Ardahan Mustafa Masatlı’nın tebrikleri kabulünün ardından Kongre Caddesinde düzenlenen tören programına geçildi. Burada ki programda Vali Mustafa Masatlı, Garnizon Komutanı Albay Tahir Savran ve Belediye Başkanı Faruk Demir, halkın, askerlerin ve öğrencilerin bayramını kutladı.
Vali Mustafa Masatlı günün önemine ilişkin yaptığı konuşmada, Cumhuriyeti anlayabilmek için, gerçekleştirilen köklü değişikliklerin, gelişimlerin ve yeniliklerin bilinmesi ve iyi özümsenmesi gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bugün 29 Ekim, Cumhuriyetimizin 96. yılında her şeyden önce, onun kurucusu büyük devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve arkadaşlarını şükranla anıyorum. Bu noktada konuşmama özetle, Cumhuriyeti iyi anlamamız ve algılamamız için cumhuriyet öncesi genel durumla başlamak istiyorum. Tarihin en güçlü ve uzun ömürlü imparatorluklarından biri olan Osmanlı İmparatorluğu, 19. yüzyıl sonlarına doğru bilim, teknik, sanayi ve ticaretteki gelişmelere ayak uyduramamış, içte ve dışta isyanlar ve savaşlarla baş edemez duruma gelmişti. Osmanlı imparatorluğu, 1. Dünya Savaşı’nda müttefikleri ile beraber yenik düşmüştü. Böylece son vatan parçası olan Anadolu’da Sevr Antlaşması’yla yüzyıllarca hükmettiğimiz bir avuç insan topluluğu ile batılı devletler arasında dağıtılmış, Aziz Milletimiz zulüm ve katliamlar içerisine atılmış, ordularımız dağıtılmış, silahlarımız elimizden alınmıştı. Millet yokluk ve sefalet içerisindeydi. Devlet içinde milli olmayan güç odakları türemişti. Tüm bu olumsuz şartlar içerisinde, vefakar ve cefakar Türk Milletine kayıtsız ve şartsız bir şekilde güvenen Mustafa Kemal Atatürk, “Tam Bağımsız ve Yeni Bir Türk Devleti” kurmak için Anadolu’ya çıkmıştı. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basan Mustafa Kemal, buradan Amasya’ya oradan da Erzurum ve Sivas’a geçmişti. “Vatanın Bütünlüğü ve Milletin Bağımsızlığının Korunmasına Dair Kararlar” alınmış ve milli mücadele meşalesi yakılmıştı. Bu mücadele sürecinde aynı zamanda, Ankara’da TBMM Hükümeti adıyla yeni bir yönetim kurulmuştu. Milli Mücadele, bu hükümet tarafından yönlendiriliyor ve idare ediliyordu. Büyük mücadele ve fedakarlıkların ardından düşmanlar yurdumuzdan atılmıştı. Bu mücadeleyi kazanan ve fiilen var olan, ulusal egemenliğe dayalı yönetim biçimimize bir isim verme zamanı da gelmişti. İşte 29 Ekim 1923 tarihinde, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, önceden hazırlattığı, devletin yönetim biçiminin Cumhuriyet olduğunu ifade eden, anayasa hükmü, TBMM’de oy birliği ve coşkuyla kabul edildi.
Çok değerli vatandaşlarımız, Sevgili Gençler ve Çocuklar; Cumhuriyet, halkın egemenliğinin esas olduğu bir yönetim biçimidir. Cumhuriyet’te devlet tam anlamıyla halkın devleti kimliğini kazanır ve milletin kendi kaderine ve ülkenin kaderine el koymasını simgeler. Cumhuriyet, aynı zamanda, akıl ve bilimi esas alan, toplum ihtiyaçlarını en üst seviyede karşılamayı amaç edinen, kişi hak ve özgürlüklerinin güvence altına alındığı bir yönetim biçimidir.
