KILIÇDAROĞLU: CANAN KAFTANCIOĞLU BAŞARILI BİR İL BAŞKANI..


9 Şubat 2020 Pazar günü Haliç Kongre Merkezi’nde yapılacak İstanbul İl Kongresi için geri sayım sürerken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sonucu etkileyecek sürpriz bir hamle yaptı.


İstanbul’daki 39 İlçe Başkanı ile dün bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 9 Şubat tarihinde yapılacak İl Başkanlığı yarışı konusundaki tartışmalara son noktayı koydu.


“CANAN HANIMLA DEVAM EDECEĞİZ!”


DÜZGÜN HABER‘in edindiği bilgiye göre, toplantının açılışında yeni seçilen ilçe başkanlarına başarılar dileyerek konuşmasına başlayan Kılıçdaroğlu, sözü daha sonra 9 Şubat tarihinde yapılacak İl Başkanlığı seçimine getirdi. İlçe kongrelerinde sergilenen birlik ve beraberlik görüntüsünün İl Kongresi’nde de yansıtılmasını talep eden Kılıçdaroğlu, “İstanbul’da başarılı bir il başkanımız var. Biz parti yönetimi olarak, bu başarısından dolayı Canan Hanım ile bir dönem daha yola devam etmekten yanayız” diyerek, il başkanlığı adaylığı konusundaki tartışmalara son noktayı koydu ve net tavrını açıkladı.


“KİMSE DIŞLANMASIN” TALİMATI


İstanbul’da Kaftancıoğlu ile yola devam kararı veren Kılıçdaroğlu, 39 ilçe başkanına ayrıca, “İstanbul’da, birlik ve beraberlik havasında il kongremizi yapacağız. Parti içinde, ‘o bunu destekliyor, şu onu destekliyor, o il yönetimine muhalifmiş’ diyerek kimsenin dışlanmasını istemiyorum. Herkesi kucaklayacak, birlik ve beraberlik içerisinde çalışacak, İstanbul’da yerel seçimde alınan başarıyı, genel seçimlerde de partimizi birinci parti yaparak taçlandıracak bir il yönetiminin oluşturulmasını istiyorum. Burada hepinize büyük görev düşüyor. Kesinlikle kavga ve gerginlik istemiyorum” talimatını verdiği de öğrenildi.


SÖYLEYECEK SÖZ KALMADI


Kılıçdaroğlu’nun yaptığı toplantı hakkında DÜZGÜN HABER‘e konuşan İstanbul’daki bir ilçe başkanı, “Sayın Genel Başkan, bizim adımıza söylenecek herşeyi söyledi. Evet, Canan Hanım ile yola devam kararı verirken, birlik ve beraberlik içerisinde bir il yönetiminin oluşturulmasının talimatını da verdi. Bunun üzerine toplantıda biz de konuşmamayı tercih ettik. Eğer, Genel Başkan’ın talimatı yerine getirilirse, İstanbul’daki tüm kesimleri kucaklayacak bir il yönetimi oluşturulursa şölen havasında bir il kongresi olur. Aksi durumunda, aday da çıkabilir, çarşaf liste de olabilir” görüşünü dile getirdi.


RAKİP ÇIKMASI ARTIK ZOR GİBİ!

Bugüne kadar Ankara’da İstanbul’dan il başkanlığı konusunda nabız yoklamak için gelen hemen her isme, “Canan Kaftancıoğlu ile yola devam edeceğiz” diyen Kılıçdaroğlu, 39 ilçe başkanına gönlündeki il başkanı adayını il kongresinden iki hafta önce ilan ederek, bir anlamda İstanbul’da Kaftancıoğlu’na rakip çıkmasının önüne geçmiş oldu. Bu aşamadan sonra İstanbul’da Kaftancıoğlu’na rakip çıksa da, Kılıçdaroğlu’nun açık tavrına rağmen ilçe başkanlarının çıkacak isme açık destek vermeleri de kolay


DÜZGÜN HABER


Canan Kaftancıoğlu:


Canan Kaftancıoğlu:


“Bizler haram yemedik ki korkalım”


ARŞİV HABER 15/04/2108 TARİHLİ HABER


CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, “Bizler niye korkalım, bizler haram yemedik, bizler hırsızlık yapmadık, bizler mazlumun hakkını çalmadık” dedi.


