60 Yıldır Bitmeyen Yol 6 Ay Sonra Kardan Açıldı!

60 yıldır yapımı bitmeyen ve Sahara dağına açılacak olan tünel gibi gündemde olmayan ve yılın 6 ayı kar nedeniyle ulaşıma kapanan Ardahan-Ardanuç yolu bu yıl erken açıldı.


Ardahan’ın Artvin‘in Ardanuç ilçesi ile ulaşımını sağlayan 60 kilometrelik yolun 37 kilometresi, coğrafi şartlar ve çetin kış koşulları dolayısıyla yılın 5-6 ayı ulaşıma kapanıyor. Yolun 6 ay boyunca kapalı olması nedeniyle vatandaşlar, Artvin ili ile ulaşımı Ardahan-Şavşat güzergahını kullanarak sağlıyor.


Her yıl Nisan ya da Mayıs aylarında açılabilen Ardahan-Ardanuç yolu, bu yıl Karayolları 183. Şube Şefliği ekiplerinin çalışması sonucu, 11 Mart’ta açıldı. Yolun açılabilmesi için 8 kişilik ekip 2 greyder, 2 rotatif ve 1 kepçe kullanıldı.


Ekiplerin 6 günlük mücadelesi sonucu ulaşıma açılan yol sürücüler tarafından kullanılmaya başlandı. 



SİZ OLMASANIZ DÜNYA DÖNMEYECEK Mİ?


 


Sıkça gündeme getirmeye, anlatmaya çalıştığım bir konuyu bugün bir kez daha gündemime taşımanın sıkıntısını yaşarken, bu konuya muhatap olanların utanmaması da bir başka dert.


Çünkü bu ülkede ‘Ben olmazsam olmaz’ diyenlerin bolluğunun da ve onlar sayesinde olmayan çok şeyin olduğunu en iyi bilenlerdenim.


Bu ‘Ben olmazsam olmaz’ diyenlerde her ne hikmetse hep oluyorlar.


Gerçi tüm tıpta ki gelişmelere karşın mikropların da hep var olduğu da diğer bir gerçek fakat bu yönde ki mücadelenin hep var oluşuda umut ve moral vermekte “ya neyse” diyerek bu yönde, yani ben olmazsam olmaz diyenlerin her zaman var olacağını ama bizim her zaman bir mücadelemizin olacağı gönlümüzü rahatlatıyor…


 Ben olmazsam ülke batar! Ben olmazsam bu parti olmaz! Ben olmazsam bu dernek kapanır! Diyenler yani mikroplar, her işe burnunu sokarlar, yanında ki taze hücreyi (yeni fikri) bitirmeye uğraşırlar ve genel olarak başarırlar. Bunu da maharetmiş gibi anlatır, ben olmazsam olmaz, ben olursam zaten asla olmaz, yaptırmam derler.


 


Evet soruyorum özellikle stk alanında, siyasette, hatta mesleğim gazetecilikte hep alanda görünüp, ama bir adım ileri gitmeyenlerin sayısını burada yazacak olursam bir çoğunun şu anda adı, sanı bir hatırlanmayacağı için kendilerine iyiliğim olacak diye yazmıyorum.


Ki aynı durum sizin, şu anda bu yazıyı okuyanların çevresinde de var olduğunu adım gibi bilen biri olarak bunun nedenininde düşünmüyor değilim..


Bunu nedeni, kendilerini var etme çabası mı yoksa kasıtlı olarak, ülkesinin, partisinin, memleketinin ve derneğinin başarısını istememesi mi, kıskanması mı bilmiyorum.


Ben olmasam olmaz derler ama gel var ol dediğimizde karşımıza sen olmazsam olur, o olmazsa olur herkes gitsin bir ben var olayım düşüncesiyle gelirler. Kendileri bir şeyi başarabileceklermiş gibi…


Bu insanlar hep var olmuşlardır ama hatırlanmazlar, tarihin tozlu raflarına hapsolurlar.


Bu mikroplar yeni fikre karşı, taze kana karşı, yeniliğe karşılar. Ne yapsan anlamazlar ve kendi isteklerinin olmasını isterler. Hücreyi yer bitirirler, kendilerini de bitirdiklerini bilmeden.


Ben olmazsam dünya dönmez diyenlere karşı dünya her zaman döner..


Çünkü onlar sadece bir mikroptur ve gün gelecek onların aşısıda bulunacaktır.


BİTMEYEN YOLDA ÇIKTI!


arşiv haber 30/03/2019 tarihli haber


Yerel Seçimler öncesi verdikleri vaatler gibi daha önce verdikleri vaatlerinin büyük bölümünü yerine getirmeyen siyasilerin 4 aya yakındır kendilerini kaptırdıkları seçimlerin gölgesinde kalan onca sorunun arasında olan bitmeyen yollar kazalara neden olmaya devam ediyor.