Türkiye Cumhuriyeti, üniter bir devlettir. Cumhuriyetimiz kuvvetler ayrımına dayanan yasama, yürütme ve yargı gücünden oluşmaktadır. Bu üç kuvvet, devletin üstün gücünü kullanır. Anayasamızın ikinci maddesi, Cumhuriyetimizin temel niteliklerini şöyle ifade etmektedir. ‘Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir’ demektedir. Cumhuriyeti anlayabilmek için, gerçekleştirilen köklü değişikliklerin, gelişimlerin ve yeniliklerin bilinmesi ve iyi özümsenmesi gerekir. Bu gelişme ve değişiklikleri de siyasal, sosyal ve ekonomik gelişme ve değişimler şeklinde ifade edebiliriz. Hiçbir millet geçmişte yaşayamaz. Milletler bugünü yaşar ve yarın için hazırlanırlar. Ancak unutulmaması gerekir ki, birikimlerimiz bizi geleceğe taşır. Bu itibarla geleceği düşünürken geçmişle de muhasebe yapmak gerekir. İşte bu bağlamda, cumhuriyetimizin geçmiş 96 yılına bakarken, işe bir tarih muhasebesi ile bakmakta yarar vardır. 2000’li yıllarda öncelikle şanlı bir milletin bireyleri olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Bugün bizi yeniden, bölgemizin en güçlü devleti haline getiren Cumhuriyet olmuştur. Başta büyük devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyetimizi kuran kuşak, bilimde ve teknolojide geri kalmanın ne gibi olumsuzluklara neden olduğunu görerek, bir medeniyetçilik mücadelesi başlatmıştır. Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma hedefinde ifadesini bulan bu hedefle ilgili mücadeleyi bugün de aynı hızla sürdürmekteyiz. Türkiye, geçen 96 yılda, dünyanın ve etrafının fevkalade karışık şartlarına rağmen, yaşamayı ve güçlü olabilmeyi sürdürebilmiştir. Barış’ın temelinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh cihanda sulh” sözü ile dile gelen barışçı politikamız kadar caydırıcı bir savunma gücüne sahip olmamız da yatmaktadır. Cumhuriyetin önemli başarılarından biri de eğitimde olmuştur. 1927’de nüfusumuzun %11’i okuma-yazma bilirken, bugün bu oran %100’e yaklaşmıştır. Yine, Sağlıkta dönüşüm projesi ile yeni bir sağlık sistemi oluşturulmuş, modern bir iletişim ağı kurulmuş, dev barajlar ve santraller inşa edilmiş, otoyollar, köprüler, tüneller, havalimanları ve diğer altyapı şebekleri kurulmuş, sanayi malı üretim tarzına geçilmiş, gayri safi milli hasıla da önemli artışlar olmuş, tarımda modernizasyon tesis edilmiş, üniversitelerimiz dünya çapında projeler üretebilecek seviyeye gelmiş, hiçbir insanımızın açta ve açıkta kalmaması için pek çok ülkenin örnek aldığı bir sosyal güvenlik sistemi kurulmuş, Türkiye, savaş araçları dahil her türlü ürünü ihraç eder hale gelmiş, çağdaş bilim ve teknoloji alanında önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti yaşanan bölgesel ve küresel ekonomik krizlere ve savaşlara rağmen dünyanın 17’nci büyük ekonomisidir. Cumhuriyetimizin 100. yılında ülkemizin hedefi 750 milyar dolar milli gelir, 500 milyar dolar dış ticaret, 25 bin dolar kişi başına düşen gelirdir. Bu hedeflere ulaşmak için milletçe el ele verip, daha çok çalışıp, gelecek nesillere güçlü bir Türkiye bırakmalıyız. Türkiye Cumhuriyeti, aynı zamanda küreselleşme çağında dünya ile işbirliği içerisindedir.
