Soğuklar Ardahan'da Yasak Dinlemedi!..

MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


KANALIMIZA ABONE OLMANIZ, YASAKSIZ, SAĞLIKLI GÜNLER UMUDUYLA ARDAHAN’DAN MERHABALAR.. Ülke genelinde uygulanan Corona yasaklarının devam ettiği Ardahan’da cadde ve sokaklar büyük bir sessizliğe büründüğü görülürken havanın bir hayli soğuk olması dikkatlerden kaçmadı. Mayıs aynın sonlarına gelinmesine karşın adeta bir kış gününü andıran rüzgarlı, aşırı soğuk bir Cumartesi hayata geçirilen Corona yasağına Ardahanlıların büyük bir bölümünün uyduğu dikkat çekerken, izinli olan belediye çalışanları, nöbetçi taksiler, kargo ve fırıncılar dışında yasağa uyulması için polisler dışında kimsenin cadde ve sokaklarda olmadığı görüldü.



Sevgili miyiz, Muhabbet Kuşu mu?


‘Dağ dağa kavuşmaz ama İnsan insana kavuşur’ atasözleri ile kendisini teselli etmekle ünlü biz insan oğlunun canı sıkıldığında dertleşmek için baktığı çevresinde gördüğü ve güvenip, inandığı kendisi gibi bir insana zaman içinde ya aşık olur, ya sevgili ya da diğer adı ile akraba, arkadaş, dost olur..


Diğer bir canlı olan muhabbet kuşu ise kendisi gibi can yoldaşı olduğuna karar verir..


Bu ilişki yani dağların kavuşamayıp, insanın insana kavuştuğu öne sürülen bu dünyada bu ilişkiler bazen evlilik denen kutsal ama sona kadar zor bela götürülebilen bir sonuçla biter, bazen de ölene kadar okulda, askerde yaşanan birlikteliğin bitmesine rağmen can arkadaş, yoldaş gibi devam eder..


Ve hiç bir zaman bu soruları kendimize sormayıp, her yaşanana ya ‘kader’ der ya da ‘gitsin gittiği yere kadar der veya ‘su akar yatağını bulur’ diyerek kendimizi teselli ederiz, ‘yanlış kayaya mı çarptım yoksa rüyada mıyım?’ demeden..


Bilmem ama ömür denen ve dün hiç yokmuş, yeni ortaya çıkmış gibi ölüm adını alan Corona korkusu ile değerini hissedip, muhabbet kuşları gibi birileri tarafından kafese ,pardon evlere kapanarak sarıldığımız hayat denen süreçte karşılaştıklarımızın kiminin sevgili, eş, arkadaş, kiminin de sırdaş olduğu bir gerçek.. 


Ve bu gerçeğin aslında kendisi ile baş başa kalıp, kendisiyle sorgulanmamak için hep aranan birer muhabbet kuşuyuz her birimiz..


Muhabbet kuşu, öğrendiği bir kaç kelimeyi sürekli tekrarlayan papağan türleri içerisinde yer alan, biz insanlar gibi evcil bir canlı türü.. 


Ülkemden çok ama çok uzaklarda olan Avustralya kıtasına özgü Melopsittacus cinsinin içinde yer alan tek türü olan küçük, uzun kuyruklu bu kuşlar yabani ortamda genel olarak yeşil, mavi, beyaz veya sarı tüy rengine ve kanatlarında siyah taralı çizgilere sahip kuş familyasında olan canlılardır..


Onlar da biz insanlar gibi göz alıcı renklerle göze çok hoş görünseler de onlarda bizler gibi çok kapalı olan iç dünyalarında yaşadıkları karanlıkta hep arayışta olurlar..  Bunu da, bugün burada yarın dünyanın öbür ucunda çırpınan kanatlarıyla yine biz insanlar gibi hep arayıştadırlar..


Çünkü muhabbet kuşları da ilişkiye girdikleriyle sevgili mi, dost mu, arkadaş mı, sırdaş mı olduğunu hep düşünürler..


Ve biz insanlar da bazen aynı bu muhabbet kuşları gibi boş laklakayla zamanı öldürüp, konuştukça, öttükçe, sevgili, arkadaş sandıklarımızla yaşadığımızı sanırız..


Evet şimdi soruyorum…


Biz sabır eden sevgili miyiz, yoksa tesbih çeker gibi tık, tok yapan muhabbet kuşları mıyız?!..




POLİS'TEN YASAK ALANDA PİKNİK!


POLİS’TEN YASAK ALANDA PİKNİK!


arşiv haber 07/08/2016 tarihli haber/yorum


Cağ yiyerek hazırlandılar..


