Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da
MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..
https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw
İBB Başkanının mobesa kayıtları ardından CHP Genel Başkanının gecesi 100 Bin TL. olduğu ileri sürülen otel odasındaki fotoğrafı ardından bu kez de Ardahan CHP Belediye Başkanının görüntüleri ülke gündeminin ilk sıralarına yerleşti.
CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demirin katıldığı bir programda sarhoş olduğu ileri sürüldü.
Samsun’da, Millî Mücadele’nin simge eserlerinden, Atatürk Parkı’ndaki Onur Anıtı’na yapılan saldırı ardından yapılan eylemlerin bir benzerinin yapıldığı Ardahan’daki eyleme katılan CHP’li Belediye Başkanının zilzurna sarhoş katıldığını ve aldığı alkol nedeniyle konuşurken saçmaladığını iddia eden yerel ve ulusal basının haberleri geniş yankı buldu.
Başta Sabah Gazetesi ve A Haber olmak üzere birçok gazetenin ‘CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’den skandal! Atatürk anıtına sarhoş geldi!’ başlığı ile verdiği gelişme ardından başkanın sarhoş olup olmadığı tartışılmaya başlandı.Bu habere neden olan görüntülerin kim tarafından çekildiği ve kim tarafından belediyenin resmî sitesine eklendiği ve ardından kim tarafından silindiği ve kim tarafından yerel ve ulusal basına servis edildiğinin de tartışıldığı Ardahan’da gerek başkan Demir tarafından gerekse belediye tarafından hiçbir açıklamanın yapılmayışı da dikkatlerden kaçmadı.
Yukarıda ki resimde görülen ve facebook’ta Hamza Saykan adlı kişinin kurduğu ve ‘Faruk Demir: Ardahan Belediye Başkanı’ adını verdiği sanal sayfada hala duran görüntülerden alındığı tahmin edilen habere konu olan görüntülerin özellikle iktidara yakın olarak bilinen ulusal medya ve basında geniş yankı bulduğu görülürken bu etkinliği düzenleyen görevden el çektirildiği ileri sürülen CHP Kadın Kolları Başkanından veya CHP’li kadınlardan da hiç bir açıklama yapılmadığı da görüldü.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün milli mücadele yolunda ilk adımı attığı Samsun’da yaşanan çirkin saldırı için Ardahan’da düzenlenen kınanma etkinliğine katılan CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in konuşmaktan zorlanması dikkat çekerken, başkanın bu durumunu görenler soğukların etkili olduğu son nüfus sayımın da 4 bin kişinin daha göç ettiği ortaya çıkan kentte konuşmanın bile zor olduğunu belirtmeden geçemedikleri görüldü. CHP Ardahan Kadın Kolları tarafından düzenlendiği ileri sürülen ancak görevden el çektirildiği söylenen CHP Ardahan Kadın Kolları Başkanı Menekşe Pekmez’in yer almadığı kınamada, Faruk Demir ve çoğunluğu belediye çalışanların olduğu kınama dondurucu soğuk dolaysıyla kısa sürede sona erdi.
VİDEO, BELEDİYENİN
SOSYAL MEDYA HESABINDAN KALDIRILDI..
Samsun’da yaşanan çirkin saldırı için Ardahan’da Faruk Demir’in başkanlığında düzenlenen kınama görüntülerinin Ardahan Belediyesi Sosyal Medya hesabında paylaşmasının ardından anlaşılmayan bir nedenle kısa sürede Belediyenin sosyal medya hesabından kaldırılması da dikkatlerden kaçmadı.
Ardahan’ın Gürcistan’a sınır olanPosof İlçesine bağlı Tepesunde (Hemin) köylü genç Fransa’da ölüm ile kalım arasında kaldı.
Ailesinin cumhurbaşkanına seslenip, Türkiyeye getirilmesini istedii genç için şöyle bir çağrıyapıldı.

Ardahanlı HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözege’den Ardahan ve tüm ülkede ki çiftçilerin yaşadıkları sorunları bir araya topladığı soru önergesini meclis başkanına sundu.
