Çapanlar Babalarını Kayıp Etti..

Alınan bilgilere göre aynı zamanda Çetin Çapan ile Metin Çapan’ın babası olan ve uzun süredir rahatsız olan Mahmut Çapan’ın dün akşam hayata göz yumduğu öğrenildi.


İstanbul Esenyurt’ta toprağa verileceği öğrenildi.


Konu hakkında yapılan açıklama şöyle;


Esenyurt Kurucu Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan’ın Babası Mahmut Çapan Vefat Etmiştir. Cenazesi Bugün Öğle Namazında Esenkent Camii’nden Kaldırılacaktır İrtb Gürbüz Çapan. 05301458875



Çetin Çapan: Güç Birliğine İhtiyaç Var..


*06/09/2016 Tarihli Haber


İstanbul’un Esenyurt İlçesinin Kurucu Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan’ın kardeşi Çetin Çapan yaptığı açıklamada Esenyurt’ta hemşehri güç birliğine dikkat çekti.

Gazetemiz aracılığı ile Karslı, Ardahanlı ve Iğdırlı hemşehrilerinin Kurban Bayramını kutlayan İş adamı Çetin Çapan ‘bölgede ekonomik ve siyasi olarak istenen güce kavuşulması için tüm kanat önderlerinin bir araya gelip, oluşturulmak istenen ‘Güçlü Lobi’ çalışmalarına destek vermesi gereğinin bölge insanı için acil bir durumdur’ dedi.


**ONLAR İNERKEN, SU GELDİ!..


Hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan Ardahanlılar gözleri gibi baktıkları hayvanları ile birlikte aylardır bulundukları yaylalar da inmeye başladılar.


Ardahan merkez başta olmak üzere birçok köyün çıkıp, aylarca kaldıkları yüksek rakımlı yaylalarda havaların iyiden iyiye serinlemesi ardından köylerine geriye dönüşe başlayan yaylacılar bu süre için de bin bir çiçekle donatılan yaylalarda otlayan hayvanlarından elde ettikleri kışlık yağ, süt, peynirler ile beraberinde getirip, bir taraftan kendi ihtiyaçları için, diğer taraftan da sattıkları görülmekte.


**EN BÜYÜK SORUNLARI YOL VE SU..


Yılda 400 Bine yakın büyük baş, 150 bine yakın küçükbaş hayvanın yetiştirildiği Ardahan’da her yıl Mayısın ortası yada Haziran’ın başında yaylaya çıka n Ardahanlı yaylacıların en büyük sorunu yol ve su olmakta.


Geçen yıllar gibi bu yılda yol ve içme suyu sorunun ile baş başa kalan Ardahanlı yaylacıların birçoğu kendi imkanları ile bu önemli sorunu çözmeye çalıştıkları da görülmekte.


**KOYUNPINAR YAYLASINA SU..


Ardahan’ın Hanak İlçesine bağlı Koyunpınar (Saskara) Köyü gibi bir çok köyün ve bu köylere bağlı yaylaların su ve yol devam ettiği şu günlerde Koyunpınar köyünün yaylası da suya kavuştu.


Hanak İlçesinin olduğu gibi Ardahan’ın en büyük köylerinden olan Saskara köy muhtarı Hüseyi Supi Taşkıran’ın ve köylülerin el birliği yaparak ortaya koydukları çaba ile suya kavuşan Saskara Yaylası sakinleri bu güzel çalışmaya imza atan muhtar ve ekibine teşekkür ettiler.


Saskara yaylasının suya kavuştuğu şu günlerde yaylalarda da inişler tüm hızıyla devam ediyor.


Ardahan Yaylacılık :


Ardahan İlindeki mevcut dağların daha çok uygun meyildeki etekleri 3 aylık yaz mevsiminde yayla olarak kullanılmaktadır. Ortalama 2000-2800 m. yükseklikte olan bu yaylalar, sahip olduğu zengin otlaklarla hayvancılık için elverişli bir ortam oluşturmaktadır. Artvin–Ardanuç sınırında Yalnızçam Dağları üzerinde bulunan Bülbülhan Yaylası; Erzurum, Artvin ve Ardahan köylülerinin katılımı ile panayır ve pazar amaçlı kullanılmaktadır.


