15 Temmuz Darbesi ardından devam eden gözaltı ve tutuklamalara devam edildiği şu günlerde Ardahan Hoçvanlı Gazeteci Gökçe’de gözaltına alındı.
**Ardahanlı Dinçer Gökçe’nin de
aralarında bulunduğu 9 gazeteci gözaltına alındı!

Hakkında gözaltı kararı verilen Ergun Babahan, Prof. Dr. Osman Özsoy ile Şemsettin Efedâhil 18 kişinin yurt dışında olduğu tespit edildi. 8 kişi ise aranıyor.
Şüphelilerin, “örgüt ile bağlatılı oldukları” ve “çalıştıkları basın-yayın organlarıyla sosyal medya üzerinden Gülen örgütü lehine propaganda yaptıkları” öne sürülüyor.
**ÇILDIR’A DEVLET DESTEKLİ DEV YATIRIM
Çıldır ilçesine bağlı Akçakale Köyü’ne, Akçakaleli gurbetçiler tarafından %60’ı TKDK destekli olmak üzere 4 Milyon TL’lik yatırım yapılıyor.
Ulaş Kılıç / ARDAHAN
Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Akçakale Köyü’ne, Akçakaleli gurbetçiler tarafından, 2010 yılında kurulan “S.S. Akçakale Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi” adlı kuruluş, %60’ı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından finanse edilen, %40’ı ise özkaynaklardan sağlanan dev bir yatırımı hayata geçiriyor. Köy arazisinde, TKDK’nın onay verdiği bir yere yapılan çiftliğin 2.5 Milyon TL’ye mal olduğunu belirten Kooperatif Başkanı Ogün Sarıçayır, çiflik inşaatının tamamlandığını, son aşama olarak tanesi 3 bin Euro olan semantal mantofon tipi hayvan başvurusunun sonucunu beklediklerini ifade etti. Hayvanların maliyetinin de 1.5 Milyon TL’yi bulacağını belirten Başkan Sarıçayır, toplamda 4 Milyon TL’lik bir yatırımı Akçakale Köyü’ne ve Çıldır ilçesine kazandıracaklarını belirtti.
“Gençlerimizin ‘Modern Köle’ Olmasını İstemiyoruz”
Kooperatif Başkanı Ogün Sarıçayır, doğup büyüdükleri köye böyle bir yatırım yapmalarının asıl sebebinin ekonomik kaygı olmadığını; gençlere iş sağlamak, tarım ve hayvancılığın daha kolay ve zahmetsiz şartlar altında yapılabileceğini, gençlere benzer proje hayalleri kazandırabilmek için yaptıklarını belirtti. Başkan Sarıçayır: “Bakın, bugün İstanbul’a gençlerimiz doğdukları toprakları, geleneklerini, ailelerini bırakarak geliyorlar. Birçoğu, kitle iletişim araçları tarafından bilinç altına işlenen modern yaşama özenti sebebi ile, diğer bir çoğunluğu da daha refah bir hayat umudu ile İstanbul’a göç ediyor. Ancak, inanın bu durum çok değişti. İstanbul’da artık gençlerimizin ev edinebilmesi mümkün değil, çünkü inanılmaz derecede ev fiyatları yükseldi. Suruyeli mülteciler nedeni ile iş gücü, gerçekte bir çok yerde asgari ücretin dahi daha altına inmiş vaziyette. En iyi ücret, ortalama 1.500- 1.700 TL civarında ve haftanın 6 günü, her gün sabah 7’de belki de daha erken saatlerde kalkıp işe gitmek zorundalar, akşam ise evlerine saat 7-8 aralığında anca varabiliyorlar. Çünkü, İstanbul’un trafiği akıl almaz derece yoğunlaştı. Gençlerin kendilerine ayırabildiği tek günleri Pazar günü ve inanın o günü de dinlenmekle geçiriyorlar. Yani kendi sosyal hayatlarına ayırabildikleri zamanları yok. Kira, faturalar, gıda harcamalarını çıktığınız zaman, kendilerine harçlık dahi kalmıyor. Televizyonda ya da sosyal medyada gördükleri hayatlar, burjuva sınıfının yaşadığı hayat, gerçekte böyle bir hayat yok. İşte gençlerimizin bunu fark etmesini ve kendi topraklarına tutunarak kimsenin emri altına girmeden, kendi hür yaşamlarını hayal etmelerini, Ardahan’ın da bakıldığında gençlere bir gelecek vaat ettiğini göstermek için bu gibi bir proje düşündük” dedi.