Bir dönemde HDP Eş Başkanlığı da yapan Ardahanlı, İzmir Milletvekili Kemalbay başta, Fuat Avşar olmak üzere çiftçilerin yaşadıkları soranları sorduğu önergesinin TBMM aracılığı ile HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemal Pekgözegü’ün ülkede ki çiftçilerin yaşadıkları sorunları dile getirdiği önergesi şöyle;
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Serpil KEMALBAY PEKGÖZEGÜ/İzmir Milletvekili
Siyasi iktidarın tarımı ve hayvancılığı bitirme noktasına getiren dışa bağımlı tarım politikaları, ekonomide yaşanan krizler, pandemi, döviz kurlarındaki artış ve doğal afetlerle çiftçiler, tarım sektörü üretim yapamaz hale gelirken bir yandan da borç batağına sürüklenmişlerdir.
Bu durum Türkiye’de 81 il arasında gelişmişlik sıralamasında son sıralarda yer alan, devlet yatırımlarına ve teşviklerine olan ihtiyaçları karşılanmayan, bölgesel eşitsizlikler nedeniyle tarım sektörünün küçüldüğü, işsizliğin ve güvencesizliğin daha da büyüdüğü, yoksulluğun derinleştiği Ardahan ili ve bölgedeki diğer illerde çok daha bariz bir şekilde yaşanmaktadır.
Çiftçiler, bir yandan girdilerle birlikte çok uluslu şirketlere bağımlı hale getirilirken bu bağımlılıkla birlikte artan gübre, ilaç, mazot, elektrik, tarımsal sulama ve diğer maliyetler yüzünden üretim yapamayacak hale gelmişler, tarım alanlarında kalabilmek için Tarım kooperatiflerine, bankalara ve tefecilere borçlanmışlar diğer yandan ise binlerce çiftçi toprağını bırakmak zorunda kalmışdır.
Nitekim, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne göre 2002 yılında 2.8 milyon olan çiftçi sayısı günümüzde sayıları 1.8 milyona kadar düşmüştür.
TÜİK verilerine göre dahi, 2021 yılında üretim maliyetleri ortalamada yüzde 36 artan, 2021’de bazı ürünleri yüzde 120’lere varan maliyet artışları ile ekmek zorunda kalan çiftçilerin borçları da aydan aya katlanmıştır.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre 2021 yılı Ocak ayına 130.4 milyar TL ile başlayan tarım sektörünün toplam kredi borçları Kasım 2021 itibarıyla 161.8 milyar TL’ye kadar çıkmıştır.
Çiftçilerin, Tarım Kredi Kooperatifine olan 10 milyar ile birlikte resmi borçları da 172 milyarı aşmıştır. Tarım sektörünün sadece bankalara olan takipteki kredi borcu ise Kasım 2021 itibarıyla 4.3 milyar TL seviyesine ulaşmıştır.
Çiftçinin, Tarım Kredi Kooperatifi borçlarına 15 Nisan 2021’de yürürlüğe giren yasa ile belli koşullara bağlı olarak yapılandırma olanağı getiren iktidar ise üç yıl içinde geri ödemeli yapılandırma adı altında borcun yüzde 30’unu peşin ödemek şartıyla, faizinde hiçbir indirim olmadan, çiftçiye yüzde 12-18 arası faiz yükünü dayatmıştır.
Borçlarını ödeyemeyen, tarlaları, traktörleri haczedilmeye başlayan, Türkiye’nin farklı illerinden Ankara’ya gelip Tarım ve Orman Bakanı ile görüşme talepleri kabul edilmeyen çiftçiler, Ziraat Bankası’na, Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği’ne ve özel bankalara borçları nedeniyle üretim yapamaz hale geldiklerini, zamlar böylesine fazla iken tarım yapılabilir, sürdürülebilir mi? Buradan Tarım Bakanı’na (Bekir Pakdemirli) sesleniyoruz, ‘Çiftçi moralini bozmasın, ekmeye devam etsin’ demişti.
Borç harç içindeyken, gerçek enflasyon yüzde 80’lerin üzerindeyken, traktör ve tarlamıza haciz konulmuşken nasıl moralimiz düzgün olabilir. Dün çiftçiler için kara gün dostu olan Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankası bugün çiftçileri mağdur eden bir tefeci durumuna gelmiştir. On binlerce çiftçi mağdur edilmiştir.
Çiftçi dostu Ziraat Bankası büyük bir toprak ağası konumuna geldi diyerek tepkilerini dile getirmişlerdir.
