HDP Seçime Girmeyebilir, Kayatürk Yeniden Saha Çıkabilir..

Bir dönem bağımsız olmak üzere iki dönem Ardahan Belediye Başkanlığı yapan Mikail Kayatürk’ün bu kez AK Parti’de şansını deneyip, aday olmaya çalıştığı alınan haberlerimiz arasında olurken CHP tabanının adaylığını açıklayan Posof eski Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit’e sıcak batlığı dikkatlerden kaçmıyor.


AK Parti’nin iki dönemdir Ardahan Belediye Başkanı olan mevcut Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un yanı sıra başta eski İl Başkanı Yunus Baydar’ı olmak üzere birçok isimin değerlendirebileceği ve bu isimlerden hiç beklenmedik bir anda İl Başkanı edilen Hakan Aydın gibi sürpriz bir isimle yerel seçimlere gidebileceğinin de beklendiği Ardahan’da CHP’nin mevcut İl Başkanı Yalçın Taştan’ın da her an görevinden istifa edip aday olacak isimlerin başında gelmekte.


HDP Ardahan’ın aday çıkarmayıp, CHP ile seçmeni serbest bırakarak koalisyon kurabileceğinin de konuşulduğu Ardahan’da aynı partinin İl Genel’de ki iddiasını Ardahan Merkez ve Göle’de sürdüreceği de alınan ön bilgilerimiz arasında oldu.


**En Garantili İsim Azioğlu..


Ardahan merkez de adları belediye başkan aday adayları olarak geçenlerin başında gelen Yunus Dündar, Mete Özdemir, Orhan Gökdemir, Fakir Yılmaz, Erdal Nalbant, Fevzi Karakoç, Kenan Yılmaz gibi isimlerin de aday adayı olabilecek isimler olarak tartışılırken ilçelerde de aynı yönde tartışmaların devam ettiği gözlenmekte.


AK Parti Milletvekilinin adaylar konusunda sözünün çok etkili olacağının da görüldüğü Ardahan’da CHP Milletvekilin genel merkezle ipleri iyiden iyiye koparması dolaysıyla yerelde isim belirlemede çokta etkili olamayacağı da konuşulan konuların başında gelmektedir.


DSP’den seçilip, AK Parti’ye geçtikten sonra başarılı bir başkanlık ortaya koyan Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu’nun yeniden aday edilebilecek mevcut belediye başkanları olduğu ileri sürülürken AK Parti’nin Göle ve Posof’ta yeni isimlerle yol alma ihtimalinin yüksek olduğu görülmekte.


Hanak’ta CHP’ye kaptırdığı belediyeyi geri almak için aday arayışında olan AK Partinin yanı sıra CHP’nin Göle’de aday sıkıntısı yaşadığı Posof’ta ise Posof dışında bir isimle seçimlere gidebileceği de aldığımız bilgiler arasında oldu.


CHP’nin Damal’da da aday arayışında olduğu ancak mevcut başkanın taban tarafından destek gördüğünden ‘şimdilik’ bunu yüksek sesle seslendirmediği de seçim izlenimlerimize takılan önemli gelişmeler arasında olurken K Parti’nin Damal’da yeniden kadın olan mevcut ilçe başkanı ile şansını deneyeceği de görülmekte.


Aydının Görevi Önder Olmaktır!








  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com

 
 


Gazetecilik hayatım boyunca gerek gazeteci olarak gereke toplumun ön safasın da bulunan bir kişi olarak başta yaşadığı kentimin olmak üzere tüm ülkenin sorunları ile yakından ilgilenmeye çalıştım.


Bunu yaparken hiç bir maddi beklenti içine girmeyerek, yeri geldiğinde kendi maddi imkânlarımla var olan sorunları çözümü için mücadele ettim.


Gazetecilikle yetinmeyip, stk’larda görev alarak sivil toplum örgütlülüğünün yani dernekçiliğin hatta siyasetin nasıl yapılması gerektiğini ortaya koymak çabamızın son örneği bir şehrin takımı olan Serhat Ardahan Spor’a sahip çıkmamızdır.


