Tutuklananlar arasında AK Parti eski Merkezi İlçe Başkanı F. G. AK Parti Belediye Meclis üyesi, Belediye Başkan Vekili İ.Ö. ve Ardahanlı esnaflardan ARSİAD Yöneticileri olan L.Ö, E.S, T.Y ve M.E. bulunuyor.
Geçen hafta düzenlenen operasyonda örgütün sözde “Ardahan il sivil yapılanması”nda yer aldıkları iddiasıyla 12 şüpheli yakalanmış, zanlılardan biri engelli olması nedeniyle ifadesinin ardından savcılık talimatıyla salıverilmişti.
TAHLİYE EDİLENLERE TUTUKLAMA ÇIKTI!
Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, FETÖ/PDY’nin il yapılanmasında yer aldıkları belirtilen ve aralarında “örgütün il imamı” olan firari sanık S. İ, mütevelli heyeti üyeleri, il ablaları, üniversite ve öğrenci yurtlarının da bulunduğu çeşitli kurumlardan sorumlu örgüt mensuplarından oluşan 18’si tutuklu, 8’i tutuksuz, 13’ü firari olmak üzere 39 kişi “sanık” sıfatıyla yer alıyor. Sanıkların “silahlı terör örgütü yöneticisi” oldukları gerekçesiyle 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi istenmişti.
**363 Kişi Feto Soruşturmasından Geçti..
*16/12/2016 Tarihli Haber
Ardahan’da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında 134 kişinin tutuklandığı bildirildi.
Ardahan’da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında 134 kişinin tutuklandığı bildirildi.
Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma çerçevesinde 353 kişi hakkında adli işlem yapıldığı belirtildi.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Ardahan’da 353 kişi hakkında adli işlem yapılmış, bunlardan 134’ü tutuklanmış, 106 kişi hakkında da adli kontrol kararı verilmiştir. 23 kişi hakkında halen yakalama kararı bulunmaktadır. 88 kişi, emniyetteki sorgusunun ardından, 2 kişi de Cumhuriyet Başsavcılığımızda verdiği ifadenin ardından serbest bırakılmıştır. Ayrıca, FETÖ ile alakalı toplam 12 soruşturma dosyası bulunmaktadır. Soruşturmalarla alakalı, il emniyet müdürlüğünce 24 operasyon gerçekleştirilmiştir.”**Feto Operasyonlarına Tam Gaz
**Aralarında bir çok tanıdık var..
*08/12/2016 Tarihli Haber
Ardahan merkezli 5 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) yönelik başlatılan operasyonda, 2 kişi yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat şube müdürlükleri ekipleri, soruşturmayı yürüten Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda, FETÖ/PDY ile bağlantılı oldukları iddia edilen 6 şüpheliyi yakalamak amacıyla Ardahan’ın yanı sıra 4 ilde operasyon başlattı.
Operasyonun Ardahan ayağında 2 şüpheli gözaltına alınıp, İl Emniyet Müdürlüğüne getirildi.
Diğer 4 zanlının yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
Polis ve gümrük muhafaza memurlarından oluşan zanlıların, örgüt adına faaliyetlerde bulunduğu öne sürüldü.
**2 Öğretmen,
2 Gardiyan Fetocu Diye Tutuklandı..
15 Temmuz Darbe Kalkışması ardından devam eden gözaltı, tutuklama ve görevden almaların aralıksız devam ettiği şu günlerde Ardahan’da da yeni bir operasyon yapıldı.
Bayburt’ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) sözde “adliye ve cezaevi” imamı olduğu iddia edilen 2 öğretmen ile 2 cezaevi çalışanı tutuklandı.
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında, 5’i Bayburt M Tipi Kapalı Cezaevi personeli, 3’ü Bayburt Adliyesi personeli ile örgütün sözde “adliye ve cezaevi” imamı olduğu öne sürülen 2 öğretmen gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 2 öğretmen ve 2 cezaevi personeli tutuklandı. 3 cezaevi çalışanı ve 3 adliye personeli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklanan 2 öğretmenin ifadeleri doğrultusunda, örgütün bölge ve adliye yapılanmaları ile Iğdır, Kars, Ardahan, Erzurum, Ağrı ve Erzincan’ın sözde adliye-cezaevi imamları hakkında bilgi edinilerek, ilgili illerin emniyet müdürlükleri ve cumhuriyet başsavcılıklarıyla paylaşıldığı öğrenildi.
