Son yıllarda gündemden düşmeyen Kars Havalimanı’na servis araçların giriş yapılmasına izin verilmemesine bir tepki gelmeye devam ediyor.
Alınan bilgilere göre başta İstanbul’dan olmak üzere Ankara’dan Ardahan’a gelmek üzere Kars Havalimanı’na girmek isteyen yolcuların Kars Havalimanı’na girişlerine izin verilmediği öğrenildi.
Başta Ardahan’dan olmak üzere Kars’ın çevre il ve ilçelerinde gelip, DHMİ Kars Harakani Havalimanında uçağa binmek isteyen yolcuların çevre il ve ilçelerde geldikleri yasal Dolmuş ve Minibüsler ile Havalimanına gitmeleri yasaklanmış. Başta Göle’de olmak üzere Havalimanına yönelik hizmet veren araçlara binip, Havalimanına gitmek istendiğinde araçların Habalimanı yolcuparkına girişlerine izin verilmediği o yasal araç havalimanında cezaya maarüz bırakılıp ve araç bağlanıyor. Gerekçeleri getirdiğiniz yolcuları Kars Merkeze indirip, oradan servis ile (Kişi başı 12,00 TL) yada taksi ile (30,00-35,00 TL) ücretle Havalimanına gidebilirsiniz.
Ardahan ve İlçelerdeki STK ve Esnaf Odalarının bu düzeni bir an önce sonlandırılması için çaba sarf edilmesini isteyen Erkan Özçelik isimli vatandaş, ‘Göle’de Yasal Dolmuş ile Kars’a gidebilirsin ama Havalimanına gidemezsin. Çarşıda ineceksin Taksi ile gideceksin… Yok öyle kural.’ diyerek, diğer birçok vatandaş gibi yaşananlara tepki koydu.
*ŞARK KURNAZLIĞI..
Öncelikle şark kurnazlığının sözlük anlamını öğrenelim, ne anlama geliyor diye..
Şark kurnazlığı sözlük anlamı aynen şöyle;
”Doğu dünyasının anlayış, görgü ve davranış gibi özellikleri çerçevesinde zamana yayma, boşvermişlik, neme lazımcılık içeren uzun vadeli planlar yaparak bir işte karşı taraftan istediğini elde etme işi.’
Gelelim konumuza gazetecliliğin yanı sıra toplumsal sorunlarla ilgili duyarlılığım dolayısıyla başkanlığını yaptığım STK’larda olan Ardahan Gazeteci Cemiyeti, Ardahan Dernekler Federasyonu olarak; Ülkemin yanımda içinde bulunduğum toplumumun bir adım öne gitmesi, siyasette yer bulması ve ‘’Güçlü Bir Lobi’’ önderliğinde ‘bizde varız’ demesine uğraşmaktayım..
Bu uğraş içinde mücadele verirken sık sık karşılaştığımın şark kurnazları yani üste anlatıldığı gibi kendilerince kurnaz ve uyanık olanlarla sıkça karşılarşırım..
Son olarak yaklaşan yerel seçimler öncesi içinde bulunduğum toplumumun erlerinden bir iki insanın siyaset yolunda bir adım ileri gitmesi için elimden geldikçe, tüm saf ve sade bir kalp ve bakışla çaba sarfederken yine şark kurnazlarıyla karşılaştım.
Ataşehir’de olduğu gibi Avcılarda da federasyon olarak yani ARFAFED olarak fikir babalığını yaptığımız toplantıyı götürüp, alakasız işlere yayan ve alakasız insanları davet eden bu şark kurnazlarının, ‘’Böyle yaparsam bir adım ileri giderim, Fakir’i de, STK’larınıda, kullanmış olurum’’ diyerek haraket edenlerin adam olduklarını, bir yere geldiklerine, 50 yaşına gelmiş olan biri olarak hiç şahit olmadım.
Tam aksine hep geri gittiklerine şahit oldum..
Ve ne acıdır ki; Aynı Şark Kurnazları seçimlerde ya da iş sahasında başarısız kaldıklarında da, ‘’ Yav kardeşim STK’mız yok federasyonumuz yok, gazetecizimiz yok’’ diyerek kendi yaptıkları şark kurnazlıklarını unutup, bugünkü gibi suçlu ararlar..
Ve birileri de borozanı öttürür, Üsküdar’ı geçer, Av’ken Avcı olur!
Kısacası istanbul Avcılarda olduğu gibi İstanbul ve tüm Türkiyede Şark kurnazlığının toplum taraıfndan olduğu gibi bu Şarkcıları takip edenlerde iyi tanır ve adam saymazlar
Tarihe baktığımızda hep de öyle olmuştur..
İnanmayan tarihe bakmazsa da geride kalan bir kaç seçime baksın..