Son olarak, ‘Şehidin Adına Böylemi Saygı Gösteriliyor?’ başlığı ile kent girişinde bulunan olumsuz bir durumu gündeme taşıyan gazetemizin haberi üzerine harekete geçen ilgililer aylardır yol kenarına atılmış olan levhayı gerekli yerine taşıyarak hatalarını giderdiler.
Öte yandan üstte görülen toplu fotoğrafın çekildiği Ardahan Polis Karakolunun önünde ki manzaranın oluşmasına neden olan isimi 2008 yılında bizim gündeme taşıdığımız bir konu.
Ve yine bizler tarafından 2008 yılında, ‘Kaymakam bey bu ne rezalet? Şehit polisn mezarına çoban çubuğu ile bayrak astılar!’ başlığı ile gündeme getirlen bir haberimize konu olan Şehit Polisin adı Ardahan merkezde bulunan polis karakoluna verildi. 2008 yılında yaptığımız haberimiz ardından şehit polisin önce hemen mezarlığı onarılmış, düzgün bir direkle bayrak asılmıştı.
Ve İşte yeni haberimiz ve sonucu fotoğraflarda görüldüğü gibi..

ŞEHİDİN ADINA BÖYLEMİ SAYGI
GÖSTERİLİYOR?!..
arşiv haber 18/04/2020 TARİHLİ HABER YORUM
Genel Kurmay kayıtlarına bakıldığında 99 şehidi bulunan Ardahanlı b,r şehidin adının verildiği okulu gösteren levhanın adeta çöpe atıldığı görülmekte. Ardahan İl Emniyet, İl Sağlık Müdürlüğü üzerinde bulunduğu Ardahan-Göle yolu üzerinde bulunan trafik ışıklarının dibine atılan Şehit İbrahim Erdoğan’ın adını taşıyan ve Ardahan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin gösteren şehidin adını taşıyan levhanın ezilip, kenara atıldığı görülmekte.
**Yazdık yol üzerinde ki traktörler kenara çekildi..
Şehit İbrahim Erdoğan’ın adını taşıyan ve Ardahan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin gösteren levhanın adeta çöpe atıldığı görünen aynı alanda bulunan ve gazetemiz tarafından görüntüleyip, haber yaptığı eski, kullanılmayan traktörlerde haberimiz ardından yol başından alınıp, kenara çekildikleri de görüldü.
Şehit’e ne kadar saygılı olduğumuzu da sorduran bu durum aylardır görünmemeside diğer dikkat çekici bir durum olarak görülmektedir.
İşte o levhanın bulunduğu ve haberimiz ardından kenara çekilen traktörlerle ilgili haberimiz aşağıda;

Toplumun ve Tarımın Şaftı değil,
Tekerleği Çıkmış Durumda!
arşiv haber 08/04/2020 tarihli haber/yorum
Tüm dünyanın olduğu gibi ülkemiz ve Ardahan’ın gündemini meşgul etmeye devam eden Corona Virüsü vakasının daha nereye kadar toplumu etkileyeceğinin tartışıldığı şu günlerde tarım ve hayvancılıkla geçinen Ardahanlılar da şaşırmış halde sonucu bekler durumda. Tarlaların Herg edilmesin,n vaktinin yaklaştığı, hayvan pazarlarının kapatıldığı, bir çok esnafın kepenk açmadığı, insanların evden çıkmadığı şu günlerde tekerleği çıkmış bu traktörden beter bir halde gelmiş durumdayız.
.jpg)
Virüs Korkusu, Komedisi, Koması..
Gerilmemek, yaşadığınız sıkıntıları daha fazla düşünüp, kafayı sıyırmamak ve en önemlisi gece yarılarına kadar kimin nerede ne iş yaptığını düşünmemek ve ne halt ettiğini takmamak için gripal bir durum olan bu rahatsızlığa yakalanmamak ve yakalanıldığı takdirde vücudun dinlenmesi için en iyi ilacın uyku olduğunu diyen bilim, tıp ve din adamlarını dinleyerek erken uyuyup, her sabah dağıtılan rızkımı almak için sabahları *erken uyanıp bu günlerde pompalanan virüs korkusunun komediye dönüp, bir çoğumuzun komaya soktuğu bir gerçek..
Bunu anlamak için gece yarılarına, hatta sabahlara kadar sanal ortam ve medya aracılığıyla yayılan ve bizleri psikolojik olarak etkisi altına alarak, korkutan virüs vakasından etkilenmemek için erken uyuyup, erken kalktığınızda açtığınız tv kanallarındaki ‘Virüs Şov’ türü haberleri izlemek yeter, artar bile..

