Ahkâm kesen büyükler çikin meydana ../Mihrican Deniz

 Merhaba Soguk Memleketimin sicak insanlari…
Uzun zaman oldu sizlere selam vermeyeli, hem de çok uzun zaman. Ama hep oradaydi gözlerimiz, kulaklarimiz, Ardahan’dan aldigimiz güzel haberlerde sevindik, aldigimiz kötü haberlerle sizler gibi bizlerde hüzünlendik. Ama yüregimiz hep sizinle oldu.
Biliyorum aslinda sizin mücadelenizde bizim yüregimizin sizinle olmasi bir anlam teskil etmiyor, orada yasanilan sikintilara çare olmuyor ve olmayacaktir. Bir seyler üretemedikten ve sizlerin sikintilarina yardimci olmadiktan sonra yüregimizin sizinle olmasinin ne anlami var degil mi?
Zaman zaman düsünürüm, biz Ardahanliyiz ama memleketimiz için ne yaptik? diye. Etrafima hep bakarim ve İstanbul’da yasayan insanlari da gözlemlerim burada birlik ve beraberlik için dernekler, vakiflar ya da farkli olusumlar kurulur. Ama onlarin bu birlikteligi sadece ve sadece bir gece düzenleyerek bilet satmaktan öteye gitmemistir. Öyle saniyorum ki, bundan sonra da ne anlatirsak anlatalim bunun ötesine gitmeyecegini çok iyi biliyorum.
Ben bugüne kadar düzenlenen gecelerin hiçbirinde, “Bu gecenin gelirini memleketimize gönderiyoruz” dendigini duymadim. O gelir dernegin kasasina girmistir. Dernekler o zaman memleketimize fayda saglamiyorlarsa neden var olmuslardir? bilmiyorum.
Bugüne kadar bende dâhil olmak üzere, Ardahan disinda yasayan herkes bagirir, “Memleketimi seviyorum, memleketime canim feda” ama bunu söyledikten sonra unuturuz. Bunu unuturken dogdugumuz yeri de unutuyor, onlari kaderine terk ediyoruz. Ama bir gecede harcadiginiz parayi memlekete göndermek zor geliyor. Ardahan üzerinde siyaset yapmak denilince bu büyüklerimiz sirayi kimseye vermezler.
Posof Spor, Belediye bünyesinde olusturdugu kulüp. Kit kanaat imkânlarla olusturan takim Ardahan’da 1. olmayi basardi. Bu gerçekten çok büyük mutluluktur diye düsünüyorum. Ben Ardahanliyim ve Posofluyum, bu haberi duydugumda da çok büyük sevinç yasadim. İlk defa içimde farkli duygular olustu. Ve bugüne kadar ben neden hiçbir sey yapmadim? diye kendimi elestiri yagmuruna tuttum. Ama yine de geç kalmadigimiza inaniyorum. Düsünün, bu büyük basari, yani 3. lig’e çikma basarisini yakalmis olmak belki de ardindan baska müjdeler getirecektir. Geçtigimiz dönem Göle Spor bu basariyi yakaladi. Fakat destek bulamadi, olmayacak is miydi? Göle Spor’u desteklemek zor muydu? Elbette ki degildi. Göle bu basarisinin ardindan baska basarilar da getirebilirdi. Bugün buna ahlayip vahliyoruz. Suç onlarin degil suç hepimizin.
Şimdi Posof’un yakaladigi bu basariya da ahlayip vahlamayalim istiyorum. Ardahanli olmanin bir sorumlulugunu yerine getirelim istiyorum. Belediye Baskani Şükrü Bozyigit bu konuda yalniz kaldigini ve destek görmedigini söylerken çok hakli ve tek basina mücadeleye devam ederken takimin 3. lig’e gösterecegi basari sadece ona degil tüm Ardahan’a mal olacak ve sorun sadece ekonomik. Dedim ya yaziminin basina, Ahkam kesen büyüklerimiz bu kampanya’ya destek olmalari gerekiyor.
Ardahan’i sevenler is basa düstü. İste size firsat beni ve benim gibi düsünenleri sasirtin….
yeniumutgazete@mynet.com

**Günün ve Geçmis Günlerin Haberlerini Okumak İçin Alttaki
Mavi Çubukta ki DEVAM i tiklayin ..