27 Mart 2010 Tarihli Haberler


YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yilmaz
Ardahan Federasyonu ..

 Geçtigimiz günlerde kurulan ve tüzük çalismalarina baslanan Ardahan Federosyonu desteklemek her Ardahanlinin, her Ardahan derneginin zorunlu görevidir .. Ardahan ismini tasiyan her Ardahanlinin bu federasyonun bir an önce olusup, olgunlasmasi için elinde geleni yapmalidir ..
Çünkü, Ardahan’in 9 köyünü çalan, Kars-Tiflis Demiryolunu sinirlarina çeken, Çildir gölüne göz koyan KAI adi altinda Ardahan’i sömürenlerin önüne geçilmelidir ..
Bundan baskan olmaz, ondan olmaz demektense kurulan ve ilk adimini atan Ardahan Federasyonuna her Ardahan dernegi gidip, katilmali ve 6 sonra ki kongre öncesinde federasyonun gelecegine yol vermelidir .. Öyle bir iki masa basi, köhne odalarda ki bilgisavarlara bakmayip, Ardahan ve Ardahanlilarin bir federasyonu vardir denmeli ..
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58



Kürtlerin atesi Çapan’i yaman yakmis!..

 **Çapan: ‘Kürtler Nevruzumuzu da çaldilar!’

İstanbul Avcilarda doktor iken çogu Kürt olan Ardahanli siyasetçilerin siyasete çekip, üç dönem İstanbul/Esenyurt’ta belediye baskanligi yaptirdigi, ardindan önce hakkinda öne sürülen hirsizlik, yolsuzluklar dolaysiyla, daha sonra da Ergenekon Operasyonu ile cezaevine giren ve geçtigimiz gün hapisten çikan Karsli Gürbüz Çapan Kürtleri hirsizlikla suçladi.
1992 Yilinda Vilayet olan Ardahan’da kendi köyünün de içinde bulundugu Ardahan’in 9 köyünü Kars’a baglanmasi için büyük çaba gösteren ve bunu basaran Çapan’in Nevroz ile ilgili yazisinda Kürtleri hirsizlikla itham etmesi dikkat çekerken, Nevroz’un kutlanmasi sirasinda Kürt halkinin dili ve giydigi elbiselerle de dalga geçtigi gözlendi.
İste daha dün Türk halklari gibi Kürt halklarinin da büyük savuncusu (!) olup, yillarca Türk ve Kürtlerin oylariyla belediye baskani olup, kendisi gibi yakinlarinin servetine servet katan Dr. Gürbüz Çapan’in bir zamanlar yaka paça oldugu Göleli Mustafa Küpeli’nin gazetesinde yayinlanan Nevroz’la ilgili yazisi ..

 **Nevruz ..

Günlerden 22 Mart .. Gazeteleri okuyorum. Nevruz kutlamalari pek renkli. Kürtler Nevruz’u kaptiklari gibi, bir de bildikleri renklere boyamislar. Çalip oynuyorlar.
Bu tarafta da yöneticilerimiz Nevruz atesinden atliyorlar. Koca koca odun parçalarindan ates tutusturulmus ve koca bir mangal olusturulmus. Etrafi bordür tasiyla çevrilmis. Ee, devlet yapinca odun da bol. Üzerinden atliyorlar. Yasli basli adamlar kazara düsse yanar ayaklari alimallah!
Nevruz’a sahip çikacagiz diye komiklesiyoruz. Çünkü bu ates, o ates degil.
Nevruz, Kafkaslar’in bahar müjdesi ve yeni yilin baslangici olarak kutlanmis binlerce yil. Sonralari Hiristiyanlik icat etmis, 1 Ocak yilbasidir deyu. Ne de olsa parasi olanin düdügü daha güçlü öter.
Kafkasya’nin otokton halklarinin önemli bayramidir Nevruz. Hatta birinci ogula çogu zaman Nevruz ismi takilir. Kürtler Nevruz’u çalincaya kadar, bizimkiler ( Kafkaslar ) kutlarlardi.
Bayram töreni
Kis uzun ve acimasiz olur bizim oralarda. Kisin, yaza kadar hayvanlara kuru ot yedirirler. 21 Mart’ta hayvanlar otlaga çikar. Kalan kuru otlardan da bir kucak yakilir, bahar müjdesi diye!
Çocuklar da üzerinden atlardi. Büyükler degil, çocuklar atlardi.
Sonra çocuklar, ev ev, kapi kapi dolasirlardi ellerinde torbaciklarla. Kistan kalan kuru üzüm, incir, yerfistigi, varsa ceviz (ben pek hatirlamam cevizi), findik içi, bazen de elma gibi, ne varsa çocuklarin torbacigina koyardi yasli teyzeler, nineler. Sonra onlari toplar bir arada yer, oynar, kavga ederdik her Türk toplulugu gibi. Zira bize dügün dernek dokunur. İlla bir tarafindan kavga çikaririz!
Halkin kendi kendine kutladigi basit, içten mütevazi bayramdi Nevruz bayramlari. Ne güzel yumurta boyatir, günlerce saklardik çikinlarimizda. Tokustururduk, kirilinca yumurtamiz aglasirdik. Paskalya bayraminin öncüsü de belki Nevruz’dur. Hayvanlarin dogumu bitmis olurdu. Kuzulari da boyardik. Hatta koç boyama, koçun boynuzuna kina yakma, fistiklardan gerdanlik, kuru incirden madalyon, varsa boynumuza elma takardik. Bizim koç Aslan Yürekli Richard ‘a dönerdi valla. Kasinti kasinti dolastirirdik. Hayvan da role girerdi.
Çocuksu sevinçler türetirdik. Ne çok severdim Nevruz bayramini. Himbillara takilirdik oglum atesten atlarken ”dötü koru” diye. 12 Eylül’ün gözlüklü ”besi biryerde” si yasakladi Nevruz bayramini. Ve yine yasakladi Kürtçe konusmayi. Kürtler de baktilar Kürtçe yasak, Türkçe bilmediklerinden olsa gerek basladilar Fransizca konusmaya!
Sonra bas edemeyince devlet büyüklerimiz de basladi Nevruz kutlamalarina.
Şimdi önümde duruyor Milliyet gazetesinin birinci sayfasi, Vali Muammer Güler yaninda diger zevat el ele tutusup kendilerini atese atiyorlar. Yapmayin abiler, bizi boynu bükük birakmayin. Allah sizleri kazadan beladan korusun emi! Sonra Hürriyet gazetesinin iç sayfasi, tam bir sayfa alli yesilli bayraklar, Güneydogu’dan Kürt manzaralari. Haritasindan tut, ”önderlerine” kadar renklenmisler. Velhasil olan bizim Nevruz bayramina oldu. Bayramimizin da içine ettiler.
Keske çocuk olsam yeniden. Yeniden yapabilsem ot yakip atlamayi, yumurta tokusturmayi, koro halinde ”Baca baca berhana” türküsünü söylemeyi.
Kardelenlerden taç yapmayi, sevdigime çaktirmadan eline kina yakmayi…
Duvar dibinde aglasam, sevdigim bana bakmadi diye, yine aglasam tokusturup kirilan boyali yumurtam için.
Minik gözyaslarim bahar seline karissa…
Kire bulanmis yüzümü yikarken anam , kafama tasla vursa…
Oyuna doymasam yine…
Aglasam-gülsem, haykirsam
Yasasin Nevruz bayrami diye!
Dr. Gürbüz Çapan
Hber ekleme saati: 15.25-27 Mart 2010
Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com


İLÇELERDEN HABERLER ..

