ARDAHAN BAROSUNDAN AVUKATLARA DERS..

Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Barosu Başkanı Avukat Osman Nuri Yıldız yönetimi ile birlikte düzenlenen panelle ilgili şunları söyledi.



‘Baromuz ve Türkiye Barolar Birliğinin müştereken gerçekleştirdiği Meslek İçi Eğitimler kapsamında ilk eğitim çalışmamızı İş Hukuku konusunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu üyesi Sayın Hakim Bektaş Kar beyefendinin sunumu ile gerçekleştirdik. Kendisine ve seminer sorumlusu sayın Av.Ferit Atalay beye şükranlarımı sunuyorum.’ 


RESMİ ADI KARS-ARDAHAN,


SANAL ADI KARS BAROSU!


arşiv haber 25/12/2018 tarihli haber/yorum


92 Yılında yeniden resmi bir vilayet olan Ardahan’ın Kars’ın gölgesinden kurtulmadığı bir kez daha ortaya çıktı. Başta ARDFED, Ardahan Dernekler Fedarsyonunun sürekli dikkat çektiği ve Ardahan’ın Çıldır Gölüne göz koyan, Ardahan Iğdır isimlerini kullanarak batıda ki KAİ, KASİAD gibi saçma kuruluşlarla Ardahan’ın adını gölgeleyen Karslılar baroda da Kars adını öne çıkarmışlar. Ardahanlı avukatlarında yönetiminde olduğu Kars-Ardahan Barosu sanalda, Kars Barosu.



Ardahanlı Avukatlar Baroyu kurmayacak mısınız?


26 yıl önce yeniden vilayet olduktan sonra, bir kentin olmazsa olmazı olan kurumlarının büyük bölümünü Ardahan adında kurup, hayata geçiren Ardahanlılar, üç gümrük kapısı ile kafkaslara açılan, doğu anadolunun karadeniz kapısı olan, beş ilçesi bir beldesi 237 köyü bulunan Ardahan’ın halen barosu yok?


Karsa bağlı bulunan ‘Kars-Ardahan Barosu’na’ üye olan Ardahanlı avukatların Ardahanla birlikte vilayet olan, havaalanını açtıran Iğdır da ki avukatlar gibi kendi barolarını hala kuramamaları, hukukçu olan ve toplumda aydın olarak anılan Ardahanlı avukatların duyarsızlığını ortaya koymaktadır. 


.Ardahanlı avukatların üye oldukları ve 26 yıldır birkez olsun başkanlığını yapamadıkları Kars-Ardahan Barosu son olarak yaptırdığı rozet ve anahtarlıkların üzerine Kars-Ardahan Barosu yazdırmadığı gibi sadece ‘Kars Barosu’ yazdırdığı dikkatlerden kaçmadığı gibi aynı baronun internet dünyasında açtırdığı sitesinin adı da Kars-Ardahan Barosu değil ‘Kars Barosu’ adıyla açtığı dikkatlerden kaçmıyor.


Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı Ardahan Dernekler Fedarasyonu heyetinin ziyaret ettiği ve Ardahan’a Baro kurulması gerektiğini belirttiği Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ‘Ardahanlı avukatlar Ardahan Barosunu kursunlar biz Türkiye Barolar Birliği olarak Ardahan Barosunun binasını yapacağız.’ sözünü vermesine karşın Ardahanlı avukatların bir araya gelip Ardahan Barosunu kuramadıkları için halkın tepkisini alırken ‘Kars-Ardahan Barosu’ yöneticilerinin Kars Barosu olarak ima ve ilan etmeleri ‘Ardahanlı avukatların yüzleri ağ olsun’ tepkisi almaktadır.



**Mahalli Gazeteye Abone Ol!


Bir dönem birlikte gazetecilik yaptığım ve Ardahan’ın olduğu gibi ülkenin gündemine imza atan haberler yaptığımız gazeteci meslektaşım İsmail Küçükkaya, şu an Ardahanlı gazeteci ağabeyimiz Doğan Şentürk’ün başında bulunduğu FOX TV’de sunduğu ‘Çalar Saat’ adlı haber programında bir kampanya başlatmış.

Türkiye’nin en çok izlenen haber programına imza atan ‘Çalar Saat’ adlı sabah haber programında ekibiyle birlikte gazeteciliğin gereğini yapan İsmail Küçükkaya’nın hiç bir haber programının yer vermediği Mahalli Basını her gün ulusal basınla birlikte sunarken şimdi de Mahalli Gazeteye ‘Sahip Çık, Abone ol’ adlı bir kampanya başlattı.

Gerek bir gazeteci olarak gerekse bir zamanlar birlikte Akşam Gazetesinde haber müdürüm olarak çok önemli bir konuyu gündeme taşıdığı için İsmail Küçükkaya’ya teşekkür ediyorum.

Ki; Bugün bir çoğuna havuz denen medya ve basına dönüşen ülke deki basının her geçen gün tiraj kayıp ettiği, 80 milyonluk ülkede 4, ila 4.5 milyon gazete satıldığı ve bu satılan gazetelerin 1 milyonu spor, bir milyon magazin, AT Yarışı gibi kalanı yani ciddi olarak bilinen siyasi gazetelerin ise bir milyona ulaşmayan tirajları olurken mahalli basına neden sahip çıkılması gerektiğini daha iyi anlamaktayız.

Çünkü ülke basınına baktığımızda başta hükumet yanlısı resmi ilan ve reklam korkusu ve en önemlisi siyasi baskı altında olan bir çok basının gerçek gündemi es geçip, istediği şekilde haber yapamadığı için toplum nezlinde ‘satılık basın’ olarak adlandırılan ulusal gazetelerin yanı sıra yerel basınında ulusal basın gibi sahiplenilmesi gerektiğine işaret ediyor İsmail Küçükkaya ‘Çalar Saat’ adlı programında.

Varsa ve uygulanıyorsa demokrasilerde 4. kuvvet olarak adlandırılan basının ulusal ve yerel adıyla ikiye bölünmesine ve ‘Ulusal yada Mahalli’ demektense tüm basın denilmesi gereken ülkemizde başta yerelde olmak üzere ulusalda yayınlanan tüm gazetelerin toplum tarafında yani senin benim ve şuan bu yazıyı okuyanın her sabah bakkala gidip sabah kahvaltısı için bir ekmek aldığı gibi bir gazetede alması gerekir, özgür basın var bu ülkede demek için.

80 milyonluk ülkede 75 milyon insanın sabah erkenden bir gazete almadığına baktığımızda, günlük gazete gibi kitap okumayan bir toplumun nasıl olupta mahallinde her gün yayınlanan gazeteye abone olur diye de merak ederken toplumun özgür yaşantısını, insan haklarını ve demokrasiyi basın sayesinde yaşadığını da anlaması gerekir.

Bu nedenle meslektaşım ve bir zamanlar birlikte çalıştığım, haberlerimizle, manşetlerimizle mahallinin olduğu gibi ülkenin gündemini değiştirdiğimiz İsmail Küçükkaya’nın başlatmış olduğu yerel gazetelere abone olun kampanyasına herkesin katılmasını umuyorum.