Değerli Ardahanlılar; Sevgili Gençler ve Çocuklar;
Son yıllarda içte ve dışta huzurumuzu bozan, güvenliğimizi tehdit eden, devletimizi yıkmaya çalışan, milli iradeyi akamete uğratmak isteyen ne oldukları belirsiz bazı kişi, örgüt ve devletler türemiştir. Ama bu millet yönetimde ve bölgesinde söz sahibi olduğunu, Cumhuriyete sahip çıktığını yıllarca vermiş olduğu Terör Mücadelesinde, 15 Temmuz Gecesinde, Güney sınırımızda kurulmak istenen terör devletine karşı yapılan Barış Pınarı Harekatımızda tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir.
Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un; “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez” dizelerini hatırlatmak isterim. Şu iyi bilinmelidir ki, bu aziz vatanın her karış toprağı şehit kanıyla sulanmıştır. Hiç bir zaman ve şartta bu Bayrak inmeyecek, bu vatan bölünmeyecektir. Netice itibariyle bu aydınlık yolda, 784 bin kilometrekare alan içerisinde yaşayan ve bu cennet vatanın kurulmasında ve savunulmasında, hiçbir ayrım gözetmeksizin şehitler vermiş ve vermeye devam eden Kahraman Türk Milleti, her zaman olduğu gibi bu günde en az Milli Kurtuluş Savaşının kazanıldığı günlerde ki milli birlik ve beraberliğe muhtaçtır. Bu duygular içerisinde, sözlerime son verirken, Cumhuriyet Bayramınızı tekrar kutluyor, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.”
Vali Mustafa Masatlı’nın konuşmasının ardından şiirler okundu, halk oyunları gösterileri sunuldu. Çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerin de verildiği kutlama programı, öğrenciler ve askerlerin geçidiyle sona erdi.
Vali, tören programına katılan gazileri, vatandaşları ve çocuklarla hatıra fotoğrafı da çektirdi.
KABUL PROGRAMI
Cumhuriyet Bayramının 96’ncı yıldönümü dolayısıyla akşam tüm toplum kesimlerinin katılımı ile kabul programı düzenlendi. Vali Mustafa Masatlı ve eşi Esra Masatlı Hanımefendi, kabul programına katılan davetlilerle sohbet ederek, bayramlarını tebrik etti. Kabul programında Cumhuriyetin 96. yaş günü anısına pasta kesildi.
29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMALARI
POSOF’TA ÇELENK KOYMA TÖRENİ İLE BAŞLADI
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 96. yıl dönümü kutlamaları kapsamında ilk resmî tören Posof Kaymakamı Murat Mete’nin Atatürk Anıtı’na çelenk koymasıyla başladı.
Hükümet Konağı bahçesindeki törende Posof Kaymakamlığı çelenginin ardından İlçe Garnizon Komutanı Üsteğmen Uğurcan Baycan ve Belediye Başkanı Cahit Ulgar çelenklerini bıraktı.
Saygı duruşu, İstiklal Marşı’ nın okunması ve şanlı bayrağımızın göndere çekilmesiyle ilk resmî tören sona erdi.
ARDAFED ÇELENK YAPTIRIDI..
‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yoluna devam eden ve 3 Kasım’da Almanya’da Ardahanlıları bir araya getrirecek olan toplantıya imza atmaya hazırlanan, 1 Aralık’ta İstanbul’u Ardahanlılara tanıtma gezisi düzenleyecek olan Ardahan Ardahan Dernekler Federasyonu resmi törenlerde de yer almak için çelenk yaptırdı.
ARDAFED KADIN KOMİSYONU TOPLANDI..
1 Aralık’ta İstanbul’u Ardahnalılara tanıtma gezisi düzenleyecek olan Ardahan Dernekler Federasyonu Kadın Komisyonu bu yönde yapılacaklar için bir araya geldiler.
İstambul Şişli’de bulunan ARDAFED Genel Merkezinde bir araya gelen Ardahan Dernekler Federasyonu Kadın Komisyonu şu kararları aldı.