İldeki yüksek yayla stepleri, yayla hayvancılığı bakımından büyük önem taşır. Nitekim, buradaki step topluluğuna, yayladan yararlanma süresi içinde hayvan yetiştiriciliğinin en değerli kaynağını oluşturduğu için Sözer (1972) tarafından buna “Yayla Vejatasyonu” adı verilmiştir. Nisan ayının sonundan itibaren ve mayıs ayı başlarında karların erimesi ve karasallık nedeniyle sıcaklığın hızla yükselmeğe başlaması, yayla steplerini birden bire canlandırır. Bu nedenle de, haziran ayının ilk yarısı içinde hemen her tarafta yaylacılık faaliyeti başlar ve hayvanlar yayla alanlarına yayılır. Erken ve aşırı otlatma ile birlikte yüksek yayla stepleri erken tükenir ve en geç eylül ayının ilk yarısında yaylalardan dönüş sona erer.


Yüksek yayla steplerini oluşturan bitkilerin en çok rastlanılanları şunlardır: Agropyron intermedium, Agropyron repens (tarla ayrığı), Alopecurus pratensis (tilki kuyruğu), Artemisia sp. (yavşan otu), Alchemilla caucasica, Bromus erectus, Centaurea depressa, Galium verum, Lotus corniculatus (gazal boynuzu), Medicago varia, Onobrychis cornuata, Phleum hirsitium, Ranunculus orientalis, Salvia verticillata, Taraxacum officinale (aslan dişi), Trifolium hybridum, Thymus fallax, Veronica orientalis, Vicia sativa.


Yüksek yayla stepleri kuşağı üzerinde ortalama 2600-2700 m den sonra yüksek alanlarda yine ot topluluğu olan yüksek dağ-çayır (subalpin-alpin) bitkileri yer alır. Kar örtüsünün geç kalktığı, fakat yaz devresinde (özellikle temmuz, ağustos ayları) ısınmanın fazla olduğu bu yerlerde dağ çayır bitkileri haziran ayının ilk yarısında yeşillenmeye ve çiçeklenmeye başlar. Bundan sonra çabuk olgunlaşan türler, en geç eylül ayı sonunda vejetasyon devresini tamamlar. Zaten ekim-kasım aylarında başlayan kar yağışları ile burada subalpin-alpin kuşağın her yanı kısa zamanda kar ile örtülür.


IŞID’LE NE YAŞADIN?


Haydi oradan sen önce IŞID’ı anlat!


Türkiye’nin Suriye’ye girmesi ardından sanki yer yarılmış, içine girmişcesine’ orta da ve gündemden düşen IŞID’in kaçırıp, gündeme getirdiği CHP Ardahan Milletvekilinin o dönem yaşanan  ve hala karanlıkta kalan olaylarla ilgili bugüne kadar bir açıklama yapmaması dikkatlerden kaçmıyor.


**Cumhurbaşkanının tepki koymadığı tek CHP’li!..


Türkiye’nin Musul Konsolosuyken kendisiyle birlikte 49 konsolos çalışanı ile IŞID tarafından kaçırıldıktan sonra Ardahanlı olduğu gazetemize kamuoyuna tanıtılan ve IŞID ile oynandığı ileri sürülen karanlık olayın başaktörü eski konsolos, şimd ki Ardahan Milletvekilinin IŞID’le yaşananları CHP’li başka vekillerin IŞID’i anlattığı kadar bile anlatmaması dikkatlerden kaçmazken, AK Parti’ye, Hükumete ve özellikle Türkiye’nin Suriye politikasına küçük bir eleştiri getirene hemen kızan Cumhurbaşkanının tek eleştirmediği milletvekili olması da dikkatlerden kaçmayan diğer önemli bir konu.. 


**AGC’DE DEN KONSOLOS’A SERT TEPKİ!


Perde arkasının aydınlatılamadığı IŞID tarafından kaçırıldığı ileri sürüldükten sonra ki gelişmeler ardından Ardahanlı olduğu gazetemizce kamuoyuna duyurulan ve yaşandığı ileri sürülen kaçırılma macerası esnasın da 1 Milyon Doların ortadan kayıp olduğu ileri sürülen olayın baş aktörü Konsolostan gazetecilere  tehdit.

Vekil olduktan sonra sorunlarla ilgilenmediği ileri sürülen Ardahanlıları bu y
öndeki şikayetlerini yazan gazetecileri tehdit etmesi Ardahan Gazeteciler Cemiyetince kınandı..


Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, eski Konsolos ve şimdi ki CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’a tepki göstererek, sosyal medya üzerinde yayımladığı mesajı sert bir dille kınadılar.


Son günlerde Gazetecilere yönelik sanal ortamda kıytırık açıklamalarıyla gazetecileri ölümle tehdit eden söylemleriyle dikkat çeken eski konsolos şimdiki milletvekili Öztürk Yılmaz’a Ardahan Gazeteciler Cemiyeti’nden tepki geldi.    


Yayınlanan makale üzerine CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, sosyal medya hesabında üstü kapalı isim vermeden gazetecilere yönelik sert bir açıklama ele aldı.  Açıklamasında, ‘ Sizi yerle yeksan ederim’ diyen Vekil Yılmaz’ın bu cümlede neyi kastettiği tam anlaşılamadı. 


Yılmaz’ın Facebook hesabı üzerinde yayınlanan bu mesajı üzerine harekete geçen Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, Vekil Yılmaz’ın tehdit kokan bu açıklamasına sert tepki göstererek yapılan bu açıklamayı kınadı.


**AGC: VEKİLİN ARKASINDA GİZLİ GÜÇLER Mİ VAR?


Konuyla ilgili Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Üyeleri (AGC), Öztürk Yılmaz’ın gazetecileri üstü kapalı tehdit ettiğini belirterek, Yılmaz’ın aslında psikolojisinin yerle yeksan olduğunu söylediler.       


Eski Konsolos şimdiki vekil Yılmaz’ın ele aldığı yazıda gazetecileri üstü kapalı tehdit ettiğini, ‘Sizi yerle yeksan ederim ve ölüm’ gibi ifadelerin yer aldığını anımsatan Cemiyet üyeleri, “ Milletvekili bu açıklamayla neyi kast etmiştir? Gazetecilere yönelik sarf ettiği ‘ sizi kaldırırız, yerle yeksan ederiz, ben ölümden korkmuyorum’ gibi cümlelerle neyi amaçlamıştır? Yılmaz’ın bu kadar rahat gazetecileri tehdit etmesinde arkasındaki hangi gizli güçler var? Yılmaz CHP dışında çalıştığı başka bir yer mi var? Eğer bu yazıdan dolayı bir gazeteci arkadaşımızın başına bir şey gelirse bunun sorumlusu Vekil Yılmaz’dır. Öyle ergen çocuklar gibi Facebook’tan tehdit vari sözlere karnımız toktur. Sayın Vekil bir şey söyleyecekse çıksın basın önünde kamuoyuna açıklasın. Kendisini her eleştiren gazetecileri tehdit etmekle bu işler yürümez” diye konuştular.


**VEKİL’DEN HEM PARTİ TABANI, HEM DE BAZI ÜYELER MUZDARİP..


Vekil Yılmaz’ın Ardahan sorunlarına duyarsızlığı ve Ardahan’a olan ilgisizliği hem parti tarafından hem de kamuoyu tarafından tepkiyle karşılandığını ifade eden Cemiyet, “Bunu gazeteciler olarak biz söylemiyoruz. Çıkın çarşıya caddeye bütün Ardahan halkının dilinde bu var. Milletvekili genel sorunlarla ilgileniyor, Ardahan’ın sorunlarının uzağında. Hatta Ardahan CHP içinde bile büyük rahatsızlıklar var. Siz hiç Öztürk Yılmaz’ın Ardahan CHP parti teşkilatıyla toplu bir resmini gördünüz mü? CHP Ardahan tabanı Yılmaz’ı tartışıyor” açıklamasında bulundular.


**CHP’YE GELİŞ SÜRECİ MUAMMA, ŞEFFAF DEĞİL!


Milletvekili Yılmaz’ın CHP Ardahan adayıyken, kendisine CHP’ye geliş sürecini anlatacağına dair söz verdiğini belirten Cemiyet Üyeleri, “Bununla ilgili de şuana kadar herhangi bir açıklamada bulunmadı. Bu arkadaş nasıl oldu da bir anda gelip CHP’den aday oldu. Kimler aracılık etti. Yıllarını bu partiye veren insanlar dışarıda kalırken, bu arkadaş nasıl tepeden inmeyle önce milletvekili sonra Genel Başkan yapıldı. Bu tırmanışın arkasında hangi güçler var?” diye sordular.        