**ARDAHAN’DA YENİ FETO OPERASYONU!
**28/09/016 Tarihli Haberler
Bugüne kadar Asker, Polis, Üniversite, Müftülük ve Milli Eğitim’de bir çok kişinin gözaltına alınıp, tutuklandığı Ardahan’da dünde siviller yönelik geniş çaplı bir operasyon yapıldı.
Alınan bilgilere göre dün gece başlayan ve sabah’a kadar süren operasyon da birçoğu esnaf ve tanınan sima olan 30’a yakın sivilin gözaltına alındığı bilgisi alındı.
**Posof’ta Trafik Kazası: 2 Yaralı..
Ardahan‘ın Posof ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 2 kişi yaralandı.
Alınan bilgiye göre, Posof – Ulgar Dağı mevkiinde Taner Aktürk idaresindeki 75 BA 445 plakalı tır, virajı alamayarak devrildi. Kazada sürücü Taner Aktürk ve yanındaki Emre Aktürk yaralandı.
Yaralılar ambulansla Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.
**İmdat Tatar’dan Bayram Mesajı
Ardahanlı İş adamlarından, Gold Gümrük Müşavirliği adlı firmanın sahibi İmdat Tatar’dan Bayram Mesajı
Bayramlar, dargınlıkların unutulduğu, insanların barıştığı, kardeşçe kucaklaştığı günlerdir. Bayramlar, milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulandığı bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle…
İmdat Tatar
İşadamı
YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yılmaz/Gazeteci
**Size benzemeyeceğim..
Ardahan’ın ilk günlük gazetesini çıkaran ve bu yönde verdiğimiz bir yıllık mücadele sonucunda almam gereken ilan hakkımın engellenmesi üzerine yeniden haftalığa dönme kararı vermeye hazırlanırken rahmetli babam matbaaya gelip, günlük gazeteyi neden haftalığa çevirdiğimi sordu..
Ben de Hasan Özdemir’in Ardhan’da vali olduğu dönem de yaşadığımız sıkıntıları ve gelen denetleme kurulunun kararını anlatınca babam bana dönüp dedi ki; ‘Oğlum mücadelen boyunca şunu bil ve unutma.. Düşman seni yenemediği an bu kez taktik değiştirip, seninlşe dost gibi görünüp, seni kendisine benzetmeye çalışır.. Bu nedenle alacağın karar ya onlara benzemek yada bildiğin doğruya devam etmektir’
Yani o sıkıntılı anda yanıma gelip, ‘sen doğru bildiğini yap’ diyerek bana cesaret veren ve Ardahan’a günlük gazete kültürünü kazandıran o günkü müacadelimizde önümüze çıkarılan engellemeler bugünde vasıflı olma mücadelesinde görmüyor değiliz..
Ama yolumuza devam ediyoruz..
Ama benim bugünkü konum Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olduktan sonra yaşadığım onca sorunları anlatmak olacak..
Çünkü gazetecilikte yaşadığımız sıkıntıların diğer bir benzerini gördüğüm bu alanda da birileri beni kendilerine benzetme çabası içinde olduğunu ve ARDA/FED olarak verdiğimiz mücadele de hep engelleme, arkada konuşma, şerefsizce, alçaka iftiralarla karşılaştığımız bir süreci yaşadığımızıda bilmenizi isterim..
Yani beni ve arkadaşlarımı kendilerine benzetmeye çalışanların güçlü bir Ardahan Lobisi korkusu içinde oyun üzerinde oyun içinde olduklarınıda görüyorum..
