Bulunamayan Göleli Cemil Kırbayır'ın Asker Hatırası Fotosunu Bulduk..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.15’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


Her Cumartesi günü saat:17.15’te ekranlarınızda..


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



İHD üyeleri, “Kayıplar belli failler nerede” ve “Kayıplar vicdanındır sahip çık” pankartlarıyla Askerlik görevini yaparken Asker arkadaşları ile fotoğrafını bulduğumuz Göleli Cemil Kırbayır’ın da unutulduğu dikkat çekiyor.

Cemil Kırbayır gibi Cumartesi Annelerinin simgesi Berfo Ana’nın da birçok sorun gibi unutulduğu ülkede Devlet Berfo Ana’ya verdiği sözü hala tutmadı. Çünkü Berfo ananın ne oğlu Cemil’in kemikleri bulundu ne de katilleri yargılandı. Yargıtay 8’inci Dairesi bu davada ‘zaman aşımı’ kararı verdi.


Kırbayır dosyasını zamanaşımına meçhul!


arşiv haber 09/05/2021 tarihli haber


Adına, Barış Süreci denen süreçte gündeme gelen ve Erdoğan’ın Berfo Kırbayır’a verdiği söz gerçekleşmedi; Yargıtay, AK Partili Milletvekili Orhan Atalay’ın da ilçesi olan Ardahan Göleli olan Cemil Kırbayır dosyasını zamanaşımından kapattı. Yargıtay, Cemil Kırbayır’ın 12 Eylül 1980 darbesinden sonra gözaltında kaybedilmesi ile ilgili olarak 2014 yılında yeniden soruşturma açılmasını sağlayan Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını bozmuştu.


 


Yargıtay, Cemil Kırbayır’ın 12 Eylül 1980 darbesinden sonra gözaltında kaybedilmesi ile ilgili olarak 2014 yılında yeniden soruşturma açılmasını sağlayan Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını bozdu.  Kırbayır dosyası zamanaşımından kapatıldı. Dönemim Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumartesi Anneleri’nden Berfo Kırbayır’a olayın araştırılması için söz vermişti.


Kısa Dalga’dan Kemal Göktaş’ın haberine göre, Daire, 1980’de işlenen suçla ilgili zamanaşımının 2002 yılında dolduğu gerekçesiyle Adalet Bakanlığı’nın “kanun yararına bozma” talebini yerinde buldu. Yargıtay, kamu görevlilerinin işlediği öldürme suçlarında zamanaşımı işlemeyeceğine ilişkin 2004 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile 12 Eylül döneminde işlenen suçlarla ilgili dokunulmazlık sağlayan Anayasa’nın geçici 15. Maddesinin kaldırılmasına ilişkin 2010 Anayasa değişikliğinin dosyanın zamanaşımına girmesine engel oluşturmayacağını savundu. Böylece, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cemil Kırbayır’ın annesi Berfo Kırbayır’a verdiği söz de gerçekleşmemiş oldu. 


2014 yılında Kırbayır dosyasını yeniden açan bu karardan sonra soruşturmayı yürütmekle görevli Kars Başsavcılığı ise faillerin yargılanması için hiçbir adım atmadığı gibi Adalet Bakanlığı’na başvurarak zamanaşımı nedeniyle dosyanın kapatılması için kanun yararına bozma yoluna gidilmesini istedi. Adalet Bakanlığı, 25 Şubat 2020’de, Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının “kanun yararına bozulması” talebiyle Yargıtay’a başvurdu. Yargıtay 8. Ceza Dairesi de 26 Ekim 2020 tarihini taşıyan kararı ile Bakanlığın bu talebini kabul etti.


Daire’nin kararında Türk Ceza Kanunu’ndaki “sanık lehine hükmün uygulanacağı” kuralına göre 2004 yılında yürürlüğe giren Anayasa değişikliğinin Kırbayır dosyasındaki şüphelilerin aleyhine zamanaşımını kaldırmayacağı savunuldu. 


Kararda ayrıca, 2010 yılındaki Anayasa değişikliğine ilişkin olarak da yürürlükten kaldırılan geçici 15. maddenin kolluk güçlerini kapsamadığı, dolayısıyla Kırbayır dosyasındaki şüphelilerin eylemlerine ilişkin zamanaşımı süresinin de suçun işlendiği tarihte işlemeye başladığı ve 2002 yılında dolduğu savunuldu. Kararda “Yasal değişikliğin yapıldığı 12 Eylül 2010 tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin işlemeye başladığının kabul edilmesinin, hukuki öngörülebilirlik ve hukuk devleti ilkelerine aykırı” olduğu savunuldu.