Ümit Kaftancıoğlu’nun ölümünün 38 yılı nedeniyle Ardahan’ın Hanak ilçesinde düzenlenen etkinliklere katılan Canan Kaftancıoğlu geceyi Ardahan’da geçirdi.


Kaftancıoğlu daha sonra CHP Ardahan İl Başkanlığını ziyaret etti. Burada gündeme dair açıklamalarda bulunan Kaftancıoğlu, “2019 seçimlerinde oylanacak olan şeyin aslında demokrasi mi diktatörlük mü ve onu oylayacağız” dedi.


Kaftancıoğlu, “Önümüzdeki süreçte hepimiz biliyoruz ki yerel ve genel seçimlerde oylanacak olan şey aslında kişiler değil. Oylanacak olan şey aslında demokrasi mi diktatörlük mü ve onu oylayacağız. Bizler hepimiz, Türkiye’nin 81 ilinde demokrasiden yani Cumhuriyet’ten yani Atatürk devrimlerinden yana olanlar ve diktatörlükten yana olunmaz ama diktatörün korkusuyla orada olmak zorunda olanlar arasında bir seçim gerçekleştireceğiz. Bizler Cumhuriyet Halk Patisinin yılmayan yorulmayan emekçileri olarak Türkiye toplumu hepimizden çok şey bekliyor. Diktatörler ve zalimler her zaman çok korkarlar. Çünkü korkulacak işleri yapanlar onlar olurlar. Ve tarih bize hep göstermiştir ki zalimler korktukça zulümleri artar. Bugünün Türkiye’sinde yaşadığımız gibi. Ve zulümleri arttıkça halkta bir korku duvarı oluşur. Ama biz şunu bildiğimizde ‘Zalimin zulmünün aslında onun korkusundan olduğunu’ bildiğimizde ve biz o korkunun üzerine inanarak ve doğru bir yerde durduğumuzu bilerek korkusuzca gittiğimizde tarih hep göstermiştir ki zalimler, Diktatörler hep kaybetmişlerdir. Bu hiç değişmez bir kuraldır ve ben kendi adıma bütün inancımı, bütün direncimi ve bütün gücümü buradan alıyorum” diye konuştu.


“Bizler haram yemedik ki korkalım” diyen Kaftancıoğlu, “Bizler niye korkalım, bizler haram yemedik, bizler hırsızlık yapmadık, bizler mazlumun hakkını çalmadık. Bizler geçmişte ne dediysek, geçmişte neyin mücadelesini verdiysek bugün de aynı mücadeleyi veriyoruz. O yüzden bu topraklarda korkması gerekenler korktuğu zaman asıl bu topraklarda bu halka karşı kim suç işlemiş ise, kim olursa olsun bizim yeniden tahsis edeceğimiz hukuk karşısında yargılandıkları zaman işte bu güzelim memleket, bu fakirliğini, yoksulluğunu, acısını yaşadığımız memleket hepimiz için yaşanabilir, nefes alınabilir bir Türkiye olacaktır” şeklinde konuştu.


ÜMİT KAFTANCIOĞLU ARDAHAN’DA DA ANILDI


Gazeteci-yazar Ümit Kaftancıoğlu memleketi Ardahan’da, Hanak Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikle anıldı. Ümit Kaftancıoğlu, ölümünün 38. yılında, Hanak Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya tarafından belediyeye ait düğün salonunda düzenlenen etkinlikle anıldı.


Etkinlikte CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, 21. Dönem Milletvekili Faruk Demir, Yazar Yaşar Seymen, yazar Kenan Karabağ, Ümit Kaftancıoğlu’nu anlattı.


CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, “Ümit Kaftancıoğlu, yaşamı boyunca herkese ve her şeye yetişmiş ve faydası dokunmuştur bir değerdi. Ümit Kaftancıoğlu, büyük bir edebiyatçı ve çok yönlü bir insandı. Ne mutlu bizlere ki ölümünden 38 yıl sonra bile Ümit Kaftancıoğlu’nun izinden gidiyoruz. Müzik dinliyoruz ve bir konferansta birlikteyiz. Bugüne kadar onu tanıyıp da ondan etkilenmeyen bir insan görmedim. Herkese ve her şeye yetişmiş ve faydası dokunmuştur. Kaftancıoğlu’nun memleketinden gelip de İstanbul’da onun yanına gitmeyen yoktur. Her zaman yöresine ve hemşehrilerine sahip çıkmıştır. Kısacık yaşamında halkını mutlu etmek için mücadele etmiş ve doğru bildiğini söylemekten de geri kalmamıştır. ve bu uğurda da birçok aydınımız gibi ölümü göze almıştır. Kaftancıoğlu ve onun şahsında aydınlık bir Türkiye uğruna yitirdiğimiz bütün değerlerimizi saygıyla anıyorum” şeklinde konuştu.