**İKİ DANIŞMANI NE İŞ YAPIYOR ?..


Öztürk Yılmaz’ın danışmanlarının iletişim sorunu yaşadığını ve halkla diyalog kurmakta zorluk çektiğini ifade eden Cemiyet Üyeleri;  “ Sayın Vekil Ardahan sorunlarına duyarsız kaldığı gibi, danışmanlarını da Ardahan’dan bihaber. Bugüne kadar biz gazetecilere Öztürk Yılmaz’la ilgili bir basın açıklaması bile göndermediler. Bunlar bu kadar acizler. Halkla kopuk, seçmenden uzak bir anlayış içerisindeler. Bize hangi açıklamayı gönderdiler de biz yayınlamadık? Sayın Vekil, şapkasını önüne koyup iyi düşünmeli. Önce etrafında ona yol gösterenlere dikkat etmeli. Tabii ki Sayın Vekilin de gazetecileri eleştirme hakkı var? Ama bu üslup, bu seviyede olmamalı. Tehdit vari bir ağızla, ‘ Yok ederim, parçalarım, kimse bir şey diyemez’ diktatörlük ağzı Sayın Vekile yakışmamıştır. Kendisini Gazeteciler Cemiyeti olarak kınıyor özür dilemeye davet ediyoruz.” 


KILIÇDAROĞLU’NU GÖREVE DAVET EDİYORUZ


Eski Konsolos şimdiki Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın siyaset yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi onun Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun basına ve gazetecilere yönelik, ‘Gazeteciler özgür olmalı, basına sansür uygulanamaz, gazeteciler eleştiri haklarını kullanabilirler’ açıklamalarını hatırlatan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, kendisini kraldan çok kral gören eski konsolos şimdiki vekil Öztürk Yılmaz’ı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na şikayet edeceklerini ve Ankara’ya bir çıkarma yapıp, CHP Genel merkezinin önüne siyah çelenk bırakacaklarını da söylediler.  


 ARDAHAN GAZETECİLER CEMİYETİ YÖNETİM KURULU ÜYELERİ


İŞTE  KOSOLOS’UN FACEBOOK HESABINDA YAYINLADIĞI O MESAJ


DEĞERLİ DOSTLAR,


Ardahan’ı PKK zihniyetiyle elde etmek ve bizleri becerebilirlerse oradan sürmek isteyen bazı alçak ve şerefsiz tetikçilerin şunu bilmesi gerekir. Benim Ardahan için yaptığımın milyonda birini siz bir ömür yapamazsınız. Sizin derdinizi çok iyi biliyorum. Kimlerle hareket ettiğinizi de. Size baş eğen alçaktır ve şerefsizdir.  


Sizin tehdit ve şantajlarınıza boyun eğen de ahlaksızdır. Sizi yerle yeksan ederim. CHP’den nefret edenler, CHP’ ye asla oy vermeyenler güya Ardahan sevdalısı olmuş ve bize yazdıkları paçavralarla dil uzatıyorlar!!! Ben Ardahan’da tarihinde ilk defa yatırım konferansı yaptığımda neden görmediniz? Ardahan gündemli o kadar meclis konuşmamı, açıklamamı duymamışlar! Ne kadar aşağılık kompleksi duyduğunuzu biliyorum.


Unutmayın Ardahanlı kardeşlerim sizi tanıyor. Siyasette yenileceksiniz. Sizin O zehir kusan pis dilleriniz sizi o nefretinizde boğacak. Hodri meydan. Siz o karanlık dünyanızda boğulacaksınız. Ben ölmedikçe de size geçit yok. Beni tehdit ettiğinizi biliyorum. Gücünüz yetiyorsa da gelin öldürün. Siz şunu asla unutmayın. Ben ölüme meydan okuyarak gelmiş ve bütün korkuları ezmişim. Zerre kadar ahlak ve şeref varsa çıkın karşıma orada burada yazdığınız iki satır alçak yazılarınızla değil. Aslolan vatandır ve ben sizin hain olduğunuzu biliyorum. Ben sizin bu duygudan zerre kadar nasip almadığınızı da biliyorum.


Ardahanlı Gazeteci Erkan Sarıkaya köşesinde ele aldığı yazısında CHP Ardahan Milletvekilinin Ardahan’a duyarsız kaldığına dikkat çekti..


Birisi Bu Adama Ardahan Milletvekili Olduğunu Hatırlatsın..!


CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın Ardahan sorunlarına duyarsızlığı ve Ardahan’a olan ilgisizliği yüzünden Ensar Öğüt’ü arar olduk.