Yargıtay bu gerekçelerle Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nin Kırbayır dosyasının yeniden açılmasını sağlayan kararını bozdu. Böylece 2002 yılına kadar şüphelilerin bulunması için hiçbir işlem yapılmayan, 2014 yılından sonra yeniden açılan dosya, Adalet Bakanlığı’nın talebi ve Yargıtay’ın kararıyla tekrar kapatılmış oldu.



Yakınları gözaltında kaybedilen Cumartesi Anneleri’nin sembol isimlerinden Berfo Ana, 2011 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Başbakanlık’ta kabul edilmişti. Erdoğan’ın bu görüşmeden sonra verdiği talimatla TBMM’de kurulan Alt Komisyon’un hazırladığı raporda, Cemil Kırbayır’ın gözaltına alındıktan sonra öldürüldüğünü tespit etti. Raporda Kırbayır’ın Göle’deki Dede Korkut Eğitim Enstitüsü’nde işkencede öldürülüp cesedinin yok edildiği, işkencecilerin Kırbayır’ın yanı sıra Oruç Korkmaz, Turan Sağlam ve Mahmut Kaya adlı gençleri de öldürdükleri belirlendi. Meclis Komisyonu’nun bu raporuna rağmen Kırbayır dosyası Yargıtay kararı ile kapatılmış oldu.


YAZMAKTAN VAZ GEÇME(me)K..


İnsanın iç dünyası dahil tüm dünyayı yazıp, yazıya dökmek için eline kalemi değil, teknolojinin klavyesine sarılması bu duygulara acı bir fren misali basan ve dur diyen bir ses ile kendisine gelirken tek bir soruya cevap arar..


Ki o düşünce ve duyguları frenleyen soru ‘Peki, yaz ama değiyor mu?’ olurken ‘Hayır değmez, yorma, üzme kendini cevabı ile karşı karşıya kalıp, klavyeyi kırarcasına bilgisayarı okşayan parmakların da soğuduğu ve ‘değmez’ denilerek yazmaktan vazgeçtiğini hisseder insan.

Ve bırakır kendi dünyasını diğer onca yazılması gerekenlerle baş başa bulunan dünyaya döner, bir yandan coronadan ölenlerin, diğer yandan kim vurduya  uğramamak için yaşarken ölenleri yazmaya başlar..

Başlar başlamaz da her geçen saatte uzaklaştığı limandan açıldığı okyanusta yeni limanları arar kimi siyasetin yoğun olduğu bir limanda, kimi zamanda kendi sorunlarından daha ağır sorunlar yaşayan insanların limanında yazmaya, gördüklerini , hissettiklerini ve düşündüklerini yazıya dökerek asıl kendi limanından uzaklaşmanın, unutmanın rahatlığı ile adeta kalkan sisten gördükleri ile yaşamaya yeniden başlar.




Ve köşesine çekilip, kendi başıma kalıp, açtığı belgeselde izlediği heyelanın birçok güzelliği alıp, götürdüğünü görünce korkup, sığındığı sandığı limandan uzaklaşmaya karar kılmış ve durduğu yerde bir daha durmamak için geriye adım atmış yaşanan heyelan afetinin zemini alt üst ettiğini gören bir insan misali gerçeklerin aslında bir depremden farklı olmadığını anlayıp, kendisine gelir..

Çoruh nehrinin azgın akışı gibi hırsla akan bir nehir gibi olmaktansa kardelenleri açan güneş misali yeniden doğmuşçasına yazmaktan ve hayattan vazgeçmemek gerektiğini hatırlayıp, kendine gelmesi ise en güzeli ve yaşananlara direnmenin tek şartıdır aslında yaşananları, yaşanmamışcasına umursamayıp görmezden gelenleri bir an önce yeniden yaşayacaklarını sana yazan geriye kalan hayatı yaşamak daha doğrusu diyerek..




ki…








MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



arşiv haberler 06/10/2016 tarihli haber


Cemil Kırbayır İstanbul’da anılacak


12 Eylül Askeri Darbesinin hemen ertesi gün Göle’nin Okçu Köyündeki evinden gözaltına alınan ve gözaltında iken kendirine uygulanan işkence sonucu öldürüldükten sonra bedeni kaybedilen Cemil Kırbayır 8 Ekim Cumartesi günü İstanbul’da anılacak.


Gözaltında kaybedilişinin 36. Yılında Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezinde Panel/Forum şeklinde düzenlenecek Cemil Kırbayır’ı anma etkinliğini Demokrat Göleliler Platformu ve Cemil Kırbayır’ın Göle’de birlikte mücadele verdiği Göleli 78’ler Girişimi organize ediyor.