 **Çildirli da Dis agrisindan Çildirmak Üzere ..

Ardahan’in Çildir İlçesi’ndeki Saglik Merkezinde uzman doktorun bulunmamasi muhtarlari ayaklandirdi. Saglik merkezi önünde toplanan 35 köy ve mahalle muhtari, “Çildirmak üzereyiz, doktorumuz nerede?” dediler.
Çildir halkinin hiç de hak etmedigi bir sekilde cezalandirildigini söyleyen Esmepinar Köyü muhtari Yasar Topkaya, “Köyleri ile birlikte yaklasik 14 bin nüfusu bulunan ilçede saglik merkezi var ama uzman bir tek doktor yok. Disi agiran bir hasta bile Ardahan’a gitmek zorunda kaliyor. Saglikta reform dedikleri bu mu?” dedi. Çildir Saglik Merkezinde 2 doktor, 6 hemsire, 3 saglik memuru, 5 ebe, 5 acil yardim teknisyeni, 2 soför, 2 tibbi sekreter ile 1 röntgen teknisyeni olmak üzere 26 saglik personelinin görev yaptigi bildirildi.

**Saglik ocagina sorusturma ..

Çildir Saglik ocagina iki müfettis tarafindan inceleme baslatildi. Sancili bir dönemden geçen Çildir saglik ocaginda baslatilan inceleme ile kayitlari bulunan vatandaslar saglik ocagina çagrilarak ifadeleri alindigi belirtildi.

 **Çildir’da esnafin pazarla sikintisi var ..

Esnaflarin kepenk kapatma noktasina geldigi, Vergisini ödeyemedigi Çildir’da; Sali Günleri Kurulan Pazar günesli havanin etkisiyle istedigi kalabaligi yakalarken, Pazarla ilgilenenlerin çogunlukla bayanlarin oldugu gözleniyor. İlçe esnafiyla aralarinda Fiyat farki olmayan Pazar ürünleri, İlçe halki tarafindan ragbet görürken, Pazar kuran esnaflarin da Çildirli degil, Ardahan il merkezinden Gelen Pazarcilarin oldugu ve devamli müsterilerine veresiye defteri de açtiklari gözleniyor.
İlçe merkezinde resmi olarak açilan pazarin yani sira Köylere kadar inen ve Vergi batagina düsüp ödeyemedigi vergileri nedeniyle icralik olan İlçe esnafina adeta zorbalik uygulayan Toptancilarinda evlere kadar mal verdikleri ve buna Esnafin Oy verip seçtigi Esnaf Odalari dâhil kimsenin de dur demedigi gözleniyor.

 **Çildir gölü çözüldü ..

Kis boyunca tam anlamiyla buz tutup, donmayan 124 Kilometrekarelik Çildir Gölünde balikçilar bu kis istedikleri ölçüde ekmek yiyemediler. Baharin erken gelmesi ve Göl yüzeyinde Buz kalmamasiyla birlikte Bismillah diyip Teknelerini Göle vuran Balikçilar Gölde Balik Avina basladilar.
Alabalik, Sazan, Aynali Sazan, Tatlisu Kefali, Karabalik, Şafak, Kayabaligi, Çin sazani, Kizilkanat, Tahtabaligi ve Kerevit bulunan Çildir Gölü’nde balikçilar tor dökerek ekmeklerini çikariyorlar.
Avladiklari baliklari Çildir ilçe merkezinde Balik severlerle bulusturan Balikçilar, kg’mini 5 ila 7 tl den satarak ekmek paralarini kazaniyorlar.
Kisin ekmek yiyemedikleri Gölden, Avladiklari Baliklari Çildir İlçe merkezinde satan Balikçilardan Soner Topkaya, Balik durumunun simdilerde iyi oldugunu, kisin avlayamadiklari Baliklari simdi avlayarak balik severlerle bulusturduklarini söyledi.

**Posoflu yaslilara yardim ..

Yaslilar haftasinin kutlandigi ülkemizde bazi kurum ve kuruluslar da bu etkinliklere katildilar.
Yaslilar Haftasi münasebetiyle Posof Sosyal Yardimlasma ve Dayanisma Vakfi tarafindan tespit edilen yardima muhtaç yaslilara yardim edildi.
Yetkililer Posof merkezinde ve köylerinde yasayan yaslilari ziyaret ederek Sosyal Yardimlasma ve Dayanisma Vakfi tarafindan alinan hediye paketlerini yaslilara dagittilar..

 **Agaçlarindan meyvelerin çürüdügü Posoflulara DUT agaci dagildi!..

Paralarinin nereye harcandigi konusunda kimsenin hesap sormadigi SYDV’larinin emirlerinde bulunan kaymakamliklarin uçuk projesi duyanlari güldürüyor.
Meyve agaçlariyla dolu, kendiliginden olusan meyvelerin agaç dallarindan çürüdügü, pazar alani bulunmadigi Posof’ta SYDV DUT agaci dagitti .
İlçe tarim müdürlügü ile beraber yapilan çalismada geçen yil elma, armut, seftali, kaysi ve ayva fidani dagitan kaymakam bu yil da dut ve ceviz fidani dagitiyor.
Ayrica geçen yil çilek fideleri de dagitmisti bu yil ise bakla tohumu da dagitiyor.

 **Küpeli Trabzon’da ..

Geçen hafta trafik kazasi geçiren Göle İsadami Fikret Küpeli’nin iki bacaginin da kirilmasi üzerine,Trabzon kemik hastahanesine gönderilmesinde ve burada tedavisi esnasinda kendisine destek sunulmasinda, Ardahan Milletvekili Saffet Kaya’nin önemli destekleri oldugunu açiklayan kardesi Korkmaz Küpeli :”Sayin Milletvekilimize sonsuz tesekkür ederim. Saffet Kaya Fikret agabeyimin helikopterle Trabzon’a getirilmesinde yardimci oldu. Şu an Hastahanedeyiz ve agabeyime çok iyi bakiliyor” dedi.

 **Ardahan’in Göle ilçesinde yaptigi çalismalar dolaysiyla adi iki caddeye verilen İstanbul/Esenyurt Belediye Baskani Necmi Kadioglu’nun ismi simdide Hanak’ta ..
Eski Hanak Lisesinin bahçesinin belediye verilmesi ardindan çocuk bahçesine çevrilen parkin masrafini çeken Necmi Kadioglu’nun ismi verildi.

 **Saadet Ögretmenin Katili,
6 Yil Önce Bir Kadini Yaralamaktan Yargilandi ..

Göle’de 12 Mart günü islenen cinayetin faili olarak tutuklanan Yalçin Algan, iddiaya göre Eskisehir’de bir süre arkadaslik yaptigi Ebru Kural’i, 20 Mayis 2004 tarihinde 12 biçak darbesiyle yaraladi. Evlenme teklifini geri çevirdigi için Algan tarafindan sokak ortasinda biçaklanan Ebru Kural, kaldirildigi hastanede bir süre tedavi gördükten sonra taburcu edildi. Bu olay nedeniyle polis tarafindan aranan ancak yakalanamayan Yalçin Algan hakkinda kasten adam öldürmeye tam tesebbüs suçundan Eskisehir 1’inci Agir Ceza Mahkemesi’nde dava açildi.

