*Gazetecinin Amcası Vefat Etti..
*28/11/2016 Tarihli Haberler
TİK ailesinin acı günü..
Ardahanlı Gazeteci Dostumuz Hasan TİK amcasını ebediyete uğurladı.
Sultangazi de faaliyet gösteren Ardahan’ın sesi www.tempo75.com un sahibi Hasan TİK in amcası Osman TİK Hakka Yürüdü.
Alınan bilgilere göre 1 yıldır çeşitli hastalıklar sebebiyle yatarak tedavi gören Osman TİK geçtiğimiz gün sabah saat 11 civarında hastalığa yenik düşerek hayata göz yumdu.
TİK ailesi ölüm haberiyle yıkılırken, hayata göz yuman Hasan TİK’i sevenleri İstanbul/Sultangazi Habipler mahallesindeki evine akın etti.
Cenaze namazı Habipler merkez camiide kılınan Osman TİK’in cenaze namazına Saadet Partisi Mahalle Başkanı Sultangazi ilçe Başkanı Hüseyin Aydoğan ve yardımcıları da katıldılar.
Namazın ardından mefta habipler mahalle mezarlığında defnedildi . Taziyeler mahalle derneğinde kabul ediliyor. Başsağlığı için Hasan TİK: 05356372348
GAZETECİ GÜRBÜZ KÜPELİ BABASI VEFAT ETTİ..
*22/06/2016 Tarihli Haber
Ardahanlı Gazeteci, KARATAY adlı gazetenin Sahibi Gürbüz Küpeli babasını kayıp etti.
Alınan bilgilere göre uzun süredir hasta olan ve Bursa’da tedavi gören Cemal Küpeli (85) yaşama veda etti.
İkindi namazında Bursa M. Kemal Paşa Mahallesinde Fatih Camisinde kılınacak cenaze namazı ardından toprağa verileceği öğrenilen Cemal Küpeli Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Okçu köyünde doğmuş ve birçok hemşerimiz gibi batı kentlerinden olan Bursa’ya göç etmişti.
Başsağlığı için; 05322766673 Gürbüz Küpeli aranabilir.
**DUYGUSAL OLMAYACAĞIM, DİRENECEĞİZ..
Ülkenin gerçek gündeminin havuz medya tarafından MHP’nin artık komediye dönen kongresine, onca ölüme, gözyaşına duyarsız ve sanki hipnotize edilmiş toplumca reytingler kırdırılan Survivor gibi saçma sapan tv programlarına çevrildiği ülkemde yalandan kardeş denen bir toplumun fertleri saçma sapan suçlamalar ile tek tek toplanıp, içeri atılmaya devam ediliyor.
Ajan takımının sızdırıldığı bir partinin yine bu ajanların yardımıyla çökertildiği bir sürecin adeta yeniden yaşandığı bugünlerde bir Kürt olarak duygusal davranıp, yaşananlara kızmayacağım, hatta şimdi ki gibi dişlerim gıcırtarakta olsa gülümseyip, daha çok direnilmesi gereken bir zaman diyeceğim..
Evet, CHP’yi kendisine benzeten, MHP’yi tar mur ettiren, hatta benim gibilerine MHP’yi bile arattıran bir anlayışın önünde ki tek engelin HDP’nin olduğunu anlayıp, bu partiye sızdırdıkları ajanları ile DEP ve diğerleri gibi HDP’yi de bitirme planlarını adım, adım hayata geçirenler daha önce bir çok kez izlediğimiz ve bayatlaşan oyunları yeniden vizyona koysa da her filimin bir sonu olduğunu Menderes, Demirel, Özal ve Çillerlerin reyting yaptığı dönemlere bakarak anladıklarında trenin Kars-Tiflis-Bakü Demir yolundan çoktan gelip, geçtiğini anlayacaklar..
Ha unutmadan bugün iktidarım diyenler sanmasın ki bunları kendilerinin yaptığını..
Çünkü iktidarı elinde tuttuğunu sananlar, ömür uzatma hayali ile ellerinde olduklarını sandıkları iktidar iplerini her gün ve yeniden ulusalcılara, 90 yıllık rejimde nemalanan ve kendilerinden başka bir düşünceye izin vermeyenlere kaptırdıklarını ve bugün HDP, yarın sıranın kendisine geleceğini anlamıyorlar..
Anlasalar daha dün ‘barış masası’ adı verilen masayı yıkmaz, ‘süreç buzdolabında demez’, diz çöktüklerine paralel demez, demokrasinin düşmanı olan birilerinin korkutmasıyla herkesi kendisine düşman ilan etmezdiler..
Ama dediğim gibi toplumları ayrıştırarak, seçilenlere dokunarak, onlara oy vermeyenleri ajanlarının yardımı ile tutuklatanlar ve rejimi değiştireceklerini sananların son bir kaç yıldır attıkları geri adımla aslında kendilerinin değişmeye, eskilere benzemeye başladığını anladıklarında kendilerine de nefes veren demokrasi deliğinin kapandığını ve onlarında nefesiz kaldığını anlayacaklar..
Ve direnenlerin, diz çökmeyenlerin yine bizlerin olduğunu ve bu ülkenin güzel geleceği için gerçekleri yazmaya, söylemeye devam ettiğimizi duyup, görüp, konuşacaklar..
Tabi bugün ki gibi sağır, kör ve dilsiz kalmamışlarsa..
**Bir Diktatör Düşünün..
Adı: Fidel Alejandro Castro Ruz, Kübalı Marksist-Leninist devrimci ve Küba Devrimi’nin önderi. Yaşamı boyunca ve ölümünden sonra çeşitli lider ve muhalif kesimlerce diktatör olarak da nitelendirilmiştir.
Buna neden ise iktidara geldikten sonra iktidarı bırakmaması ve başkalarına seçme ve de seçilme hakkı vermemesi..
Bir ülkeyi yıllarca tek başına idare eden Castro’nun diktatör mü, yoksa halkın adamımı olduğunu tartışmak için öncelikle diğer dikta yönetimlerinin başındakilerine bakmakta fayda var..
Çünkü birine diktatör demek için Catro’yu örnek verirsek yanılırız..
Ancak Libya lideri Kaddafi’ye de diktatör diyen bizler Kadafi’nin devrilene kadar ülkesinde ki doğal kaynakları önce kendi vatandaşlarının hizmetine sunmuş, onca kabilenin yaşadığı Libaya’yı tim emperyalist güçlere karşı ayakta tutup, Lİbya’yı huzurlu bir ülke yapmıştı..
Ama kendisine karşı olanları da bugünkülerin yaptığı gibi susturmayı başarmış, öldürtmüş, yok etmişti..
Peki, yerine kardeşini koyup, giden Castro’da öyle değil miydi?
Bilmem ama benim kafam karışık,..
Peki, sizce kim diktatör?
Yoksa önce insan hakları diyen Avrupa’da ki liderler mi?
Yada koltuğu yakalayıp, bırakmak istemeyen bizdekiler mi?