Alınan son bilgilere göre Ardahan İl Emniyet Müdürlüğünde görevli bazı polislerinde gözaltına alındığı öğrenilirken, Ardahan Tugay Komutanının da aralarında bulunduğu gözaltına alınanların İl Emniyet Müdürlüğünde ki soruşturmalarının devam ettiği öğrenildi.
Biri Tugay Komutanı olmak üzere biri yeni işe başlayan 4 günlük uzman çavuş olan toplam 19 askerin, 6 Polisin ve 7 Hâkim ile bir Savcının gözaltına alındığı Ardahan’da gözaltındakilerin ifadelerinin alınmaya devam ettiği ve yarın Ardahan Adliyesine sevk edilecekleri öğrenildi.
Askerlerin tatbikat var denilerek evlerinden çağrıldıkları, caddeye çıkmalarının emir edildiği ancak daha sonra kısa sürede birliklerine çekil emri
Ardahanlı nöbetçi Avukatların savunmalarına girdiği öğrenilen asker, polis, hâkim ve savcıların durumlarının iyi olduğu, ailelerinin Ardahan’a gelerek gözaltında ki yakınlarının ihtiyaçlarına yardımcı oldukları alınan diğer haberler arasında oldu.
**KENTTE DARBE HAVASI YOK, HERKES İŞİNDE..
Darbe girişiminin gecesi olağanüstü bir durumun yaşandığı Ardahan’da hayat normale döndü.
Hafta başı olması dolaysıyla olağanüstü bir kalabalığı yaşandığı gözlenen kent merkezinde herkesin darbe olmamış gibi iş, gücüne baktığı görülen Ardahan’da belediye başta olmak üzere kamu kurumlarının da normale döndüğü dikkat çekti.
**ARÜ’nün Seçimi Ertelenmeli..
15 Temmuz da yaşanan darbe kalkışması ardından binlerce kişinin gözaltına, açığa alınıp, tutuklandığı şu günlerde yaşananların gölgesinde kalan önemli bir konuya buradan dikkat çekmek isterim..
Başta darbeyi duyup, saatlerce çatıştıklarını belirten Hakan Fidan’ın Ardahan’da ki ekibi olmak üzere vali bey ve diğer ilgililerin bu yazıyı not edeceğine inanarak 26 Temmuz’da yapılacak olan Ardahan Üniversitesi Rektörlük seçimi ve diğer üniversitelerde ki adayların ve de seçimlerin de gözaltına alınmasını, hatta ertlenmesini öneririm..
Çünkü Ardahanlının yakından tanıdığı isimlerin bir zamanlar kimlerle çalıştığını Gebze’ye, Erzincan’a ve diğer illere sormak gerekir..
Oralara sormadan önce daha adayken bunların Ardahan’da kimlerle sıkı fıkı içinde olduğunu da araştırmak gerekir..
Kısacası şimdiden örgütlendikleri, rektörlüğü alır almaz listelerinde ki isimleri nasıl ARÜ’nün dışına atacaklarını ileri sürülenlerin yalandan AKP’li kesilip, verdikleri kahvaltılarla kendilerini sakladıklarını da görmek, anlamak, araştırmak gerekir diye düşünüyorum..
**CADI AVI DURDURULMALI, AF İLAN EDİLMELİ!..
İnsan Haklarının teminat altına alınması gerektiği yönünde tartışmaların sürdüğü ülke de yaşandığı ileri sürülen darbenin, darbe mi yoksa 7 Haziran’dan bu yana çok istenen o Başkanlığın önünde ki bir temizlik operasyonumu olduğu da yüksek sesle tartışılmaya başlandı.
3 Gün içinde 6 binden fazla asker, polis, hâkim, savcı ve sivilin ya gözaltına ya da görevlerinde men edildiğini görürken bu durumunda darbeden farklı olmadığını da anlamak gerekir.
Buna örmek olarak AK Parti Genel Başkanından, İl Başkanının kardeşine kadar uzanan gözaltı, açığa alınma, tutuklanma operasyonları gösterilebilir..
12 Eylül Cuntasının zulmünü çeken bir ailenin ferdi olarak bu yapılanları tasvip etmediğimi ve red ettiğimi buradan hemen belirtirken başlatılan cadı avının bir an önce son bulmasını ve daha çok insan hakları ve demokrasi denilmesini arzuluyor, bir adım daha ileri gidip, Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya çıkıp, ‘Ben bana yapılanları affetmesem de bu ülkenin birlik, berberliği için operasyonları durduruyor, gözaltı, açığa alınma ve tutuklanmaları kaldırıyor, herkesi sağduyuya çağırıyor, gelin yeniden el ele verelim’ demesini bekliyorum..
Evet, şaka etmiyorum, Erdoğan’ın, ‘Hatalıların hatalarıyla kalmasını, yaptıklarının yanlış olduğunu vicdanlarına bırakarak, bu ülkeye yenden bir şans veriyorum’ dese şu anki durumdan daha çok büyük bir puan alır ve belki o çok istediği başkanlığı halkın tüm taraflarının kabulü ile hak eder, alır..
Evet, bir solcu, bir Kürt, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, iki sivil toplum örgütü başkanı ve bir gazeteci olarak cadı avına son verilmesini, 15 Temmuz’a neden olanları, hatta Güneydoğu’da ki iç çatışmaları bitirecek, dünyayı şok edecek geniş kapsamlı bir bağışlama bu ülkeyi 50 yıl iler atacağına inan biri olarak Başkan Erdoğan’a buradan bir kez daha sesleniyorum, ‘Gel onlar yaptı, sen yapma’ diyorum..
Çünkü gözaltı, tutuklama, açığa alma, insan haklarını ayaklar altına almakla bu ülke ileri değil geriye, askeri olmazsa da sivil bir diktatörlüğe gittiğini fark etmek gerekir..