 **VE HAKİM KARŞISINA ÇIKTI ..

Göle’de isledigi cinayetten sonra tutuklanan Yalçin Algan, 6 yil önceki yaralama suçundan Eskisehir 1’inci Agir Ceza Mahkemesi’nde açilan bugünkü durusmasina getirildi. Jandarmalar arasinda durusma salonuna giren Yalçin Algan suçlamalari kabul etmedi.
Ebru Kural’i kendisinin biçaklamadigini öne süren Yalçin Algan, “Ebru’yu ben biçaklamadim. Bu olayla ilgili arandigimi 2008 yilinda ögrenmistim. Ancak polise gitmedim. Ardahan’da birlikte yasadigim kadini öldürünce yakalandim. Ebru ile 1.5- 2 yil arasinda bir arkadasligimiz oldu. Daha sonra arkadasligimizi anlasarak bitirdik. Ebru ile arkadasligim sirasinda bosandigi yabanci uyruklu olan esi ile zaman zaman tartismamiz oluyordu. Ebru’nun, bosandigi esinin etkisiyle bu olayda beni suçladigini düsünüyorum. Ebru’yu ben biçaklamadim” dedi.
Saniktan sikayetçi olan Ebru Kural ise Yalçin Algan ile sadece bir süre arkadaslik yaptigini, birlikte olmadiklarini söyledi. Kural, “Yalçin benimle evlenmek istedigini söyledi. Ben de kendisini sevmedigimi belirterek teklifini kabul etmedim. Bunun üzerine beni tehdit etmeye basladi. Olay günü sokakta yürürken Yalçin arkamdan gelip biçakla bana saldirdi ve yaralayip kaçti. Kendisinden sikayetçiyim. Cezalandirilmasini istiyorum” diye konustu.
Mahkeme heyeti taniklarin dinlenmesi için durusmayi erteledi. Yalçin Algan durusma sonrasinda yeniden Ardahan Cezaevi’ne götürüldü.

 **Damal’da okulun duvarlari yikildi ..

Ardahan’in Damal İlçesine bagli Burmadere (Sors) köyündeki okulun ihate duvarlari yikildi.
Bir hayirseverin bagisladigi ögrenilen arazinin üzerine yapilan ve 200 Ögrencilik Damal Burmadere İlk Ögretim Okulunun 3 metrelik ihate duvarinin kar sularinin erimesiyle birlikte yikildi.
Alinan bilgilere göre okulu yapan müteahitin gelisi güzel yaptigi okulun eriyen kar sulariyla birlikte yumusayan arka topraga dayanmadigi ve yikildigi ögrenildi.
İlçe kaymakaminin devreye girip, yarisi yikilan duvarin tümünü yiktigi bilgiside alinirken, müteahit hakkinda sorusturma baslatilacagi ögrenildi.
Haberleri ekleme saati: 14.57-27 Mart 2010
Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Posof’ta devletin degil, kaymakamin disçisi var ..

 Ardahan’da oldugu gibi ilçelerinde de yasanan doktor sorunu birtürlü çözüm bulamiyor.
3 Yilda 40 doktorun istifa ederek ayrilidgi Ardahan’da yasanan uzman doktor sorununa çare bulunamazken, Posof’ta dis doktoru, Çildir’da uzman doktor, Göle, Damal ve Hanak’ta kadin dogmu doktoru sorunu yasaniyor.
Doktor sorunun bir türlü çözülemedigi Ardahan’in Posof ilçesinde ayni zaman da ilçe kaymakaminin esi olan dis doktorunun özel muayenesinde hizmet verirken, ilçenin hastanesinde doktor yok.
Ardahan merkez de oldugu gibi Çildir ilçesinde de yasanan doktor sikintisina tepki gösteren köy muhtarlari, İlçe Kaymakami Önder Çan ve Hanak Kaymakami Süleyman Ovali arasinda yasanan tartisma ardindan ilçede doktorken istifa eden doktorun yerine yeni bir doktorun atanmamasina topluca tepki gösterdiler.
Ardahan’da ki Hastane ve Saglik Ocaklarinin yasadiklari doktor sorunu dolaysiyla adeta birer Hassta Sevk Merkezi haline geldigi Ardahan’da bir çok hasta basta Saglik Bakaninin memleketi olan Erzurum’a olmak üzere çevre illere gönderiliyor.
Haber ekleme saati: 14.52-27 mart 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Basin müdürünün ayakkabilarini çaldilar ..

 Alinan bilgilere Cuma namazini kilmak için gittigi camide ayakkabilari çalinan Basin Müdürü Hamdi Baser’in ayakkabilarla gittigi camide galoslarla dönmek zorunda kaldigi ögrenildi.
Ayakkabi hirsizliginin artitgi belirtilen camilerde gerekli önlemin alinmasina dikkat çeken cami cemaati, Müftülügün konuyla bir ance ilgilenip, cami hirsizlarinin önüne geçmesi istemekteler.

**Muhtarlarinda çaldilar ..

Ardahan Valiligi basin ve Halkla İliskiler Müdürünün ayakkabilarini çalan hirsizlarin ayni zamanda iki muhtarinda ayakkabilarini çaldiklari bilgisi alindi.
Haber ekleme saati: 14.47-27 Mart 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


“Et ithalati yapilmasina karsiyiz”

 Ardahan Sigir Yetistiricileri Birligi Baskani Yunus Baydar, “Et ithalati yapilmasina karsiyiz” dedi.
Ardahan Sigir Yetistiricileri Birligi Baskani Veteriner Yunus Baydar, et fiyatlarinin yükselmesi karsisinda ithal et getirmenin gündeme geldigini elestirmis ve “Sigir Yetistiricileri Birligi olarak et ithalati yapilmasina karsiyiz” demistir.
Sigir yetistiricisinin ciddi manada desteklenmesi gerektigini vurgulayan Baydar, “Geçmiste uygulanan yanlis yöntemler nedeniyle sigir ve koyun yetistiricisi emeginin karsiligini alamaz olmus ve tükenme noktasina gelmistir. Bu durum karsisinda et ithalatini gündeme getiren bazi çevreler vardir. Sigir Yetistiricileri Birligi olarak et ithalatini kabul etmemiz mümkün degildir” demistir.
Sigir Yetistiricileri Birlik Baskan Yardimcisi Ercan Özer ile birlikte gazetemize açiklamada bulunan Baydar, “Geçmis yillarin ihmali yüzünden belli bir gelisme gösteremeyen çiftçi bu sektörden çekilmek zorunda kaldi. Buna bagli olarak et fiyatlarinda bir yükselme meydana geldi.Et fiyatinin normal ölçüde kalmasi için öncelikle hayvan yetistiricisinin desteklenmesi gerekir. Hükümetin yeni çikarmis oldugu destekleme kararlarindan Ardahan çiftçisinin gerektigi gibi yararlanmasi mümkün degildir. Burada 50 baslik sigir yetistirme tesisi kuracak imkana sahip yetistirici pek yoktur. Bu sayinin 10 ile 50 baslik olarak yeniden düzenlenmesi gerekir” beyaninda bulunmustur.
Haber ekleme saati: 14.33-27 mart 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


ÜNİVERSİTE DE E- BÜTÇE EGİTİM PROGRAMI

 Maliye Bakanligi ve Ardahan Üniversitesi’nin birlikte organize ettikleri e-Bütçe Egitim Programi bugün basladi. İki gün sürecek etkinlik Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçeklesirken, programa 12 üniversite katildi.
Saygi durusu ve İstiklal Marsi ile baslayan etkinlikte bir konusma yapan Ardahan Üniversitesi Kurucu Rektörü Ramazan Korkmaz: “Biz yeni kurulan bir üniversiteyiz. Yola çikarken yolu yürümek önemli degil yoldaslariniz önemlidir. Maliye, Disisleri ve diger bakanliklarda genç ve piril piril bürokratlarimiz var. Onlari tanimaktan onlarla beraber ülkemizin gelecegini düsünmekten bir bilim adami olarak çok mutluluk duyuyorum. E-Bütçe programi için Bakanligimiza ve degerli temsilcilerine çok tesekkür ediyor, saygilarimi sunuyorum.” dedi.
Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlügü Genel Müdür Yardimcisi Ayse Berrin Dikmelik ise: ‘Yeni kurulan üniversitelerimizin kurumsal kapasitelerini gelistirmek bütçelerin hazirlanmasinda, uygulanmasinda yasanan sikintilari gidermek üzere bu semineri planladik ve uyguluyoruz. Çünkü biliyoruz ki üniversiteler bir ülke için çok önemlidir ve kuruldugu sehre katkisi tartisilmaz. Maliye Bakanligi olarak her zaman yaninizda oldugumuzu bilmenizi isterim. Saygilarimi sunuyorum.” seklinde konustu.
Ardahan Üniversitesi Genel Sekreteri Selim Bekar ise: “Egitim programinin birinci amaci üniversitelerde e-bütçe egitimi hakkinda bilgi sahibi olmak, ikinci amaci ise maliye bakanliginin farkli hedef ve gruplariyla kamu idarelerine yönelik e-bütçe egitimi hazirlik ve uygulama temelini olusturmaktir. Katilimcilarin bu programdan sonra bilgi ve tecrübelerini paylasmalari son derece önemlidir. Bu sekilde karsilikli etkilesime dayali bir yaklasim amaçlanmaktadir. Tüm katilimcilar için faydali bir seminer olmasini diliyor, saygilarimi sunuyorum.” seklinde konustu.
Konusmalarin ardindan Bütçe Hazirlama Süreci ve e-bütçede Üniversite Bütçe Hazirlik Modülü konulu seminer gerçeklestirildi. Seminerde Maliye Bakanligi’na bagli bürokratlar ve temsilciler bu konularla ilgili katilimcilara sunumlar gerçeklestirdiler.
Haber ekleme saati: 14.30-27 Mart 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