‘-Efendim size sayın Cumhurbaşkanımızın gönderdiği maskeyi getirdik, virüsten korunmak için ağaç kabuğuna girdi, evini kamyona taşıdı, belediye başkanının diktiği maskeleri ve yolladığı kolonyayı size dronla getirdik..’ türü saçma haberleri izlerken birilerinin eve kapatarak bizimle dalga geçip, Kanal aTV’den beter bir yöntemle yıkadığı beynimizi esir alıp, korkudan öldürmeye bir hayli niyetli olduğunu anlamak için biraz k beyniniz kalmışsa yapacağınız sabah jimnastiği ile iyi anlarsınız..
Dönen dünyanızı durdurma denemesi yapanların dün yokmuş da, bugün ortaya çıkmışcasına 24 saat boyunca bizlere hatırlattıkları ölüm korkusu ile insanları içeri tıkıp, adeta bir merkezden hazırlanan haberlerle tüm toplumu esir almayı başardıkları şu günlerde onca sorun ve bu sorunların çözümü de ötelenmiş, ertelenmiş gibi birikerek, hatta Ağrı dağını, Everesti geçerek bizleri beklediğini de kimse anlamaz, algılamaz bir halde..
Evet zorunlu kamusal reklamlarda sigarayı bırakmamızı isteyen ve ‘Biliyor musunuz bugün sigaradan 300 bin insan öldü’ diyenlerin sattırdıkları sigaraya yasağı niye getiremediklerini bilmediğim ama bir ay içinde 82 milyonluk ülkede, virüsten 700 insanın ölümünü, 7 milyarlık dünyada çoğu yaşlı, hayatını tamamlamış olan 100 bin, bilemediniz 399 bin insanın aramızdan ayrılışını kıyametmiş gibi lanse edenlerin bizleri eve kapatıp, sanal ortam ve medya aracılığı ile esir aldığı şu günlerde yapılan haberleri dinleyip, analiz ettiğinizde karşımıza çıkan tek şey birilerinin virüs korkusu aşıladığı, bizlerle komedi oyunu oynayıp, komaya sokmaya çalıştığını anlamanız için en iyisi benim gibi erken uyuyun, erken kalkın ve onları dinlemeyin işinize gününüze ve aşınıza bakın desem de boş..
‘Çünkü sakalım da var (!)’ ata sözünün bile dinlenmediği şu an bu yazıyı okuyan sen ve bir çoğunun bana deli diyeceğinden çekinsem de 51 yıldır yaptığım gibi takmadığım ve takıldığım her engeli öz güvenimle aştığım için bunu da aşacağımı biliyorum.
‘Siz bana ne derseniz deyin, ben hala aynı yerdeyim’ diyor, en başta olduğu gibi bugün de bu komediye gülüyor, komaya girmiyor, korkmuyor ve gidebildiğim kadar yol alacağım diyorummmm..
Gerisi sizde..
Siz de en iyisi dün olduğu gibi bugün de bana inanmayın kapatın kapıları, pencereleri içeri virüs girebilir..
.jpg)
İl Tarım Yaralı Baykuş’un
İmdadına Yetişmedi!..
arşiv haber 28/08/2019 tarihli haberler/Yorum
Ardahan Merkeze bağlı Açıkyazı (Alabala) köyünde patates tarlasında yaralı olarak bulunan Baykuş tedavi bekliyor.
Alınan bilgilere göre kent merkezine 10 km. uzaklıkta bulunan ve Tacir Polat’a ait patates tarlasında yaralı olarak bulunan yaralı Baykuş’un tedavi için İl Tarım Müdürülüğü arandı.
Ancak yapılan çağrıya karşın İl Tarım Müdürlüğünün elamanlarının ‘İlacımız yok, zaten uzak, gelemeyiz’ diyerek Baykuş’un imdadına gitmedikleri ileri sürüldü.
Konu hakkında gazetemize açıklamalarda bulunan Tacir Polat sabah geldiği tarlasında yaralı olarak bulduğu Baykuş için İl Tarım Müdürlüğünü aradığını ancak telefonlarına çıkan tarım Müdürlüğü görevlisinin ‘İlacımız yok, zaten uzak, gelemeyiz’ dediklerini belirtti.