**Siyasiler kurşun sıkmak..
Yeni bir seçimin olup, olmayacağı yönünde tartışmaların devam ettiği şu günlerde 7 Haziran’ın sonuçlarını beğenmeyip, 1 Kasım’da ülkeyi yeniden seçime götürenlerin kazanamadıkları belediyeler de kayyum ataması ardından şimdi de siyasi cinayetler işlenmeye başlandı..
7 Haziran sonuçlarını beğenmeyen tek tarafın mevcut iktidarın değil, 1 Kasım’a kadar yolları kesip, Türkiye Partisi olma iddiasıyla yola çıkan HDP’yi kamuoyu nezdinde yıpratan ve aldığı 81 vekilin kendilerinin sayesinde alındığını belirtip, şımaran PKK’nın üstlendiği siyasi cinayetlerin bu ülkenin ana dinamiklerine olduğu gibi barış ve demokrasi yanlısı olanların elini de zorda bıraktığını da belirtmekte fayda var..
Çünkü; ‘Ya herro, ya Merro’ denilerek halkın seçilmişlerine saldırıp, onları görevden alıp, içeri atmak kadar insanları olduğu gibi siyasileri de öldürmek o kadar yanlıştır..
Çünkü benimde içinde bulunduğum kamuoyunun sert bir dille kınadığı bu cinayetlerin siyaset alanını daralttığı gibi bu ülkede siyaset yapan A yada B veya da C partili tüm siyasileri bunaltıp, şaşırtıp, demokrasiyi yok ettirir..
**RÜYAM’DA KİMİ GÖRDÜM?..
Aslında uğurlu günüm Salı..
Siz okurlarımın büyük b ölümünün de içinde bulunduğu toplumun Pazartesi sendoryumunu bende atlatıp, uğurlu saydığım Salı’ya ve ardından Çarşamba, Perşembe derken hazır mesajlarla kutlanan Cuma’dan sonra en sevdiğim gün olan Cumartesi’ye kendimi atarım..
Ve adına; ‘Cumartesi Yazıları’ dediğim yazımı yazarken gerek hafta içinde gerek geride kalan özellerimide okurlarımla paylaşmak istercesine bilgisayarın tuşlarına hızla değil, sakince, dikkatlice hatta bir sevgiliyi okşarcasına dokunur, içimi siz okurlarla paylaşmaya çalışırım ..
Bu cumartesi de öyle oldu..
Hafta boyunca sabahın ilk saatlerinde başına geçtiğim bilgisayarımın açılmasını beklerken dün gece uykumu bölenin ne olduğunu ve neden gece üçte kalktığımı hatırlayıp, sanal beyinli cep telefonumu elime alarak, önce gelen mesajlara sonra bir çoğumuzun içeriğini okumadan başlığına bakıp, yalandan beğendiği facebook’a ardından ülke de ve dünya da yaşananlara bakmak için twitter’e göz attım..
Ve beni uyandıranın neden olduğu aklıma gelince yeni bir cumartesi yazısı daha beynimden kalbime, ardından parmaklarıma oradan da bilgisayarıma akmaya başladı..
Çünkü beni gece yarısı uyandıranın bir rüya olduğu ve o rüya da hayatımın yol haritasını çizen çok değerli birini görmüş, tam olarak olmazsa da şimdi mum ışığı ile aradığım özlediğimi, sevdiğimi görmüştüm.
Rüyamı hatırladıktan ve gördüklerimi iyice hatıladıktan sonra dinlerken olağanüstü bir haz duyduğum Kur’an dinletisi açarak yazıma devam ettim..
Dinlediğim Kur’an hediye ettiğiminin, dün değerini çokta bilmediğimiz, çekip gittikten sonra da gözyaşları içinde aradığımız olması ise bir başka bir eziklik ve arayıştı..
Sizce rüyamda gördüğüm hangi sevdiğim, hangi beni ardından bırakıp, çekip, giden ve gelmesi mümkün olmayan ve bizi bekleyendi..