Halkların Demokratik Partisi milletvekilleri olarak bizlerde, çiftçilerin bankalara olan borçlarının silinmesi, haciz işlemlerinin durdurulması ve gerekli desteklerin verilmesi yönünde bir çok Kanun Teklifi, Araştırma ve Soru Önergeleri vermiş olmamıza rağmen Bakanlığınızca çiftçilerimizi rahatlatacak kapsamlı bir üretim desteği sunulması yönünde hiçbir adım atılmamıştır.
Artan borç yükü nedeniyle çiftçinin tarlasına, bağına, bahçesine, evine, traktörüne, hayvanına haciz geliyor veya yüksek faizlerle yeniden yapılandırılırken, borç yükü altında ezilen çiftçilerimizden bazıları bunalıma sürüklenerek yaşamlarına son veriyorlar.
2021 yılının Nisan ayında İzmir Torbalı’da 46 yaşında 3 çocuk babası çiftçi Basri Yıldırım, elinde avucunda ne varsa sattığı halde borçlarını bitiremeyince, canına kıymış, yine aynı yıl Mayıs ayında Muğla Milas ilçesine bağlı Yaşyer Köyü’nde yaşayan 50 yaşındaki iki çocuk babası çiftçi Fahrettin Aktaş “Traktörüm olmak üzere borcum çok, traktörümü de satın borçlarımı ödeyin, bu onursuzluğa dayanamam” diyerek yaşamına son vermiştir.
Son olarak da 2022 yılı Ocak ayında Ardahan Merkeze bağlı Ömerağa köyünde yaşayan ve başta Tarım Kredi Kooperatifleri olmak üzere faizleri ile birlikte 770 bin lirayı bulan borcu bulunan, otomobilini sattığı halde borcunun faizini dahi ödemekte güçlük çektiği ifade edilen çiftçi Fuat Avşar kapısına gelen haciz işlemi ardından yaşamına son vermiştir.
Fuat Avşar gibi birçok çiftçinin borç haczi altında olduğu öğrenilen Ardahan’da özelikle Deniz Bank’a olan borçların köylüleri olduğu gibi esnafı da bunalttığı bilgileri basında yer almıştır.
Bu bağlamda;
Ardahan’da çiftçi Fuat Avşar’ın banka ve Tarım Kooperatifi’ne olan borçları yüzünden intihar ettiğine dair bilginiz var mıdır?
2019-2022 yılları arasında kaç çiftçi Tarım Kredi Kooperatiflerine, bankalara veya tefecilere olan borcu yüzünden yaşamına son vermiştir?
Ocak 2022 yılı itibarı ile Tarım Kredi Kooperatiflerine, özel ve devlet bankalarına borcu olan çiftçi sayısı kaçtır? Bu çiftçilerin toplamda borç tutarı ne kadardır?
Ocak 2022 yılı itibarı ile Tarım Kredi Kooperatiflerine, devlet ve özel bankalara olan kredi borçları sebebiyle icra ve haciz işlemi uygulanan çiftçi sayısı kaçtır?
Tarım Kredi Kooperatiflerinden çiftçiye verilen 50 bin liralık kredinin 180 bin lira olarak geri ödeneceği iddiaları doğru mudur?
5 yıldır Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürlüğü yapan ve 10 yerden toplamda 180 bin lira maaş aldığı ve paravan şirketler üzerinden çiftçilere verilen krediler üzerinden büyük gelir elde ettiği iddiaları ile gündemde olan ve birkaç güne kadar önce görevden alınan eski genel Müdür Fahrettin Poyraz hakkında ortaya atılan iddialara ilişkin herhangi bir soruşturma açılmış mıdır? Açılmamışsa nedeni nedir?
Çiftçiler almış oldukları kredi borçlarını ödeyemeyip mallarına, topraklarına gelen hacizlerle bir çıkmazda iken veya ödeyemedikleri borçları nedeniyle yaşamlarına son verirlerken Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürlüğü’ne atanan Ziraat Katılım Bankası ve Turkcell’de Yönetim Kurulu Üyesi olan Hüseyin Aydın’ın üç yerden aylık toplamda 136 bin 500 TL ücret aldığı iddiaları doğru mudur? Doğru değil ise Hüseyin Aydın’ın toplamda aylık geliri ne kadardır?