ARDAHAN KÜLTÜR EVİNDE SAGDUYU ÇAGRISI

 Kurulus çalismalari devam eden ve arap saçina dönen Ardahan Dernekleri Federasyonun gelinen noktada rahatsizligini dile getiren İstanbul Ardahanlilar Dernegi (Ardahan Kültür Evi) Yönetimi derneklere sagduyu çagrisi yapti. Ardahan Kültür Evi Basin ve Halkla İliskiler Birimi tarafinda yapilan yazili açiklamada “Uzun süredir devam eden ama bir türlü kurulamayan ve her defasinda engellere takilan Ardahan Dernekleri Federasyonunun 13.03.2010 günü yapmis oldugu son toplantida gelinen noktayi üzüntü ve kaygi ile izlemekteyiz. Dernekler arasinda yillardir sürumceme de olan Ardahan Dernekleri Federasyonu olusumu son bir yildir hiz kazanmis ve çesitli defalarca toplanti yapilmistir. Saglikli bir federasyonun kurulmasi için Kültür Evimiz tarafinda sunulan önerilerde
1) Kurulus çalismalarina baslanilan Ardahan Dernekleri Federasyonuna Dernek Baskanlarinin disinda her dernek yönetiminin belirleyecegi bir yöneticinin olmasina ve belirlenen yöneticilerin genel durumlari kurucu tüm dernekler tarafinda kabul görmesine
2) Dernekler tarafinda önerilecek kurucularin genel konumlarinin ve ilçelere dagiliminin gözden geçirilmesine ve her ilçenin esit oranda temsiliyetine
3) Dernekler Federasyonu’nun kurucu üyelerinin İl, İlçe ve Belde Dernekleri konumunda olmasina
4) Federasyonun kurulmasinda sonra ilk kongresini yapmasindan sonra köy derneklerinin federasyona üyeliklerinin kabulü için bagli oldugu ilçe derneginin onayi ile kabul edilmesine
5) Siyasi Parti temsilcilerinin olusacak olan olusumun disinda tutulmasina ve yönlendirilmesine izin verilmemesi yönünde önerilerimiz olmustu. Önerilerimiz dikkate alinmamasi halinde olusumun içerisinde olmayacagimizi ve kurulacak olan federasyona da engel olmayacagimizi belirtmistik. Bu öneriler dikkate alinmadan kurulacak olan bir federasyonun saglikli olamayacagimizi belirtmemize ragmen bir araya gelen Kartal Ardahan Dernegi, Beykoz Ardahan Dernegi, Kagithane Ardahan Dernegi, Kiraç Ardahan Dernegi ve Hanak Dernegi, Esenler Çildir Dernegi ile Anadolu Yakasi Posoflular Dernegi ile bazi köy dernekleri bir araya gelerek Yasar Geler Baskanliginda yürütme kurulu olusturmuslardir. Yürütme Kurulunun çalismasi sonucu 13.03.2010 günü bir araya gelerek federasyonun son seklini vermeleri ve kurucu baskan seçmeleri yönünde seçim yapmislardir. Yapilan seçimde Köy Dernekleri Güven Dogruyol’u ve İl, İlçe Dernekleri de Ahmet Demirbas’in Federasyon Kurucu Baskani olabilmeleri için oy kullanmislardir. Seçim sonucunda Güven Dogruyol Kurucu Baskan olmasi için seçilmis ve diger il ve ilçe dernekleri federasyonda çekileceklerini belirtmislerdir.
Oylamaya katilan 11 dernegin tercihi sonucu böyle bir irade ortaya çikmistir. Ardahan Kültür Evi olarak her ne kadar olusumun saglikli olmayacagini belirtmemize ragmen gelinen bu süreci kabullenerek oylamaya katilan İl ve İlçe derneklerinin alinan sonuçtan da pay sahibi olduklari unutulmamalidir. İl ve İlçelerin karsi oldugu sadece merkeze bagli hatta çogunun AKYAD Yöneticisi oldugu köy derneklerinde olusacak olan bir federasyonun Ardahan’i temsil edemeyecegini, buna ragmen israrci olmanin Ardahan’a yarar getirmeyecegi bilinmelidir. Ardahanlilarin birlik ve beraberligi noktasinda tüm kesimlerin sagduyulu davranmalari ve federasyonun kagit üzerinde kurulmasini aceleye getirmeden tekrar diyalog kurulmasi zaruridir.
Ardahanlilarin kaderini belirleme noktasinda kisisel egolardan uzak toplumsal bir duyarlilikla davranmak baslica amaç olmalidir. Dernek Baskanlarimizin sorumluluklari geregi bu mutabakati saglamalari temennimizdir. Bizler Ardahan Kültür Evi Yönetimi olarak Ardahanlilarin birlik ve beraberligi noktasinda sorumluluklarimizi yerine getirmeye haziriz.
Ardahan Kamuoyuna duyurulur.
İSTANBUL ARDAHANLILAR DERNEGİ (Ardahan Kültür Evi)
www.ardahankulturevi.com
Haber ekleme saati: 14.18-27 Mart 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugaezteis.com


Muhtarlar ifade sirasinda dert ve ter döktüler!

 **Yollari çamur deryasi içinde olan, birçok sorun ve sikinti ile basbasa bulunan köy muhtarlari ve birçok kisi siraya girip, kaymakam hakkinda yapilan sikayet için ifade verdi..
Muhtarlar ifade için sirada bekledi, ifade verirkende hem dertlerini anlattilar, hemde ter döktüler ..
Yollari çamur deryasi içinde olan, birçok sorun ve sikinti ile basbasa bulunan köy muhtarlari ve birçok kisi siraya girip, kaymakam hakkinda yapilan sikayet için ifade verdi..
AKP Göle İlçe Baskani Cengiz Çapan ve bir çok kisinin hakkinda sikayetçi oldugu Göle Kaymakami Ali Uysal için Göle’ye iki mülkiye müfettisi geldi.
Basta yol yapimlari olmak üzere Göle kaymakamligi tarafindan yapilan çalismalari incelemek ve kaymakam hakkinda ortaya atilan iddialar için Göle’ye geldikleri ögrenilen iki müfettis köy muhtarlarinin ifadesini aldi.
Göle kaykamami Ali Uysal’i sikayet eden Cengiz Çapan ile Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu’nun da ifadelerini aldiklari ögrenilen müfettislerin Göle Muhtarlar Dernek Baskani Yunus Yilmaz ve de bir çok Göleli muhtarin ifadelerini de aldiklari ögrenildi.