**TARIM MÜDÜRÜ DEĞİL, KAYMAKAM HAYVAN HASTALIKLARINI ANLATACAK..
*24/03/2016 Tarihli Haber
İlçe Tarım Müdürlüğünün olmadığı toplantıda bir konuşma yapan Ardahan’ın Gürcistan ilçesi kaymakamı Alibeyoğlu bölgede hayvancılığın çok önemli olduğunu bu neden ile köy köy dolaşıp, hayvan hastalıkları ile ilgili köylülere bilgi vereceğini açıkladı.
Ardahan’ın Posof İlçesi Kaymakamı Ufuk Özen Alibeyoğlu, Garnizon Komutanı Serkan Aktay, Emniyet Müdürü Cevdet Altun, Özel İdare Müdürü Ayhan Bildir’in katılımı ile muhtarlarla bir araya geldi.
Halk Eğitim konferans salonunda düzenlenen toplantıda Sayın Kaymakamı Ufuk Özen Alibeyoğlu, “Bölgemizde hayvancılık yaygın bir geçim kaynağıdır. Muhtarlar aracılığı ile hayvan hastalıkları konusunda hayvan sahiplerine ulaşıp onları da bilinçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi. Daha sonra tek tek muhtarların sorunları dinleyen Kaymakam Alibeyoğlu, vatandaşların daha sağlıklı ve esenlik içerisinde yaşaması için yapılması gereken hususlar hatırlatıldı.

.jpg)
**Üniversitelileri karşılamaya hazır mıyız?
Kızım Şeyma’nın mesleğimizi seçip, Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin İletişim Fakültesinin Gazetecilik Bölümünü kazandığı şu günlerde bizim gibi bir çok ailenin çocuklarını Üniversiteye yerleştirme heyecanı taşıdığı şu günlerde Ardahan’ın yeni ve bir önceki dönemler de ARÜ’de okuyan öğrencilere hazırlar mı?
Bilmem ama başta öğrenci yurdu sorunu olmak üzere bir çok sorunu hala aşamayan ama Kafkasya’lara aday olduğu söylenen rektörsüz Ardahan Üniversitesi ve Ardahanlıların geçen yıllarda olduğu gibi bu yılda sanki 2016-2017 Eğitim/Öğretim sezonuna hazırlıksız yakalanacak gibi..
Çünkü okulların başlamasına kısa bir süre kaldığı şu günlerde gerek, hala Rektörsüz olan üniversite, Müdürsüz olan Ardahan İl Milli Eğitim’den yaklaşan eğitim/öğretim dönemine yönelik hiç bir ses seda çıkmıyor..
Evet bizim Şeyman’nın kayıt işlemleri heyecanı içinde Sivas’a gitme hesapları yaptığı bu günlerde, onlarca ailenin Ardahan’a gelmeye hazırlanırken Ardahan Üniversitesi, Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve diğer kurumlar kente gelecek olan öğrencilere, öğretmenlere ne kadar hazır..
Ardahan’ın yeni valisi başta olmak üzere yerelde ki tüm yetkili ve ilgilileri şu günlerde yapacakları toplantılar ile eksiklikleri gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatırken üniversite kazanan tüm adaylara da başarılar diliyorum..
**Adayım demekle olunuyor mu?
Dün cep telefonuma gelen mesajda yaklaşan yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nden Ardahan Belediye Başkan Aday Adayı olduğunu ve bu yönde parti binasonda bir basın toplantısı yapacağını belirten Mühendis Serhat Aslangörür biz gazetecileri CHP İl’e davet ediyordu.
Evet seçim yaklaşıyor ve Aslangörür gibi bir çok insanın gönlünde yatan, ‘Bende adayım’ Aslan’ı kükremeye başlamıştı..
‘Hayırlı olsun’ demekten başka ne yapabi liriz ki diye düşünürken, ‘Ardahan’ı idare etmeye aday olan Aslangörür’ün bu gazetenin basıldığı İnönü caddesinde ki matbaaya, yada ‘Askeri kışla boşansın, kışla Güzel Sanatlar Fakültesi olsun’ diye imza kampanyası düzenleyen, ama lider olamadığı için bir sonuç alınamayan Atatürk caddesin de ki bakkala kaç kez uğramış acaba?’ diye kendi kendime sormadım değil..
Evet sayın Aslangörür, sayın gönlünde ‘Bende adayım’ Aslanı yatan beyler, son 4 yıldır bir çivinin çakılmasına izin verilmeyen, belediyece de çivi çakılmayan ‘Yenimahalenin, Kaptanpaşa olan sınırı nereden ayrılıyor?’ acaba biliyormusunuz?
