Kar suları vatandaşı ve belediyeleri bastı!

Başta Göle Belediyesi olmak üzere diğer belediyelerin kendilerine yakın sanal haberciler aracılığı ile büyük hizmetler getirdiklerini ileri sürdükleri Ardahan’da eriyen kar ve buzlar yıllardır bir türlü çözüm bulunamayan alt yapı sorununu yenden gün yüzüne çıkardı.



Kış boyunca donan su şebekelerine bir çare bulamayan ve bir çok ev ve iş yerinin su şebekesinin donup, patladığı Göle’de eriyen kar ve buzlar su olunca mahallerde ki evleri ve kent merkezinde ki iş yerlerini sular altında bıraktı.


Yollar da gölcüklerin oluşmaya başladığı Ardahan’ın Göle ilçesinde olduğu gibi Ardahan Merkez ve diğer ilçelerde de durum Göle’den farklı değil.


Karların yanı sıra buzların eridiği ve bozuk alt yapının yeniden gün yüzüne çıktığı görülen Ardahan ve İlçelerinde aylardır kar ve buzlar altında kaldıkları görünen çöplerde esen rüzgarlarla birlikte kent merkezlerine kadar geldiği de dikkatlerden kaçmıyor.


Öte yandan eriyen kar suları ile birlikte başta topak ev ve ahırlar olmak üzere derelerde tehlikeli olmaya başladı. Fotolar: Kurbani Demir/Göle


EVLİLİKTE DE SONUNCUYUZ!..


Sadece ekonomi ve eğitimde değil..


*14/08/2016 Tarihli Haber


‘Her hafta sonu en az 5 düğün var’ diyerek düğünlere koşmaktan yorulduklarını belirten Ardahanlıların sanıldığı kadar evlenmedikleri ortaya çıktı..

Yapılan son bir araştırma da başta Posof’ta olmak üzere bölgede çocuk doğumlarının da bir hayli azaldığı Ardahan’ın 81 İl içinde en az evlenen İL olduğu ortaya çıktı..


En az evlenmenin gerçekleştiği iller ise 528 ile Bayburt, 566 ile Tunceli, 761 ile Ardahan illeri oldu.


vlenen çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 0.1 azalarak 2014 yılında 599 bin 704 oldu. Kaba evlenme hızı ise binde 7.8 olarak gerçekleşti. 2014 yılında en fazla evlenmenin gerçekleştiği iller 112 bin 141 ile İstanbul, 37 bin 130 ile Ankara, 32 bin 54 ile İzmir illeri oldu. En az evlenmenin gerçekleştiği iller ise 528 ile Bayburt, 566 ile Tunceli, 761 ile Ardahan illeri oldu.


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Kocaeli Bölge Müdürlüğü verilerine göre, evlenen çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 0.1 azalarak 2014 yılında 599 bin 704 oldu. Kaba evlenme hızı ise binde 7.8 olarak gerçekleşti. 2014 yılında en fazla evlenmenin gerçekleştiği iller 112 bin 141 ile İstanbul, 37 bin 130 ile Ankara, 32 bin 54 ile İzmir illeri oldu. En az evlenmenin gerçekleştiği iller ise 528 ile Bayburt, 566 ile Tunceli, 761 ile Ardahan illeri oldu.


Bölge Müdürlüğünün bulunduğu Doğu Marmara Bölgesindeki illerde ise 2014 yılında Kocaeli’de 13 bin 156, Sakarya’da 7 bin 193, Düzce’de 2 bin 711, Bolu’da bin 894, Yalova’da ise bin 737 evlenme olayı gerçekleşti.


2014 yılında Türkiye’de en fazla evlenme 87 bin 276 çift ile Ağustos ayında oldu. Ağustos ayından sonra en fazla evlenme 69 bin 85 ile Haziran ayında, 68 bin 640 ile Eylül ayında oldu. En az evlenmenin gerçekleştiği ay ise 32 bin 449 ile Ocak ayında oldu. Ocak ayından sonra en az evlenmenin olduğu aylar ise 33 bin 778 ile Mart, 33 bin 911 ile Şubat ayında oldu.