CHP Genel Başkan Yardımcısı ve CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz,1 Kasım genel seçim öncesi süpriz şekilde Ardahan Milletvekili adayı yapılmış daha sonra Ardahan’lı seçmenin fazla tanımasada oylarıyla meclise taşımıştı.


CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz,genel seçimi öncesi Ardahanlı seçmen tarafından tanınmıyordu.Çünkü Öztürk Yılmaz Ortaokulu okuduğu dönemde ailesiyle Bursa’ya göç etmiş,yaklaşık 20 yıl Dişişleri Bakanlığı’nda çeşitli görevlerde yer almış ayrıca aileside Bursa’da yaşıyordu.Öztürk Yılmaz Ardahanlı olan eşinin Ailesini görmek için bazen yaz tatiline uğramıştı.Fakat 3 dönem CHP’den Ardahan Milletvekiliği yapan Ensar Öğüt bir daha aday olunca çok fazla tepki almış seçimi bu yüzden kabetmişti.Bunun üzerine baskın 1 kasım seçiminde HDP’ye yönelik baskılar artınca süpriz şekilde Ardahan Milletvekili adayı olan Öztürk Yılmaz’ın kazanması için ortam oluşmuştu.


Genel seçim sürecinde Ensar Öğüt’ün bir daha aday olmaması gerektiğini ve Öztürk Yılmaz’a şans verilmesi gerektiğini en çok yazan gazetecilerin başında geliyorum.


Şimdi ise gerçeklerle yüzleşmeye başladık.Çünkü CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın seçildikten sonra Ardahan sorunlarına ne kadar uzak ve ilgisiz olduğunuda görmüş olduk.CHP Dışişerinden sorumlu başkan yardımcısı olduğu için çok sayıda televizyon programına katılıp çeşitli ulusal gazetelere röportaj verdi.Peki konuşmalarında tek bir cümle dahi olsa Ardahan sorunlarına değindiğini gördünüzmu ve duydunuz mu? Öztürk Yılmaz’ın Ardahan’ın her hangi bir sorununu gündeme getirdimi veya soru önergesi olarak TBMM başkanlığına sundumu? Öztürk Yılmaz Büyükşehirlerde Ardahan STK’larına uğradığını gördünüzmü?Ayrıca CHP Ardahan il yönetimi ve ilçe yönetimleri Öztürk Yımaz’dan memnun olmadıkları iddia ediliyor.Yine Damal Belediye Başkanı ile Hanak Belediye Başkanı arası açık olduğu söyleniyor.


Öztürk Yılmaz’ın şehir şehir dolaşıp konferans verip teşklatları ziyaret ederken bi zahmet CHP Ardahan Milletvekili olduğunu hatırlayıp, Ardahan’da işsizlik olduğunu,Ardahan’da yoğun göç olduğunu,Ardahan’da geri kalmışlık sorunu olduğunu birileri hatırlatsın.


Haber / Erkan SARIKAYA


**Vekilin acı günü..


AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın Ablasının eşi Yusuf Bozbuğa geçirdiği karaciğer rahatsızlık sonucu hakkın rahmetine kavuştu.

 Bozbuğa kaynı, AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın imamlık yaptığı cenaze töreniyle Göle’de ki aile mezarlığında toprağa verildi

Öğle namazı sonrası Göle Merkez camide Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın kendisinin kıldırdığı Cenaze namazı sonrası kendi köyü olan Esenboğaz (Kelpıkor) köyündeki aile mezarlığında toprağa verildi.

Başta Arahanlı üst düzey bürokratlar olmak üzere vatandaşların yoğun ilgisinin olduğu Yusuf Bozbuğa’nın cenaze törenine Ardahan Valisi İbrahim Özefe, Göle Kaymakamı Zafer Oktay, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar, Emniyet Müdürü Selami Hüner, Göle Emniyet Müdürü M Özgür Nevruz,  Ak Parti İl Başkanı Yusuf Demirci, Göle ilçe başkanı İlhan Gültekin,İl Genel Sekreteri ile İl Meclis Başkanı ve Üyeleri, Yar. Doç. Dr. Eray Atalay, Ardahan ve Göle Daire Müdürleri, Yakınları ve Göle halkı katıldı.