**Muhtarlar ikiye bölündü ..

54 muhtarin bulundugu Göle’de bir çok muhtarin ifadesine basvuran müfetislerin Kaymakam hakkinda yapilan sikayetlerle ilgili sorular sorduklari ve basta köy yollari olmak üzere ilçede kaymakamlik kanaliyla yapilan çalismalarin ne asamada oldugunu ve de ne gibi sonuçlar verdigini ögrenmeye çalistiklari bilgisi alinirken, bazi muhtarlarin kaymakami destekledikleri, bazilarinin ise Kaymakam Ali Uysal’in alehinde ifade verdikleri ögrenildi.
Müfettisleri ilçeye getiren sikayetlerin içeriginin soruldugu da ögrenilirken, Kaymakamin insanlar arasinda ayirim yapip yapmadigi da muhtarlara sorulan sorular arasinda oldugu bilgisi alindi.
Muhtarlarin büyük bölümünün kaymakamin lehine ifade verdikleri bilgisininde de alnidgi dünkü ifade alma sürecinin birkaç gün daha sürecegi bilgisi alindi.
Haber ekleme saati: 12.43-27 Mart 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Posoflular nereye sey edecek?!..

 Ardahan’in Posof İlçesinde kanalizasyon yapmak yasaklandi.
Alinan bilgilere göre Posof Köylere Hizmet Götürme Birligi tarafindan 2010 Yil yatirim Programina alinmasini istedigi ve Posof’a bagli köylerin alt yapisinin yapilip, kanalizasyon sistemine geçilmesi teklifi, İl Çevre Müdürlügünün, ‘Yer alti kaynaklari kirleniyor’ kararina takilarak, ret edildi.
İlçeye bagli köylerde kanalizasyon yapilmasinin yasaklandigini duyan Posoflular alinan kararin saçmaligina dikkat çekerlerken, bu kararin zaten hizla devam eden göçü dahada tetikleyecegine dikkat çektiler.
Alinan karar geregi nüfusu 85 hanenin altina düsen köylerde kanalizasyon yapiminin, ‘Yer Alti Sular Kirletiliyor’ gerekçesiyle yasaklandigi duyrulan Ardahan’in Posof ilçesine bagli köylerde kanalizasyon yapimi için verilen teklifin ret edildigi ve kanalizasyon yerine insanlarin ihtiyaçlarini giderecegi fosbetik çukurlarinin yapilmasi gerektigine isaret edildi.
Kanalizasyon sisteminin çevre kirligine neden oldugu da belirtilen Ardahan İl Çevre Müdürlügü’nün 14.02 2010 Tarih 60404-1033 sayili karari üzerine ne yapacaklarini sasiran Posoflular, daha önce Yabani Hayati Kuram sahasi ilan edilen ve insanlarin yasam alaninin daraltildigi ilçede simdi de böyle bir kararin alinmasinin ‘Bu ilçede durmayin, göç edin’ demek oldugunu belirterek karara tepki gösterdiler.
2006 Yilinda alinan kararin bugün uygulamaya geçmesinin asil nedeninin, Posof’u insansizlastimak ve bu bölgede yapimlarina baslanan, dogaya büyük zarar veren HES 1-2-3 Barajlarina su saglamak amacini tasidigina da dikkat çeken Posoflular, ‘2007’de 2008’de ve 2009’da birçok köye kanalizasyon yapan devlet 2010’da kanalizasyon yapamazsiniz diyor. Burada ki amaç önce Dogal hayati Koruma sahasi ilan edilip, insanlarin yasam alaninin daratildigi Posof’u bosaltmak, göç ettirmektir’ diyorlar.

 **CHP’nin Tuvaletlerine de yapilamiyor!

‘Yer alti sulari kirletiyor’ gerekçesiyle Ardahan’in Posof ilçesinde kanalizasyon yapimina izin verilmezken, CHP’nin Ardahan ve ilçelerinde yaptiridgi tuvaletlerde olmayan kanalizasyonlari dolaysiyla kullanilamiyor.
Ardahan kent merkezinin oldugu gibi ilçelerinin büyük bölümünde kanalizasyon sorununun devam ettigi kentte 5 seyyar tuvalet yaptilan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt’ün tuvaletleri kanalizasyon olmadigi için kullanilamiyor.
2010 yilinda olunmasina karsin birçok ev ve isyerinin tuvalet ihtiyacini disarida kazilan fosbetikler çukurlarla giderildigi kentte hemen her evin önünde tahtadan yapilmis sagliksiz bir tuvalet görmek mümkün.
Ardahan’da var olan kanalizasyon sistemlerin de birikin artiklar ise basta kent merkezinde geçen kura nehrine olmak üzere akar sulara akitiliyor.
Haber ekleme saati: 12.30-27 Mart 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Fakir bey, Asagidaki yaziyi yayinlarsaniz son derece sevinirim. Bedrettin Çakici

 **Kendisini raki içmekle itham edip, elestiren Asik Halil İbrahim Ataman’a sert bir dille cevap veren Posof AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Bedrettin Çakici, ayni zaman da Milli Gazete Muhabiri olan Judocu, İlçe Kaymakaminin lehinde disinda haber yapmayan Ataman’a gazetemiz araciligiyla cevap verdi.

**AK Parti Posof İl Genel Meclis Üyesi Bedrettin Çakici’nin açiklamasi söyle;

Gazetenizin 24.03.2010 tarihli baskisinda posofhaber.com adli sitenin ‘Maksadiniz Ne’ isimli köse yazisinda yer alan makaleyi yayinladiniz.
Siz, adi geçen sahistan bir alinti yaptiniz. Yaziya konu olan kisilerden birisi de bendim. Üzülerek yaziyorum, Halil İbrahim’in cahilce ve deli saçmalariyla dolu yorumlarina cevap yazmaktan onunla muhatap olmaktan utaniyorum. Ama sessizligimi de muhabir ve yazar müsvettesi yanlis anliyor. Ona da anlayacagi dilden anlatmak durumundayim. Merhum sairin dizelerinde dedigi gibi; “Zulmü alkislayamam, zalimi asla sevemem. Gelenin keyfi için geçmise kalkip sövemem”
Kendi kendime “Çakici durmamalisin. Densizlere küçükten de olsa haddini bildirmelisin. Haksizliga, zülme, zalime karsi yavuz olmalisin” iç telkinleriyle bu satirlari yaziyorum. Yayinlarsaniz ne idigü belirsiz, kuzu postuna bürünmüs çakallarin kalpagi düser de insanlarimiz tanimis olur, bizimde bir katkimiz olur.

**”ABUR CUBUR ADAM BEN SENİ NEDEM”

Mahsuni Şerif’e ait bu Türküyü dinledigimde elinde kamerasiyla Ataman gelir gözümün önüne. Bir türkü bir insana ancak bu kadar cuk oturur.
Atalarimiz “söz gümüsse sükût altindir” demislerdir.
Söz önemlidir. Damitilmali, imbikten geçirilmeli ondan sonra sese yaziya dökülmelidir. Laf olsun diyerek sap yiyip, saman atmakla yazarlik olmaz.
Dilin ve klavyem var diye iskembeyi Kübra’dan atar da ve bunu kamuoyu ile paylasirsan toplum vicdanini yaralar, gülünç duruma düsersin.
Adi geçen sitedeki köse yazisinda konu edinilen olayla, olaylarla benim hiçbir ilgim yoktur.
Üzüldügüm, bu sitede köse yazarligina soyunan Ataman’inda bunu bal gibi bilmesidir. Ataman’in birçok özelligini biliyordum ama iftira atmada da profesyonellestigini bu üçüncü olayla teyit ettim. Ben, Halil İbrahim Ataman’in azda olsa bir takim degerlere muhafaza ettigini düsünüyordum. Yanilmisim.
Yasamim boyunca üç seyden sakindim, kesinlikle ve kesinlikle yapmam. Bunlardan biride alkol almaktir. Hayatim boyumca agzima alkol koymadim. Bu özelligimi beni uzaktan ve yakindan taniyan herkes gibi Ataman’da çok iyi bilir.
Tersinin oldugunu düsünelim. Bu tür kisisel ve hos karsilamadigimiz davranislarin kamuoyu ile paylasilmasi İslam-i veya insani mi?
Bunlardan Ataman nasiplenmemis olabilir. Mensubu oldugu basinin ilkeleri ve etik kurallari yok mu?
Ataman, birikimlerini Posof için harcamak için geldigini yazisinda belirtmektedir.
Merak ediyorum, Ataman’in birikimi yalan, iftira, giybet ve fesat çikarmak midir? Yazdigi seylerin toplum üzerinde en küçük olumlu bir etkisi var midir?
Muhabirlikten hizini alamayan Ataman muharrirlige soyundu. Fakat bu is senin düsündügün gibi degil Ataman. Önce bilgi sahibi olacaksin sonra fikir. Sana önerim muhabirlikte basarili olamasin senin için en ideali renkli basinda ‘Magazin Muhabirligi’ yapmaktir.

