HDP Darbenin Ardahan’da Ki Etkisini Sordu!

Aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz aracılığıyla Ardahan’ın sorunlarını kendisine aktaracak olan yerel ve ulusal basın temsilcileri ile temasa geçen HDP Kars Milletvekili ve HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen Ardahan ile ilgili ilk soru önergesinide hemen hazırlayarak hükümet yetkililerine yönetti.

15 Temmuz Darbe kalkışması ardından Ardahan’da yaşananları TBMM’sine yönelik hazırladığı soru önergesi şöyle;


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA


Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Binali YILDIRIM tarafından Anayasanın 98’ inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ ncı ve 99’ uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Ayhan BİLGEN/Kars Milletvekili

15 Temmuz gecesi halkların iradesinin olduğu TBMM’ye yönelik bir darbe girişimi yaşanmıştır. Halklarımızın göstermiş olduğu tepki ile darbe kalkışması başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

Elbette ki sadece darbeye karşı olmak değil, demokrasi ve insan haklarına saygılı bir yaklaşımın benimsenmesi de gerekmektedir. Darbe gecesi darbecilerle mücadele gibi önemli olan diğer bir konu da darbecilere yönelik hukuksal mücadeledir. Bu hukuksal mücadele sırasında da evrensel hukuk ilkelerine uyulması önem arz etmektedir. Herhangi birine ceza verilmesi sırasında Suç ve Cezada Kanunilik ilkesi göz ardı edilmemelidir. Ceza kanununda suç olarak görülmeyen bir durum suç olarak isnat edilmemelidir. Mahkeme kararı verilene kadar Masumiyet Karinesi yok sayılmamalıdır. Eğer dikkat edilmezse sonrasında kişinin masum olduğu anlaşılsa bile hayatında geri dönülemez yaralar açılacaktır. Kişinin işlediği suçun sorumluluğunun şahsiliği ilkesine dikkat edilmezse konuyla alakası olmayan aile ve diğer yakınları için büyük sorunlar oluşacaktır. Memur kişilerin açığa alınma hususunda da hukuki olmayan şekilde kendilerine verilen haktan mahrum bırakılmamalıdırlar. Makul bir zaman dahilinde soruşturmalar sona erdirilerek masum kişilerin mağduriyet yaşaması engellenmelidir.


Bu bağlamda;


1-    Ardahan’da darbe kalkışmasıyla ilgili operasyonlar halen devam etmekte midir?

2-    Ardahan ili ve çevresinde gerçekleştirilen operasyonlarda görevden uzaklaştırılan 657 sayılı devlet memurları kanununa tabi memurların kurumlara göre sıralanmış son hali nedir?

3-    Darbe kalkışmasıyla ilgili Ardahan ili ve çevresinde göz altına alınan ve tutuklanan kişi sayısı nedir?

4-    Ardahan’da görevden uzaklaştırılan yargı mensupları var mıdır? Uzaklaştırılan yargı mensubu varsa bu kişilerin sorumlulukları nelerdir?

5-    Darbe kalkışması sebebiyle göz altına alınanlara işkence ve kötü muamele edildiği bilgisi doğru mudur?

6-    Eğer işkence ve kötü muamele edildiği bilgisi doğru ise bu konuda bir soruşturma başlatılmış mıdır?

7-    Çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname(KHK) çerçevesinde hizmet türlerine göre kapatılan özel işletmelerin sayısı nedir?

8-    KHK çerçevesinde kapatılan özel kurumlar kapatılışlarının haksız ve hukuksuz olduğunu belirtmektedirler. Bu konuda bir mağduriyet yaşanmaması için alınan tedbirler nelerdir?


9-    Bazı eğitim kurumlarının, sadece kullandıkları farklı eğitim kaynakları delil gösterilmesi sebebiyle kapandığı iddia edilmiştir. Bu iddia doğru mudur?               


