Asfalt geldi, Sular Gitti..

Ardahan Belediyesinin yanı sıra Göle başta olmak üzere diğer ilçelerde bıkkınlık getiren alt yapı çalışmalarının bir türlü sona ermediği şu günlerde bu çalışmaları esnasında patlatılan, kırılan içme suyu şebekeleri dolaysıyla yaşanan su kesintileri vatandaşın tepkisine neden olmakta.


**Yağmur suyu ise otları çürüttü..


İçme suyu kesintilerinin yaşandığı Ardahan’da yağmur suları ise meralarda bulunan otları çürüttü.


Ot bicinin devam ettiği Ardahan genelinde günlerdir yağan yağmurlar biçilen ve halen toplanamayan otları çürüttüğü gözlenirken, yağmurla birlikte gelen sel ve dolu ise hortuma dönerek ev ve ahırların çatılarını uçurarak maddi zarara neden olmaya başladı.


**Başkan Sabır İstedi..


Su kesintilerinin yanı sıra asfalt başta olmak üzere kent içinde ki alt yapı çalışmaları dolaysıyla zor günler yaşanan vatandaşlardan biraz daha sabır isteyen Ardahn Beleidye Başkanı Faruk Köksoy çalışmaları yerinden inceledi.


Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Atatürk Caddesinde sıcak asfalt yol yapım ile yenileme çalışmalarını yerinde inceledi.


Başkan Köksoy, açıklamasında; Bugün Atatürk Caddesi’nde ki asfalt ve yenileme çalışmalarının yanındayız. Ardahan şehir merkezi, Abdul Mecit Doğru Caddesi, Kongre Caddesi ve Atatürk Caddesi Artvin Caddesinden devam eden karayolları şehir içi geçiş güzergâhı, belediyemizin talebi ve takibimiz neticesinde yüksek standartlı yol çalışmasını başlattık ve bitirmek üzereyiz. Bugün de Atatürk Caddesi’nde çalışmaları inceledik.


Burada tabi alt yapı, kanalizasyon, su, doğalgaz hatlarının yenilenmesinde belediyemizce takip edilmekte ve yönetilmektedir. Yolların yenilenmesi anlamında altyapımızı su bağlantısı olmayan işyerlerimizde de bu ihtiyaçlar karşılanmıştır.


Bu güzergah tamamlandığında, Ardahan çok önemli bir şehir içi geçiş güzergahına sahip olmuş olacaktır. Bu çerçevede Karayolları Bölge Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür ediyorum. Sabır gösteren esnafımıza ve halkımıza da ayrıca teşekkür ediyorum.


Bu hizmetlerin yapılmasında emeği olan Sayın Milletvekilimiz Orhan Atalay beye ve Ulaştırma eski Bakanımız Sayın Ahmet Arslan’a da teşekkürlerimi ifade ediyorum” dedi.



**Ver Papazı, Al Kızı!..


Amerika ile yaşanan sıkıntının doların ateşini iyiden iyiye alevlendirdiği şu günlere ele aldığımız yazılarımın ne kadar haklı olduğunu Dişişleri ve İçişleri Bakanlarına konulan ambargo ile bir kez daha ortaya çıkarken bu gerginliğin altında yatanın sadece Feto’nun karşılığında gözaltına alınıp, tutuklanan daha sonra ev hapsine alınan Amerikalı rahibin yüzünde olduğu sanılmasın.


Çünkü aynı Amerika’nın proje ortağı olan Türkiye’nin uçaklarını da vermeyeceğini de göz ardı etmemek gerekir.


Ve bu sıkıntının aslı olan Rusya’da alınmak istenen S-400’ler ile ABD’nin Ortadoğu çocuğu İsrail ile olan kötü ilişkiler olduğu da unutulmamalıdır.


Tabi İsrail’in tehlike gördüğü ve Atom bombası yapma yolunda bir hayli yol alan İran’a yönelik bakışını da notlarımız arasına almak gerekir.


Kısacası geleceğin ekonomik devi olacağı ileri sürülen ve bu yolda hızla yol alan Çin’i dize getirmek için art arda yeni kararlar alan Amerika’nın para için müttefik falan tanımadığı ve en önemlisi kendisine kafa tutanla çeşitli şekillerde uğraştığını da bilmek ve buna göre önlem almak gerekir.


Aynı Amerika’nın daha önceki 12 Eylül Cuntacılarında verdiği destek gibi en son Mısır’da açıkça Darbeci destekçisi olduğunu ortaya koyduğunu da bilmemiz gerektiği şu günlerde ülkemize karşı ard arda alınan kararların aynı günlerinde ABD’nin Avrupa Sorumlusu Ordu Komutanının Türkiye’ye gelip, başta Ardahanlı mı, Bayburtlu mu diye tartışılan yeni Genelkurmay Başkanımıza hayırlı olsun ziyareti adı altında askeri yetkililerle görüşmesi de göz ardı edilmemesi gerekir.


Ve bu oynana oyunun ‘Ver Papazı, Al Kızı’ oyununun ötesinde karanlık bir oyun olduğu da iyi bilinmeli ve ona göre önemler alarak, adımlar atılmalıdır.


Yani ABD ile ilişkilerimiz düzeltmek için istenen bedellerin ağır olduğunu ama bu ağırlığın öyle bağırıp, çağırıp, kafa tutarak değil ülkeler arasında ortaya konula diplomatik ilişkilerle ancak olabileceğini de bilmek gerekir.


Dolarla ya da ambargo ve diğer adice baskılara boyun eğmeden diplomatik adımları boyun eğme olarak değil yeniden atılacak adımlar ile kazan kazan şeklinde bir ilişkiye gitmenin en güzel ve doğal yol olduğunu topluma da anlatarak hareket etmek ülkemizin olduğu gibi mevcut iktidarında kazncı olacaktır.


‘Kahrolsun Amerika’ sloganları ile bu illerin olmayacağını anlamak bu işin en güzel yolu olarak görülmeli ve papaz başta olmak üzere ülkede ki hukuku, adaleti de gözden geçirip, demokraisyi unutmadan hareket etmemizin mecburiyetinde olduğumuzu görmeli ve bugünlerde yaşanan sorunları millet olarak omuzlayıp, bunu da aşarız diyerek yeni bir yol haritası ile ABD’nin yanı sıra diğer aramızın açıldığı ülkeleri yeniden yanımıza almak en mantıklısı ve doğrusudur.