Birleşik Haziran Hareketi, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi İstanbul il Örgütü, HDP İstanbul İl Örgütü, Halkevleri İstanbul Şubesi, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, Alternatif Doğuş Gazetesi, Demokrat Göleliler Platformu, Göleli 78’ler Girişimi ve 3. Bölge Ardahanlılar Derneği gibi kurum ve kuruluşların desteklediği anma etkinliğinde gazeteci-yazar İsmail Saymaz, CHP PM üyesi Çetin Soysal, Göleli 78’ler Girişimi aktivisti Çetin Aşula, Gözaltında Kayıplar ve Cemil Kırbayır Davası Avukatı Gülizar Tuncer ve Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırbayır panelist olarak katılacaklar.


**Gazeteci Ölümden Döndü!


**29/09/2016 Tarihli Haber


Başkanlığını yaptığı Ardahan Dernekler Federasyonunun çalışmaları için İstanbul’da bulunan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz İstanbul’dan Kocaeli’ne dönerken büyük bir kaza atlattı. Yılmaz büyük kazada yara almadan kurtulurken, GAZETECİ isimli aracı kullanılmaz hale geldi.



Dün akşam saatlerinde aracıyla İstanbul’dan Kocaeli istikametine ilerleyen usta gazeteci Fakir Yılmaz, karıştığı kazada büyük bir tehlike atlattı.


Ardahan’ın derdini kendine dert edinen usta gazeteci Fakir Yılmaz, İstanbul’dan Kocaeli istikametine gittiği sırada kontrolsüz gelen bir TIR’ın aracına çarpması sonucu ölümden döndü. Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanlığı da yapan Yılmaz, kazanın normal bir kaza olmadığını belirterek “Bu TIR’ın resmen öldürmeye bana teşebbüs ettiğine inanmaktayım” dedi.


**BÜYÜK BİR TEHLİKE ATLATTI..


Alınan bilgilere göre; dün akşam saat: 23.00 sıralarında İstanbul’dan Kocaeli istikametinde otobanda 75 AY 731 plakalı aracıyla ilerleyen Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Fakir Yılmaz büyük bir tehlike atlattı. Kendi şeridinde seyir halindeyken bir TIR’ın yandan çarptığı Yılmaz’ın aracı kendi etrafında birkaç tur attıktan sonra bariyerlere çarparak durabildi.


**”BENİ ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS ETTİ”


Kazanın şokunu atlattıktan sonra konuyla ilgili kısa bir değerlendirme yapan Yılmaz, “Aracımda hazar oluştu ama bende bir şey yok. Bu kazadan iki önce Ankara’da kaza yapmıştım. Ama bu büyüklükte değildi. Allah korudu, sevdiklerime bağışladı. Büyük kaza atlattım. Bana çarpan TIR olay yerinden hemen kaçtı. Bu TIR’ın resmen öldürmeye bana teşebbüs ettiğine inanmaktayım” dedi.


**KAÇAN TIR ARANIYOR..


Olay yerine çağrılan trafik ekiplerince tutanak tutulan kazada, çarpıp kaçan TIR’ın arandığı ve mobeselerin incelemeye alındığı öğrenildi.


**Kendi haberimizi yapmak..


**YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/FAKİR YILMAZ


Her gün başkalarına ait yerel ve ulusal haber ve yorumlar yazan biri olarak kendi haberimi de bana yaptıran son trafik kazamın ardından şoktan çıkar çıkmaz fotoğraf makinamı elime alıp, kaza yerini benimle birlikte benim kadar yorulan aracımın o halini çekmek gerçekten zor bir işti..

Evet son bir hafta içinde beklenmedik kazaları manen ucuz atlatsam da benim de haber olduğumu ve  bunu da yazmam gerektiğini bana yaşatan trafik kazasında yara bere almadan kurtulmanın sevincindeyim..

Kazayı yapar yapmaz öne benden bir şey var mı diye bakıp, ardından gazeteci refleksiyle elime aldığı makinamın flaşlarını patlatırken bu ülkede asıl diğer bir terörün de trafik olduğunu bir kez daha anlıyordum.

Çünkü hükumetin o çok güvendiği bölünmüş yol, tünel, köprülerin bilinçsiz bir sürücü toplumu olan ülkemde ki karayolları adı veren yolları kan yoluna çevirdiğini de hatırlıyordum..

Eğitim de bir çok ülkenin ardından gelen ülkemin ölümlü ve de benin GAZETECİ isimli aracım da olduğu gibi maddi hasarlı trafik kazalarında birinci olması asıl tartışılması gereken diğer bir önemli sorun olarak hala çözüm bekler..

Bana kendi haberimi yaptıran bu kazanın tüm insanlık adına son kaza olmasını dilediğim bir sırada benim trafik kazasını geçirdiği alana gelen trafik ekibinin telsizisine gelen anosla son yine aynı yol üzerinde yeni bir trafik kazasının meydana geldiği ve üç kişinin hayata göz yumduğunu öğreniyor, kendi üzüntümü unutum, benden sonra gelen ölümlü kazaya kahroldum..