Belkide mahalle olur olmaz Yatılı İmam Hatip Öğrenci yurdu yaptırılan, belediyenin çöp arabasının yolunu bilmediği Sapkara gibi Karagöl mahallesinin 2 mahalleye bölündüğünü, Yenimahalle gibi kanali zasyonsuz Halilefendi Kayabaşı’na neden halen Kentsel Dönüşüm uygulanmadığını da soruyor ve biliyorsunuzdur demi?!.
Bilmiyorum ama benim tek bildiğim Serhat Aslangörü’ün benmim matbaamını yeri gibi bu kentte kaç yerel gazetenin çıktığını da bildiğini sanmıyorum..
Ki bu yerel basının sağından, solundan, köşesinden dile getirdiği onca sorunuda bildiğini tahmin etmiyorum..
Yada biliyor da, ama ‘işlerim yolunda, başkanla, iktidarla aramı bozmayayım’ diyenler gibi oda susmayı tercih etmiş, benim gibi başına işler açmamıştır..
Ve aday olup, ‘bu görüp, seçimlere kadar dillendirmediğiz sorunları bizaat ben ve partim çözer’ der, halktan oy isterim demiştir..
Evet hayırlı olsun dediğimiz Serhat Aslangörür’e başarılar diler, kendisiyle birlikte yarışacaklarada artık ortaya çıkın ortaya derim..
***Her şeyi Feto’ya Bağlamak..
En son daha kimlerin yaptığı belli olmayan Diyarbakır, Van, Şırnak, Elazığ’da ki patlatılan bombalar ile eylemleri yeniden tartışılmaya başlanan PKK’nın nasıl olup, durdurulacağını ve bunun yolunun neler olduğu konusunda ki fikir ve önerilerin tartışmaya bile cesaret edilemediği bir süreci yaşamaktayız..
Hükümetin ‘PKK’yı durduracak’ diye Hakkari ve Şırnak’ı İl rütbesini söküp, İlçe yapma gibi saçma, sapan yöntemlere başvurduğunu da izlediğimz şu günlerde asıl diğer bir konunun da PKK’nın eleştirelemez olduğuna kendilerini inandırıp, yaşananlara at gözlüğü ile bakan aydın, taraf ve kamuoyu olduğunu da belirtmekte fayda var..
‘PKK Ne yapsın, kardeşim’ diyerek bir taraftan barış isteyip, diğer taraftan da çatışmaları durduracak olan adımlara destek vermeyenlerin bu bakış ve anlayışını da hükümetin, ‘10 Bin Tim daha alacağız’ diyerek yaşananlara barışla değil, daha çok adam öldürecek yeni silahlı güçlerle bakmasından farklı değil..
Ve birde 15 Temmuz’dan bu yana artık gına getiren FETO kelimesine sığınıp, her yaşananı ona ve cemaatine bağlanmasıdır..
PKK ile Feto’nun yıllarca çatıştığını ve Doğu ve Güneydoğu’ya yerleşmeye çalışan Feto’un dershanelerinin PKK’ tarafından yakılıp, yıkıldığını sanki aynı hükümet aynı basın ve medya demedi gibi davranılan şu günlerde her yeni çatışmayı getirip, FETO Terör Örgütü denenlere bağlamakla ülke içinde yaşanan çatışma, kan ve göz yaşını durduracaklarını sananların asıl sorunun Kürt sorunu olduğunu saklamak istediği de diğer bir gerçektir..
Çünkü barışın, kardeşliğin Başkan Erdoğan’ın da ondan öncekilerinin de iktidarlarını devam etmek için zaman zaman kabul edip, zaman zamanda geri adım attıkları Kürt Sorunundan geçtiği de saklanmak istenen diğer bir gerçektir..
Bu nedenle bizlerin yıllarca dikkat çektiğimiz cemaatlerin ülke içinde ülke kurmaya çalışmasının ürünü olan 15 Temmuz’dan sonra FETO-PKK-YPG diyerek, İş-İT’i unutarak, unutturmak isteyerek kapatılamayacağını ve bunların hepsinin bir birinden ayrı konular olduğunu burada belirtmekte fayda var.
Çünkü bunları ‘Sorunun diğer bir çözümü de kısmı değil, Genel Af’tır’ diyen ben değil, Başkan Erdoğan’ın seçtiği yeni Askeri Danışmanı olan diyor..
Aynen şöyle diyor; ‘Bu sorunu, ‘Kürtlere Özerklik ve Federal Yapı’ çözer..’