**KİM KİM?

Rahmetli Müdami benim ve çevremin saygi duydugu minnetle yad ettigi önemli bir degerdir. Onun gölgesinde durarak saga, sola saldirman hiç kimse tarafindan kabul edilemez.
Asik Müdami’yi azda olsa anlamis olsaydin onun oglu oldugunu söylemeye utanir, hicap duyardin. Makalende Kars’ta ‘Yurttan Sesler Korosunda’ çalistigin ve koro sefiniz Şahin Karasahin’in ‘dur hayallerimi yiktin’ dedigini aktarmissin. Nur içinde yatsin Karasahin. Çok zeki ve iyi bir karakter okuyucusuymus. Sende bir cevherin olmadigini rahmetlik gençliginde anlamis…
Duydugum eger dogru ise, diyerek anlattigin düzmece, deli saçmalarina kimseyi inandiramasin. Yasanilan ögle bir olay günü Bedrettin Çakici Posof’un disindadir. Posof kaymakami kendisine kimin telefon açtigini çok iyi bilir. İs haninda bulunanlardan biriside Ataman senin bir yakinindir. Posof Emniyet Müdürlügü is haninda kimlerin oldugunu görmüs ve bir kaçini da müdürlügü kadar götürerek gerekli bilgileri almistir. Özel İdare İs Haninda kimlerin oldugunu Posof bilirken, sizin bilmemeniz mümkün degildir. Bedrettin Çakici’yi bu nahos olayin içerisine çekme fikri acaba senin miydi? Yoksa ismarlama bir haber olarak mi yaptin?

**BİRÇOK İHTİMAL VAR!

Ataman, sahsimla ilgili olmayan, konusulmayan tamamen iftiralarla dolu seviyesiz yazisini iki sekilde yazmis olabilir.
Birinci ihtimal; Ataman, bana karsi açik bir rekabet ve gizli kin içerisindedir. Suskunlugum onu çileden çikarmaktadir. Gördügünüz gibi sessizligimi bozan Ataman, amacina azda olsa ulasmistir.
Ataman’da arka plana itilmislik, dislanmislik ve belediye baskanligi aday adayliginda seçilememenin ezikligi var.
Benim de sabrimin siniri var.
İkinci İhtimal; birileri Atamani yönlendirerek bizleri tahrik etmeye ilçe sakinlerini bir birine düsürerek sosyal barisi bozmaya, birilerini de ters köseye yatirmaya çalisiyor olabilir.

**OLABİLİR Mİ?

Konu âsik edebiyatindan açilmisti ya; malum kiside âsiklarimiza öykünüyor ya. Merhum bir Asigimiz “Zengin Ermeni’nin yagli ketesi cahil Müslüman’i yoldan çikarir” demisti. Olabilir mi? İhtimaller alemi genis. Yorum siz degerli okurlarindir.

**ÖNERİ ..

Ataman’a çagrim sudur: “Söz vardir kese savasi, söz vardir kestire basi.”
Sitendeki kösene ve kamuoyuna “yazdiklarin külleyen senaryo ve yalandi. Ben Bedrettin Çakici’ya iftira attim, büyük bir hata yaptim” de, barisalim yoksa her iki cihanda iki elim yakanda olacaktir. Allah belani verecektir bilesin.
Bedrettin Çakici/AK Parti Posof İl Genel Meclis Üyesi
Haber ekleme saati: 12.13-27 mart 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Ardahanlilardan KAI’ye tepkiler devam ediyor ..

 Ardahan ile uzaktan yakindan ilgisi olmayan, ancak Ardahan’in ismini kullananan Kars-Ardahan-Igdir Vakfina bir tepki de AR-DER’den ..
Ardahanlilarin kinayip, isminden Ardahan ismini çikarmasini istedigi KAI’nin bugüne kadar oldugu gibi simdi de Ardahanlilarla alakasi olmayan seyler yaptigini belirten AR-DER KAI’nin Nevroz etkinligini kinadi.
Geçtigimiz gün yapilan ve bölge insanlarinin gelenek, görenek ve de kültürüyle alakasi olmayan bir nevroz etkinligi düzenleyen KAI Vakfi’na tepki gösterer AR-DER’in açiklamasi söyle;

**Baska Vakif mi Kuralim!..

Yillardan beri K.A.I Vakfinin derneklerimizle olan iliskilerinin bu denli beklenmez bir tutumla hayal kirikligina yol açmistir.
K.A.I Vakfinin kurulusu itibariyle, Kurucu baskan. Prof. Dr Sn. Esfender Korkmaz, Sn. İsmail Aytemiz, Sn. İskender Bozdemir ve Yildiz Laçinel hanimin dönemine kadar bölgemize çok önemli hizmetler vermis, binlerce ögrenci okutarak topluma kazandirmis onurlu kurumumuz biz hemseri dernekleri olarak hep gurur duymusuz.
Son bir yila yakin sürede Vakif sivil toplum kuruluslarimizdan uzak kaldigi malumunuzdur. Geçtigimiz günlerde K.A.I Vakfimizin yetkilileri bir davet göndererek, biz dernek ve basin mensuplariyla yaptigimiz görüsme neticesinde, sonradan tanidigimiz Cahit Koca bey isminde ki yetkili ve yönetici Yilmaz Ulubey Bey, son zamanlardaki bazi eksikliklerin oldugunu vurgulamamiza cevaben Cahit bey ve Yilmaz bey geçen geçti, denizden gelen dalgalarin ilkini saymaya baslayalim diyerek, Nevruz bayrami davetiyelerini paylasarak ayrildik. Etkinlik kapsaminda neler yapilabilirlik konusun da ise tereddüt edilecek her hangi bir seyin olmasi ihtimali düsünülmedi. Nevruz Bayrami günü maalesef hiçte öyle olmadi, tüm katilimcilar bir birlerine sorular sormaya basladi.
Ardahan ve Igdir’in yani sira büyük ilimiz Kars’ta bu talihsizlikten nasibini almis oldu.
Program tamamen Azerbaycan ve biraz da Artvin’e Şans tanidi ve cilvenoy Nanay Nay folklor ekibi oynadi.
Yillarin emektari ve yüzlerce ögrenci yetistirerek, folklor camiasina kazandiran Dernegimizin Baskan Yardimcimiz Zekeriya Dede tam takir, emre amade halde bekledi, oda olmadi..
Kimi sanatçilar ikiser defa sahne alirken, Özgün müzigin güçlü duayeni Burhan Yildirim tribünde saziyla saatler süren bekleyisten sonra üzgün ayrildi.
Bu insanlarin hiç biri karsilik beklemeden hemserilerin hizmetine kosmustur.