KOCAELİ’NDE 2014 YILINDA EN FAZLA EVLENME AĞUSTOS AYINDA GERÇEKLEŞTİ


Kocaeli’de 2014 yılında en fazla evlenme bin 928 çift ile Ağustos ayında oldu. Ağustos ayını takiben en fazla evlenme bin 604 ile Haziran ayında, bin 603 ile Eylül ayında oldu. En az evlenmenin gerçekleştiği ay ise 591 ile Temmuz ayında oldu. Temmuz ayından sonra en az evlenmenin olduğu aylar ise 592 ile Ocak, 662 ile Mart ayında olarak gerçekleşti.


SAKARYA’DA 2014 YILINDA EN FAZLA EVLENME AĞUSTOS AYINDA GERÇEKLEŞTİ


Sakarya ilinde 2014 yılında en fazla evlenme 1 078 çift ile Ağustos ayında olmuştur Ağustos ayını takiben en fazla evlenme 841 ile Eylül ayında, 809 ile Haziran ayında oldu. En az evlenmenin gerçekleştiği ay ise 303 ile Ocak ayında gerçekleşti. Ocak ayından sonra en az evlenmenin olduğu aylar ise 366 ile Şubat, 373 ile Aralık ayında oldu.


DÜZCE’DE 2014 YILINDA EN FAZLA EVLENME AĞUSTOS AYINDA GERÇEKLEŞTİ


Düzce ilinde 2014 yılında en fazla evlenme 365 çift ile Ağustos ayında oldu. Ağustos ayını takiben en fazla evlenme 321 ile Haziran ayında, 315 ile Eylül ayında oldu. En az evlenmenin gerçekleştiği ay ise 98 ile Ocak ayında gerçekleşti. Ocak ayından sonra en az evlenmenin olduğu aylar ise 144 ile Şubat, 146 ile Mart ayında oldu.


BOLU’DA EN FAZLA EVLENME AĞUSTOS AYINDA GERÇEKLEŞTİ


Bolu ilinde 2014 yılında en fazla evlenme 341 çift ile Ağustos ayında oldu. Ağustos ayını takiben en fazla evlenme 237 ile Haziran ayında, 202 ile Eylül ayında oldu. En az evlenmenin gerçekleştiği ay ise 52 ile Ocak ayında gerçekleşti. Ocak ayından sonra en az evlenmenin olduğu aylar ise 87 ile Şubat, 89 ile Aralık ayında oldu.


YALOVA’DA EN FAZLA EVLENME AĞUSTOS AYINDA GERÇEKLEŞTİ


Yalova ilinde 2014 yılında en fazla evlenme 307 çift ile Ağustos ayında oldu. Ağustos ayını takiben en fazla evlenme 224 ile Haziran ayında, 222 ile Eylül ayında oldu. En az evlenmenin gerçekleştiği ay ise 75 ile Mart ayında oldu. Mart ayından sonra en az evlenmenin olduğu aylar ise 82 ile Ocak, 94 ile Şubat ayında gerçekleşti.



Kadınlar Ne Diyorlar?..






  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com



16 Nisan’da başına gideceğimiz Anayasa Referandumu sandığında ne çıkacağı konusunda tartışmaların aralıksız devam ettiği şu günlerde 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutladığımız kadınların ne diyeceği de merak edilen diğer bir konu..

Seçmen olarak 15 yıldır iktidar da bulunan AK Parti’nin yanında durdukları artık saklanılmayan kadınların büyük bölümünün bu referandumda da atacakları oylar 16 Nisan’da çıkacak sonucun rengini de belirleyecek gibi..