Ardahan  Çıldır arasında yapımı devam eden ancak Ardahan-Göle arasında yapılan yol gibi yıllardır bitirilemeyen yollardan olan bozuk Çıldır yolunda seyir eden bir araç bozuk yoldan çıkarak kullanılmaz duruma geldi



**Ben Oyumu Kime Vereceğim?!..


 


Yıllardır, ‘Ulusalcıları kaçırırız’ diyerek Kürt seçmeni öteleyen, dışlayan ama mevcut iktidarı yenmek ve de iktidar olamamanın yolunu geçte olsa anlayan, MHP’den ayrılma kadronun kurduğu İYİ Parti, Muhafazakar kesimi temsil eden Saadet Partisi ile ittifak içinde olduğunu açıkça ilan eden ama HDP ile gizli temaslar içinde olan ve bu durum suçmuş, ayıpmış gibi saklayan CHP bugün yerel seçimler için oy istediği ama İl Genel ve Belediye Meclisi Üyeliğin de de olsa oy vermediği HDP’ye güvendiği ve başta İstanbul’da olmak üzere şu an bulunduğum Ardahan’da seçimleri kazanma hesabı içinde olduğu bu seçimde Kürt olan ve solculuğundan taviz vermeyen benimde içinde bulunduğum Kürtlerden gerçekten Kürt oylarını alaca bilecek mi?


Bilmem ama bu yazıyı okuduğunuz anda bitmek üzere olan oy sayımlarının sonuçlarında hepimiz göreceğiz HDP ile alenen ittifak kurup ama bunu açıkça yüksek ses ile dilendirmeyen ve oy istediği HDP ile bir resim bile vermekten kaçınan CHP’yi ve diğer partilerin aldığı oyları..


Başkanlık seçimlerinde Muharrem İnce’ye oy veren ve oy verilmesi için yorumlarında ve haberlerinde açıkça çağrı yapan benim 31 Mart Mahalli Yerel Seçimlerin de kime oy vereceğimi merak edenler şunu bilsin ki;


Ben İl Genel Meclisi seçiminde oyumu ceza evinde tutulan Selahattin Demirtaş’ın ve onun gibi tutuklu bulunan ve dışarıda bir çok baskı altında olan siyasilerin temsil ettiği ama Ardahan İl Örgütü Başkanının adeta dükkan kapatıp, HDP İl, İlçe örgütlerinden ve tabandan habersiz CHP Adayı ile gizli anlaşmalar ile belediye başkanlığında aday çıkarmadığı için tepkili olsam da partime oy vereceğim.


Belediye Meclisi oyumu da her zaman oyumu verdiğim ve birileri ötelesede, terörist ilan etseler de 7 ila 13 milyon bir oya sahip olan, TBMM’sinde bizleri temsil eden ve bu ülkenin gerçeği olan partime oy vereceğim.


Muhtarlık seçiminde ise komşum olan adaylardan aklımda olan birini tercih edeceğim.


Belediye Başkanlığında ise demokratik hakkımı ve aklımı kullanarak Ardahan başta olmak üzere yatırım projelerinin devam ettiği ve beklenen yatırımların gerçekleşmesini bekleyen ülke de ki iktidarın adayına borç olarak oyumu vereceğim.


Ve ‘İktidar biziz’ diyenlere borç olarak verdiğim oyumun karşılığı da, ‘4.5 yıl ben bu ülkenin başındayım, paranın ve yatırımların sorumlusuyum’ diyen Başkan Erdoğan ve ekibinden yeni hizmetler bekleyeceğim, isteyeceğim, yapılanı alkışlayıp, yapılmayanı takip ederek, 34 yıla yaklaşan gazeteciliğim de yaptığım gibi dünkü iktidarlara olduğu gibi 17 yıldır iktidar da olanları eleştirilerime devam edeceğim.


En önemlisi bugün dışladığı HDP ile birlikte yeni bir barış sürecine benzeyen süreci başlatmasını, genel affı düşünmesini, genel af olmazsa da demokrasiye aykırı, insanları kamplaştıran, dün birlikte olduğu ve oylarını aldığı insanları bugün terörist olarak ilan eden davranışlarından vazgeçmesini, en azında siyasi bir affı çıkarmasını , tutuklu bulunan gazetecilerin serbest kalmasını istemeye devam edeceğim.


Başta Ardahan’a yönelik olarak olmak üzere ülke adına verdiği yatırım sözlerini yerine getirmesini ve düşünülen projeleri hayata geçirmesini takip, edip bu yönde yeni bir başkanlık ve milletvekili seçimlerine kadar baskı yapacağım.


Kısacası bu seçimlerin genel seçimler olmadığını, iktidarın İl Genel Meclisi oyları ile uyarılması ve kendine gelmesinin işareti verileceğine inanan bir seçmenler olarak yerel de iktidarın desteğine ihtiyacı olan yoksul illerin başında gelen Ardahan gibi kentlerde hizmetlerin devamı için biz Kürt, Türk seçmenler ve tüm diğer seçmenlerin benim gibi düşündüğüne ve bu yönde karar vereceklerine inanmaktayım.


Ha unutmadan batıda ki Ardahanlı Adayların partilerine bakmadan hemşehri diye oy verdiğimiz gibi bir durum da olduğumu herkes bilse, anlasa benim neden bu kararı verdiğim daha iyi anlaşılır..


Çünkü yoksul Ardahan ve Ulgar Tüneli gibi projelerin tamamlanmasını, devam eden, yapılması planlanan ve vaat edilen yatırımları bekleyen hizmete oy vermem ile batıda çeşitli partiler de aday olan hemşehriye oy vermek aynı durumdur derim.