FACEBOOK ARKADAŞLARIMIZN DİKKATİNE

**ARKADAŞLAR BİRİLERİ ADIMA AÇTIKLARI SAHTE HESAPLA SİZ ARKADAŞLARDAN YARDIM ADI ALTINDA PARA FALAN İSTİYORMUŞ… LÜTFEN DİKKAT!. Mesaj geldiği takdirde lütfen inanmayın.. Ve beni araya bilirsiniz.. Fakir Yılmaz-Gazeteci 05322678015-05354183258www.kuzeyanadolugazetesi.com


KELEPÇELİ DEMOKRASİ..


 


Dün akşam eve geçtiğimde rahatsızlandığını öğrendiğim annemi, adı gibi kızım Nazomla birlikte alıp, Ardahan ve ilçeleri gibi yolları bozuk olan Ardahan Devlet Hastanesine gittim..


Acilde içeri girdiğimde sağa sola koşturan doktorlardan biri annemi elimden alıp, ‘Neyin var anne?’ derken ‘bana da barkodu al gel sen’ diyordu..


Bir taraftan siyasi görüşleri bildiğim insanların siyasi ayrım yapmaksızın bir birlerine ‘geçmiş olsun’ diyerek bir birlerini teselli ederken, diğer yandan bir çok siyasimizden ve de ünlü, ünsüz bürokratlarımızdan daha güzel yüzlü ve ellerindeki tüm imkanlar ile insanlara yardımcı olmaya çalışan hemşire, sağlıkçı ve de güvenlikçiler..


Barkod almaya gittiği yerde annemin TC numarasını yazdırmaya çalıştım bir sırada arkama bakıyorum, Nazom da geldi mi diye..


Ama Nazo’mu göremediğim gibi beni şok eden bir manzara ile karşılaşıyorum..


Çünkü arkamda, Ardahan kökenli komutanın genel komutanlıklarına atandığı jandarmalar ve aralarında elleri kelepçelenmiş bir tanıdık yüz olduğunu görüyorum..


Önce yine mi ihtilal oldu diye bir an tereddüt geçiriyor, sonra elleri kelepçelenmiş olan yorgun insanı görünce birkaç gün önce yapılan operasyonu hatırlıyorum..


Ve sıra bende iken barkodçuya dönüp, ‘Siz önce jandarmaların işini görün’ diyor geri çekiliyorum.


Çünkü şok içinde demokrasi için günlerdir insanları caddeler de tutanların demokrasi anlayışına şahit olup, karşımda elerli kelepçeli duran ve benim onunla konuşmama izin verilemeyen bir anlayışı yargılamaya başlıyorum..


Ve bir dönem de milletvekili adayı olup, 10 binin üzerinde oy alan emeklide olsa bir öğretmen olan, hiçbir şeyde olmazsa bir insan olana ‘sen niye siyaset yaparsın?’ dercesine gözaltına alıp, elleri kelepçeli hastaneye getirilmesini anlayamıyorum..


Hâlbuki başta 17-25 Aralık olmak üzer bu ülkede onca hırsız, namusuz, katil, tecavüzcü dışarıda ellerini sallayarak gezerken, tüm Ardahan’ın yakından tanıyıp, sevdiği bir partinin İl Başkanlığını da yapan Ergün Koç’un kelepçelenmesi ve o hakliyle başta hastane olmak üzere kapı, kapı dolaştırıldığına şahit oluyorum..


Bir hayli yorulmuş, bir o kadar da üzülmüş olduğunu hissettiğim kalp hastası bu insan ile konuşmak istiyorum, ellerimi kelepçeli ellerine uzatmak istiyorum, hal hatırını sorup, bir ihtiyacının olup, olmadığını öğrenmek istiyorum..


Onda da izin çıkmıyor..


Çünkü, demokrasi denilerek, cadde ve sokaklarda ‘Ya Allah bismillah, Allah’ü ekber’ diye bağıranların demokrasi anlayışı dolaysıyla getirilen yasakların olduğunu bana hatırlatıyor, ben tanımasam da beni tanıdıklarını ses tonlarında anladığım jandarmalar..


Ve annemi, barkodu, Nazo’yu bana unutturan bu manzarayı kendimce sorguluyor, ‘Demokrasi’ deyip, kendileri gibi düşünmeyenleri kelepçeletenlerin bu ülkeye nasıl olup demokrasiyi getireceklerini bir kez daha kara kara düşünüyorum..


Çünkü bu ülkede siyaset yapmanın ne kadar zor ve sıkıntılı olduğuna bir kez daha şahit olup, üzgün şekilde ayrıldığım hastanede, Demokrasi denen şeyin kelepçelediğini anlıyordum..


Fakir Yılmaz/Gazeteci