Çiftçilerin borçlarının koşulsuz olarak devlet tarafından karşılanması için bir planınız mevcut mudur?
Bakanlığınızın, çiftçilerin mazot, gübre ilaç, tohum, elektrik ve tüm tarım giderlerinde Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi’nin (KDV) kaldırılması taleplerinin yerine getirilmesine yönelik bir çalışması var mıdır?
Bakanlığınızca, çiftçilerin, mazot ve gübrenin yüzde elli hibe verilmesi ve sicil affı taleplerine yönelik yapılan bir çalışma var mıdır?
Elektrik faturalarına gelen fahiş zamlarda düşünüldüğünde, elektrik faturasını ödeyemeyen çiftçilerin elektrik borçlarının faizsiz olarak hasat sonuna bırakılması yönünde bir çalışmanız olacak mıdır?
Çiftçinin ve köylünün borç yükü altında, ekonomik sıkıntı içinde olduğu ve yaşamlarını sonlandırma noktasına geldiği bir ortamda tarım sektörüne yönelik kapsamlı bir üretim desteği planlaması yapılması düşünülmekte midir?
Türkiye’de 81 il arasında gelişmişlik sıralamasında son sıralarda yer alan Ardahan ilinin sosyo-ekonomik yapısını iyileştirme, devlet yatırımlarına ve teşviklerine olan ihtiyacı karşılama amacıyla Bakanlığınızca yapılan herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır?
MHP İL BAŞKANLIĞINA MERT BAŞKAN!
Alınan bilgilere göre Ardahan Kongre Turgay Mert’in Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl Başkanlığına atandı.arşiv haber 04/05/2018 tarihli haberler
Ozan Yüksek MHP’de Milletvekili Aday Adayı Oldu..
Genç yaşına karşın iş hayatında başarılı bir çizgide bulunan Ardahanlı İşadamı Ozan Yüksek 24 Haziran’da yapılacak olan milletvekili seçimlerinde İstanbul 3. Bölgede Milletvekili olmak için Milliyetçi Hareket Partisinden Milletvekili Aday Adayı oldu.
MHP Genel Başkanı ile görüştükten sonra İstanbul 3. Bölgeden Milletvekili Aday Adayı olan Ardahanlı İşadamı Ozan Yüksek milletvekilliği için aday adaylık dilekçesini verdikten sonra şu açıklamayı yaptı.
**Kamuoyuna
25/12/1985 ylıında Ardahan’ın Çimenkaya köyünde dünya’ya geldim. İlköğretimimi Ardahan Çimenkaya İlkokulunda, Orta öğretimimi ise Ardahan Çetinsu İlköğretim okulunda tamamladım. Daha sonra açık lise üzerinden lise eğitimimi de tamamlamış oldum.
Ardahan’dan aile olarak 1999 yılında İstanbul’a göç ettik ve bu tarih itibariyle, yaklaşık 14 yaşında bir çocuk iken İstanbul’da bir teksil firmasında işçi olarak çalışmaya başladım. Bu zorlu şartlarda yaklaşık 4 sene boyunca çalıştım ve her daim patron ve yöneticilerim tarafından örnek bir işçi olarak gösterildim. Sorumluluktan kaçmayan yapım, hırsım, dürüstlüğüm ve edindiğim iş ahlakı yaptığım her işte başarımın en önemli etkenlerinden bir tanesi oldu. İstanbul’a geldiğim tarih olan 1999 yılında İstanbul / Altınşehir Kayabaşı Milliyetçi Hareket Partisi lokaline kaydımı yaptırarak, çocukluğumdan beri hayallerimi süsleyen partimiz çatısı altına genç bir çaycı olarak adım atma fırsatı yakaladım.
Tekstil sektöründe çalıştıktan sonra bir büyüğüm aracılığı ile Gümrük müşavirliği firmasına evrak takipçisi olarak başladım. Yaklaşık 2 sene boyunca burada çalışmamım akabinde kendi firmamız olan Yunus Lojistik Hizmetleri LTD ŞTİ firmasını ağabeyimle kurduk.
2005 yılında Vatani görevimi tamamlamak amacıyla iş hayatıma 15 aylık bir ara verdim. Acemi birliği için Isparta / Eğridir Piyade Tugayında, Usta birliği için ise Ankara 4. Kolordu’da hareket ve eğitim şubesinde görevimi tamamladım.