**ÜNSAL KILIÇ’I GÖRMEZDEN GELDİLER.. GÖLE EMNİYET GÜÇLERİ VE ESNAFI PİKNİKTE BİR ARAYA GELDİ..!


Göle Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığı ile Göle esnafının ortaklaşa düzenlediği mesire alanında piknik düzenlendi..


Göle Polis Hizmetleri Geliştirme ve Destekleme Derneği adına düzenlendiği belirtien ancak derneğin mevcut başkanı Ünsal Kılıç’ın ‘benim haberim yok, biz düzenlemedik’ dediği pikniğe AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, İlçe Kaymakamı Zafer Oktay, Cumhuriyet SavcılarıSerdar Koç, Ömer Çelebi, Hakim Ali Kemal Süt, Jandarma Komutanı Serdar Kander, Emniyet Müdürü M. Özgür Nevruz,Ak parti İlçe Başkanı İlhan Gültekin, İlmeclis üyeleri Yaşettin Özyıldırım, Yaşar Yildirim, Ardahan Gençlik ve Spor Müdürü Bülent Akar, Baş hekim Cevdet Özsever, Dernek Eş Başkanları Günday Hışır, Zeki Ustaoğlu, İsrafil Sipor, Faik Gültekin, Bülent Aksoy, İlçe Müdürleri, Polis ve Jandarma birimleri ile göle esnafı ile halkı katıldı.



Güvenlik Birimleri ile halk güçlerinin bütünleşmesini amaçlayan etkinlikte cağ vurularak konuklarını ağırlayan Güvenlik birimleri ile Dernek eş başkanları ile Göle yöneticileri Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile bir süre sohbet ederek hatıra resimleri çektirdiler.


Sıcak bir ortamda geçen etkinlikte her geleni girişte karşılayan Emniyet Müdürü M. Özgür Nevruz ve Jandarma Komutanı Serdar Kander’in zaten FETO’cu darbe girişimi karşısında demokrasiden yana halkın yanında yer almaları ile içten çabaları bir Göleli gibi davranışları herkesi taktirine şayan olurken Atalay; Gölemize ve Güvenlik Güçlerimize hayırlı olsun dileğinde bulunarak etkinliği düzenleyenlere teşekkür etti.



**DEMOKRASİ Mİ, ODA NE?


Gözaltı, tutuklama, açığa almaların devam ettiği ülkem de adına, ‘Demokrasi’ denilen sözde nöbetler İstanbul Yenikapı’da olduğu gibi yurt genelinde yapılacak olan mitinglerle son bulacak mı bilmem ama gün geçtikçe Demokrasinin anayasasının 1. Maddesi olan İnsan Hakları gün geçtikçe bittiği kesin gibi..


Evet, darbelere, cunta yönetimlerine karşı olan tepkimizi, daha çok demokrasi isteyen bir davranış olduğunu anlamayıp, 15 yıldır olduğu gibi 15 Temmuz darbe kalkışmasını mana edip, ellerine aldıkları olağanüstü hal sopasıyla yeniden bir korku imparatorluğu inşaa etmeye devam edenlerin demokrasinin sadece kendi iktidarlarını korumaya yaradığını, gözaltı, tutuklama, açığa almalarla ortaya koyup, demokrasinin, ‘bana karşı olanı ez olarak’ sandıklarını bir kez daha görülmekte..


İnsanların ‘Daha Çok Demokrasi’ seslenişini, ölümüne tanklara direnişini, ‘Demokrasi mi, O da ne?’ diye anlayanların bu ülkeye demokrasiyi getirme gibi bir çabaları olmadığı tam aksine kendilerinin sallanan koltuklarının sağlam da kalmasına çabaladıklarını gösteren son gelişmelerin bu ülkede birliktelikten uzak, ayrımcılığı zorlayan davranışlar olduğunu anladıklarında umarım gecikilen bir şey olmaz..


Çünkü daha çok demokrasi diye direnenlerin tüm baskı ve zorlamalara karşın başta HDP’nin mitinglerinde olmak üzere başka yerlerde bir araya geldiklerini göremeyecek kadar kör olan bir anlayışın CHP ve MHP gibi yanlarına aldıkları bitmişlerle biraz daha ömür uzatmaktan öte bir şey yapmadıklarını ben değil tüm dünya gülerek iziliyor..


Bu nedenle; Bu yanlışlardan, ayrışımlardan, ötekileştirmelerden, hatta gözaltı, tutuklama ve açığa almalardan bir an önce uzaklaşıp, toplumun tüm kesimlerini kucaklamak birilerinin olmazsa da ülkenin geleceğine en güzel ışığı tutacağını bilmek gerekir derim..


Sonuç; Çözümün tam demokraside, yapılan yanlışları bir genel af ile tüm kesimleri af etmekte, insan hak ve özgürlüklerine tam yol vermektedir..