**Yarım kalan aşklar ve yazılar..
Geniş bir alanda, yoğun bir tempoda çalışarak toparlamaya çalıştığımız 24 saatin yetmediğini görünce en iyisi tüm bedenini saran yorgunluğa teslim olup, kendini uykuya bırakmaktır tam yaşanmasını isteyip, yarım yamalak kalan hayat..
24 saatin yetmediği ve her gün biraz daha yorduğu hayatın çarklarında öğütülmeye devam ettiğimiz bir süreç içinde bir taraftan ekmek kapım gazeteciliği, diğer yandan sosyal sorumluluklarımı yetine getirme çabası ve her gün biraz daha ilgi/alaka isteyen ailenin telaşı içinde yarım kalan aşklar gibi tamamlanmayan yazılarıma üzülürüm..
Her akşam ve sabahın erken saatlerine sevgiliye sarılırcasına yorgun dizlerimin üzerine aldığım benim kadar yorgun olan bilgisayarımın tuşlarını okşayan yorgun parmaklarımın artık gözlük isteyen gözlerime inat yazmaya devam ederken bir anda gelen bir telefon yada unutulan bir konuyu hatırlamamla yarım kalır büyük bir şevkle başladığım onca yazım..
33 Yılda fazladır kesintisiz her gün yazdığım köşe yazılarım, haberlerim, okunmayı bekleyen kitaplarım, onca notlarımın bir şaşırdığı bu durumu atlatmak adına yorgunluktan, yoğunluktan yarım bıraktığım onca yazımı tamamlamak istiyorum, kırık, dökük bir köy çeşmesinin başına geçerek..
Özledim o cizlavıt ayakkabımı çıkarıp, içine toz, çamur koyup, oynadığım gübre kokan köy havası içinde uzaktan havlayan köpeğin sesi ile yeniden uyanmak istiyor ve haydi baştan al hayatı demek istiyorum.
Ama nafile çekip giden aşklar gibi o çok özlemini çektiğim her gün geride kalan günleri yakalamak ne mümkün..
Hayatın her alanı ile doya doya yaşamaya çalışırken yaşana yoğunlukta unuttuğumuz onca şey gibi her gün yazılması gereken yazılarımı da ertelemek, yarım bırakmak kadar beni üzen şey var mı bilmem ama ben sana aşık olduğum gibi yazılarımda aşığım diyen şairi hatırlıyorum..
Ki o şairin de benim gibi onca aşkın yaşandığı şu hayat denen yolda çok aradığı şey aslında yarım kalan onca aşkı gibi yazıları, şiirler ve şarkıları olduğunu geçte olsa anladığında artık çekip, giden hayatının yarısını geride bıraktığını da anlıyordu.
Ve yine bugünün işini yarına bırakma sözünün neden söylendiğini de anlasa da benim gibi yarım bıraktığı onca yazısının o an yaşanması gereken hayat gibi yeniden yaşanmadığını da..
İşte böyle bir duygu yaşarım her yarım bırakıp, tamamlayamadığım onca yazım gibi hayat..