**Dernekleri Basamak Olarak Görmeyin Demistik ..

Dernekleri basamak olarak görmeyin diye hatirlatmistik.Vakiflarimizla K.A.I Derneklerimizle güçlü bir sivil toplum örgütü temennimizdir.
Temennimiz. Vakfimiz bundan sonra ki çalisma ve birliktelik noktasinda hassasiyetlerini yeniden gözden geçirerek, gelinen noktada örgütlülügümüze kimsenin gölge düsürmesine asla riza göstermeyecegimizi kanaat önderlerimizin bu olumsuz ve sorumsuzluga el atmalarini hatirlatir ve İkinci bir vakif kurulmasina gerek kalmadan, K.A.I Vakfiyla Derneklerimizle elele daha güçlü sivil toplum örgütü olarak örgütlenerek yöremiz hemserilerimize daha faydali hizmetler sunmanin projelerini hayata geçirmek olmalidir…

**Kars- Ardahan- Igdirli sanatçi kitligimi vardi?..

Nevruz Bayram sadece Azerbaycan Bayrami olarak lanse edildi.
Azerbaycan tabii ki halk olarak yabancimiz degil, fakat neden diger halklarimizin mozaigi birlikte degerlendirilmedi, bu da demektir ki, Türk, Kürt, Azeri, Yerli, Terekeme ve Alevi halklarini kardes olarak tanimiyorsunuz demek istemissiniz.
Bastirilan dergide derneklerinde birer cümle yazma haklari olsaydi, haha iyi olurdu diye düsünüyorum.

**K.A.I VAKFI A ve I Harflerini çikarmakmi istediler..

Vakif yetkilileri Çikartmis olduklari KARS ismiyle Dergide A.I çilarilmak mi istendi?

**BASIN DUYARSIZ VE TARAFLI KALDI ..
Gazeteci olarak yillardan beri tanidigimiz birçok hemserilerimiz bu talihsiz tutumlara neye karsilik kayitsiz kalmalarinin merak ve hayretle karsiliyorum. Gazetecilik mademki toplumun habercisi ve haklarini kamuoyuna duyuran eger meslek kimligini tasiyorlarsa, bu gibi olaylara seyirci kalmamalidirlar.
VAKIF DERNEKLER ELELE GÜÇLÜ K.A.I VAKFI
Saygilarimizla / Ahmet Demirbas BAŞKAN
Haber ekleme saati: 11.14-27 mart 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Posof kaymakami basbakan tarafindan basarisiz sayildi ..

 Basbakan Recep Tayyip Erdogan yeni kaymakamlar toplantisinda yaptigi konusmada, “Eger, Şemdinli, Çukurca, Digor, Posof, oldugu yerde sayiyorsa hiçbir gelisme, ilerleme kaydetmiyorsa eger Uzunköprü, Meriç, İpsala degisimden, dönüsümden kendisine düsen payi alamiyorsa suçlu kaymakamlardir!’ dedi.
‘Türkiye’de birçok yerde oldugu gibi Posf’un da geri kaldigini, göç verdigini bunun nedenlerinden birisinin de orada devlet adina bulunan kisi, kaymakamlardir. Bu nedenle basta Posof kaymakami olmak üzere her kaymakam görevinin geregini yapmalidir.’ diyen basbakanin içisleri bakanliginin sitesinde yayinlanan konusmasi söyle;