Taziyeleri Köy mezarlığında kabul eden Atalay ve Rahmetli Yusuf Bozbuğa’nın yakınları Göle’deki taziye çadırında da Taziyeleri kabul ettiler.

Cenaze töreni sonrası Göle Kaymakamlık makamında, Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan Valisi İbrahim Özefe, Göle Kaymakamı Zafer Oktay ve beraberindeki heyetle bir süre görüştükten sonra Atalay, Konukların onuruna yemek verdi.

Sokaktaki halkla tokalaşan Vali Özefe daha sonra ilçemizden ayrıldı.


Öğrencilerin Bisikleti Hastanelik Olmuş!


Milli Eğitim Bakanlığı’nın FATİH Projesi kapsamında öğrencilere ücretsiz dağıttığı tabletlerin ardından Sağlık Bakanlığı’nın fiziksel aktiviteyi teşvik ve bisiklet kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla ücretsiz dağıttığı bisikletler aylardır dağıtılmayıp, hastane kooridorunda bekletildiği ortaya çıktı.


Ardahan Karagöl Mahallesinde bulunan yıllardır aktif duruma getirilemeyen İl Sağlık Müdürlüğüne ait 4 katlı binada sadece bir Aile Hekiminin hizmet verdiği binanın koridoru bisikletlerle dolu…


Yaz aylarında dağıtılamayan bisikletler; acaba kış ayında mı öğrencilere dağıtılacağı merak konusu oldu. Haber/Foto: Barış Bilgin


 


SONSUZLUĞA GÖÇÜŞÜNÜN 13. YILINDA

DURSUN AKÇAM ARAMIZDA…




Bu karanlık günlerde, yol şaşırtan fırtınalarda

Zamana ve âna tutunabilmek, hayallerimizi öldürmemek, gelecek güzel günlere olan umutları besleyebilmek için,

Işığı hiç sönmeyen yıldızların aydınlattığı yollara bakmak

Kendimizi tarihin altın sofrasında bir kez daha sınamak zorundayız…

O, 13 doğum yapmış yoksul ve çileli bir Anadolu anasının dördüncü çocuğuydu;

Karanlık dağları aşmayı, aydınlığa ulaşmayı kafasına koymuştu

Yamalı çarıklarıyla, köyü Ölçek ile Ardahan arasındaki on dört kilometre yolu üç kez yürüyerek aştı

23 Şubat İlkokulu’nun kapısından üç kere dilenci denerek kovuldu;

Yılmadı, usanmadı… Cumhuriyet aydınlanmasına ulaşmayı başardı;

Önce Ardahan’daki ilkokulu, sonra Tonguç Baba’nın Cılavuz Köy Enstitüsü’nü bitirdi,

Gazi eğitimle sürdürdü eğitimini; öğretmen, öğretmen örgütü yöneticisi, yazar, gazeteci, mücadele insanı oldu; ödüller kazandı; adı ansiklopedilere geçti; 

Aralarında doğup büyüdüğü, ekmeğini yiyip suyunu içtiği o yoksul coğrafyanın insanlarını hiç unutmadı;

Onlar için kavga etti, saf değiştirmedi, saray, saltanat istemedi;

Sürüldü, soruşturuldu, açığa alında, tutuklandı; zindanlarda kaldı, sığınmacı olarak yaşadı;

Hiç boyun eğmedi, hiç yalvarmadı, hiç ulufe istemedi;

Boynu dik, göğsünü gererek döndü Kafdağı’nın ardına; masallar, efsaneler vatanına,

Almanya’nın Hamburg kıyılarından Ardahan’daki Kültürevi’ne; adı yaşıyor;

Anısı mücadelemizi aydınlatıyor…

25 Eylül Pazar günü, Kartal’da Hasan Âli Yücel Kültür Merkezi’nde buluşuyoruz;

Adına serbest kürsü kuracağız;

Turgay Demir’in sazıyla, sözüyle, türkülerle kanatlanacağız…

Toplantımız halka açık ve ücretsizdir; özel çağrı beklemeyin, katılın çoğalalım;

Çağıl çağıl çağlayalım; el ele,omuz omuza yol alalım…


**Ardahanlı Gazeteci Gözaltında!


Ardahan Göleli Taraf Gazetesi Muhabiri, Balyoz ve Ergenekon haberlerini yapan ve aylardır tutuklu bulunan Mehmet Baransu’dan sonra bir Ardahanlı Gazeteci daha gözaltına alındı.