Askeri görevim devam ederken kurduğumuz şirket iflas etti ve askerlik dönüşünde her şeye yeniden başlamak zorunda kaldım. Hatalarım ve başarısızlıklarımdan doğru dersleri çıkarak ve çok çalışarak yeniden “Yüksek Mümessillik Tekstil Ve Gıda LTD ŞTİ” firmasını daha sağlam temeller üzerine kurdum. Şirket olarak genel yapımız ithalat ve ihracat işlemleri üzerine kurulmuştur. Şirketimizin 2017 yılı cirosu 17.300.000 TL olarak kayıtlara geçmiştir. Vergisini zamanında ödeyerek, bununla birlikte istihdam yaratarak ülkeme bir nebze de olsa fayda sağlayabildiğim ve ülke siyasetinde de yer almaya talip olduğum için son derece gururluyum.
2016 Yılında “Yüksek Gümrük Müşavirliği” firmasını hayata geçirdik. Firmamızın kuruluş amacı kurumsal firmalara profesyonel gümrük müşavirliği hizmeti vermektir.
Yaptığım uluslararası ticaret sebebiyle birden fazla ülkede yaşama ve farklı kültürleri tanıma fırsatı buldum. Etrafında yaşanan her şeyi dikkatlice gözlemleyen ve öğrenmeye çalışan bir insan olarak ziyaret ettiğim 15 ülke ve yaptığım sayısız seyahat ile kendimi geliştirip, ufkumu genişletebilme imkanına kavuştum.
Ardahan’da bir köyde yokluk içerisinde büyüyen bir çocuk olarak, etrafa fayda sağlamanın ne kadar önemli bir husus olduğunun farkındayım. Bu sebeple hayalim olan “Kimsesiz Çocuklar Yurdu” projem için İzmit / Kandıra mevkiinde bir arsa satın aldım. En büyük hayallerimden bir tanesi bu yurdu hayata geçirebilmektir.
İyi bir sporsever ve Galatasaray taraftarı olarak Galatasaray Spor Kulubü üyesi, Galatasaray’lı İş Adamları Derneği üyesi ve Ardahan’lı İş Adamları Derneği Üyesi oldum. Katıldığım derneklerde görevlerim aktif olarak devam etmektedir.
Başbuğumuz Sayın Alpaslan Türkeş’in açtığı ve Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin yürüttüğü Milliyetçi Hareket Yolunda, ülkeme olan borcumu ödemek, genç, dinamik ve kararlı yapımla ülkeme fayda sağlamak istemekteyim. Milletvekilliği Aday Adaylığımın detaylıca değerlendirilmesini arz ederim.
Sevgi ve saygılarımla,
Ozan Yüksek
**Kılıçdaroğlu’nu Kutluyorum..
Rayında çıktığı ileri sürülen ‘Demokrasi, Adalet, Hukuk, İnsan Hakları ve Ekonominin bundan sonra yani 24 Haziran’da nasıl bir yola gireceğini merak ettiğimiz bir süreçte ülkenin en büyük muhalefet partisi ve liderinin son süreçte art arda attığı adımlara baktığımızda, CHP’nin Genel Başkanını kutlamamız gerekiyor.
Çünkü Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olduktan sonra başta CHP’nin içinde olmak üzere ülke siyaset tarihinde önemli bir o kadar da yürekli adımlar attığı gibi 24 Haziran seçim sürecine girdiğimizden bu yana attığı önemli adımlarla da daha net göründü ve kutlamayı hak etti.
Genel Başkan olduktan sonra başta HDP’lilere özel olarak kaldırılan dokunulmazlıklar konusu olmak üzere, yaptığı onca hatalarını da sık sık eleştiren bir gazeteci olarak bu kutlamayı neden yaptığımı soracaklara vereceğim tek cevap, ‘Kılıçdaroğlu gerçek anlam da bir solcu olmaya, başında olduğu partiyi başta olmak üzere yurt genelinde ki siyaseti demokratça yapmaya çalıştığı içindir.’ derim.