Ardahanlı Ümit Kaftancıoğlu


ölümünün 38. yıldönümünde Bakırköy’de anıldı..


*12/04/2018 Tarihli Haber


Ardahnlı Gazeteci – Yazar Ümit Kaftancıoğlu, ölümünün 38. yıldönümünde Bakırköy’de Bakırköy Belediyesine ait Yunus Emre Kültür Merkezinde düzenlenen programla anıldı. Ümit Kaftancıoğlu anısına her yıl düzenlenen öykü ödülleri de bu yıl 14. kez sahiplerini buldu.


Bakırköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde bugün saat 19.00’da gerçekleştirilen Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri ve Anma Etkinliği’neCHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, Bakırköy Belediye Başkanı Dr.Bülent Kerimoğlu,Avcılar Belediye Başkanı Dr.Handan Toprak ,Chp İstanbul Milletvekili Zeynel Emre ,CHP İlçe Başkanları ,Gazeteci-Yazar Kadri Gürsel, Yazar Zeynep Aliye ve daha birçok önemli isim katıldı.


1 Nisan 1980’de katledilen TRT İstanbul Radyosu Prodüktörü, Gazeteci Yazar Ümit Kaftancıoğlu adına Yalın Ses Yayınları tarafından bu yıl 14.’sü düzenlenen öykü yarışması sonuçlandı. Adnan Özyalçıner, Mehmet Güler, Öner Yağcı, Zeynep Aliye, Enver Aysever,  Feyza Akbulut Öner ve Hakan Cucunel’den oluşan seçici kurul dereceye giren ilk 10 öyküyü belirledi.



ÖZNUR BABUR BİRİNCİ SEÇİLDİ


“Ev” adlı öyküsü ile Öznur Babur birinci seçilirken,  “Sokağı Gözetleyen Adam” adlı öyküsü ile Ertuğrul Özkeskin ikinci, “Kuyu” adlı öyküsü ile Süleyman Savaş üçüncü oldu. Zeliha Ergün “Erteleli Behçet Efendi”, Pelin Macit Kutlu “Kaçış”, Mustafa Acet “Güngör Apartmanı”, Rasim Savak “Kiraz Seyranı”, Ramazan Güngör “Misafir”, H. Meriç Doruk “İçimden Kuşlar Havalandı” ve Seyhan Aslan Hanotte “Koyun” adlı öyküsüyle mansiyon ödülü kazandı.


ÜMİT KAFTANCIOĞLU KİMDİR?


Ümit Kaftancıoğlu (Garip Tatar), 1935’ yılında Ardahan’’ın Hanak ilçesine bağlı Koyunpınar köyünde doğdu. Yoksul bir çocukluk geçiren Kaftancıoğlu, Cılavuz Köy Enstitüsü’nü bitirdi. Bir süre Türkçe öğretmenliği yapan Kaftancıoğlu, TRT’’nin açtığı sınavı kazanarak Köy Yayınları bölümünde göreve başladı. TRT İstanbul Radyosu’nda yaptığı programlarla halk kültürünü, halk aşıklarını, halkın eksiğini ve sıkıntılarını mikrofona taşıdı. Anadolu’’yu gezerek derlemelerle halkın sözlü edebiyatını ve halk türkülerini yazıya döktü. Günümüzde bile sevilerek dinlenen ‘“Evreşe yolları dar’” ve ‘“Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar’” türküleri Kaftancıoğlu’’nun derlemeleri arasındadır. Radyo programcılığının yanı sıra çeşitli gazete ve dergilerde politik ve sanatsal yazılar yazdı. 11 Nisan 1980 günü önce kızı Pınar’’ı okula bırakıp sonra TRT’’ye gitmeye hazırlanırken vurularak öldürüldü. Cinayetin faili olarak yakalanan ve “Kaftancıoğlu’nu solcu olduğu için öldürdüğünü” söyleyen Ahmet Mustafa Kıvılcım müebbet hapis cezası aldı, dört yıl yatıp çıktı. Cinayetin asıl failleri ise karanlıkta bırakıldı.