Sonuçta bana kendi haberimi yaptıran kazayı ucuz atlattık..


fakiryilmaz323@hotmail.com-05322678015


**KAR/KIŞ ARDAHAN’DA!.


Ardahan-Ardanuç Karayolunda kar ve tipi dolayısıyla yolda mahsur kalan araç ve içerisindeki vatandaşlar, AFAD ekipleri tarafından kurtarıldı.


Ardahan-Ardanuç Karayolunda kar ve tipi dolayısıyla yolda mahsur kalan araç ve içerisindeki vatandaşlar, AFAD ekipleri tarafından kurtarıldı.

Ardahan’ın yüksek kesimlerinde bugün sabah saatlerinde kar ve tipi etkili oldu. Kar ve tipinin bastırdığı yola hazırlıksız çıkan araçlar yolda mahsur kaldı. Mahsur kalan vatandaşların durumu Kriz Merkezine bildirmeleri üzerine Ardahan – Ardanuç Karayoluna karayolları ve AFAD ekipleri sevk edildi.

Ekipler karlı yolları açarak mahsur kalan çok sayıda araç ve içerisindeki vatandaşları kurtardılar.



**ASLININ YERİNE SAHTESİ DİKİLECEK!


**Kesilen söğüt ve kavak ağaçları yerine


Sahte Çam ağaçları geldi..


**Kesilen Ağaçlar Nerede?


*21/09/2014 Tarihli Haberler


Kardeşi marangoz olan AK Partili Göle Belediye Başkanının Göle kent merkezinde bulunan 11 ağacı gece yarısı kesmesi üzerine gelen tepkiler devam ederken, Belediye Başkanı gelen tepkiler üzerine al acele aldırdığı çam fidanlarını ilçeye getirerek, kestirdiği ağaçların yerine dikileceğini kamuoyuna anlatmaya çalıştı.



Göle Belediyesi tarafından kesilen kavak ve söğüt ağaçlarına büyük tepki gelince yerine hazır çam ağaçları getirildi.


Bir kaç gün önce Göle şehir parkında kesilen söğüt ve kavak ağaçları yerine Çam ağaçları getirilerek parka dikilecek.Ağaçların kesilmesi nedeni ve niçinlerle ile tepki alırkan aradan zaman geçmeden yerini kimsenin yasal olarak kesemeyeceği ağaçlar gelerek uyuyan ağaç olarak yarın parka dikilecek.


Ayrıca Göle Tarım müdürlüğü’nün ağaç dikme araçları gelerek söğütler yerine yeni çam ağaçlarının ekileceği ve daha güzel ve yeşil bir Göle düşü hayata geçirmek düşünün açıklaması yapıldı.


 


**GÖZLER TRABZON’DA


Bugün Trabzon’da yapılacak olan Trabzonspor- Ardahan Spor karşılaşması dolaysıyla tv başına kilitlenecek olan Ardahanlılar tarihin de ilk kez ciddi bir sportiv karşılaşmaya çıkacak olan Ardahan futbol takımının güçlü rakibi karşısın da ne yapacağını büyük bir merak ile bekliyor.

Önemli maç öncesi bir açıklama yapan ARDA/FED İşadamları Konseyi Başkanı yıllardır maddi, manevi destek sundukları Serhat Ardahan Spor’un bugünlere gelmesinin en çok kendisini sevindirdiğini söyleyerek, başarılar diledi.



**ALİ RIZA NASIROĞLU’NDAN BAYRAM MESAJI


ARDA/FED İşadamları Konseyi Başkanı, Ardahanlı İşadamı Ali Rıza Nasıroğlu Kurban Bayramı Dolaysıyla Bir Mesaj Yayınladı..


Bayramlar, kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi tazeleme günleridir. Toplumsal birlikteliğin pekiştiği, saygı ve hoşgörünün egemen olduğu, iyilik ve güzelliklerin yoğun olarak yaşandığı bayramlar bizler için çok özel anlamlar taşımaktadır. Bu günler, toplumumuzun ilgi ve desteğine ihtiyaç duyan kesimine şefkatle yaklaşarak, birliktelik ruhunu yaşatmak adına bir fırsattır.

Gönüllerimiz bir yandan bayram coşkusuyla dolarken, diğer yandan dünya üzerinde bayrama buruk gönüllerle giren insanların hüzün ve acılarını yüreklerimizde taşıyor ve paylaşıyoruz. İçinde bulunulan kutsal günlerin Türkiye’ye, İslam dünyasına ve tüm insanlığa barış, huzur, istikrar getirmesini temenni ediyorum. Allah’tan niyazım odur ki, her günümüz bayram olsun, her anımız sevinçle dolsun. Bu vesileyle aziz milletimizin ve İslam Âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı içtenlikle tebrik ediyor, en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

ALİ RIZA NASIROĞLU/İşadamı


ARDA/FED İş Adamları Konseyi Başkanı