Göle sınırları içinde bulunan Allahuekber dağlarının eteklerinden doğup Göle ovası ardından Kura havzasına hayat verdikten sonra Ardahan kent merkezinden geçip önce Hanak sonra da Çıldır doğasına da can veren Kura Nehri geçtiğimiz yıllara nazaran beklenen suyu toplayamadı.
Türkiye’nin sınırları içinde doğup, sınır kenti Ardahan doğasına hayat verdikten sonra Gürcistan’a buradan da Hazar denizine kadar ulaşan Kura Nehri gün geçtikçe kuruyor.
Yıllardır sesiz sedasız akan bin bir çiçeğin hayat bulup Kafkas arısının ürettiği balın kaynağı olan Kura Nehrinin tüm dünyada olduğu gibi bölgede de yaşanan olağan ustu çevresel doğal değişimlere kurban olduğu görülmektedir.
**Kılıçdaroğlu’nu Kutluyorum..
Rayında çıktığı ileri sürülen ‘Demokrasi, Adalet, Hukuk, İnsan Hakları ve Ekonominin bundan sonra yani 24 Haziran’da nasıl bir yola gireceğini merak ettiğimiz bir süreçte ülkenin en büyük muhalefet partisi ve liderinin son süreçte art arda attığı adımlara baktığımızda, CHP’nin Genel Başkanını kutlamamız gerekiyor.
Çünkü Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olduktan sonra başta CHP’nin içinde olmak üzere ülke siyaset tarihinde önemli bir o kadar da yürekli adımlar attığı gibi 24 Haziran seçim sürecine girdiğimizden bu yana attığı önemli adımlarla da daha net göründü ve kutlamayı hak etti.
Genel Başkan olduktan sonra başta HDP’lilere özel olarak kaldırılan dokunulmazlıklar konusu olmak üzere, yaptığı onca hatalarını da sık sık eleştiren bir gazeteci olarak bu kutlamayı neden yaptığımı soracaklara vereceğim tek cevap, ‘Kılıçdaroğlu gerçek anlam da bir solcu olmaya, başında olduğu partiyi başta olmak üzere yurt genelinde ki siyaseti demokratça yapmaya çalıştığı içindir.’ derim.
Bunun en son örneği; CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak adı ilk olarak, Ulusal da Ardahanlı Gazeteci Doğan Şentürk’ün başında FOX TV’de, yerelde ise benimde yazı yazmaktan mutluluk duyduğum Gazete Damga’nın yöneticilerinden Karslı hemşerim, gazeteci arkadaşım Mehmet Mert tarafından kamuoyuna duyurulan Muharrem İnce’yi ‘Rakibimdir’ demeden aday etmesidir.
Evet, önce sağ orjinli olan İYİ Parti’nin mecliste grup kurmasına akabinde seçimlere girmesine büyük katkı sunarak demokrasiye bir kez daha katkı sunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti içinde kendisine rakip olan güçlü adayı olan Muharrem İnce’yi CHP’nin Cumhurbaşkanı aday etmesi kendisinin bir kez daha kutlanması gerektiğini ortaya koymuştur.
Bunu yaparken de ‘ileride beni yer, yine karşıma çıka, başıma bela olur’ dememiş, bir taraftan da kendisini de risk sokmuştur.
Yani bugün aday ettiği İnce 24 Haziran’da başkan olarak seçilemeyip, ama az bir oy ile Erdoğan’a yenilirse parti içi tartışmalar ve yeni kurultaylarda Kılıçdaroğlu’nun karşısına yine çıkacaktır. Belki de Erdoğan’dan Başkanlığı alamayacak olan İnce Kılıçdaroğlu’ndan CHP Genel Başkanlığı kesin alacaktır.
Ama Kılıçdaroğlu bunu ve buna benzer kaygıları taşımadan ve birileri gibi ‘Kardeşim’ demektense, ‘Gel Bakalım Muharrem İnce’ demiş ve partisi içinde ki kendisine karşı en güçlü adayı 24 Haziran’da Cumhurbaşkanı adayı etmiştir.
Aynı Kemal Kılıçdaroğlu Muharrem İnce’yi CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı göstermesi dışında bir başka şeyi daha yapmıştır.
Oda çok önemli ve ince bir siyasi taktikle yeniden ve tam başkan olarak seçilmek için devletin tüm imkânlarını seferber eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ile onun adına yine aynı imkânlarla ve havuz medyanın katkıları ile saha da olacak olan Başbakan Binali Yıldırım’a karşı önlemini almıştır.
O da;
1- ‘Anayasa değiştikten sonra Genel Başkandan, Parti Üyesinden Cumhurbaşkanı adayı olamaz..’ sözünü yerine getirmiş,
2- Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdiği Muharrem İnce’nin Erdoğan ile kendisinin de CHP Genel Başkanı olarak, hem Erdoğan ile hem Başbakan Binali Yıldırım ile mücadele etme sahasını kazanmıştır.
3- Kurduğu ittifakla da İyi Partinin Genel Başkanı Meral Akşener ile aynı oylara hitap edecek olan Devlet Bahçeli’yi baş başa bırakmıştır.
4- Saadet Partisi ile AK Partiyi karşı karşıya getirme başarısını ortaya koymuştur..
Bunu yapan bir Kılıçdaroğlu’nu kutlanması da bize düşmüştür.