30 üyesi bulunan S.S. Akçakale Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nde sütçülük, tarımsal faaliyetler ve kombine et hayvancılığı yapılacak ve 6-7 civarında kişi sigortalı olarak çalıştırılacak.
Hbaer Ulaş Kılıç/Çıldır
**BUGÜN BAYRAM MI?
**Fakir Yılmaz/Gazeteci
Bayram ilan edilip, bayramının kutlanmadığı ve buna da gazeteciler dahil kimsenin ses çıkarmadığı ama bol mesajların yayınlandığı bugün 30 Ağustos..
‘Ne olmuş 30 Ağustos’ta?’ diyerek uzun uzun tartışmaların, tv programlarının, yazı dizilerinin dizileceği bugün resmi bayramların artık eskisi gibi kutlamak istemeyen bir anlayışın reddine karşın kimsenin gıgını çıkarmayıp, işi bol resimli mesajlarla geçiştirildiği şu günlerde artık bir dönemin kapandığını da kabul etmez birileri..
Ve o dönem Cumhuriyet kelimesinden korkan, adını duymak istenmediği bir dönemdir..
Bu nedenle bugün bayram denilmemeye başlanmıştır..
Neyse bu konunda çok üzerinde tartışmaya ne hacet deyip, Osmanlıdan kalma bayramları yeniden canlandırmak için Okları atanların hüküm ettiği bir sistemde değil Cumhuriyet ona yakın kelimeleri ilgilendiren tüm bayramların yasaklandığını bir Kanun Hükmünde Kararname ile ilan etmek en doğrusu ve en samimisi olur diye düşünüyorum..
Çünkü şehit var, savaş var, iç çatışma var deyip Cumhuriyeti kutlamamanı hiçte samimi olmadığını Diyarbakır’da, Gaziantep’te ve onca yerde kan revan varken tan tanalı gösteriler ile köprüleri açtığımız bir ülkede artık gerçek niyetimizi ve de yüzümüzü göstermek en doğrusu..
**Bu korku nasıl yenilecek?
**Selmi Yılmaz/Gazeteci
Bir çok darbenin yaşandığı ülke de her an yeni bir darbenin daha yaşanacağı şüphesi ve de korkusu başta Ankara’nın olmak üzere ülkenin genelinin dengesini bozduğunu dün gece Konya’da yaşanan ve yaklaşık yarım saat süren elektrik kesintisi sonrası darbe olabileceğini düşünen vatandaşları yeniden caddeler fırlamasından daha iyi anlıyoruz..
Konya’nın yanı sıra Ankara’nın 30 Ağustos’u tanksız, topsuz, uçaksız kutlanacağını ilan etmesinden de anlaşılan o ki hepimiz her an yeni bir darbenin yaşanacağından korktuğunu ortaya koymaktadır..
Peki sizce yeni bir darbe daha olur mu?
Bilmem ama bana sorarsanız bu ülkede olmayacak şey değil..
Çünkü 15 Temmuz’da halkın bizzat kendisinin ötelediği darbelerin bir çoğunun gerçekleştiği bir ülke burası..
Peki bu korku ile bir ülkede ne kadar rahat olunur?
Korkunun getirdiği baskılar bu ülkeye ne getirir?
Demokrasi olmayacağı kesinde..