**Ekmeğe muhtaç bırakmak..
Kamu kesiminde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde görevden çıkarma cezaları veriliyor. Şu anda on binlerce
ailenin ocağında gözyaşı, hüzün ve “yarın ne yapacağım?” kaygısı var. Resmi Gazete’de isimleri yayımlananların
sayısı 100 bini çoktan geçti, daha da devam edeceğe benziyor. İnanın bazılarına memuriyetten atılmak değil
Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olmakla suçlanması daha ağır geliyor.
Şunu belirtelim: Kamuda terör örgütü elemanlarının bulunması zaten kabul edilemez. Girenlerin önemli bir
bölümü de AKP döneminde işe alındı. Kamu görevine son verilenlerin tamamının FETÖ’cü olduğuna kimse
inanmaz. Görevden alınanlardan tanıdıklarınıza bir bakın. Atatürkçü, laik, çağdaş isimler de bu furyada
görevden alınıyor.
Sadece bu alandamı oluyor ki bunlar?
Hayır tam tersi hemen her alanda yaşanan bu durum bizim camiamızda da yaşanıyor..
Son olarak benimde bir dönem gazete çıkardığım Kocaeli’nin en önemli gazetecilerinden olan Güngör Aslan’ın da gazetesine el konulup, ekmeğe muhtaç bırakıldığını öğreniyorum..
‘Kendisini arayıp, yapabileceğim bir şey var mı? diye sorduğum bir anda Ardahan’da beni arayan eşim basın müdürlüğünün ilanımızı iki aylığına askıya aldığını öğreniyorum..
Beni de şok eden bu gelişmenin gerekçesi de gazetemizin bo yalarının kurumadan basına götürüldüğü ve baskı hataları olduğu için olduğunu öğreniyordum..
Eşimin gergin ses tonunu ‘Bir şey olmaz hanım, neye dayanmadı ki buna da dayanmayalım’ diyerek yumuşatmaya çalıştığım bir sıra da bu ülkede birilerinin birilerini ekmeğe muhtaç hale getirmekle meşgüldü..
**Ayrılıklar hep zordur..
Ülkenin komşuları ile olan sorunları, komşuların emperyalist güçlerce işgal edilmeye çalışması, toprak ayrımları ve parçalanmalarını tartışıldığı bir sürecin yaşandığı şu günlerde yeniden ısıtılıp, önümüze getirilen başkanlık sisteminin ayrışıma neden olacağı da konuşulmakta..
Yani önce Başkanlık, ardından bu başkanlığı başında olacağı eyaletler ardından herkesin kendisini yönettiği öz yönetimlerin gündeme gelebileceği korkusu ve travması yaşanıyor ülkemde..
Evet benim de desteklediğim ve istediği başkanlık sistemine geçmeye çalışan ve 10 yıla yakındır bir çok sorun ve sıkıntıya neden olan sistemden ayrılmak istemeyen ülke zorda..
Başkanlık gelsin mi, gelmesin mi?
Sistem yenilenerek kalsın mı, kalmasın mı?
Başkanlık gelirse yapabilir miyiz, yapamaz mıyız?
Bölünür müyüz, bölünmez miyiz?
Soruları ile tartışılmaya devam eden sistem değişikliği bu ülkeye ne getiri bilmem ama bana sorarsanız kavga etmeden tartışılması en güzeli..
Çünkü Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasından bu yana zaten sistem değişmiştir..
denilen bir ülkedeyiz..
Ve Reis denilip, üzeri kapatılmak istenen Başkanlığı zaten o günden bugüne kadar Başkan olarak yapan bir Erdoğan bunu resmileştirmek istiyor..
Evet başkanlığı bende ama ülkemin bölünmeden istiyorum..
Bu ülkenin sistem değişikliğine olan ihtiyacın daha çok tartışılmadan, kan, revan bulaşmadan gerçekleşmesinde yanayım..
Zor ama şart olan bu değişikliği bir an gerçekleştirmek bu ülkenin önünü olduğu gibi hepimiz rahatlatacağına inananlardanım..
Kısacası aşklardan, sevdalardan, sevdiklerinizden, alıştıklarınızdan
ayrılırken yaşanan aynı duygu gibi 100 yıldır yaşadığımız sistemde de ayrılmak zor olsa da şarttır..