15 Temmuz Darbesi ardından devam eden gözaltı ve tutuklamalara devam edildiği şu günlerde Ardahan Hoçvanlı Gazeteci Gökçe’de gözaltına alındı.


**Ardahanlı Dinçer Gökçe’nin de


aralarında bulunduğu 9 gazeteci gözaltına alındı!


FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonda, hakkında yakalama kararı çıkarılan Hürriyet Gazetesi yazarı Dinçer Gökçe’nin de aralarında bulunduğu 9 gazeteci gözaltına alındı.


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı‘nca, Gülen örgütünün medya yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, 35 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonda, aralarında Rasih Yılmaz’ın da bulunduğu 9 gazeteci gözaltına alındı.


 İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili İsmail Uçar ile Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Murat Çağlak tarafından Gülen örgütünün medya yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, yeni deliller doğrultusunda 35 kişi hakkında gözaltı kararı alındı. 


İstanbul, Ankara ve İzmit’te düzenlenen operasyonda, Nurullah Öztürk, Rasih Yılmaz, Murat Aksoy, Abdullah Alparslan Akkuş, hurriyet.com.tr editörü Dinçer Gökçe, İskender Yunus Tiryaki, Levent Arap, Ömer Şahin ve Ayhan Şimşek gözaltına alındı.


Hakkında gözaltı kararı verilen Ergun Babahan, Prof. Dr. Osman Özsoy ile Şemsettin Efedâhil 18 kişinin yurt dışında olduğu tespit edildi. 8 kişi ise aranıyor.


Şüphelilerin, “örgüt ile bağlatılı oldukları” ve “çalıştıkları basın-yayın organlarıyla sosyal medya üzerinden Gülen örgütü lehine propaganda yaptıkları” öne sürülüyor. 


**ÇILDIR’A DEVLET DESTEKLİ DEV YATIRIM


Çıldır ilçesine bağlı Akçakale Köyü’ne, Akçakaleli gurbetçiler tarafından %60’ı TKDK destekli olmak üzere 4 Milyon TL’lik yatırım yapılıyor.


Ulaş Kılıç / ARDAHAN


Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Akçakale Köyü’ne, Akçakaleli gurbetçiler tarafından, 2010 yılında kurulan “S.S. Akçakale Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi” adlı kuruluş, %60’ı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından finanse edilen, %40’ı ise özkaynaklardan sağlanan dev bir yatırımı hayata geçiriyor. Köy arazisinde, TKDK’nın onay verdiği bir yere yapılan çiftliğin 2.5 Milyon TL’ye mal olduğunu belirten Kooperatif Başkanı Ogün Sarıçayır, çiflik inşaatının tamamlandığını, son aşama olarak tanesi 3 bin Euro olan semantal mantofon tipi hayvan başvurusunun sonucunu beklediklerini ifade etti. Hayvanların maliyetinin de 1.5 Milyon TL’yi bulacağını belirten Başkan Sarıçayır, toplamda 4 Milyon TL’lik bir yatırımı Akçakale Köyü’ne ve Çıldır ilçesine kazandıracaklarını belirtti.


“Gençlerimizin ‘Modern Köle’ Olmasını İstemiyoruz”


Kooperatif Başkanı Ogün Sarıçayır, doğup büyüdükleri köye böyle bir yatırım yapmalarının asıl sebebinin ekonomik kaygı olmadığını; gençlere iş sağlamak, tarım ve hayvancılığın daha kolay ve zahmetsiz şartlar altında yapılabileceğini, gençlere benzer proje hayalleri kazandırabilmek için yaptıklarını belirtti. Başkan Sarıçayır: “Bakın, bugün İstanbul’a gençlerimiz doğdukları toprakları, geleneklerini, ailelerini bırakarak geliyorlar. Birçoğu, kitle iletişim araçları tarafından bilinç altına işlenen modern yaşama özenti sebebi ile, diğer bir çoğunluğu da daha refah bir hayat umudu ile İstanbul’a göç ediyor. Ancak, inanın bu durum çok değişti. İstanbul’da artık gençlerimizin ev edinebilmesi mümkün değil, çünkü inanılmaz derecede ev fiyatları yükseldi. Suruyeli mülteciler nedeni ile iş gücü, gerçekte bir çok yerde asgari ücretin dahi daha altına inmiş vaziyette. En iyi ücret, ortalama 1.500- 1.700 TL civarında ve haftanın 6 günü, her gün sabah 7’de belki de daha erken saatlerde kalkıp işe gitmek zorundalar, akşam ise evlerine saat 7-8 aralığında anca varabiliyorlar. Çünkü, İstanbul’un trafiği akıl almaz derece yoğunlaştı. Gençlerin kendilerine ayırabildiği tek günleri Pazar günü ve inanın o günü de dinlenmekle geçiriyorlar. Yani kendi sosyal hayatlarına ayırabildikleri zamanları yok. Kira, faturalar, gıda harcamalarını çıktığınız zaman, kendilerine harçlık dahi kalmıyor. Televizyonda ya da sosyal medyada gördükleri hayatlar, burjuva sınıfının yaşadığı hayat, gerçekte böyle bir hayat yok. İşte gençlerimizin bunu fark etmesini ve kendi topraklarına tutunarak kimsenin emri altına girmeden, kendi hür yaşamlarını hayal etmelerini, Ardahan’ın da bakıldığında gençlere bir gelecek vaat ettiğini göstermek için bu gibi bir proje düşündük” dedi.