AKP’nin Kadınlar ile daha yakın bir temas içinde olduğunu gören ve  bu yönde çalışmalarını arttıran CHP’nin, HDP’nin kadın seçmeninin de bir hayli yoğunlaştığı şu günlerde kadın oyunun önemi her gelen seçimde daha da önemli daha da etkili olmakta..

Benim yaptığım araştırmada, görüştüğüm kadınlarla 16 Nisan’da sandık başına giden erkeklerin çoğunun ‘Hayır’ cı özellikle de ev hanımları başta olmak üzere kadınların ‘Evet’ ten yana olduklarını görmekteyim..

Anayasa değişikliğinin en çok kimi yani kadını mı, erkeği mi etkileyeceği çokta anlatılamayan şu günlerde başta ev hanımları olmak üzere kadınların çoğunluğunun ‘Evet’ çi olduğunu belirtmek sanırım bir yönlendirme olmaz..

Çünkü görünen köyün kılavuz istemediği bir süreci yaşadığımız bir ortamda başta sanalda olmak üzere evlerde , iş yerlerinde ki kadınların AKP’den ziyade Erdoğan hayranı olduklarında diğer bir gerçek olarak karşımızda durmakta..

Bilemiyorum ama erkeklerin çoğunluğunun ‘Hayır’ kadınların çoğunluğunun ‘Evet’ çi oldukları görünen şu günlerde başta Ardahan’da olmak üzere ülke genelinde ‘Hayır’ ların bir adım önde olduğu da diğer görünen durum..

Erdoğan’ın Almanya çıkışı ile yurt dışında ki oylar ile bu açığı kapatmak istediği de diğer bir durum olarak karşımızda olduğu şu günlerde hemen hemen tüm televizyonları, gazeteleri elinde tutan AKP’den çok CHP’nin çalıştığı da diğer bir gerçek..



Mihriban Hanım..


 





  Selmi Yılmaz Kadınca

selminazo@hotmai.com



Azerbaycan’da 26 Eylül 2016’da yapılan referandumla anayasada bazı değişiklikler yapılan kardeş ülke Azerbaycan’da yapılan bir atama tamda referanduma giden diğer kardeş ülke yani Türkiye’de cuk diye gündeme oturdu.

Çünkü Nisan ayında referanduma gidecek olan Türkiye’de tek adam döneminin yaşanacağı tartışmaları sürerken Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, eşi Mihriban Aliyeva’yı cumhurbaşkanı birinci yardımcılığı görevine getirmişti.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Aliyev’in, Mihriban Aliyeva’yı anayasanın ilgili maddeleri gereği “cumhurbaşkanı birinci yardımcısı” görevine atadığı bildirildi.

Seçmenlerin yüzde 86,6’sının “evet” oyu kullandığı referandumla, “cumhurbaşkanı birinci yardımcılığı” ve “cumhurbaşkanı yardımcıları” makamlarının oluşturulmasını karar verilmişti.

Azerbaycan’da yaşanan bu duruma baktığımız da Nisan ayında yapılacak olan Anayasa Referandumun da ‘Evet’ çıkması halinde nelerin yaşanabileceğini de ortaya koyduğunu belirten kesimi haklı çıkmakta.

Çünkü adam babasından sonra kendisinin cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasıyla yetinmiyor güzel eşinide kendisine vekil olarak atıyor.. 

Yarın bu durumun ülkemizde de yaşanmayacağına kim garanti verebilir ki?

Gerçi yarını beklemeye gerek var mı bilinmez ama 96 yıldır siyasete, kamuda ki memurluğun babadan oğula, kıza kaldığı bir ülkede yaşadığımızı da ununtmadan Azerbaycan’da yaşanan bu duruma çokta kızamıyoruz..

Çünkü kan kardeşliği olan iki ülkenin siyaseti ve kamu yönetiminin çokta farklı olmasını beklemekte doğru değil..

Sonuçta Osmanlı torunlarıyız..