**İllaki kimyasalla öldürmek mi gerekir?..


Son dakika haberi;

‘İngiliz Daily Telegraph gazetesi, Rusya’da şahin milletvekillerinin Devlet Başkanı Putin’e, Suriye’ye saldırı düzenlemesi halinde ABD füzelerini vurma çağrısı yaptıklarını yazdı.’

Yani Arap Baharı adı altında Afrika ve Ortadoğu’yu diazyn etmeye çalışanlar bu kez 8 yıldır kana buladıkları Suriye’ye direk saldıracak ve bu saldırıya da bir diğer güç olan Rusya da dur diyecek..

Sebebi de Suriye’de hala devam eden iç savaşta birilerinin kimyasal silah kullandığı iddiası..

Yani tüfekle, tankla, el bombası ile, önlerine kattıkları terörist gruplarla kamufle ettikleri askeri operasyonlarla insanları öldürmek, ev ve barakalarından etmek normal ama kimyasal silah kullanmak yasak..

Komik bir durum değil mi?

Bölgenin yer altı kaynaklarını insan kanıyla emen güçlerin demokrasi ve insan hakları adı altında karıştırdıkları Ortadoğu’da oynanan bu karanlık oyunu izlerken yaşadığımız bunca komiklikler bizleri güldürmüyor, ağlatıyor desekte elimizden bir şey gelmiyor.

Evet dünya üzerinde yaşanan güç savaşlarının mazlum halkların üzerinde denenen korkunç silahlarla devam ettiği bir süreçte en son oyun bu..

Yani; Tank, Top, Tüfek ve önlerine kattıkları terörist gruplarla kamufle ettikleri askeri operasyonlarla insanları öldürmek serbest ama kimyasal silahlarla öldürmek yasak!

Ya kardeşim sonuçta sonu ölüm olan bu vahşetin, gözyaşının, onca insandan akıtılan kan olunca ne fark ediyor?

Peki, sormazlar mı?

İnsanları tank, tüfek, uçakla yada kimyasal silah ile öldürürken insanlık suçu işlemiyor musunuz?

Artık çokta etkisi kalmayan ve adeta insan kanı üzerinde çevrilen bir tiyatro sahnesine dönen Birleşmiş Milletler toplantılarını izlerken Suriye başta olmak üzere yine bu kan emicilerinin karıştırdığı dünyanın bir çok yerinde akan insanlık kanında boğulmalarına duacı olduklarmızın kendi ürettikleri silahlarla güç gösterisi yapması da diğer acı ve komik bir durum.

Peki, bunlara ev sahipliği hatta ortalık yapan, bunları ülkelerinde ki üsler aracılığıyla bölgeye davet edip, sonrada ‘Siz orada ne gezersiniz?’ diyerek Okyanus ötesinde gelenlere sözüm ona kızanlara ne demek gerekir?

Bilemiyorum ama yaşanan tek bir gerçek var o da insanların kanıyla iktidarlarını ayakta tutmaya, dolarlarına yeni dolarcıklar eklemeye devam ederler..

Bizlerde yaşananları bir atari oyunuymuş gibi izler, sanki sıra bize gelmeyecekmiş gibi oralı olmaz, oralarda yaşananlar dolaysıyla yurtlarını terk etmek zorunda kalıp, kaçanlara ‘Bu Suriyeliler, Afganlılar nereden geldi kardeşim, ne olacak bunların hali?’ diyerek zaten yakılmış, yıkılmış olanlara söz ve tavırlarımızla sağ kalanları da öldürürüz..



**Azeri kardaşlar Seçime Gitmiş..


Ülkemizde 2019 seçimleri tartışıla dursun Kıbrıs’ı tanımadığı halde Kars Doğu kapısını bize kapattırıp, ardından da ‘Biz iki ayrı millet bir kardaşız’ diyen Azerbaycan’da seçime gidiyordu..

Yani;

‘Darısı 2019’da bizim başımıza’ demeden!..

Kapıcı benim,

Sandıkçı benim,

Gözlemci benim,

Başkan yardımcısı eşim o da benim,

Basın ve medya benim,

Yer altı kaynakları gibi yer üstü kaynakları

Ortaklarımla ve beni orda tutanlarla birlikte benim,

Sandıkta benim,

Başkanda benim

Diyerek;

Azerbaycan’da ki kardaşlarımız seçime gidiyormuş..

Hayırlı olsun..