**T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIGI
Basin ve Halkla iliskiler Müsavirligi
BASIN AÇIKLAMASI
ANKARA-24.03.2010- 94.Dönem Kaymakamlik Kursu Mezuniyet ve kura çekimi töreni Ankara’da gerçeklestirildi.
Törende bir konusma yapan Basbakan Recep Tayyip Erdogan, “Türkiye’nin kalkinmasinin ilerlemesinin, özellikle de demokratiklesmesinin yerelde baslayacagini belirten Basbakan Recep Tayyip Erdogan, göreve yeni atanacak kaymakamlara söyle seslendi:
“Eger, Şemdinli, Çukurca, Digor, Posof, oldugu yerde sayiyorsa hiçbir gelisme, ilerleme kaydetmiyorsa eger Uzunköprü, Meriç, İpsala degisimden, dönüsümden kendisine düsen payi alamiyorsa bu kalkinma sürecimizin aksak bir sekilde ilerlemesine yol açar. Dolayisiyla Türkiye’nin her bir ilçesinin köylerine, mezralarina, mahallelerine kadar degisim ve dönüsümü hissetmesi gerekir. Bunu saglayacak olan degisimi Türkiye’nin en ücra köselerine tasiyacak olan sizlersiniz. Ben mazeretlere siginmayacaginiza, imkansizliklari bahane etmeyeceginize, imkanlarinizi kendiniz olusturup, yönettiginiz her bir ilçenin çehresini köklü sekilde degistireceginize yürekten inaniyorum.’
Göreve yeni atanacak kaymakamlardan, görev yapacaklari ilçenin ileri gelenleri ile samimi bir sekilde iletisim içerisinde olmalarini isteyen Basbakan Recep Tayyip Erdogan konusmasini söyle sürdürdü:
‘Kanaat önderleriyle samimi iletisim içinde olun, sivil toplum örgütleriyle saglikli iletisim kanallari tesis edin. En çok da ilçenin is adamlariyla esnafiyla o ilçeden Türkiye’ye dagilmis is adamlariyla iletisim ve irtibat kurun. Bu iliskilerde ölçüyü ve belli hassasiyetleri kaybetmeyecek bir titizlik içinde olun. Her konuda öncü olmaya, lider olmaya, çözüm üreten, hedefler koyan ve bu hedeflere ulasmak için samimi mücadele eden sizler olacaksiniz ve böyle olmaya lütfen özen gösterin.
Bu ülke ve bu aziz millet, bürokratik süreçlerin içinde islemlerin içinde kaybolup giden yöneticiler degil, sonuç odakli çalisan netice üreten, gerektiginde ayagina çizmeleri giyen, eline kazmayi küregi alip bizzat çalisan idareciler istiyor. Bunu basarmamiz lazim, ‘efendim ben masamin basindan bu isi götürürüm’ ben bir basbakan olarak böyle idareci istemem. Valimiz de kaymakamimiz da belediye baskanimiz da hepimiz, kazma kürek gerektiginde arazide olacagiz.
Öyle oldugumuz zaman o ilçenin, o ilin halkinin da sizinle beraber oldugunu göreceksiniz. Sizinle beraber yatip kalktigini göreceksiniz. Bunu bizzat yasayan bir insan olarak söylüyorum. Biz artik protokollerde arz-i endam eden idareciler degil, halkin arasina karismis, halktan biri haline gelmis ve halka yol gösteren idareciler istiyoruz. Görev süreniz doldugunda o ilçeden ayrilirken isminiz yadigar kalsin.
Arkanizdan ‘sorma be öyle bir kaymakam geldi ki onun döneminde ilçenin kaderi, manzarasi degisti, çitayi çok yüksege tasidi. Ondan sonra gelenler de onun izinden gittiler. Adeta onunla yaris halinde oldular’ denilsin. Her birinizin bunu basaracak yetenege sahip oldugunuzu biliyorum.’
‘Eger bizler kendisini yillarca ihmal edilmis, ötelenmis, dislanmis hisseden vatandaslarimizi kazanabilirsek, onlara sahip çikabilirsek, onlarin aidiyetini pekistirebilirsek Türkiye’nin kardesligini de pekistiririz. Bu noktada herkese vazife düsüyor’ dedi.
Türkiye’nin son derece önemli bir esikten geçtigini, on yillar boyunca birikmis ve kronik hale gelmis sorunlarini bugün cesaretle ele aldigini söyledi.
Türkiye’nin ön yargilari, yanlis anlamalari, husumetleri, bilgisizligi gündemine tasidigini ve bunlarin üzerine gittigini kaydeden Basbakan Recep Tayyip Erdogan söyle konustu:
‘Son dönemde ciddi bir sosyal restorasyon ve rehabilitasyon süreci yasiyoruz. Hükümetimizin baslatmis oldugu Milli Birlik ve Kardeslik Projesi bir devlet projesidir. Ve muhatabi da bizzat aziz milletimizin ta kendisidir. Bu proje belli bir etnik grubun, belli bir inanç grubunun, belli bir azinligin, belli meselelerin degil, Türkiye’nin aciliyet arz eden, önem arz eden tüm meselelerini yani sorun alanlarini çözüm yoluna koymayi en azindan minimize etmeyi amaçlamis bir projedir.
Göreviniz, ülkenin hangi ilçesinde olursa olsun, doguda ya da batida, kuzeyde ya da güneyde Milli Birlik ve Kardeslik Projesini en iyi sekilde anlatmanizi ve uygulamanizi sizlerden önemle rica ediyorum. Milli birligimizden ve milli kardesligimizden baska ne düsünülebilir? Bu ülkede bunu istemekten baska sorumluluk noktasinda olanlar neyi talep edebilirler? Bizim derdimiz ülkemizde birlik degil mi, kardeslik degil mi? Bunu hangi dille halledeceksek o dille halledecegiz. Bunu çözmeye mecburuz ve birbirimizi severken, birbirimize yaklasirken ne makam ne mevki ne para ne pul için degil, sadece yaratilani yaratandan ötürü sevmek için sevecegiz. Ve bunu basarmaya mecburuz. Çünkü sizler ayrimcilik yapamazsiniz. Sizin nezdinizde dolayisiyla devlet nezdinde Türkiye Cumhuriyeti vatandasligi kimligi altindaki her bir vatandas esit haklara sahiptir ve birinci sinif vatandastir.’
Vatandaslarin farkli etnik kökenlere sahip, farkli inanç gruplarina dahil olsalar da farkli ekonomik gelir grubunda bulunsalar da devletin gözünde Türkiye Cumhuriyeti’nin esit vatandaslari olduklarini vurgulayan Basbakan Recep Tayyip Erdogan, göreve atanan kaymakamlara ‘Onlarin Türkiye Cumhuriyetinin birinci sinif vatandasi oldugunu hissettirecek olan da yine bizzat sizler olacaksiniz. Onun için adaletten, hak ve hukuktan lütfen taviz vermeyin. Taviz verilmesine de lütfen müsamaha göstermeyin’ diye seslendi.
Güvenlik, özgürlük dengesini adil sekilde gözetmelerini, kisitlayici, engelleyici, daraltici degil, özgürlükleri genisletici, demokrasiyi yüceltici bir tavir sergilemelerini, demokrasiyi dahi ileri standartlara tasimanin gayreti içinde olmalarini isteyen Basbakan Recep Tayyip Erdogan, sözlerini söyle tamamladi:
‘Eger bizler kendisini yillarca ihmal edilmis, ötelenmis, dislanmis hisseden vatandaslarimizi kazanabilirsek, onlara sahip çikabilirsek, onlarin aidiyetini pekistirebilirsek Türkiye’nin kardesligini de pekistiririz. Bu noktada herkese vazife düsüyor. Bizzat Basbakan olarak benden, bakan arkadaslarimdan muhtarlarimiza kadar her kademedeki arkadasim bu noktada kilit rol oynuyor.
Ama yükün önemli bir kismi da sizlerin omuzunda. Kaymakamlarimizin omuzlarinda ben ilçelerinizi degistireceginize, bu yolla Türkiye’yi degistirebileceginize gönülden inaniyorum. Allah yar ve yardimciniz olsun.
Kaymakamlarin mesai mefhumu olmadan, 24 saat çalismalari gerektigini söyleyen, Basbakan Recep Tayip Erdogan, kaymakamlarin kendilerine ve ailelerine tabii ki vakit ayiracaklarini, ancak görevin, hizmetin, halki memnun etme gayretinin kisisel hayatlarindan bile önce geldigini her an hatirda tutmalarini istedi.
‘Benim kaymakam kardesim telefonu 24 saat açik olan insan demektir’ diyen Basbakan Recep Tayyip Erdogan, millete efendi olmaya degil, hizmet etmeye talip olduklarini ve halka hizmetin Hak’ka hizmet oldugunu bilenlerden olduklarini dile getirdi.
Türkiye’nin her bir ilçesinde, köyünde vatandasin devletin sahibinin bizzat kendisi oldugunu hissetmesi gerektigini vurgulayan Basbakan Recep Tayyip Erdogan, söyle devam etti:
‘Bunu saglamak zorundayiz. Bizler devlet ile milleti farkli konumlara yerlestiren, devlet ile millet arasina duvarlar ören, hendekler kazan bir anlayis içinde olamayiz. Tam tersine geçmiste bu yönde olusmus, algiyi degistirmek ve devlet, millet kaynasmasini azami derecede pekistirmek zorundayiz. Bunu basarmaya mecburuz, benim her bir vatandasim zor zamaninda devletin tüm imkanlariyla yaninda oldugunu bilecek bunu, hissedecektir. Vatandas, devleti vergi, asker alan, yasa uygulayan, baski ve otorite kuran bir mekanizma olarak degil, koruyan, kollayan, sefkat gösteren, egitimi, sagligi ulasimi için yatirim yapan bir mekanizma olarak görmelidir.’
Basbakan Recep Tayyip Erdogan, kaymakamlarin devletin merhametli sefkatli, adaletli, gülümseyen yüzü, sicak eli olacagini vurgulayarak, sunlari söyledi:
‘Ancak bu sekilde devlet millet kaynasmasini daha ileri noktalara tasiyabiliriz. Sizler oraya devletin asik suratini otoritesini göstermek üzere degil, sefkatini merhametini, kucaklayiciligini göstermek için gidiyorsunuz. Onun için diyorum ki; İhtiyaci olan vatandas gelip sizi bulmayacak. Ondan önce siz gidip onu bulacaksiniz, burasi çok önemli mezra ise mezra, köy ise köy siz gidip bulacaksiniz. Her gece sokaklara çikip kis günlerinde nerede baca tütmüyor, aksam saatlerinde kimin mutfaginin isigi yanmiyor, sabah saatlerinde okula giden hangi çocugun paltosu yok, ayakkabisi yok, bunu siz tespit edeceksiniz. Sosyal Dayanisma ve Yardimlasma Vakfi eliyle biz bu paralari size bunun için aktariyoruz.’Benim vatandasim gururludur yoksullugunu gizler, söylemez’ diyen Basbakan Recep Tayyip Erdogan, kaymakamlara asil gelmeyen vatandaslara ulasmalarini istedi.
Basbakan Recep Tayyip Erdogan, kimsenin bu yapacagi çalismalar için herhangi bir kompleks içinde girmemelerini de isteyerek, sunlari kaydetti
‘Zaten hepiniz bu topraklarin, Anadolu’nun, Trakya’nin çocuklarisiniz, ithal degilsiniz, yerlisiniz. Bunu sizler yapmayacak da kim yapacak. Onun için hep beraber el ele verecegiz. Dayanisma halinde olacagiz ve sagdan, soldan gelen elestirilere asla kulak asmayin. ‘Bu benim vazifem’ deyin. Halktan, sorunlardan, esnaftan, is adamlarindan çiftçiden, köylüden kopuk yönetici anlayisi artik çagin disinda kalmistir.’
Görev yerlerinizde hepinize sonsuz basarilar diliyorum. Allah utandirmasin diyorum, hepinizi sevgi ve saygiyla selamliyorum. Yolunuz, bahtiniz açik olsun derken tüm ebeveynlere, anne, babalara da ne mutlu ki ülkemizin kalkinmasinda, milletin hizmetinde olacak evlatlar yetistirdiniz ve bu makamlara gönderdiniz’ sizlere de bundan dolayi sükranlarimi arz ediyorum.”dedi.
Basbakan Recep Tayyip Erdogan, konusmanin ardindan, kursta ilk üçe giren kaymakamlara sertifikalarini verdi.
Haber ekleme saati: 08.52-27 Mart 2010
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com