
.jpg)
Göle Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığı ile Göle esnafının ortaklaşa düzenlediği mesire alanında piknik düzenlendi..
Göle Polis Hizmetleri Geliştirme ve Destekleme Derneği adına düzenlendiği belirtien ancak derneğin mevcut başkanı Ünsal Kılıç’ın ‘benim haberim yok, biz düzenlemedik’ dediği pikniğe AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, İlçe Kaymakamı Zafer Oktay, Cumhuriyet SavcılarıSerdar Koç, Ömer Çelebi, Hakim Ali Kemal Süt, Jandarma Komutanı Serdar Kander, Emniyet Müdürü M. Özgür Nevruz,Ak parti İlçe Başkanı İlhan Gültekin, İlmeclis üyeleri Yaşettin Özyıldırım, Yaşar Yildirim, Ardahan Gençlik ve Spor Müdürü Bülent Akar, Baş hekim Cevdet Özsever, Dernek Eş Başkanları Günday Hışır, Zeki Ustaoğlu, İsrafil Sipor, Faik Gültekin, Bülent Aksoy, İlçe Müdürleri, Polis ve Jandarma birimleri ile göle esnafı ile halkı katıldı.
Güvenlik Birimleri ile halk güçlerinin bütünleşmesini amaçlayan etkinlikte cağ vurularak konuklarını ağırlayan Güvenlik birimleri ile Dernek eş başkanları ile Göle yöneticileri Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile bir süre sohbet ederek hatıra resimleri çektirdiler.
Sıcak bir ortamda geçen etkinlikte her geleni girişte karşılayan Emniyet Müdürü M. Özgür Nevruz ve Jandarma Komutanı Serdar Kander’in zaten FETO’cu darbe girişimi karşısında demokrasiden yana halkın yanında yer almaları ile içten çabaları bir Göleli gibi davranışları herkesi taktirine şayan olurken Atalay; Gölemize ve Güvenlik Güçlerimize hayırlı olsun dileğinde bulunarak etkinliği düzenleyenlere teşekkür etti.
**DEMOKRASİ Mİ, ODA NE?
Gözaltı, tutuklama, açığa almaların devam ettiği ülkem de adına, ‘Demokrasi’ denilen sözde nöbetler İstanbul Yenikapı’da olduğu gibi yurt genelinde yapılacak olan mitinglerle son bulacak mı bilmem ama gün geçtikçe Demokrasinin anayasasının 1. Maddesi olan İnsan Hakları gün geçtikçe bittiği kesin gibi..
Evet, darbelere, cunta yönetimlerine karşı olan tepkimizi, daha çok demokrasi isteyen bir davranış olduğunu anlamayıp, 15 yıldır olduğu gibi 15 Temmuz darbe kalkışmasını mana edip, ellerine aldıkları olağanüstü hal sopasıyla yeniden bir korku imparatorluğu inşaa etmeye devam edenlerin demokrasinin sadece kendi iktidarlarını korumaya yaradığını, gözaltı, tutuklama, açığa almalarla ortaya koyup, demokrasinin, ‘bana karşı olanı ez olarak’ sandıklarını bir kez daha görülmekte..
İnsanların ‘Daha Çok Demokrasi’ seslenişini, ölümüne tanklara direnişini, ‘Demokrasi mi, O da ne?’ diye anlayanların bu ülkeye demokrasiyi getirme gibi bir çabaları olmadığı tam aksine kendilerinin sallanan koltuklarının sağlam da kalmasına çabaladıklarını gösteren son gelişmelerin bu ülkede birliktelikten uzak, ayrımcılığı zorlayan davranışlar olduğunu anladıklarında umarım gecikilen bir şey olmaz..
Çünkü daha çok demokrasi diye direnenlerin tüm baskı ve zorlamalara karşın başta HDP’nin mitinglerinde olmak üzere başka yerlerde bir araya geldiklerini göremeyecek kadar kör olan bir anlayışın CHP ve MHP gibi yanlarına aldıkları bitmişlerle biraz daha ömür uzatmaktan öte bir şey yapmadıklarını ben değil tüm dünya gülerek iziliyor..
Bu nedenle; Bu yanlışlardan, ayrışımlardan, ötekileştirmelerden, hatta gözaltı, tutuklama ve açığa almalardan bir an önce uzaklaşıp, toplumun tüm kesimlerini kucaklamak birilerinin olmazsa da ülkenin geleceğine en güzel ışığı tutacağını bilmek gerekir derim..
Sonuç; Çözümün tam demokraside, yapılan yanlışları bir genel af ile tüm kesimleri af etmekte, insan hak ve özgürlüklerine tam yol vermektedir..