Habr/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


**CHP NE YAPIYOR, ANLAYAN VAR MI?


15 Temmuz’da yapılmak istenen ancak ‘Daha çok demokrasi, darbede nereden çıktı?’ diyen halkın beklenmedik tepkisiyle geri püskürtülen darbe girişi ardından beklenmedik onca değişimlerde art arda yaşanmaya başlandı.

Bu değişimlerin başında, ‘Ben kaçak saraya gitmem’ deyip, 15 Temmuz’dan sonra Saray’a tıpış, tıpış giden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile başladı desek en doğrusu olur.

Çünkü MHP’nin 1 Kasım seçimlerinde ve sonrasında bu yana yaşadığı değişimle zaten çoktan sarayın emir ve komutlarını partinin siyaseti, hatta ideolojisinin önüne almıştı.

Evet, Baykal’ın hala aşkıyla yaptığını göz ardı edip, ‘çilingiri ve kameraları kimlerin CHP Genel Merkezinin hom ofisine koyduğunu merak ettiği kasetlerle başlayıp, Kılıçdaroğlu’nun gitmem dediği saraya giden bu yolu izlerken CHP’nin ne yapmak istediğini anlamak bir hayli zor oluyor..

Çünkü ülkenin en büyük muhalefetinin halini de ortaya koyan CHP’nin bu yalpalaması karşısında CHP’lilerin kıblesinin kayıp olduğu ve ne yaptığı bir türlü anlaşılamıyor..


**MİTİNG’E DE GİTMELİ..


Vatan-Millet-Sakarya edebiyatına sığınıp, ‘Kaçak’ dediği saraya tıpış, tıpış gitmesinin getirdiği tepkiler azaltmak için Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapılacak olan miting’e gitmeyeceğini, ama heyet göndereceğini açıklayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun göremediği diğer bir şeyde kendisinin Taksim’de ve İzmir’de düzenlediği mitinglere kaç AK Partilinin katıldığını görememesidir..

Yani kendisini kullananların başına ördüğü çoraptan önünü göremez hale gelen Kılıçdaroğlu ve CHP şaşkın ördek halindedir desek yerinde olur.

Bu nedenle; Kılıçdaroğlu’nun İstanbul/Yenikapı’da ki miting’e gitmemesinin kendisine ‘zaten kalmayan’  puanı kayıp ettireceğini buradan hemen söyleyeyim!..

*Yalvarıyorum git..

Çünkü, ‘Kaçak’ dediği saraya giden Kılıçdaroğlu artık Saray ve AK Parti’nin dümene takılmış, bıraktığı halde okyanusta boğulup, tarihin çöplüğüne atılacak diye düşünürüm..

İnanmıyorsanız yapılacak olan bir seçim sonucunda bu yazıyı yenden yayınlar, kimin haklı, kimin haksız olduğunu başta CHP’lilere olmak üzere ‘Bizi niye Saray’a, Miting’e çağırmıyorsun?’ diyerek neredeyse ağlayacak olan HDP’lilere hatırlatırım..

Ardahan’da teşkilatı olmayan MHP’ye hatırlatmaya  gerek yok, çünkü o artık AKP/MHP olmuş, birlikte büyük Türkiye partisini kurmuşlar bile..

Ha bu arada unutmadan, Doğu Perinçek’li İşçi Partisi’nin, 15 Temmuz öncesi ve sonrasında ‘bana da düşer’ diyerek umutlandığı politikası da, Anayasa’nın ‘Evet, Hayır’ kampanyasından yana olan bizleri de, ‘Barış Süreci’ adı verilen sürece inanan ve iki dönem AK Partiye destek verenlerin politikası gibi iflas etmiştir.Çünkü  Saray ve AK Parti bir 15 yıl daha iktidarda kalmanın yollarını iyi biliyor..

Bu politikanın adı da ‘Kulian-At-İktidar’a Devam Et’ tir..

İnanmıyorsanız; Son olarak yaşanan darbe kalkışması ardından yerle bir olan, gözaltılar ardından, hapislere tıkanan cemaate sorun..