Bunun en son örneği; CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak adı ilk olarak, Ulusal da Ardahanlı Gazeteci Doğan Şentürk’ün başında FOX TV’de, yerelde ise benimde yazı yazmaktan mutluluk duyduğum Gazete Damga’nın yöneticilerinden Karslı hemşerim, gazeteci arkadaşım Mehmet Mert tarafından kamuoyuna duyurulan Muharrem İnce’yi ‘Rakibimdir’ demeden aday etmesidir.
Evet, önce sağ orjinli olan İYİ Parti’nin mecliste grup kurmasına akabinde seçimlere girmesine büyük katkı sunarak demokrasiye bir kez daha katkı sunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti içinde kendisine rakip olan güçlü adayı olan Muharrem İnce’yi CHP’nin Cumhurbaşkanı aday etmesi kendisinin bir kez daha kutlanması gerektiğini ortaya koymuştur.
Bunu yaparken de ‘ileride beni yer, yine karşıma çıka, başıma bela olur’ dememiş, bir taraftan da kendisini de risk sokmuştur.
Yani bugün aday ettiği İnce 24 Haziran’da başkan olarak seçilemeyip, ama az bir oy ile Erdoğan’a yenilirse parti içi tartışmalar ve yeni kurultaylarda Kılıçdaroğlu’nun karşısına yine çıkacaktır. Belki de Erdoğan’dan Başkanlığı alamayacak olan İnce Kılıçdaroğlu’ndan CHP Genel Başkanlığı kesin alacaktır.
Ama Kılıçdaroğlu bunu ve buna benzer kaygıları taşımadan ve birileri gibi ‘Kardeşim’ demektense, ‘Gel Bakalım Muharrem İnce’ demiş ve partisi içinde ki kendisine karşı en güçlü adayı 24 Haziran’da Cumhurbaşkanı adayı etmiştir.
Aynı Kemal Kılıçdaroğlu Muharrem İnce’yi CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı göstermesi dışında bir başka şeyi daha yapmıştır.
Oda çok önemli ve ince bir siyasi taktikle yeniden ve tam başkan olarak seçilmek için devletin tüm imkânlarını seferber eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ile onun adına yine aynı imkânlarla ve havuz medyanın katkıları ile saha da olacak olan Başbakan Binali Yıldırım’a karşı önlemini almıştır.
O da;
- ‘Anayasa değiştikten sonra Genel Başkandan, Parti Üyesinden Cumhurbaşkanı adayı olamaz..’ sözünü yerine getirmiş,
- Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdiği Muharrem İnce’nin Erdoğan ile kendisinin de CHP Genel Başkanı olarak, hem Erdoğan ile hem Başbakan Binali Yıldırım ile mücadele etme sahasını kazanmıştır.
- Kurduğu ittifakla da İyi Partinin Genel Başkanı Meral Akşener ile aynı oylara hitap edecek olan Devlet Bahçeli’yi baş başa bırakmıştır.
- Saadet Partisi ile AK Partiyi karşı karşıya getirme başarısını ortaya koymuştur..
Bunu yapan bir Kılıçdaroğlu’nu kutlanması da bize düşmüştür.
***
**Demek oluyormuş..
Ardahan Dernekler Federasyonun İstanbul’da sonra Ardahan’da da hafta sonu yaptığı ve bir çok Ardahanlının katıldığı toplantıya baktığımızda bu memleketin diğer önemli bir sorununu da sık sık bir araya gelememek olduğunu görüyordum..
Ve en önemlisi Ardahanlıların da bu memleketin gidişatından memnun olmadığını da anladığımız bu önemli toplantı öncesi Ardahan Belediye Başkanı tarafından düzenlenen ve ‘Ardahan Yerel İrade Platformu’ nunun oluşması bu kentte ki bir araya gelememe sorununu ortaya alenen ortaya koyuyordu..
İnsana demek oluyormuş dedirten bu tür toplantıların yapılması demek bu kentin susmayıp, konuştuğunu da ortaya koyuyordu..
Evet geçtiğimiz son günlerde ard arda gerçekleşen toplantıların daha sık yapılması umuduyla yıllardır bir araya gelmeyen insanları bir araya getirenlere teşekkür ediyorum..
Çünkü bu tür toplantılar ardından ortaya çıkan bir çok fikrin bu kentin önünü açacağı gibi gelişmesini de sağlayacağını her kes iyi anlamalıdır..