Ardahan’da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı, İstanbul’da Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığı esnasında ortaya koyduğumuz çaba ve çalışma tüm Ardahan Kamuoyunun gözleri önündedir.


Ve bu çabaları ortaya koyarken tek amacı kendisine aydın diyen her bireyin bu görevi en iyi şekilde yapmasıdır.


Bende hep böyle bakarak mücadelemi verdim.


İstanbul’un her yerine Ardahan yazdıran ARDAFED olarak, sahaya çıkamayacak durumunda olan Serhat Ardahan Spor’u sahaya taşımam bu çabaların en son örneğiydi


49 Yaşıma gelene kadar gerek ailem gerekse bir fert olarak bu kentin tüm kurumları ile yerleşik, iş yapan, sorunlarının çözümünde el birliğine hep açık oldum


Hiçbir siyasi partili olmadan tüm siyasilerle birlikte olmaya ve onlarla birlikte bu kentin sorunlarının çözümüne yardımcı oldum.


Ve sahaya çıkamayacak durumda olan bir takımı yeniden kurup, sahaya sürüp, yeni bir yönetme teslim ederek bir kez daha görevimi yaptığıma inanmanın rahatlığı ile gazeteciliğime, yakında onun da kongresini yapacağım federasyonun yani ARDAFED’in başkanlığıma döndüm.


Bundan sonra da ‘Aydının Görevi Önder Olmaktır!’ diyerek, taviz vermeyerek yaptığım gazetecilik mesleğimle, stk başkanlığımla bu kente, bu ülkeye hizmet vermeye devam edeceğim.



**Yine Bir Cumartesi Yazısı..


 


En son yaşanan depremin Tusinami olup yıktığı Endozya’yı izlemekle yetinen bizlerin aslında içinde, kalbin de, yüreğinde hep bir deprem ve her an tusinamiye dönüşecek olan olaylar olduğunu bilse de gizler, saklar, korkar yada aman birileri anlar der..


Kimse demesin ki; ‘yok canım o kadar da abartma’


Evet her insanım diyenin için için yandığı ve her an sarsıntılarla kendisini gösteren depremler yaşarken bu depremlerin tusinamiye dönüşmemesi için büyük mücadele verir..


Ve bunu yaparken kimi sıktığı dişlerini döker, kimi bir zamanlar hava attığı saçlarının kar beyaz olmasını engelleyemez..


Bazılarımızda canlı diye gezerken aslında görüldüğü yerde olmadığını, başka dünyalarla dolu beyninin yarattığı baş ağrısı ile kendisini ya sigaraya ya da alkole vererek tatmin etmeye, gönlünde kalbinde sarsıntılar ile kendisini his ettirenin tusinamiye dönüşmemesine çaba gösterip, yorulur, uyumak ister, kıvranıp durduğu yatakta sabah ezanı okunduğunda ancak uykuya dalar..


Kimisi de o içinde ki korun nerede, kine döndüğünü ark etmeden başka okyanuslara yelken açmaya kalkar ve okandı, kolu kırık, su almaya başlayan geminin dümenin kilitlendiğini açıldığı ve kurtuluş adası olarak gördüğünün serap olduğu anladığında köpek balıkları ile dolu okyanusun ortasında ki fırtınaya yakalandığını iş iten geçsede geride bıraktıklarına ulaşamacağını da anlar.


Evet bir cumartesi yazısında için için yanan içini dökmenin bile günah olduğu, anlatılamaz, söylenemez, yazılamaz denildiği ve mahalle baskısının namus, kariyer ve sülale denilerek engel olduğu bir toplumda ancak o depremin vurduğu, tusinaminin yıktığı sahillerde kaçan insanlar gibi içimizde ki deprem ve tusinamierde de hep kaçar, sesizliğie sığınıp, toprak olduğumuz an birilerini arkada vağ vağ deyip, geçişiştiriz aslında kendimiz kandırdığımız anlayarak..