Mevcut AŞOB Başkanı Yılmaz Özer’in yeniden aday olduğu kongrede 4 isim aday oldu.
Büyük bir ilgi ile gerçekleşen kongrede Yılmaz Özer 99, Asim Özer 99 oy alarak berabere kaldılar.
Ufuk Gedikoğlu’nun 92 oy aldığı mkongrede Tayfun Aşık ise 40 oyda kaldı. 5 oyda geçersiz sayıldı.
Ardahan Şoförler ve Otomobilciler Odası’nın seçiminde Yılmaz Özer ve Asim Özer berabere kalması nedeniyle Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanı kura çekimine karar verdi. Yapılan kura çekimini Yılmaz Özer kazandı.
Dursun Akçam Kültür Merkezinde gerçekleşen AŞOB Kongresi saat 10:00’da başladı. Katılımın oldukça yoğun olduğu AŞOB Seçiminde mevcut üyelerin imza çoğunluğu sağlanmasıyla seçimin ertelenmesine gerek kalmadı.
Divan Kurulu Başkanlığına Kars Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Kıyas Alp, katip yardımcılıklarına ise Gökhan Aktaş ve Tahir Bay delegenin oyu ile seçildi. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunması ardından faaliyet ve denetimleri raporları ayrı ayrı okunarak ibraz edildikten sonra seçime geçildi.
Olaysız biten kongrede Yılmaz Özer çekilen kura ardından 4. Dönemde de AŞOB’un Başkanı olmaya devam etti.

Ardahanlıların Birlikteliği İllaki Mezarlıklarda mı Olacak?
![]() |
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var |
fakiryilmaz323@hotmail.com
Bu yazıyı okuyanların hemen hepsinin bir anısı var, doymak için doğdukları yerlerden göç edip, geldikleri İstanbul gibi kentlerde..
İşte o anılardan biri de bizleri İstanbul’la tanıştıran, bir odalı evinde misafir eden, ekmeğini, suyunu bizlerle paylaşan ve geçtiğimiz günlerde haya göz yumup, giden Yakup Yılmaz amcamın başta Harziyanlıların olmak üzere bir çok dost akrabanın İstanbul’a ilk geldiğinde ilk ve aylarca, yıllarca kaldıkları evin önünde gözlerimi yaşartırken, uzun uzun da düşündürdü.. Ölümü ile bizi derinden üzen Yakup amcanın evine ilk geldiğimde bugün üzerinde geçmek için saatlerce trafikte kaldığımız 1. Boğaz Köprüsünün yapılıyordu. Bölgede heyecan vardı, amcalarım, dayılarımın, akrabalarımın, köylülerimin yaşadığı Beykoz’da, Kavacık’ta, Rüzgarlı Bahçe’de devasa kamyonlar gelip, geçerken bugün bir çoğumuzun unuttuğu, aklına bile getirmediği nice insanın emeği ile ilmik, ilmik örülen ve bugün adı 15 Temmuz Köprüsü olarak değiştirilen o köprünün nasıl olupta bölgeyi olduğu gibi İstanbul’u güzelleştirmişti.. O köprünün yapıldığı yıllarda ki gece kondular gitmiş yerlerine plazalar dikilmiş olsa da o yılların anıları her yerde ekmeğini, suyunu bizlerle bölüp, İstanbul’a tırnak tutturmamıza yardımcı olan rahmetle andığım Yakup amcanın evinin önünde de vardı.. Cenazesine gelenlerin büyük bölümünün Yakup amca ve onun gibi büyüklerin kendilerinde olan haklarını helaliğini almak için o İstanbul’a ilk geldiklerinde gördükleri, yaşadıkları evin önünde bir araya geldiklerini bir kez daha görürken bir şeyi fark ettim. Ve üzüntüme yeni bir üzüntü katarak, uzun uzun düşündüm.. Bu düşünceli halim yer kalmadığı için ölen insanların üst üste gömüldüğü mezarlıkta da sürdü.. Çünkü gerek bir çoğumuzun anılarının yaşandığı evinin önünde gerekse Yakup amcamızı toprağa verdiğimiz mezarlıkta bir araya gelen Ardahanlıların, bugün nüfusu 20 Milyonu bulan İstanbul’da kayıp olmamak için ilk yıllardaki gibi bugün de bir birlerine tutunmaya devam ettiklerini de görüyordum.. Ama bir farkla.. Ya cenaze de yada düğünde bunu yapmaya çalışmaları dışında başka yerde ayrılıyor, ayrılışıyordular.. Evet, dün toprağa verdiğimiz Yakup amcamın evinin önünde biriken, el ele, kol kola girip, hal hatır sorarak mezarlığa kadar birlikte giden Ardahanlıların o çok istenen ama bir muhtarları bile olmayan Beykoz’da olduğu gibi İstanbul genelinde yılladır oynan ayak oyunları ile bir türlü istenen seviyeye gelemeyen birlikteliği mezarlıkta olabiliyordu.. Yani derneklerin, federasyonların, siyasilerin, irili, ufaklı çıkar menfaatlerinin bir araya getiremediği tam aksine bölüp, parçaladığı Ardahanlılar bir ölü, bir cenaze, bir düğün, bir damat-gelin bir araya getirmeyi başardığını görüyordum Yakup amcamın cenazesinde.. Benimde içinde bulunduğum stk’ların her biri ayrı telden çalıp, bir araya getirmeye çalıştığı Ardahanlıların cenazelerde, düğünlerde ortaya koydukları bu samimiyetlerini nasıl olup ta derneklere, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma mücadelesi veren federasyonlara taşınabileceğini de bana düşündüren Yakup amcanın cenaze töreninde anladığım tek şey biz Ardahanlıların birlikte hareket etmesi için illaki ölü yada düğün beklediğimiz gibiydi? Bilmem ama başında bulunduğum ve ‘Acaba federasyon merkezini mezarlığına mı taşısak?’ diye gülümseyerek ağlanacak halimize gülerken federasyon başta olmak üzere bu yönde ki oluşumların ölmemesi için, o oluşturulmak istenen Ardahan birlikteliğinin mezarlıklarda değil, insanlar sağken samimiyete geçtiğini anlamak yeter, artar bile.. Çünkü ne ölü haberine, nede cenazeye ihtiyaç olmaksızın Yakup amcamın evinin önün de ortaya konulan samimiyet insanlar hayattayken olsa daha güzel olmaz mı? Bilmem ama sanırım biz insanlar değerleri kayıp etikten sonra daha iyi anlıyor, ağlıyoruz. Ve mezarlıkta çıktıktan sonra o birlikteliği unutup, başa sarıp her birimiz yeniden bir araya gelmek için beklediğimiz ölü haberini beklerken darmadağın oluyoruz gibi..
|
YILMAZ ÖZER
ASIL YÖNETİM KURULU ÜYELERİ
Serhat Polat, Aykan Çelik, Erdal Morkoç, Cevdet Yıldız, Murat Avşar, Tuncel Tekin