30 üyesi bulunan S.S. Akçakale Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nde sütçülük, tarımsal faaliyetler ve kombine et hayvancılığı yapılacak ve 6-7 civarında kişi sigortalı olarak çalıştırılacak.


Hbaer Ulaş Kılıç/Çıldır



**BUGÜN BAYRAM MI?


**Fakir Yılmaz/Gazeteci


Bayram ilan edilip, bayramının kutlanmadığı ve buna da gazeteciler dahil kimsenin ses çıkarmadığı ama bol mesajların yayınlandığı bugün 30 Ağustos.. 

‘Ne olmuş 30 Ağustos’ta?’ diyerek uzun uzun tartışmaların, tv programlarının, yazı dizilerinin dizileceği bugün resmi bayramların artık eskisi gibi kutlamak istemeyen bir anlayışın reddine karşın kimsenin gıgını çıkarmayıp, işi bol resimli mesajlarla geçiştirildiği şu günlerde artık bir dönemin kapandığını da kabul etmez birileri..

Ve o dönem Cumhuriyet kelimesinden korkan, adını duymak istenmediği bir dönemdir.. 

Bu nedenle bugün bayram denilmemeye başlanmıştır..

Neyse bu konunda çok üzerinde tartışmaya ne hacet deyip, Osmanlıdan kalma bayramları yeniden canlandırmak için Okları atanların hüküm ettiği bir sistemde değil Cumhuriyet ona yakın kelimeleri ilgilendiren tüm bayramların yasaklandığını bir Kanun Hükmünde Kararname ile ilan etmek en doğrusu ve en samimisi olur diye düşünüyorum..

Çünkü şehit var, savaş var, iç çatışma var deyip Cumhuriyeti kutlamamanı hiçte samimi olmadığını Diyarbakır’da, Gaziantep’te ve onca yerde kan revan varken tan tanalı gösteriler ile köprüleri açtığımız bir ülkede artık gerçek niyetimizi ve de yüzümüzü göstermek en doğrusu..



**Bu korku nasıl yenilecek?


**Selmi Yılmaz/Gazeteci


Bir çok darbenin yaşandığı ülke de her an yeni bir darbenin daha yaşanacağı şüphesi ve de korkusu başta Ankara’nın olmak üzere ülkenin genelinin dengesini bozduğunu dün gece Konya’da yaşanan ve yaklaşık yarım saat süren elektrik kesintisi sonrası darbe olabileceğini düşünen vatandaşları yeniden caddeler fırlamasından daha iyi anlıyoruz..

Konya’nın yanı sıra Ankara’nın 30 Ağustos’u tanksız, topsuz, uçaksız kutlanacağını ilan etmesinden de anlaşılan o ki hepimiz her an yeni bir darbenin yaşanacağından korktuğunu ortaya koymaktadır..

Peki sizce yeni bir darbe daha olur mu?

Bilmem ama bana sorarsanız bu ülkede olmayacak şey değil..

Çünkü 15 Temmuz’da halkın bizzat kendisinin ötelediği darbelerin bir çoğunun gerçekleştiği bir ülke burası..

Peki bu korku ile bir ülkede ne kadar rahat olunur?

Korkunun getirdiği baskılar bu ülkeye ne getirir?

Demokrasi olmayacağı kesinde..