Gerçekleşen toplantımızda;
Öğrencilere burs desteği projemizin devamının sağlanması,
29 Ekim 2019 Atatürk Büstüne ARDA-FED ve Kadınlar Komisyonu olarak çelenk bırakılması ,
1 Aralık 2019 Tarihinde gerçekleşecek istanbul gezisi etkinliğimizde görev alacakların ve araç kalkış detaylarının belirlenmesi ,
Kasım ve Aralık ayında gerçekleştireceğimiz diğer etkinliklerin tarihlerinin belirlenmesi kararları alınmıştır.
Gerekli duyurular yapılmaya devam edecektir .
Dayanışma dolu günler
Cumhuriyet Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet yönetimi ilan etmesi anısına her yıl 29 Ekim günü Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs’ta kutlanan bir millî bayramdır. Cumhuriyet Bayramı’nın kutlandığı ülkelerde 28 Ekim öğleden sonra ve 29 Ekim tam gün olmak üzere bir buçuk gün resmî tatildir.
Coco Görevden Alınmış..
Memleket günlerdir Arabistan Konsolosluğunda öldürüldüğü ileri sürülen gazeteciyi ne sağ nede cesedi ile bulmamışken şimdide Coco’nun görevden alındığı haberi ile çalkalanıyor.
Yani parasızlık yüzünden zor günler yaşayan Ardahan’ın Bölgesel Amatör Lig de mücadele veren Serhat Ardahan Spor gibi maddi sıkıntılarını aşamayıp, ligde çekilen Ağrı Spor gibi onca önemsiz işler varken gerçek gündemi unutturan sanal gündemlerle çalkalanmaya devam ediyoruz.
MHP’nin AK Parti ile yerelde ittifak yapmayacağı, CHP’nin HDP’ye açıktan ziyade arkadan dolanarak yaklaşmaya çalıştığı bir seçimin yaklaştığı günlerde hangi kanalı açsanız öldürüldü denilip, cesedi ortaya çıkarılamayan Arap gazeteci ile ilgili haber ve yorumların, donarak şehit olup ölen askerlerden haberlerinden daha çok tartışıldığı ülkemde Coco görevden alınmış.
Tam bir deprem (!)
Yani yaşanan ekonomik krizi %10 indirim yaptırarak bitiren (!) bir anlayışın arayıp bulamadığı bu tür haberlerin asıl amacının bu ülkede ki insan haklarının son durumunu unutturmak, yaşanan onca olumsuzluğu gözden ırak tutmak için en güzel fırsat olarak kullananların Coco’nun görevden alınmasını 8 sütun, son dakika, flaş haberlerle verdirmeyi de ihmal etmezler..
Çünkü ellerinde tuttukları havuz medyasının bu tür işlerde imdat elçeği olduğunu iyi biliyorlar…
Peki, gelelim görevden alındığı flaş haberle verip, asıl gündemi unutturanlar Cocoların ne kadar para, hem de ayakkabı kutucukları ile pardon naylon sarılı dolar banknotları ile aldıklarını da haber yaptırıyorlar mı?
Başta Şenol Güneş olmak üzere birçoğunun dolar, euro ile milyarcıkları götürdüğünü bilmeyen taraftara ne demek gerek?..
Onlar Coco’nun istifası ile OLEYY derken aslında ceplerin olmayan dolarcıkların Cocoların cebine aktığından bi haber havaya zıplarlar.
Ve kendilerini yakından hem de çok yakından ilgilendiren onca hatta yüzlerce bilemediniz binlerce sorunu, konuyu görmez olurlar.
Yani, ‘Fenerbahçe, sözleşmesi feshedilen Phillip Cocu’ya, 1 yıllık alacağı olan 2,5 milyon euro tazminat ödeyecek.’ Haberlerini bile es geçip, Suriyelilerde daha az maaş aldıklarını hatırlamazlar bile.
Çünkü onca sorunu gündeme taşıyan ciddi gazeteleri almaktansa toplu taşımaya ödemekten zorlandıkları paralarla aldıkları spor gazetelerinde ki boy boy Cocolu fotoğraflara, haberler ağızlarında ki sakızla yorum yaparlar..